Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından yürütülen Yeşil Anahtar Programı, turizm sektöründe çevre dostu uygulamaları yaygınlaştırmayı amaçlıyor. 1993 yılında Türkiye’de Mavi Bayrak programını uygulamak için kurulan TÜRÇEV, iklim krizinin etkilerine karşı 2011 yılında Yeşil Anahtar programını başlattı.
Program kapsamında konaklama tesisleri, restoranlar, kongre merkezleri, turistik cazibe merkezleri ve milli parklar çevre kriterlerine göre değerlendiriliyor. Su ve enerji tasarrufu, atık yönetimi, çevre eğitimi ve sürdürülebilir işletme uygulamalarını içeren yaklaşık 150 kriteri yerine getiren tesisler Yeşil Anahtar çevre ödülünü almaya hak kazanıyor.
2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde 167 tesis bu ödüle sahip olurken, İzmir’de 15 tesis Yeşil Anahtar sertifikasıyla faaliyet gösteriyor. Yetkililer, 2026 yılında bu sayının 16’ya çıkmasının beklendiğini belirtiyor.
İklim krizi sürdürülebilir turizmin önemini artırdı
Uzmanlara göre iklim değişikliğinin olumsuz etkileri, turizm sektöründe sürdürülebilir uygulamaların önemini daha da artırdı. Yeşil Anahtar kriterleri arasında yerel üreticilerin desteklenmesi, yerel ürünlerin kullanılması ve tek kullanımlık ürünlerin azaltılması gibi çevre dostu uygulamalar bulunuyor.
Ayrıca temizlik ve işletme süreçlerinde çevreye duyarlı kimyasalların tercih edilmesi, su ve enerji tüketiminin izlenmesi ve tasarruf sağlanması da programın temel hedefleri arasında yer alıyor. Bu uygulamalar sayesinde turizm tesislerinin hem çevreye duyarlı hem de iklim krizine karşı daha dirençli hale gelmesi amaçlanıyor.
Program aynı zamanda su, enerji ve yakıt kaynaklarının verimli kullanılmasına yönelik öneriler sunarak işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına katkı sağlıyor.
Tesisler detaylı denetimlerden geçiyor
Yeşil Anahtar ödülünü almak isteyen tesisler kapsamlı bir değerlendirme sürecinden geçiyor. Denetimler sırasında tesislerin satın alma belgeleri, kullanılan ürünlerin çevre dostu olduğunu gösteren etiketler ve işletme süreçleri detaylı şekilde inceleniyor.
Yerinde yapılan denetimlerde otel odaları, ortak alan tuvaletleri, havuzlar, mutfaklar ve personel alanları kontrol ediliyor. Musluk ve duş başlıklarının debi seviyeleri ölçülürken, atık yönetimi uygulamaları ve tek kullanımlık ürünlerin kullanım oranı da değerlendiriliyor.
Ayrıca tesislerde kullanılan elektronik cihazların enerji sınıfları da kontrol edilerek enerji verimliliği kriterlerine uygunluk araştırılıyor.
Misafirlere de çevre bilinci aşılanıyor
Sürdürülebilir turizm uygulamaları yalnızca işletme süreçleriyle sınırlı kalmıyor; misafirlerin de çevre bilincinin artırılması hedefleniyor. Otellerde resepsiyondan odalara kadar birçok noktada çevre dostu uygulamalar hakkında bilgilendirmeler yapılıyor.
Su ve enerji tasarrufu, atık yönetimi ve tek kullanımlık ürünlerin azaltılması gibi uygulamalar misafirlere anlatılarak çevre bilincinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Ayrıca bazı otellerde çarşaf ve havlu değişimi yalnızca misafir talebi doğrultusunda yapılırken, tek kullanımlık ürünlerin yerine dispenser sistemleri tercih ediliyor.
Bu uygulamalar sayesinde hem doğal kaynakların korunması hem de turizm sektöründe sürdürülebilir bir yaklaşımın yaygınlaşması hedefleniyor.