Türkiye’de son yıllarda özellikle 18-35 yaş arası gençlerin yurt dışına gitme eğiliminde dikkat çeken bir artış yaşanıyor. Eğitim, kariyer fırsatları, ekonomik koşullar ve yaşam standartları bu kararın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor. Uzmanlar, yaşanan süreci yalnızca “beyin göçü” kavramıyla değil, aynı zamanda küresel mobilitenin doğal bir sonucu olarak da değerlendiriyor.
Ekonomik Kaygılar İlk Sırada
Gençlerin büyük bölümü, artan yaşam maliyetleri, barınma sorunu ve iş bulma güçlüğü nedeniyle yurt dışını alternatif olarak görüyor. Özellikle yeni mezunlar, kendi alanlarında iş bulamama ya da düşük ücretlerle çalışma zorunluluğunun motivasyonlarını düşürdüğünü ifade ediyor.
Ekonomistler, genç işsizliğinin ve alım gücündeki düşüşün göç kararında belirleyici faktörler olduğunu vurguluyor.
Eğitim ve Kariyer Fırsatları
Yurt dışında yüksek lisans ve doktora imkanlarının artması, burs programları ve nitelikli iş piyasası gençleri cezbediyor. Özellikle Avrupa ülkeleri ve Kuzey Amerika, teknoloji, mühendislik ve sağlık alanlarında kariyer planlayan gençler için öne çıkıyor.
Uzmanlara göre, uluslararası şirketlerde deneyim kazanma isteği ve daha şeffaf bir kariyer sistemi beklentisi de önemli etkenler arasında yer alıyor.
Yaşam Kalitesi ve Özgürlük Algısı
Sadece ekonomik değil, sosyal ve kültürel faktörler de göç kararında etkili. Gençler; ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, sosyal haklar ve yaşam tarzı tercihleri açısından daha güvenli ve öngörülebilir bir ortam arayışında olduklarını dile getiriyor.
Sosyologlar, gençlerin “gelecek kaygısı” kavramını artık yalnızca maddi değil, psikolojik ve toplumsal güven boyutuyla ele aldığını belirtiyor.
Beyin Göçü mü, Küresel Hareketlilik mi?
Akademisyenler, nitelikli iş gücünün yurt dışına gitmesini klasik anlamda “beyin göçü” olarak tanımlasa da, günümüzde dijitalleşme ve uzaktan çalışma imkanlarıyla sınırların daha geçirgen hale geldiğine dikkat çekiyor.
Bazı uzmanlar ise sürecin tek yönlü olmadığını, deneyim kazanan gençlerin ilerleyen yıllarda ülkeye geri dönebileceğini ya da yurt dışından Türkiye’ye katkı sunabileceğini savunuyor.
Türkiye’ye Etkileri
Nitelikli genç nüfusun azalması; bilim, teknoloji ve üretim alanlarında uzun vadeli riskler doğurabilir. Ancak tersine göç politikaları, girişimcilik destekleri ve akademik teşvikler, bu sürecin dengelenmesinde önemli rol oynayabilir.
Uzmanlara göre, gençlerin ülkede kalmasını sağlamak için ekonomik istikrarın yanı sıra liyakat sistemi, ifade özgürlüğü ve sosyal güven ortamının güçlendirilmesi gerekiyor.
Geri Dönüş Mümkün mü?
Araştırmalar, gençlerin önemli bir kısmının “tamamen kopmak” yerine “deneyim kazanıp dönme” fikrine sıcak baktığını gösteriyor. Ancak bunun için ülke içinde sürdürülebilir bir gelecek perspektifinin oluşması gerektiği ifade ediliyor.
Sonuç olarak gençlerin yurt dışına yönelimi yalnızca bireysel bir tercih değil; ekonomik, sosyal ve kültürel dinamiklerin kesişiminde şekillenen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriliyor. Bu eğilimin önümüzdeki yıllarda da gündemde kalması bekleniyor.