Rubio, İran’ın envanterinde bulunan çok sayıdaki balistik füzenin, başta Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn olmak üzere Körfez bölgesindeki ABD üslerini kapsama alanına aldığını ifade etti. Bu durumun yalnızca nükleer programla sınırlı bir mesele olmadığını vurgulayan Rubio, İran’ın konvansiyonel silah kapasitesinin de ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu dile getirdi.

ABD’li senatör ayrıca İran’ın deniz taşımacılığını ve ABD Donanması’nı hedef alabilecek deniz unsurlarına sahip olduğunu öne sürerek, bu kapasitenin bölgesel güvenliği doğrudan etkilediğini söyledi. Rubio, “Nükleer programın ötesinde, sadece Amerika’ya ve Amerikalılara saldırmak için tasarlanmış konvansiyonel silahlar da söz konusu” ifadelerini kullandı.

Müzakerelerde balistik füze krizi

Rubio, ABD yönetiminin diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak İran’ın balistik füzeler konusunda müzakereye yanaşmadığını belirtti. Bu durumun görüşmeler açısından “büyük bir sorun” teşkil ettiğini ifade eden Rubio, ilerleme sağlanabilmesi için bu başlığın da ele alınması gerektiğini savundu.

"İsrail'in saldırganlığını Afrika Boynuzu'na taşımasına göz yummayacağız"
"İsrail'in saldırganlığını Afrika Boynuzu'na taşımasına göz yummayacağız"
İçeriği Görüntüle

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakereler, İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’te İran’a yönelik saldırıları sonrasında kesintiye uğramıştı. Ancak başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman arabuluculuğunda süreç yeniden başlatıldı.

İran-ABD nükleer müzakerelerinde son durum

Taraflar 6 Şubat’ta Umman’da dolaylı görüşmeler gerçekleştirdi. Ardından ikinci tur müzakereler 17 Şubat’ta İsviçre’nin diplomasi merkezi Cenevre’de yapıldı. Görüşmelerde ilerleme sağlandığı açıklanırken, taraflar 26 Şubat’ta yeniden Cenevre’de bir araya gelme konusunda mutabakata vardı.

Müzakerelerde temel anlaşmazlık noktaları arasında İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri yer alıyor. Tahran yönetimi, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlar içinde sürdürme karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulmasını ve yüzde 60 seviyesinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor.

Ayrıca zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yaptırımların kaldırılma takvimi ve uygulanacak doğrulama mekanizmaları da müzakerelerin en kritik başlıkları arasında yer alıyor. İran-ABD hattındaki diplomatik temasların önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği ise bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından takip ediliyor.

Kaynak: AA