MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada Türkiye'nin yıllardır biriken sorunlarını çözerek daha müreffeh bir geleceğe ulaşma hedefiyle hareket ettiğini belirtti. Türkiye'nin yakın tarihinde terör, ekonomik yaptırımlar, 15 Temmuz darbe girişimi, 6 Şubat depremleri, savaşlar, jeopolitik riskler ve göç gibi çok sayıda gelişmeyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Bahçeli, bu süreçlerin ülke ekonomisine önemli maliyetler yüklediğini söyledi.
Bahçeli, 40 yılı aşkın süredir mücadele edilen PKK terörünün Türkiye ekonomisine hesaplanabilir asgari maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğunu, 6 Şubat depremlerinin maliyetinin ise 110 milyar doları aştığını belirtti. ABD/İsrail-İran savaşı ve küresel petrol arzındaki kesintilerin de enerji, enflasyon, dış ticaret ve finansal piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.
Ekonomik istikrar vurgusu
Küresel krizlerin Türkiye'de kırılganlıkların etkisiyle daha fazla hissedildiğini savunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, buna rağmen Türkiye'nin milli gelirini 1,7 trilyon dolara, kişi başına düşen milli gelirini ise 18 bin dolara çıkardığını ifade etti.
Bahçeli, Türkiye'nin ihracat kapasitesi, bankacılık sistemi, sermaye piyasaları, bütçe dengesi ve borç yönetimi açısından güçlü bir yapıya sahip olduğunu belirtirken, emekliler, çiftçiler, esnaf ve çalışanlar başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin sorunlarının bulunduğunu ve bunların giderilmesi gerektiğini dile getirdi.
Belediyelerdeki iddialara ilişkin açıklama
Bahçeli, açıklamasında belediyelerdeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına da geniş yer verdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile başlayan soruşturma sürecinin farklı belediyelere de uzandığını öne sürerek son iki yılda çok sayıda belediye hakkında rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve örgütlü yolsuzluk iddialarıyla soruşturmalar yürütüldüğünü belirtti.
Dava süreçlerinin devam ettiğine işaret ederek kamuoyuna yansıyan iddiaların kapsamının ciddi şekilde ele alınması gerektiğini savundu. Belediyelerin siyasi bir iktidar alanından önce kamu emaneti olduğunu ifade eden Bahçeli, ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşabilecek çıkar ilişkilerinin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda yönetişim ve ahlak açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kamu zararının ortaya çıkarılması çağrısı
Yolsuzluk iddialarının mali boyutunun kamuoyu tarafından merak edildiğini belirten Devlet Bahçeli, yargı kararları ile Sayıştay ve diğer denetim kurumlarının tespitleri doğrultusunda kamu zararının net biçimde ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Genel Başkan, tespit edilen kamu zararlarının geri alınarak emekliler ve dar gelirli vatandaşların refahı için kullanılmasını istedi. Fon soruşturması kapsamında yaşanan gelişmelere de değinerek finansal piyasalarda yaşanan manipülasyon iddialarının yalnızca maddi kayıplarla sınırlı kalmadığını, finans sistemine ve kurumlara yönelik güveni de etkileyebileceğini belirtti.
Fon piyasasında güven ve denetim mesajı
Yüksek enflasyon döneminde vatandaşların tasarruflarının satın alma gücünü korumak amacıyla yatırım araçlarına yöneldiğini söyleyen Bahçeli, finansal sistemin güven temelinde işlemesinin önemine dikkati çekti. Fonların yönetimi sırasında piyasa bozucu işlemler, manipülasyon, dolandırıcılık, bilgi sızdırılması veya güvenin kötüye kullanılması gibi hukuka aykırı uygulamaların bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti. Türkiye'deki temel sorunun kurallardan ziyade uygulamadan kaynaklandığını savunan Bahçeli, gözetim ve denetim mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.
“Temiz siyaset, temiz yönetim” vurgusu
Devlet Bahçeli, Türkiye'nin yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddiaları nedeniyle toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmasına sürüklenmemesi gerektiğini belirterek, bu gelişmelerin arınma ve sorunların temel nedenlerini ortaya çıkarma fırsatı olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Tarafsız ve bağımsız yargı ilkesinin etkin biçimde uygulanmasının önemine değinen Bahçeli, güçlü kurumsal kapasite ve güven veren bir hukuk sisteminin oluşturulması gerektiğini ifade etti.
MHP Genel Başkanı, açıklamasının sonunda, nerede ve kiminle ilgili olursa olsun yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı ve kuralların ihlali gibi suçların hukuk çerçevesinde soruşturulması gerektiğini belirterek, kişinin kimliğine veya kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmesi çağrısında bulundu. Bahçeli, “temiz siyaset, temiz yönetim ve müreffeh toplum” hedefinin ahlak, adalet, liyakat, hakkaniyet ve hesap verebilirlik temelinde somut bir reform programına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.




