Bayramda En Büyük Risk: Kontrolsüz Tüketim
Kurban Bayramı’nda geleneksel sofraların vazgeçilmezi olan kırmızı et, bilinçsiz tüketildiğinde sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle hazımsızlık, mide problemleri, tansiyon yükselmesi ve kalp-damar rahatsızlıklarına karşı uyarıyor.
Central Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Deregözü, en sık yapılan hatanın porsiyon kontrolünün kaybedilmesi olduğunu belirtti.
“Et En Az 12-24 Saat Dinlendirilmeli”
Deregözü, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinin sindirim sorunlarına yol açabileceğini ifade ederek şu uyarıda bulundu:
“Etin kesim sonrası rigor mortis sürecinin geçmesi, yani en az 12 ila 24 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et; şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıklarına yol açabiliyor.”
Kavurma Kahvaltılarına Dikkat
Bayram sabahlarında sık yapılan kavurma kahvaltılarının ağır geldiğine dikkat çeken uzmanlar, güne daha hafif bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini belirtiyor.
Yumurta, peynir, sebze ve tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.
Etin Yanında Sebze Tüketimi Önemli
Kırmızı etin yanında lifli gıdaların tüketilmesi sindirimi kolaylaştırıyor. Uzmanlar, salata, zeytinyağlı sebze yemekleri ve yoğurt gibi besinlerin mutlaka sofrada yer alması gerektiğini vurguluyor.
Ayrıca gün içinde su tüketiminin artırılması da öneriliyor.
Tatlı ve İçeceklerde Ölçü Vurgusu
Bayram ziyaretlerinde artan tatlı ve içecek tüketiminin günlük kalori dengesini bozabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların, gazlı içecekler yerine ise su, ayran ve maden suyunun tercih edilmesini öneriyor.
Kronik Hastalara Özel Uyarı
Kalp hastaları, diyabet, hipertansiyon ve kolesterol problemi olan bireylerin bayramda daha dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor.
Aşırı yağlı et tüketiminin bu hastalıkları tetikleyebileceği, bu nedenle porsiyon kontrolünün kritik olduğu belirtiliyor.
“Bayramda Yasak Değil Denge”
Uzmanlar, bayram sürecinin tamamen kısıtlamalarla değil, doğru dengeyle geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ölçülü tüketim ve doğru beslenme seçimlerinin hem gelenekleri koruduğu hem de sağlığı desteklediği ifade ediliyor.




