Cumhuriyet Halk Partisi Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP2nin dün görülen ve nisan ayına ertelenen 'mutlak butlan' davası üzerine sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Tanal, iktidarın CHP'yi yargının kıskacına alarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoplu'nu engellemek olduğunu kaydetti.
Anayasa'nın maddelerine atıfta bulunan Tanal, yargının siyasetin aracı haline geldiğinde, sadece muhalefeti değil devletin adaletinin temelinin çökeceğini belirtti.
Hukukun olmadığı yerde ne ekonominin ne refahın olamayacağını bildirdi, "Bugün Türkiye’de yaşanan tablo şudur: Zam altında ezilen halkın gündemi ekonomi iken, iktidarın gündemi muhalefeti davalarla yormaktır" dedi.
"Bilinsin ki bu millet korkuyu Kerbelâ’da bırakmıştır"
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ekonomi umut vermeyince iktidar, çözümü üretimde ve refahta değil; yargı kıskaçlarında aramaya başladı. Sandıkta yenemeyeceğini düşündüğü rakiplerini, soruşturma ve davalarla saf dışı bırakmaya çalışıyor. Amaç açıktır: Ekrem İmamoğlu’nu engellemek, CHP’yi seçim takvimi başladığında dağınık yakalamak ve halkın iradesini zayıflatmak. Oysa Anayasa’nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu söyler. 10. madde herkesin kanun önünde eşit olduğunu hükme bağlar. 138. madde ise yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güvence altına alır. Yargı siyasetin aracı haline getirildiğinde yalnız muhalefet değil, devletin adalet temeli çöker. Hukukun olmadığı yerde ekonomi düzelmez, yatırım gelmez, refah oluşmaz. Bugün Türkiye’de yaşanan tablo şudur: Zam altında ezilen halkın gündemi ekonomi iken, iktidarın gündemi muhalefeti davalarla yormaktır. Şanlıurfa’da çiftçi su ve elektrik bulamazken, Viranşehir’de esnaf borçla dönerken, Eyyübiye’de gençler iş ararken çözüm üretmeyenler, reklamla algı yaratmaya ve yargıyla siyaset dizayn etmeye çalışmaktadır. Ama bilinsin ki bu millet korkuyu Kerbelâ’da bırakmıştır. Halkın iradesi ne mahkeme dosyalarıyla susturulur ne de siyasi mühendislikle yönlendirilir. Türkiye’de iktidarlar sandıkla gelir, sandıkla gider. İnadına söylüyoruz: Bu karanlığı sandıkta yeneceğiz. Hukuku savunacağız. Millette çoğalacağız. AKP’nin erimesini de, çaresizliğini de, CHP’nin iktidara yürüyüşünü de kimse durduramaz. Çünkü bu mücadele bir parti meselesi değil; hukuk devleti, demokrasi ve adalet mücadelesidir. Hak kazanacak. Hukuk kazanacak. Türkiye kazanacak." ifadelerine yer verdi.