TANSİYON VE KAN ŞEKERİNİZ NE DURUMDA?

Ramazan ayı, yalnızca ibadet ve manevi arınma dönemi değil; aynı zamanda günlük yaşam alışkanlıklarımızın da önemli ölçüde değiştiği bir zaman dilimidir. Bu değişimin en belirgin yönlerinden biri ise beslenme düzenidir.

Abone Ol

Normalde üç ana öğünle sürdürülen günlük beslenme düzeni, Ramazan’da sahur ve iftar olmak üzere iki öğüne düşer. Üstelik bu öğünler, metabolizmanın alışık olmadığı saatlerde tüketilir.

Ramazan sofralarında geleneksel olarak sıkça yer alan pide, ekmek, hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, pilav ve makarna gibi gıdalar da beslenme dengesini etkileyen önemli faktörlerdir. Bu tür karbonhidrat ve yağ ağırlıklı yiyeceklerin aşırı tüketimi ise özellikle tansiyon ve kan şekeri dengesi üzerinde doğrudan etkili olur. Bu nedenle Ramazan ayında sağlık kontrolleri ve bilinçli beslenme daha da önem kazanır.

Geçtiğimiz günlerde Ulus’taki Hacı Bayram-ı Veli Camii çevresinde dolaşırken Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu bir sağlık çadırı dikkatimi çekti. Çadırın önünde sıraya giren Ankaralılar, ücretsiz sağlık taramasından yararlanmak için bekliyordu.

Kurulan bu çadırda vatandaşların tansiyon ve kan şekeri ölçümleri yapılıyor, ayrıca boy-kilo endeksi hesaplanarak sağlık durumları hakkında bilgilendirme yapılıyordu. Uygulamanın Dünya Böbrek Günü kapsamında gerçekleştirildiği öğrenildi.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Mümtaz Yavuz, Ramazan ayı boyunca Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde kurulan sağlık çadırında vatandaşların boy-kilo endeksi, tansiyon ve kan şekeri ölçümlerinin yapıldığını belirtiyor.

Yavuz, her yıl mart ayının ikinci perşembe günü kutlanan Dünya Böbrek Günü dolayısıyla bu tür etkinlikler düzenlediklerini, bu yıl Ramazan ayına denk gelmesi nedeniyle çalışmaların daha da yoğunlaştırıldığını ifade ediyor.

Dr. Mümtaz Yavuz’a göre, insan sağlığını tehdit eden bazı hastalıklar vardır ki çoğu zaman belirti vermeden, sessiz ve sinsi bir şekilde ilerler. Böbrek hastalıkları da bunların başında geliyor.

Yavuz, böbreklerin insan vücudu için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söylüyor “Böbreklerimiz, kanın içindeki zararlı maddeleri süzer ve vücudun sıvı ile mineral dengesini düzenler. Bu nedenle böbrek sağlığını korumak için özellikle diyabet, obezite ve yüksek tansiyon gibi risk faktörlerine dikkat etmek, sağlıklı beslenmek ve düzenli kontroller yaptırmak büyük önem taşıyor.”

Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen de Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin bu tür farkındalık çalışmalarını takdirle karşıladığını belirtiyor. Türkmen’e göre Türkiye’de yaklaşık 10 milyon kronik böbrek hastası bulunuyor.

Prof. Dr. Türkmen, hastalığın erken teşhisinin önemine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor: “Bu hastaların bir kısmı ilerleyen aşamalarda diyaliz ya da böbrek nakli gibi tedavilere ihtiyaç duyuyor. Ancak hastalık erken dönemde tespit edilirse ilerlemesini durdurmak, hatta bazı durumlarda geri çevirmek mümkün olabiliyor. Özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarının, ayrıca 60 yaş üzerindeki bireylerin böbrek sağlıklarını düzenli olarak kontrol ettirmeleri gerekiyor.”

Kısacası, tansiyon ve kan şekeri gibi değerler yalnızca günlük sağlık göstergeleri değil; aynı zamanda böbrek sağlığının da önemli birer işaretidir. Özellikle Ramazan ayında değişen beslenme alışkanlıkları bu dengeleri daha hassas hale getirebilir.

Bu nedenle sinsi hastalıklara karşı duyarlı olmak, düzenli kontroller yaptırmak ve sağlıklı beslenmeye özen göstermek hayati önem taşıyor. Çünkü sağlığın kıymeti çoğu zaman ancak kaybedildiğinde anlaşılır. Sağlığımızı korumanın yolu ise farkındalık ve önlem almaktan geçiyor.