1853 yılında başlayan ve 3 yıl süren Kırım Savaşı, çoğu tarihçi tarafından I. Dünya Savaşı'nın Avrupalı Devletler için bir prova sahnesi oldu. İki imparatorluk arasında başlayan savaş İngiltere, Fransa gibi ülkeleri de etkisi altına aldı.

19. YÜZYILIN DÜNYA SAVAŞI

1853-1856 yılları arasında yaşanan Kırım Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında başlayan, ancak İngiltere ve Fransa gibi Avrupa devletlerinin de katılımıyla genişleyen büyük bir muharebeler silsilesine dönüştü. Savaş, yalnızca sıcak cephelerde değil, aynı zamanda diplomasi masasının da da önemli olduğunu gösterdi. Osmanlı’nın müttefikleri İngiltere, Fransa ve Piyemonte Krallığı ile birleşerek Rusya'ya karşı mücadele verdiği bu savaş, modern savaş tekniklerinin ve basının rolünün arttığı önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. 

SAVAŞIN SEBEPLERİ

Kırım Savaşı’nın temelinde, Osmanlı İmparatorluğu’nun giderek zayıflayan yapısı ve bu durumu fırsata çevirmek isteyen Rusya’nın yayılmacı politikası vardı. Avrupa’nın "Hasta Adamı" olan Osmanlı'dan faydalanmak isteyen Rusya, Boğazlar ve Ortodoks Hristiyanların hakları bahanesiyle Osmanlı topraklarında daha fazla nüfuz kazanmak istiyordu. Özellikle Kutsal Yerler Meselesi, yani Osmanlı topraklarındaki kutsal Hristiyan mekanlarının koruyuculuğu, Fransa ve Rusya arasında ciddi bir sıkıntı yarattı. Fransa, Katoliklerin; Rusya ise Ortodoksların haklarını savunduğunu iddia ederek Osmanlı’dan bu konuda tavizler koparmanın peşindeydi. Osmanlı yönetimi tarafsız kalmaya çalışsa da Rusya’nın baskısı sonucunda savaş kaçınılmaz hale geldi.

İLK ÇATIŞMA VE BÜYÜYEN YANGIN

Savaşın ilk büyük çatışması 1853 yılında Tuna Nehri kıyısında yaşandı. Osmanlı ordusu, Rus birliklerine karşı savunma savaşı gerçekleştirdi. Asıl büyük mücadele, Kırım Yarımadası'nda patlak verdi. 1854 yılında İngiltere, Fransa ve Piyemonte Krallığı’nın Osmanlı’nın yanında savaşa dahil olmasıyla birlikte, Rusya ile doğrudan çatışmanın içine girdiler.

Halid Ziya Uşaklıgil Halid Ziya Uşaklıgil

En kanlı çarpışmalardan biri olan Sebastopol Kuşatması, savaşın en belirleyici olaylarından biri olarak tarihe geçti. Müttefik ordular, uzun süren bir abluka ve bombardımanla Rusya'nın güçlü savunma hatlarını aşmaya çalıştı. Ayrıca Balaklava Savaşı ve İnkerman Muharebesi gibi önemli muharebeler de bu savaşta yaşandı. Müttefiklerin teknolojik üstünlüğü, Rus ordusunun ağır kayıplar vermesine neden oldu.Kirim

MODERN HEMŞİRELİĞİN DOĞUŞU

Kırım Savaşı, sadece askeri ve diplomatik sonuçlar doğurmadı; aynı zamanda sağlık hizmetlerinde de devrim sayılacak gelişmelere sahne oldu. İngiliz hemşire Florence Nightingale, savaş sırasında yaralı askerlerin kötü hijyen koşullarında tedavi gördüğünü fark etti ve sağlık hizmetlerinde reform yapılmasını sağladı. Onun çabaları modern hemşireliğin temelini attı ve savaş sonrası tıp dünyasında önemli değişikliklere yol açtı.

PARİS ANTLAŞMASI

1856 yılının 30 Mart'ında Paris Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya göre Rusya, Osmanlı toprakları üzerindeki genişleme politikasından vazgeçmek zorunda kaldı. Karadeniz tarafsız bölge ilan edildi ve Osmanlı’nın toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından garanti altına alındı. Bu gelişmeler Osmanlı için bir zafer gibi görünse de uzun vadede devletin dış borçlanmalarının artmasına ve ekonomik zorlukların artmasına neden oldu.

TARİHTE Kİ ÖNEMİ

Kırım Savaşı, tarihte ilk kez savaş muhabirlerinin ve telgrafın kullanıldığı savaşlardan biri oldu. İngiliz gazeteci William Howard Russell, cephelerden yaptığı haberlerle halkın savaşı anbean takip etmesini sağladı. Ayrıca modern savaş teknikleri, ateşli silahlar ve savaş gemilerinin gelişimi açısından da önemli bir dönem oldu.

Kırım Savaşı, yalnızca Osmanlı ve Rusya arasında değil, Avrupa’nın büyük güçleri arasında da diplomatik dengeleri sarsan bir mücadele oldu. Osmanlı'nın zayıflaması, İngiltere ve Fransa’nın kıtadaki etkisini artırırken, Rusya'nın yenilgisi onun daha sonra gerçekleştireceği reformların başlangıcı oldu. Savaş, sadece toprak kazanımlarıyla değil, uluslararası politikadaki büyük değişimlerle de dünya tarihinde yer aldı.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz