Tarih

1815 Viyana Kongresi ve Yeni Dünya Düzeni

Tarihte bugün, Napolyon ordularının ardı ardına yenilmesi ile birlikte Avrupalı devletler Viyana'da 'Yeni Dünya Düzeni'ni oluşturmak ve korumak için bir araya geldi. Avrupa'nın baştan inşasını barındıran bu kongreye gelin birlikte bakalım.

Abone Ol

Tam 211 yıl önce bu aylarda, Avrupa’nın karlı zirvelerinden Akdeniz’in sıcak kıyılarına kadar tüm kıtanın çehresini değiştirecek olan devasa bir diplomatik satranç oyunu son evresine giriyordu.

Napolyon Bonapart’ın Avrupa’yı kasıp kavuran savaşlarının ardından harabeler üzerinde yeni bir düzen inşa etmek için toplanan Viyana Kongresi, modern diplomasinin temellerinin atıldığı ve "Avrupa Uyumu"nun doğduğu tarihi bir dönüm noktasıdır.

NAPOLYON SONRASI KAOS

1814 yılının Eylül ayında başlayan kongrenin temel amacı, Napolyon Savaşları ile altüst olan Avrupa haritasını yeniden çizmek ve Fransız İhtilali’nin yaydığı "hürriyet, eşitlik, milliyetçilik" gibi fikirlerin monarşileri yıkmasını engellemekti.

  • Restorasyon Devri: Avrupalı monarklar, ihtilal öncesi statükoyu geri getirmek, yani "Eski Rejim"i (Ancien Régime) restore etmek istiyordu.
  • Güç Dengesi: Hiçbir devletin (özellikle Fransa’nın) bir daha kıtayı tek başına domine edemeyeceği bir denge kurmak hedeflendi.

DÖRTLÜ İTTİFAK

Kongrenin ipleri, Napolyon’u deviren dört ana gücün elindeydi. Ancak yenilen Fransa bile masada yer bulmayı başardı.

Devlet

Temsilci

Rolü

Avusturya

Prens Metternich

Kongre’nin ev sahibi ve mimarı. Muhafazakar düzenin koruyucusu.

İngiltere

Lord Castlereagh

Denizlerin hakimi ve güç dengesinin savunucusu.

Rusya

Çar I. Aleksandr

Avrupa’nın "kurtarıcısı" rolünde, Polonya üzerinde hak iddia etti.

Prusya

Hardenberg

Alman topraklarında güçlenmeyi hedefledi.

Fransa

Talleyrand

Yenilen taraf olmasına rağmen ustaca manevralarla Fransa'nın topraklarını korudu.

HARİTA DEĞİŞİKLİĞİ VE KARARLAR

9 Haziran 1815’te imzalanan Nihai Senet (Final Act), Avrupa’yı bir asır boyunca büyük bir savaştan koruyacak kararları içeriyordu:

  1. Fransa Sınırları: Fransa, 1792’deki sınırlarına geri çekildi. Etrafı "tampon devletlerle" çevrildi (Hollanda Krallığı kuruldu).
  2. Polonya ve Saksonya: Rusya, Polonya’nın büyük kısmını aldı. Prusya ise Saksonya’nın bir bölümünü alarak güçlendi.
  3. Alman Konfederasyonu: Kutsal Roma Germen İmparatorluğu yerine, Avusturya başkanlığında 39 devletten oluşan zayıf bir konfederasyon kuruldu.
  4. İtalya Parçalandı: İtalya küçük devletçiklere bölündü ve büyük ölçüde Avusturya kontrolüne bırakıldı. Metternich’e göre İtalya artık sadece "coğrafi bir tabir" idi.

AZ BİLİNENLER

  • "Kongre Dans Ediyor ama İlerleyemiyor": Prens de Ligne’nin bu meşhur sözü, Viyana Kongresi’nin atmosferini özetler. Kongre boyunca hiçbir resmi genel kurul toplantısı yapılmadı; kararlar akşam yemeklerinde, balolarda ve av partilerinde alındı.
  • Napolyon’un Dönüşü: Kongre devam ederken Napolyon, sürgün edildiği Elba Adası’ndan kaçıp Paris’e döndü (100 Gün). Bu şok haber, birbirleriyle tartışan müttefiklerin hızla birleşip Waterloo’da onu son kez yenmesini sağladı.
  • Diplomatik Protokol: Bugün hala kullanılan diplomatik rütbeler ve öncelik sıralaması ilk kez Viyana’da standart hale getirildi.
  • Mutfak Diplomasisi: Fransız temsilci Talleyrand, masadaki gücünü aşçısı Marie-Antoine Carême’in hazırladığı muazzam yemeklere borçluydu. "Bana iyi aşçılar verin, size iyi antlaşmalar yapayım" sözü meşhurdur.

TARİHSEL ÖNEMİ

Viyana Kongresi, dünya siyasetine "Metternich Sistemi" olarak bilinen statükocu bir düzen bıraktı.

  • Uzun Barış: 1815’ten 1914’e kadar (bazı bölgesel savaşlar hariç) Avrupa’da genel bir barış ortamı hakim oldu.
  • Milliyetçiliğin Gözardı Edilmesi: Kongre, halkların isteklerini yok sayıp sadece hanedanların çıkarlarını gözettiği için 1830 ve 1848 ihtilallerine zemin hazırladı.
  • Kutsal İttifak: Rusya, Avusturya ve Prusya, Hristiyan kardeşliği temelinde devrimlere karşı birbirlerine askeri yardım sözü verdiler.

ŞARK MESELESİ VE OSMANLI

Osmanlı İmparatorluğu, kongreye davet edilmesine rağmen katılmadı. Çünkü Avrupalı devletlerin Osmanlı’nın toprak bütünlüğünü garanti altına almayacağını ve Balkanlar’daki azınlıkları kışkırtacağını biliyordu. "Şark Meselesi" (Doğu Sorunu) terimi ilk kez bu süreçte diplomatik yazışmalara girdi.

Viyana Kongresi, kralların dünyasını kurtarmaya çalışırken, aslında farkında olmadan bir asır sonra patlayacak olan büyük dünya savaşının tohumlarını (bastırılan milliyetçilikle) ekmişti.