Vehbi Koç ve İş Bankası ilişkisi bir başka ifade ile Vehbi Koç parasını çekerse İş Bankasına ne olur ironisi Haydar Köprülüoğlu’nun Gün Aşımı Anı Öykü Şiir kitabında karşılık buluyor. Okuyunca ben adıma heyecanlandım. Sizlerinde etkileneceğinizi düşünerek paylaşıyorum.
Kelimeler bazen bir olayı anlatmaya yetmez. Çünkü onlar düşüncede saklanarak yaşatılandır, ayrıntılara girmeden anlatamayız. Yazı türümüz anı olduğu için, kısaca anlatacağım. Başlangıçtan günümüze kadar Türkiye'nin ekonomisinde hak ve pay sahibi iki büyük kuruluş var. Kurumlaşma sırasına göre Türkiye İş Bankası A.Ş' ve 'Koç Ticaret A.Ş' bugünkü adıyla (Koç Holding).
26 Ağustos 1924'te kurulan İş Bankası'nın o yıllarına ait ilk hatırladıklarım parlak madeni kumbarası, diğer hatırladığım da ilk iştiraklerinden olan 'Sinema İşletmeciliği', Ankara'da 1937 yılına kadar iki sinema salonu vardı. Diğer iki sinema daha sonra gösterime açılmıştı. Sinema biletlerinin üstünde 'Sinema İş Ltd Şti' ibareleri vardı. Ankara'daki 'Park, Yeni, Sus ve Sümer' kapalı sinemalarını İş Bankası ile, 'Bursa Milletvekili Muhittin Baha Pars' beraber işletiyordu.
Koç grubuna gelince, 1917 yılında 'Koçzade Hacı Mustafa Rahmi' ünvanıyla babası adına kayıtlı bir bakkal dükkanında babasıyla birlikte işe başlamıştı Vehbi Koç. Bu işyeri, 1926 yılında 'Koçzade Ahmet Vehbi' adıyla devam eden bir işyeri oldu. Kurumlaştığı yıl ise, 1938'dir. O yıllarda buna ilaveten İstanbul Fermeneciler'de Yahudi kökenli iki ortağı ve Emin Güraç'la birlikte 'Vehbi Koç ve Ort.Kol.Şti.' ünvanlı bir şubesi daha olmuştu.
Yıl 1943 ' Ulus Gazetesi'nde köylere giden gazetelerin adres kuşağını yazarak çalıştığım günlerde, konuşulanlardan kulağıma şu sözcükler gelmişti. "Vehbi Koç İş Bankası'ndaki hesabını kapatsa, banka zor durumda kalır!"
Bir yıl sonra 'Sinema İş Limited Şirketi'nin kiraya verdiği Park Sineması balkonunun büfesini çalıştırıyordum. Bu şirketin müdürü merhum Dündar Arcayürek' aynen şöyle söylemişti:
"Vehbi Koç İş Bankası'ndaki hesabını kapatmak istiyor, Bankasının ileri gelenleri Koç'a giderek işi tatlıya bağlamaya çalışıyorlar, Koç hesabını kapatsa banka batma durumunda kalacak", bu sözün gelişi... Atatürk'ün emriyle kurulan Türkiye İş Bankası tabiiki batmazdı, batırılamazdı. Belleğimde kalan bu anıyı, nerelerden nerelere geldiğimizi belirtmek için yazdım sadece....
Ancak geçmişte kalan bu yaşananlara, günümüzden katmak istediklerimiz var. İş Bankası sermayesinin %80'ini şişe ve cam, gübre, demir-çelik, şeker, dokuma, gıda maddeleri, turizm gibi, Türkiye'nin önde ve en sağlam yatırımlarını yaparak, büyüme hızını arttırdığı gibi, sanayideki payını %86,6'ya, şirketlerinin Banka sayısını da 138'e çıkarmıştır.
Banka ayrıca Türk Sanayii'nin orta ve uzun vadeli kredi ihtiyacını da karşıladığı gibi, banka likitidesinin bir bölümüyle de devlet tahvilleri ve kısa vadeli hazine bonolarına yatırarak önemli bir gelir elde etmektedir. Bu veriler 1980 yılına aittir. Bu rakamlara 20 yıl içindeki gelişmeleri de katarsanız, iştirakı bulunduğu şirketlerin sayısı ve kârının kat kat arttığını görürüz