Bakan Işıkhan, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen '15 Temmuz Hain Darbe Girişimine Karşı Emekçilerin Mücadelesi' konulu panele katıldı. Panelde, Gana Çalışma, İşler ve İstihdam Bakanı Abdul-Rashid Hassan Pelpuo, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın ile Türkiye KAMU-SEN Genel Başkanı Önder Kahveci de yer aldı.
'EN ÖNEMLİ HALK DİRENİŞLERİNDEN BİRİ'
Bakan Işıkhan, 15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bağımsızlığının, milli iradenin ve devlet geleneğinin hedef alındığını vurgulayarak, 'Ancak hainlerin hesap edemediği bir gerçek vardı. O da bu aziz milletin, kanında var olan cesaretin yeniden zuhur etmesidir. Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı liderliği ve aziz milletimizin destansı direnişi sayesinde hain darbe teşebbüsü başarısızlığa uğratıldı. O gece yazılan destan, sadece Türkiye'nin değil, dünya demokrasi tarihinin de en önemli halk direnişlerinden biri olarak tarihe geçti. Türkiye, demokrasi tarihinde darbelerden en fazla zarar gören ülkelerden biridir. Geçmiş darbeler incelendiğinde üzülerek görüyoruz ki, bazı dönemlerde kendisini sivil toplum olarak tanımlayan birtakım yapılar, bazı sendikalar ve çeşitli meslek örgütleri darbeleri; açık ya da örtülü biçimde desteklemiş, darbecilerin söylemlerine meşruiyet kazandırmaya çalışmış, hatta zaman zaman darbe süreçlerinin toplumsal zemin bulmasına katkı sunmuştur. Millet iradesi yerine vesayeti tercih eden bu anlayış, demokrasimizin güçlenmesini geciktirmiştir' dedi.
'EMEK DÜNYASI ORTAK BİR VİCDANDA BULUŞTU'
Bugün çok daha güçlü bir demokrasi bilincine ve sivil toplum anlayışına sahip bir Türkiye olduğunu ifade eden Bakan Işıkhan, '15 Temmuz gecesi, bunun en açık göstergesi olmuştur. Siyasi görüşü, dünya görüşü, sendikal tercihi ne olursa olsun, ülkemizin emek dünyasının çok büyük bölümü ortak bir vicdanda buluşmuştur, demokraside buluşmuştur, milli iradede buluşmuştur. Artık biliyoruz ki; hiçbir hak mücadelesi demokrasi dışında yürütülemez. Hiçbir sendikal mücadele, milli iradenin karşısında konumlanamaz. Hiçbir sivil toplum anlayışı, milletin seçtiği yönetime silah doğrultanların yanında yer alamaz. İşte bu nedenle 15 Temmuz, Türkiye'de sivil toplumun ve sendikal hareketin demokrasiyle kurduğu ilişkinin de olgunlaştığını gösteren tarihi bir dönüm noktasıdır' ifadelerini kullandı.
'HER DARBE AYNI ZAMANDA ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI HEDEF ALIR'
Darbelerin sadece yönetimleri değil, çalışma hayatını da baltaladığını belirten Işıkhan, 'Her darbe, aynı zamanda üretimi ve istihdamı hedef alır. Yatırımı, çalışma barışı ve sosyal huzuru hedef alır. Bu nedenle çalışma hayatının güçlenmesiyle demokrasinin güçlenmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Hukukun üstünlüğünün, milli iradenin ve demokratik düzenin hakim olmadığı bir yerde ne yatırım güvenliği olur ne üretim güvenliği olur ne de çalışma barışı sağlanabilir. Tam da bu nedenle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak sosyal diyalogu, çalışma barışını, sendikal hakları ve sosyal adaleti güçlendirmeyi demokrasimizin de önemli temellerinden biri olarak görüyoruz' ifadelerini kullanıldı.





