SÜTTEN AĞIZIMIZ DA CEBİMİZ DE YANACAK

"Sütten ağzı yanmak" aslında bir deyimdir. Daha önce yaşanan kötü bir deneyim nedeniyle benzer durumlara karşı aşırı dikkatli veya şüpheci olmak anlamına gelir.

Ancak süt fiyatlarının önlenemez yükselişi yüzünden gerçekten ağızımız da yanacak cebimizde. Çünkü çiğ süt fiyatlarına litre başı 1.60 kuruş zam geliyor. Süte zam demek, tereyağından tutun da peynir ve yoğurta kadar fiyatların artması demektir.

Tarih boyunca süt ve süt ürünleri, dünya genelinde insan beslenmesinin temelini oluşturmuştur. Çiğ süt veya uzun ömürlü süt gibi süt çeşitlerinin tüketimi, kas ve kemik gelişimini desteklediği gibi sağlıklı yaşam için de gerekli olan bir beslenme maddesidir. Hemen hemen herkesin çocukluk döneminde, mahalle veya sokak aralarında süt şişeleri ile gezen sütçüye denk geldiği olmuştur. İşte bu süt satan kişilerin satmış olduğu süt türü çiğ süt olarak geçmektedir. Herhangi bir işlem görmeden doğrudan çiftlikten gelen sütleri satın alırız. Evlerimizde kaynatıp yoğurt yaparız.

Süt fiyatları neden artıyor?

Ulusal Süt Konseyi, çiğ sütün litre fiyatının mayıs ayından itibaren 1 lira 60 kuruş artacağını açıkladı.. Vatandaşlar ise raflardaki ürünlerin fiyatlarından şikayetçi. Peki süte zammın önüne neden geçilemiyor? Neler yapılması gerekiyor?

Ulusal Süt Konseyi’nin yeni fiyat belirlemesine kısa adı TÜSEDAD olan Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği karşı çıkıyor.

 

Dernek, başta et fiyatlarının yükselişinin dişi hayvan kesiminin hızlandırdığını bu nedenle süt fiyatların arttığını, verilen fiyatın, Üreticileri sanayicinin baskısı altında ezdiğini ve zararına satış yapmak yerine dişi hayvanlarını keserek üretimden çıktığını belirterek “USK’nın ülke hayvancılığına vurduğu bir darbedir.” diyor.

 

TUSEDAD’ın açıklaması şöyle ;

“Ülke hayvancılığımızın süregelen sorunlarını defaten dile getiren; et fiyatlarındaki yükselişin sebebinin çiğ süt fiyatları olduğunu, dişi hayvanların kesiminin hızlanacağını son 4 yıldır her mecrada dile getiren derneğimiz, gelinen noktada Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından 15 Nisan 2024 tarihinde 13,50 TL/litre olan çiğ süt tavsiye fiyatını %8,51’lik artışla üstelik de 1 Mayıs’dan geçerli olacak şekilde 14,65 TL/litre olarak ilan etmesi üreticilerimiz için kabul edilebilir değildir.

Enflasyonun %68,50 (TÜİK) olarak açıklandığı, yem ham maddelerinin %50’den fazlasının ithal edildiği ve tüm üretim girdilerinin hızla yükseldiği bir ortamda çiğ süt fiyatına %8,51’lik bir artış yapılmış olması USK’nın ülke hayvancılığına vurduğu bir darbedir. Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara, bilimsel ve çiftlik gerçeklerine göre açıkladığımız çiğ süt maliyetine rağmen hem USK hem de çiğ sütü işleyen sanayicilerimiz, dişi hayvan kesimlerinden kaynaklı kırmızı et fiyatlarındaki yükselişi göz ardı etmektedir. Halbuki süt ve et üretimi birbirine bağlı 2 üretim koludur. Maliyetinin altında veya maliyet sınırında satış yapan üreticilerimiz hayvanlarını kestirerek üretimden çıkmaktadır. Bu durum herkesçe algılanmış net bir durumdur.

Çiğ sütü işleyen ve süt üreticisinin tek alıcısı konumunda olan sanayicilerin ise, USK tarafından açıklanan tavsiye fiyatını da dikkate almayarak geriye dönük; Mart, Nisan ayları ve hatta Mayıs ayı için, kendi aralarında oluşturdukları fiyat düşürme politikası ile üretici fiyatını baskılama çabalarının olması ise oldukça üzücüdür. Üreticilerimiz ise sanayicinin bu baskısı altında ezilmekte ve zararına satış yapmak yerine dişi hayvanlarını keserek üretimden çıkmaktadır. Bu durumda da kırmızı et fiyatlarının yükselmesi kaçınılmaz olmakta ve bu kısır döngüden çıkılamamaktadır.

1 Mayıs 2024 tarihinden itibaren, açıklanan çiğ süt tavsiye fiyatının altında alım yapmak isteyen ve bu konuda kartel oluşturmaya çalışan sanayicilerimiz olmayacağı inancıyla, üreticilerimiz tarafından böyle bir durum bildirildiğinde; Rekabet Kurumu ve Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na resmi şikâyette bulunacağımızı belirtir, saygılarımızı sunarız.”

 

Öyle anlaşılıyor ki, süte gelen zamla, tereyağı, peynir ve yoğurt ve süt ürünlerini de kısıtlamak zorunda kalacağız.