<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son Dakika Ankara Haberleri</title>
    <link>https://zafergazetesi.org</link>
    <description>Zafer Gazetesi, Ankara'dan son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri anında okuyucularıyla paylaşır. Ankara'nın en önemli olayları, siyaset, ekonomi, spor ve kültürel gelişmeler için Zafer Gazetesi'ni takip edin. Başkentin güvendiği haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://zafergazetesi.org/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 03:27:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar geldi, alerji kabusu başladı: Uzmanlardan polen uyarısı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/bahar-geldi-alerji-kabusu-basladi-uzmanlardan-polen-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/bahar-geldi-alerji-kabusu-basladi-uzmanlardan-polen-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlkbaharın gelişiyle birlikte milyonlarca kişinin günlük yaşamını zorlaştıran Alerjik rinit vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, polen yoğunluğunun yükseldiği bu dönemde özellikle hassas bireylerin daha dikkatli olması gerektiği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar alerjisi, burun mukozasının polen gibi havada taşınan alerjenlere karşı geliştirdiği iltihabi bir reaksiyon olarak tanımlanıyor. Alerjik bünyeye sahip kişilerde bağışıklık sistemi poleni zararlı bir unsur olarak algılıyor ve Immünoglobulin E üretimine başlıyor.</p>

<p>Bu süreçte devreye giren mast hücreleri, alerjenle yeniden karşılaşıldığında Histamin salgılıyor. Histaminin etkisiyle burun damarları genişliyor, mukus üretimi artıyor ve dokularda şişlik oluşarak tipik alerji belirtileri ortaya çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><br />
<strong>En büyük tetikleyici: Ağaç, çayır ve yabani ot polenleri</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre bahar alerjisinin en önemli nedeni, yılın belirli dönemlerinde artan polen yoğunluğu. Özellikle:</p>

<ul>
 <li>İlkbaharın başında ağaç polenleri (meşe, çınar, servi)</li>
 <li>İlkbahar sonu ve yaz başında çayır ve ot polenleri</li>
</ul>

<p>Yaz sonu ve sonbaharda yabani ot polenleri (özellikle ragweed) alerjik reaksiyonları tetikliyor. Alerji riskini artıran faktörler arasında genetik yatkınlık, hava kirliliği ve sigara dumanına maruz kalma da yer alıyor.</p>

<h2><br />
<strong>Marttan sonbahara kadar sürebiliyor</strong></h2>

<p>Polen mevsimi genellikle mart ayında başlıyor ve ekim ayına kadar etkisini sürdürebiliyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p>Mart-Nisan: Ağaç polenler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mayıs-Haziran: Çayır ve ot polenleri</p>
 </li>
 <li>Temmuz-Ekim: Yabani ot polenleri</li>
</ul>

<p>Bu nedenle “bahar alerjisi” olarak bilinse de semptomlar çoğu kişide uzun bir döneme yayılıyor.</p>

<h2><br />
<strong>Belirtiler hayat kalitesini düşürüyor</strong></h2>

<p>Bahar alerjisinde en sık görülen belirtiler arasında:</p>

<ul>
 <li>Art arda gelen hapşırık nöbetleri</li>
 <li>Şeffaf burun akıntısı</li>
 <li>Burun tıkanıklığı ve kaşıntı</li>
 <li>Gözlerde kızarıklık, yanma ve sulanma</li>
 <li>Kuru öksürük ve geniz akıntısı</li>
 <li>Baş ağrısı, halsizlik ve dikkat dağınıklığı yer alıyor.</li>
</ul>

<p>Özellikle göz kaşıntısı ve sulanma, Alerjik konjonktivit tablosunun en belirgin bulguları arasında gösteriliyor.</p>

<h2><br />
<strong>Gece artan şikayetler uykuyu bölüyor</strong></h2>

<p>Histaminin etkisiyle burun içi dokuların şişmesi, özellikle gece saatlerinde ciddi tıkanıklığa yol açıyor. Bu durum uyku kalitesini düşürürken horlama ve kronik yorgunluk gibi sorunlara da neden olabiliyor.</p>

<p>Ayrıca sinüs kanallarının tıkanması, yüz bölgesinde basınç hissi ve baş ağrısını beraberinde getirebiliyor.</p>

<h2><br />
<strong>Tedavi edilmezse kronikleşebilir</strong></h2>

<p>Tedavi edilmeyen bahar alerjisinin; sinüzit, kulak enfeksiyonları ve hatta astım gibi hastalıklara yol açabileceği belirtiliyor. Bu nedenle uzun süren şikayetlerde uzman desteği büyük önem taşıyor.</p>

<h2><br />
<strong>Korunmanın yolu: Önlem ve doğru tedavi</strong></h2>

<p>Uzmanlar, alerjiden korunmak için şu önerilerde bulunuyor:</p>

<ul>
 <li>Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarı çıkmamak</li>
 <li>Eve gelince duş almak ve kıyafet değiştirmek</li>
 <li>Camları kapalı tutmak, HEPA filtreli klima kullanmak</li>
</ul>

<p>Semptomların kontrol altına alınmasında ilaç tedavileri etkili olurken kalıcı çözüm olarak İmmünoterapi öne çıkıyor. 3 ila 5 yıl sürebilen bu tedavi yöntemi, bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı tolerans geliştirmesini hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/bahar-geldi-alerji-kabusu-basladi-uzmanlardan-polen-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-12-at-091708.jpeg" type="image/jpeg" length="75884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kısa videolar çocukları bağımlılığa sürüklüyor: Uzmanlardan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/kisa-videolar-cocuklari-bagimliliga-surukluyor-uzmanlardan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/kisa-videolar-cocuklari-bagimliliga-surukluyor-uzmanlardan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik Psikolog Pelin Ankay Kudu, çocukların saatlerce izlediği kısa video içeriklerinin (reels, shorts vb.) artık masum bir eğlence olmaktan çıkıp bağımlılık riskini artırdığını belirtti. Sürekli ekran kaydırma alışkanlığının dikkat süresini kısalttığını vurgulayan Kudu, ebeveynleri bilinçli kullanım ve denetim konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya kullanım yaşının giderek düşmesi ve kısa video içeriklerinin yaygınlaşması, çocukların gelişimini tehdit eden bir noktaya ulaştı. Hızlı, sürekli değişen ve anlık haz veren bu içeriklerin beyni yoğun şekilde uyardığını ifade eden Kudu, bunun çocuklarda odaklanma sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Özellikle dopamin salınımını tetikleyen bu içeriklerin, çocukları daha fazlasını izlemeye yönlendirdiğini ve bağımlılık döngüsü oluşturduğunu vurguladı.</p>

<p></p>

<h2><strong>Ebeveyn denetimi şart</strong></h2>

<p>Birçok platformda 13 yaş sınırı olmasına rağmen çocukların farklı yollarla bu uygulamalara erişebildiğini belirten Kudu, ebeveyn kontrolünün hayati önem taşıdığını dile getirdi. Çocukların riskleri değerlendirme ve sonuçları öngörme becerisinin yetişkinler kadar gelişmediğine dikkat çeken uzman, “Çocuklar ‘burada durmalıyım’ demek yerine ‘bir tane daha izlemeliyim’ diye düşünür” dedi. Bu nedenle ailelerin aktif rehberlik sağlaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<h2><strong>Doğru iletişim ve dijital okuryazarlık önemli</strong></h2>

<p>Ebeveynlerin dijital okuryazarlık konusunda kendilerini geliştirmesi gerektiğini söyleyen Kudu, çocuklara rol model olmanın önemine dikkat çekti. Sosyal medyanın tamamen zararlı olmadığını, doğru kullanıldığında üretkenliği de destekleyebileceğini belirten uzman, içerik denetiminin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Ailelere açık ve yargılayıcı olmayan bir iletişim dili kullanmalarını öneren Kudu, “Yine mi telefonla oynuyorsun?” gibi tepkiler yerine, “Bu içerikte seni etkileyen ne oldu?” şeklinde yaklaşımın çocukla bağı güçlendirdiğini söyledi. Yasakların sürdürülebilir olmadığını belirten Kudu, çocukla birlikte planlama yapılmasının daha etkili olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca çocukların öfke, sıkıntı gibi duygularla baş etmek yerine doğrudan ekrana yönelmesinin duygusal gelişimi olumsuz etkileyebileceğini belirten uzman, sağlıklı iletişim ve bilinçli kullanımın çocukların dijital dünyada daha dengeli bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/kisa-videolar-cocuklari-bagimliliga-surukluyor-uzmanlardan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/agency/dha/kisa-videolar-cocuklari-bagimliliga-surukluyor-uzmanlardan-kritik-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="80930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akondroplazi tedavisinde yeni dönem: SGK geri ödeme kapsamına aldı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/akondroplazi-tedavisinde-yeni-donem-sgk-geri-odeme-kapsamina-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/akondroplazi-tedavisinde-yeni-donem-sgk-geri-odeme-kapsamina-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı İlker Tolga Özgen, halk arasında “cücelik” olarak bilinen Akondroplazi tedavisinin artık SGK tarafından karşılandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı İlker Tolga Özgen, halk arasında “cücelik” olarak bilinen Akondroplazi tedavisinin artık SGK tarafından karşılandığını açıkladı.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Akondroplazi nedir? Boy uzamasını nasıl etkiliyor?</strong></h2>

<p>Akondroplazinin genetik kökenli bir iskelet hastalığı olduğunu belirten Prof. Dr. İlker Tolga Özgen, hastalığın özellikle kol ve bacaklarda kısalıkla seyrettiğini ve ciddi boy kısalığına yol açtığını ifade etti.</p>

<p>Erişkin boy üzerinde önemli etkiler bırakan hastalıkta ortalama boy uzunluklarının kadınlarda 120 cm, erkeklerde ise 130 cm civarında kaldığını belirten Özgen, erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>FDA onaylı tedaviyle yıllık ek uzama mümkün</strong></h2>

<p>Akondroplazi tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Özgen, söz konusu tedavinin FDA tarafından 2023 yılında onaylandığını söyledi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalarla etkinliği kanıtlanan tedavinin, özellikle büyüme plakları açık olan çocuklarda daha başarılı sonuçlar verdiğini belirten Özgen, “Tedavi uygulandığı süreçte yılda yaklaşık 2 santimetre ek uzama sağlanabiliyor” dedi.</p>

<p>Erken tanı konulan çocuklarda ise toplamda 20 ila 30 santimetreye varan boy kazanımının mümkün olabileceğini ifade etti.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>SGK desteğiyle tedaviye erişim kolaylaştı</strong></h2>

<p>Türkiye’de tedaviye erişim konusunda önemli bir adım atıldığını belirten Özgen, 2026 yılı itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’nun genetik tanısı doğrulanmış akondroplazi hastalarında tedaviyi geri ödeme kapsamına aldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedaviye başlanabilmesi için çocuk endokrinolojisi uzmanları tarafından düzenlenecek heyet raporunun gerekli olduğunu belirten Özgen, tedaviye ne kadar erken başlanırsa erişkin boya katkının da o kadar fazla olacağını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/akondroplazi-tedavisinde-yeni-donem-sgk-geri-odeme-kapsamina-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/agency/dha/akondroplazi-tedavisinde-yeni-donem-sgk-geri-odeme-kapsamina-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="65059"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta ‘kapalı kutu’ yapay zeka: Hayat kurtaran mı, risk yaratan mı?]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/saglikta-kapali-kutu-yapay-zeka-hayat-kurtaran-mi-risk-yaratan-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/saglikta-kapali-kutu-yapay-zeka-hayat-kurtaran-mi-risk-yaratan-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık sektöründe yapay zeka kullanımı hızla yaygınlaşırken hastanelerde “kapalı kutu” olarak tanımlanan sistemler dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tanı koymadan tedavi planlamasına kadar pek çok alanda aktif rol alan teknolojiler, sunduğu hız ve doğruluk avantajına rağmen “şeffaflık” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong>Görünmeyen Doktor: Algoritmalar</strong></p>

<p>Özellikle radyoloji, onkoloji ve acil servislerde kullanılan yapay zeka destekli sistemler, hastalıkları erken teşhis etmede önemli bir rol üstleniyor. Ancak uzmanlara göre bazı algoritmaların nasıl karar verdiği tam olarak açıklanamıyor. Bu durum, sağlık çalışanları arasında “kararı kim veriyor?” sorusunu gündeme taşıyor.</p>

<p><strong>“Kapalı Kutu” Endişesi Büyüyor</strong></p>

<p>Tıp dünyasında “black box” olarak adlandırılan bu sistemler, veriyi işleyip sonuç üretse de, kararın hangi aşamalardan geçerek alındığını net şekilde ortaya koyamıyor. Özellikle kritik hastalarda alınan kararların gerekçesinin bilinmemesi, etik ve hukuki tartışmaları artırıyor.</p>

<p><strong>Hız mı, Güven mi?</strong></p>

<p>Yapay zeka sistemleri saniyeler içinde binlerce veriyi analiz ederek doktorlara zaman kazandırıyor. Ancak bazı uzmanlar, “hızlı ama açıklanamayan” kararların hasta güvenliği açısından risk oluşturabileceğini belirtiyor. Sağlık çalışanları ise bu sistemlerin bir “yardımcı” olarak kalması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Türkiye’de de Yaygınlaşıyor</strong></p>

<p>Türkiye’de birçok şehir hastanesinde yapay zeka tabanlı uygulamalar devreye alınmış durumda. Özellikle görüntüleme sistemlerinde kullanılan bu teknolojiler, doktorların iş yükünü azaltırken tanı süreçlerini de hızlandırıyor.</p>

<p><strong>Yeni Dönem: Denetim ve Şeffaflık</strong></p>

<p>Uzmanlar, yapay zekanın sağlıkta kalıcı olacağını ancak denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Algoritmaların nasıl çalıştığının daha anlaşılır hale getirilmesi, hem hasta güveni hem de sağlık çalışanlarının sisteme uyumu açısından kritik görülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıkta dijital dönüşüm hız kesmeden sürerken “kapalı kutu” yapay zeka sistemlerinin geleceği; şeffaflık, etik ve güvenlik dengesiyle şekillenecek gibi görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim &amp; Teknoloji, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/saglikta-kapali-kutu-yapay-zeka-hayat-kurtaran-mi-risk-yaratan-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/i-m-g-1378.jpeg" type="image/jpeg" length="11088"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Flört süresi uzayınca estetik operasyonlara talepler mi çoğalıyor?]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/flort-suresi-uzayinca-estetik-operasyonlara-talepler-mi-cogaliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/flort-suresi-uzayinca-estetik-operasyonlara-talepler-mi-cogaliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Alkan, "Bugün evlilik yaşı ileri taşındı, sosyal medya görünüm baskısını artırdı ve boşanmalar çoğaldı. Bu nedenle flört süresi çok daha uzun hale geldi. İnsanlar da kendilerini sürekli daha iyi, daha genç ve daha bakımlı göstermek istiyor. Flört süresi uzadıkça estetik operasyonlara talep artıyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Evlilik yaşının giderek yükselmesi, sosyal medyanın yarattığı görünüm baskısı ve boşanma oranlarındaki artışın, estetik operasyonlara olan ilgiyi her geçen gün artırdığını söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Alkan, 'Bugün evlilik yaşı ileri taşındı, sosyal medya görünüm baskısını artırdı ve boşanmalar çoğaldı. Bu nedenle flört süresi çok daha uzun hale geldi. İnsanlar da kendilerini sürekli daha iyi, daha genç ve daha bakımlı göstermek istiyor. Estetik operasyonlar artık yalnızca fiziksel bir değişim değil, sosyal hayatın da bir parçası haline geldi' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özellikle sosyal medya platformlarında kusursuz görünüm algısının yaygınlaşmasının, insanların kendi görüntülerini sürekli sorgulamasına neden olduğunu belirten Medicana Zincirlikuyu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Alkan, 'Geçmişte insanlar evlendikten sonra dış görünüşleri konusunda kendilerini daha az baskı altında hissediyorlardı, ancak günümüzde değişen sosyal yaşam ve ilişki dinamikleriyle bu durum tamamen farklı bir boyuta taşındı. Bu da estetik operasyonlarına olan ilgiyi artırdı' diye konuştu.</p>

<p>Eskiden bireylerin evlilik sonrasında kendilerini sürekli daha genç, daha fit ya da daha çekici gösterme çabası içinde olmadığını belirten Op. Dr. Alkan, 'Bugün sosyal medyanın etkisi, geç yaşta evlilikler ve uzun süren flört dönemleri nedeniyle kişiler dış görünümlere daha fazla önem veriyor' dedi.</p>

<p><strong>'KENDİNİ BEĞENDİRME BASKISI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Estetik operasyonların artık yalnızca fiziksel bir değişim değil, sosyal hayatın da bir parçası haline geldiğini ifade eden Op. Dr. Alkan, 'Eskiden insanlar evlendikten sonra kendini sürekli başkalarına beğendirme ihtiyacı hissetmezdi. Ancak bugün evlilik yaşı ileri taşındı, sosyal medya görünüm baskısını artırdı ve boşanmalar çoğaldı. Bu nedenle flört süresi çok daha uzun hale geldi. İnsanlar da kendilerini sürekli daha iyi, daha genç ve daha bakımlı göstermek istiyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>'SOSYAL MEDYA FİLTRELERİ GERÇEKLİK ALGISINI BOZUYOR'</strong></p>

<p>Özellikle sosyal medya platformlarında sıkça karşılaşılan 'ameliyatsız 20-30 yaş gençleşme' vaatlerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Op. Dr. Alkan, birçok kişinin filtreler ve düzenlenmiş görüntüler nedeniyle gerçek dışı beklentilere kapıldığını belirtti.</p>

<p>Op. Dr. Alkan'a göre özellikle genç yaş grubunda estetik operasyonlara ilgi artarken, orta yaş grubunda ise daha genç görünme kaygısı ön plana çıkıyor. Sosyal medya uygulamalarında kullanılan filtrelerin, yüz hatlarını kusursuz gösteren efektlerin ve yapay zeka destekli fotoğraf düzenlemelerinin kişilerin aynadaki görüntüsünden memnun olmamasına neden olduğunu ifade eden Op. Dr. Alkan, bu durumun estetik operasyonlara olan ilgiyi artırdığını söyledi.</p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin gerçeği yansıtmadığını söyleyen Op. Dr. Alkan, 'Bugün dünyada bir insanı ameliyatsız yöntemlerle 20-30 yaş genç gösterebilecek bir teknoloji yok. Bir kişiyi en fazla 10-15 yıl daha genç göstermek mümkün olabilir. Bunun için de genellikle cerrahi operasyonlar ya da cildin üst katmanını kontrollü şekilde yenileyen kimyasal peeling ve lazer uygulamaları gerekir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'20-30 YAŞ GENÇLEŞME VAADİ GERÇEKÇİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Kimyasal peeling yöntemlerinde cildin üst tabakasının kontrollü olarak soyulduğunu belirten Op. Dr. Alkan, 'Bu sayede yeni hücre oluşumu destekleniyor ve cilt daha canlı görünebiliyor. Benzer şekilde fraksiyonel lazer uygulamaları da lazer ışınlarıyla cildin üst katmanında kontollü bir yenileme sağlıyor. Bu işlemler kolajen üretimini artırıyor ve cilt kalitesini iyileştiriyor' dedi.</p>

<p>Ancak hiçbir ameliyatsız yöntemin kişiyi onlarca yıl genç göstermeyeceğini belirten Op. Dr. Alkan, 'İnsanlar sosyal medyada gördükleri her görüntüye inanmamalı. Estetik uygulamalarda gerçekçi beklentiler çok önemli. Aksi halde kişi sonuçtan memnun olmayabiliyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>'ARTIK AMAÇ BİR BAŞKASINA BENZEMEK DEĞİL'</strong></p>

<p>Burun estetiğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Alkan, son yıllarda insanların artık birbirine benzeyen yüzler yerine daha doğal sonuçlar istediğini söyledi.</p>

<p>Özellikle sosyal medyada sıkça görülen 'tek tip güzellik' anlayışının yerini daha kişisel ve doğal dokunuşlara bıraktığını ifade eden Op. Dr. Alkan, 'İnsanlar artık ünlülere benzemek yerine kendi yüzüne uygun, daha dinç ve daha sağlıklı bir görünüm talep ediyor' dedi.</p>

<p><i>Op. Dr. Alkan sözlerini şöyle tamamladı:</i></p>

<p>'Eskiden çok kalkık, çok ince ve yapay duran burunlar daha fazla talep görüyordu. Bugün ise kişiler yüzüne uygun, doğal duran ve nefes alma fonksiyonunu koruyan burunlar istiyor. Burun estetiğinde önemli olan sadece güzel görünmek değil, aynı zamanda sağlıklı nefes alabilmektir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/flort-suresi-uzayinca-estetik-operasyonlara-talepler-mi-cogaliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/agency/dha/flort-suresi-uzayinca-estetik-operasyonlara-talepler-mi-cogaliyor.jpg" type="image/jpeg" length="43513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Işıkhan'dan Geri Ödemeli İlaç Müjdesi!]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/bakan-isikhandan-geri-odemeli-ilac-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/bakan-isikhandan-geri-odemeli-ilac-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, belirli hastalıkların tedavisinde uygulanan nakdi ücret desteğinin yüzde 10 ile yüzde 30 arasında artırıldığını duyurdu. Bakan Işıkhan, sosyal devlet anlayışıyla vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 'Önemli hastalıkların tedavilerinde ihtiyaç duyulan belirli ilaçları geri ödeme listemize aldık. Yurt içinde üretimi olmayan ilaçları yurt dışından temin ettik. Belirli hastalıkların tedavilerinde Sosyal Güvenlik Kurumumuzca uygulanan nakdi ücret desteğini yüzde 10 ila yüzde 30 oranında artırdık' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Işıkhan, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğ ile vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine ulaşımını kolaylaştıracak yeni düzenlemeleri hayata geçirdik. Önemli hastalıkların tedavilerinde ihtiyaç duyulan belirli ilaçları geri ödeme listemize aldık. Yurt içinde üretimi olmayan ilaçları yurt dışından temin ettik. Belirli hastalıkların tedavilerinde Sosyal Güvenlik Kurumumuzca uygulanan nakdi ücret desteğini yüzde 10 ila yüzde 30 oranında artırdık. Vatandaşlarımızın sağlığının korunması ve en etkin tedavi yöntemlerine ulaşabilmesi için gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Süreç boyunca hassasiyetleri ve destekleri için Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum' ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Güncel, Sağlık, Siyaset</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/bakan-isikhandan-geri-odemeli-ilac-mujdesi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/05/vedatisikhan-1.jpg" type="image/jpeg" length="57190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan GÖKBEY ambulansları paylaşımı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglundan-gokbey-ambulanslari-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglundan-gokbey-ambulanslari-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanlığı'nın envanterine katılacak olan GÖKBEY ambulanslarının havalandığını, yaptığı sosyal medya paylaşımıyla duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'de gerçekleştirilen GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı'na katıldı.</p>

<p>GÖKBEY ambulanslarının, Sağlık Bakanlığı'nın envanterine katılacağını sosyal medya hesabınıdan yaptığı paylaşımla duyuran Memişoğlu, TUSAŞ mühendisleri ve Savunma Sanayii Başkanı Halık Görgün'e teşekkürlerini iletti.</p>

<p>GÖKBEY ambulanslarının, "'Üreten Sağlık' vizyonumuzun gökyüzündeki gurur nişanesi" olarak tanıkmlayan Bakan Memişoğlu, ambulansların en zorlu hava şartlarında dahi vatandaşların yanında olacağını kaydetti.</p>

<h2>"Artık semalarımızda yerli teknolojimiz şifa dağıtmak için süzülecek"</h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün TUSAŞ’ta tarihi bir ana, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik ettik. Yerli ve milli mühendisliğimizin gururu, "en iyisini biz yaparız" iddiamızın göğe yükselişi olan GÖKBEY ambulansımız gökyüzüyle buluştu! GÖKBEY, en zorlu coğrafyada, en sert iklimde vatandaşımıza uzanan devletimizin şefkat eli, adeta uçan bir acil servisimiz olacak. Dünyada yüksek teknoloji çoğu zaman yok etmek için havalanırken; Türkiye’nin teknolojisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes olmak için havalanıyor. Bu yıl envanterimize katacağımız 3 adet GÖKBEY ambulansımız, "Üreten Sağlık" vizyonumuzun gökyüzündeki gurur nişanesi olacaktır. Bu milli gurur tablosunun hayat bulmasında büyük emeği olan, Savunma Sanayii Başkanımız Haluk Görgün’e, kıymetli TUSAŞ ailesine ve gece gündüz demeden çalışan mühendislerimize yürekten teşekkür ediyorum. GÖKBEY milletimizin duasıyla havalanıyor; artık semalarımızda yerli teknolojimiz şifa dağıtmak için süzülecek. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı, uğurlu olsun." ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Bugün TUSAŞ’ta tarihi bir ana, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik ettik. Yerli ve milli mühendisliğimizin gururu, "en iyisini biz yaparız" iddiamızın göğe yükselişi olan GÖKBEY ambulansımız gökyüzüyle buluştu!<br />
<br />
GÖKBEY, en zorlu coğrafyada, en… <a href="https://t.co/cwLxXPai7m" rel="nofollow">pic.twitter.com/cwLxXPai7m</a></p>
— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) <a href="https://twitter.com/drmemisoglu/status/2041175995596632150?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 6, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ceren Dilan Koluaçık</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglundan-gokbey-ambulanslari-paylasimi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/kemal-memisoglu-4.jpeg" type="image/jpeg" length="76048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72 yaşındaki hastadan 3,7 kilo tümör alındı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/72-yasindaki-hastadan-37-kilo-tumor-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/72-yasindaki-hastadan-37-kilo-tumor-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilen ameliyatla A.A. (72) isimli hastanın sol kalça çevresinden yaklaşık 3,7 kilogram ağırlığında büyük yumuşak doku tümörü başarıyla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentte yaşayan A.A., yaklaşık 4 ay önce kalça bölgesinde şişlik ve hareket kısıtlılığı şikayetleriyle sağlık kuruluşuna başvurdu. Yapılan detaylı tetkiklerin ardından ERÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji ekibi tarafından ameliyat planlandı. Operasyon sırasında Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar, Dr. Feridun Arat ve araştırma görevlilerinden oluşan ekip, tümörü çevre dokulara zarar vermeden çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3></h3>

<h2><strong>Erken teşhis hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Kafadar, bu tür büyük yumuşak doku tümörlerinin erken teşhis ve multidisipliner yaklaşımla başarıyla tedavi edilebildiğini vurguladı. Benzer şikayetleri olan ve hızla büyüyen kitleleri olan kişilerin zaman kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kayseri, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/72-yasindaki-hastadan-37-kilo-tumor-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 04:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/agency/dha/72-yasindaki-hastadan-37-kilo-tumor-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="26330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: 7,7 milyon kişiye kanser taraması yapıldı, 28 bin vakaya erken tanı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglu-77-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-28-bin-vakaya-erken-tani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglu-77-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-28-bin-vakaya-erken-tani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 2025 yılında 7 milyon 700 bin vatandaşa ücretsiz kanser taraması yapıldığını açıkladı. Memişoğlu, yaklaşık 28 bin kişiye erken tanı konularak tedavi sürecinin başlatıldığını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, 2025 yılında “erken teşhis hayat kurtarır” anlayışıyla geniş çaplı kanser taramaları gerçekleştirildi. Bakan Memişoğlu, 7,7 milyon vatandaşın ücretsiz tarama hizmetinden yararlandığını belirterek, 276 bin kişide riskli bulgular tespit edildiğini ve bu kişilerin ileri tetkik için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildiğini ifade etti.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Erken teşhisle tedavi kolaylaştı</strong></h2>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda yaklaşık 28 bin vatandaşa kanser tanısı konulduğunu aktaran Memişoğlu, erken teşhis sayesinde hastaların büyük bölümünün küçük cerrahi müdahalelerle sağlığına kavuştuğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca 2025 yılında hayata geçirilen uygulama kapsamında 15,4 milyon kişiye toplam 39 milyon hatırlatma SMS’i gönderildiğini belirten Memişoğlu, bu sayede kanser taramalarına başvurularda rekor seviyeye ulaşıldığını kaydetti. Vatandaşların hiçbir şikayeti olmasa dahi Aile Sağlığı Merkezleri, KETEM ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanabileceği hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/bakan-memisoglu-77-milyon-kisiye-kanser-taramasi-yapildi-28-bin-vakaya-erken-tani</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 05:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/06/kemal-memisoglu-2.jpg" type="image/jpeg" length="28062"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital Detoks: Telefonu Bırakınca Vücutta Neler Oluyor?]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/dijital-detoks-telefonu-birakinca-vucutta-neler-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/dijital-detoks-telefonu-birakinca-vucutta-neler-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen akıllı telefonlar, hem fiziksel hem zihinsel sağlığımız üzerinde sessiz bir baskı oluşturuyor. Araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin stres, yorgunluk ve uyku bozukluklarına yol açabileceğini gösteriyor. İşte telefonunuzu bıraktığınızda vücudunuzda gerçekleşen bilimsel olarak kanıtlanmış değişimler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital detoks kavramı, modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan sürekli bağlantılı olma haliyle başa çıkmak için öne çıkıyor. Johns Hopkins Üniversitesi ve Harvard Tıp Fakültesi’nin yaptığı araştırmalar, ekran başında geçirilen sürenin stres hormonlarını artırdığını ve dikkat dağınıklığını tetiklediğini ortaya koyuyor. Telefonu bilinçli olarak bir süreliğine bırakmak, yalnızca zihinsel rahatlama sağlamakla kalmıyor; vücutta bir dizi fizyolojik iyileşmeyi de başlatıyor.</p>

<p></p>

<h2><strong>Beyin ve Dikkat Sistemleri</strong></h2>

<p></p>

<ul>
 <li>Sürekli bildirim ve sosyal medya, dopamin mekanizmasını tetikleyerek kısa süreli zevk ve uzun süreli stres yaratıyor.</li>
 <li>Telefon bırakıldığında, prefrontal korteks ve amigdala üzerindeki baskı azalıyor; dikkat ve konsantrasyon artıyor.</li>
</ul>

<p></p>

<h2><strong>Fiziksel Sağlığa Etkiler</strong></h2>

<p></p>

<ul>
 <li>Boyun ve omurga ağrılarında azalma gözlemleniyor. “Text neck” olarak bilinen boyun eğilmesi sorunu, ekran kullanımını sınırlayınca hızla hafifliyor.</li>
 <li>Göz kuruluğu ve baş ağrısı gibi ekran kaynaklı semptomlar azalıyor. Harvard Health raporlarına göre, doğal ışık ve ekran dışı aktivite göz sağlığını destekliyor.</li>
</ul>

<p></p>

<h2><strong>Uyku ve Hormonal Denge</strong></h2>

<p></p>

<ul>
 <li>Telefon bırakıldığında melatonin üretimi normale dönüyor; uyku kalitesi ve REM evreleri iyileşiyor.</li>
 <li>Kortizol seviyeleri düşerek gün boyu stres tepkisi azalıyor. Bu, bağışıklık sistemine de dolaylı fayda sağlıyor.</li>
</ul>

<p></p>

<h2><strong>Psikolojik ve Sosyal Faydalar</strong></h2>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Anksiyete ve depresyon semptomlarında azalma, genel ruh hali iyileşmesi gözlemleniyor.</li>
 <li>İnsanlar sosyal ilişkilerini yeniden güçlendirme ve yüz yüze etkileşimden aldığı doyumu artırma fırsatı buluyor.</li>
</ul>

<p></p>

<p>Dijital detoks, modern yaşamın gerektirdiği sürekli bağlılık kültürüne karşı atılmış bilinçli bir adım. Telefonu bir süreliğine bırakmak, hem zihinsel hem fiziksel sağlık için kritik bir fırsat sunuyor. Küçük adımlar, uzun vadede yaşam kalitesini ciddi şekilde artırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Keşfet, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/dijital-detoks-telefonu-birakinca-vucutta-neler-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 04:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/04/telefon.jpg" type="image/jpeg" length="35754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürekli Yorgunluk; Kronik mi, Hastalık mı?]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/surekli-yorgunluk-kronik-mi-hastalik-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/surekli-yorgunluk-kronik-mi-hastalik-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli yorgun mu hissediyorsunuz? Bu durum çoğu zaman sadece stres veya uykusuzlukla ilişkilendirilse de, altında gizli bir sağlık sorunu yatabilir. Kronik yorgunluk ile hastalık belirtilerini ayırt etmenin yolları ve doktora başvuru rehberi bu yazıda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Modern yaşamın hızlı temposu, yoğun iş ve sosyal hayat, düzensiz beslenme ve uyku sorunları çoğumuzu sık sık yorgun hissettirir. Ancak yorgunluğunuz uzun süredir devam ediyorsa veya günlük aktivitelerinizi etkiliyorsa, bu bir “kronik yorgunluk” belirtisi olabileceği gibi, altta yatan bir sağlık sorununun da habercisi olabilir. İşte dikkat edilmesi gerekenler ve alınabilecek önlemler.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Kronik Yorgunluk Nedir?</strong></h2>

<p>Kronik yorgunluk, genellikle 6 aydan uzun süren, dinlenmekle geçmeyen sürekli yorgunluk halidir. Fiziksel ve zihinsel enerjide belirgin düşüş, konsantrasyon kaybı ve motivasyon eksikliği ile kendini gösterir.</p>

<p><strong>Belirtileri:</strong></p>

<ul>
 <li>Gün boyu bitkin hissetme</li>
 <li>Küçük görevleri yapmakta zorlanma</li>
 <li>Konsantrasyon kaybı ve unutkanlık</li>
 <li>Uykunun yorgunluğu gidermemesi</li>
 <li>Sosyal aktivitelere ilgi kaybı</li>
</ul>

<p>Kronik yorgunluk çoğu zaman stres, uykusuzluk veya yoğun iş temposu ile ilişkilendirilse de, bazen ciddi hastalıkların erken işareti olabilir.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Yorgunluğun Altında Yatan Olası Sağlık Sorunları</strong></h2>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Tiroid Problemleri:</strong> Hipotiroidi veya hipertiroidi, metabolizmayı etkileyerek sürekli yorgunluk ve halsizlik yapabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anemi (Demir Eksikliği):</strong> Vücuttaki oksijen taşınması azaldığında enerji seviyeleri düşer. Kronik yorgunluk, soluk cilt ve baş dönmesi ile kendini gösterebilir.</p>
 </li>
 <li><strong>Uyku Bozuklukları:</strong> Uyku apnesi veya düzensiz uyku saatleri, gece yeterince dinlenmenizi engelleyerek gündüz aşırı yorgunluğa neden olur.</li>
 <li><strong>Kronik Enfeksiyonlar:</strong> Bazı gizli enfeksiyonlar (EBV, CMV gibi virüsler) vücutta uzun süre devam eden yorgunluk yaratabilir.</li>
 <li><strong>Depresyon ve Anksiyete:</strong> Psikolojik sağlık sorunları da fiziksel yorgunluk hissiyle kendini gösterebilir.</li>
 <li><strong>Kronik Hastalıklar:</strong> Diyabet, kalp yetmezliği, böbrek veya karaciğer hastalıkları gibi kronik hastalıklar da sürekli yorgunluğun altında yatan nedenler olabilir.</li>
</ol>

<h3></h3>

<h2><strong>Yorgunlukla Hastalığı Ayırt Etme Yöntemleri</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Süre:</strong> Stres ve uykusuzluğa bağlı yorgunluk kısa süreli olur. 6 aydan uzun süren yorgunluk, kronik veya hastalık kaynaklı olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dinlenme ile İyileşme:</strong> Normal yorgunluk, iyi bir uyku veya tatil ile geçer. Eğer yorgunluk dinlenmekle geçmiyorsa uyarıcıdır.</p>
 </li>
 <li><strong>Ek Belirtiler:</strong> Ateş, kilo kaybı, nefes darlığı, çarpıntı veya sürekli baş ağrısı gibi belirtiler ciddi hastalıkları düşündürür.</li>
</ul>

<h3></h3>

<h2><strong>Ne Zaman Doktora Başvurmalı?</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p>Yorgunluk 6 haftadan uzun sürüyorsa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Günlük yaşamı ve iş performansını etkiliyorsa</p>
 </li>
 <li>Ek olarak sürekli baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı veya açıklanamayan kilo kaybı varsa</li>
</ul>

<p>Doktor, kan testleri, tiroid fonksiyon testleri, vitamin ve mineral seviyeleri gibi tetkiklerle yorgunluğun nedenini araştırabilir. Gerektiğinde psikolojik değerlendirme ve uyku testleri de uygulanabilir.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Yorgunluğu Azaltmak İçin Öneriler</strong></h2>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Düzenli Uyku:</strong> Her gün aynı saatte yatmak ve kalkmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beslenme:</strong> Demir, B12 ve folik asit açısından zengin besinler tüketmek.</p>
 </li>
 <li><strong>Hafif Egzersiz:</strong> Düzenli yürüyüş, yoga veya esneme hareketleri enerjiyi artırır.</li>
 <li><strong>Stres Yönetimi:</strong> Meditasyon, nefes teknikleri ve hobiler ile zihinsel rahatlama.</li>
 <li><strong>Dijital Detoks:</strong> Sosyal medyadan ve ekranlardan kısa süreli uzaklaşmak, zihni dinlendirir.</li>
</ol>

<p></p>

<p>Kronik yorgunluk çoğu zaman göz ardı edilse de, uzun süren yorgunluk bazen ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Bu nedenle belirtileri dikkatle takip etmek, yaşam tarzını düzenlemek ve gerektiğinde profesyonel destek almak büyük önem taşıyor. Unutmayın, yorgunluk her zaman sadece stresin sonucu değildir; vücudunuzun size verdiği önemli bir mesaj olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ezgi Öz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/surekli-yorgunluk-kronik-mi-hastalik-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 06:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/12/uyku3.jpeg" type="image/jpeg" length="14250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinsi ilerleyen tehlike: Bel fıtığı belirtileri ve tedavisi]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/sinsi-ilerleyen-tehlike-bel-fitigi-belirtileri-ve-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/sinsi-ilerleyen-tehlike-bel-fitigi-belirtileri-ve-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[En sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alan bel fıtığı, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyerek yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. İşte, bel fıtığının dikkat edilmesi gereken belirtileri ve etkili tedavi yöntemleri…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Günümüzde sık görülen sağlık sorunlarından biri olan bel fıtığı, çoğu zaman basit bir bel ağrısıyla karıştırılıyor. Ancak uzmanlar, özellikle hareketle artan ve uzun süre geçmeyen ağrıların dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Bacağa vuran ağrı en önemli sinyal</strong></h2>

<p>Bel fıtığının en belirgin işaretlerinden biri, kalçadan başlayıp bacağa kadar yayılan ağrı. Halk arasında “siyatik” olarak bilinen bu durum, sinirler üzerindeki baskının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.</p>

<p>Buna ek olarak:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Bacaklarda uyuşma ve karıncalanma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kas güçsüzlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hareket kısıtlılığı</p>
 </li>
</ul>

<p>gibi belirtiler de hastalığın ilerlediğini gösterebiliyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Öksürürken bile artabilir</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre bel fıtığı olan kişilerde ağrı; öksürme, hapşırma ya da uzun süre oturma gibi durumlarda artış gösterebiliyor. Bu tür belirtiler, sinir sıkışmasının önemli işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeyin</strong></h2>

<p>Bazı durumlarda bel fıtığı ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Özellikle; idrar veya dışkı kontrol kaybı, her iki bacakta güçsüzlük, şiddetli ve yaygın uyuşma gibi belirtiler acil müdahale gerektiriyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>Erken teşhis tedaviyi kolaylaştırıyor</strong></h2>

<p>Uzmanlar, belirtilerin erken fark edilmesi durumunda ameliyatsız tedavi seçeneklerinin daha etkili olduğunu belirtiyor. Bu nedenle uzun süren veya şiddeti artan bel ağrılarında bir uzmana başvurulması öneriliyor.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></h2>

<p>Bel fıtığı tedavisi, fıtığın derecesine ve belirtilerin şiddetine göre değişir. Çoğu hastada ameliyatsız yöntemler yeterli olurken bazı ileri durumlarda cerrahi gerekebilir.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Ameliyatsız (konservatif) tedaviler</strong></h2>

<p>Hafif ve orta düzey vakalarda ilk tercih edilir:</p>

<h3><strong>İlaç tedavisi</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>İltihap azaltıcı ilaçlar</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Fizik tedavi ve egzersiz</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Bel kaslarını güçlendiren egzersizler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Duruş (postür) eğitimi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sıcak-soğuk uygulamalar</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong> İstirahat (kısa süreli)</strong></h3>

<p>Uzun süreli yatak istirahati önerilmez ancak akut ağrı döneminde kısa süreli dinlenme faydalı olabilir.</p>

<h3><strong>Enjeksiyon tedavileri</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Epidural steroid enjeksiyonları ile sinir üzerindeki iltihap ve baskı azaltılabilir.</p>
 </li>
</ul>

<h2></h2>

<h2><strong>Cerrahi tedavi (ameliyat)</strong></h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda gündeme gelir:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Şiddetli ve geçmeyen ağrı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İleri derecede kas güçsüzlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>İdrar/dışkı kontrol kaybı gibi ciddi bulgular</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Uygulanan ameliyat türleri</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p>Mikrocerrahi (en sık tercih edilen yöntem)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Endoskopik disk cerrahisi</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu yöntemlerle sinire baskı yapan fıtık dokusu temizlenir.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Destekleyici yöntemler</strong></h2>

<ul>
 <li>
 <p>Düzenli egzersiz</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kilo kontrolü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Doğru oturma ve kaldırma teknikleri</p>
 </li>
</ul>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/sinsi-ilerleyen-tehlike-bel-fitigi-belirtileri-ve-tedavisi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 03:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/designer-7.png" type="image/jpeg" length="86986"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalın bağırsak kanserinde erken teşhis çok önemli]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-teshis-cok-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-teshis-cok-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Hüseyin, kalın bağırsak (kolorektal) kanserinin erken teşhis edildiğinde yüzde 90'ın üzerinde tedavi edilebildiğini belirtti, 'Özellikle 50 yaş üstü bireyler için düzenli tarama programları hayati önem taşımaktadır' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lokman Hekim Etlik Hastanesi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Hüseyin, 1-31 Mart Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında farkındalığın artırılmasına yönelik açıklamalar yaptı. Op. Dr. Hüseyin, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alan kalın bağırsak kanserinin, çoğu zaman bağırsakta oluşan poliplerin seneler içinde kansere dönüşmesiyle ortaya çıktığını ifade etti. Op. Dr. Hüseyin, bu sürecin erken dönemde tespit edilmesi halinde hastalığın önlenebildiğini söyledi, 'Kalın bağırsak kanseri, önlenebilir kanser türleri arasında yer alıyor. Kalın bağırsak (kolorektal) kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 90'ın üzerinde tedavi edilebilir. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalın bağırsak kanseri riskinin bazı faktörlere bağlı olarak arttığını kaydeden Op. Dr. Hüseyin, 'Özellikle 50 yaş üstü bireyler için düzenli tarama programları hayati önem taşımaktadır. 50 yaş ve üzerindeki bireyler, ailesinde kanser öyküsü bulunanlar, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketenler ile hareketsiz yaşam sürenlerin risk grubunda yer almaktadır. Hastalık erken dönemde belirti vermeyebilir ancak dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi şikayetler dikkate alınmalıdır. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama programları hastalığın erken teşhisinde önemli rol oynamaktadır. 50-70 yaş arasındaki bireylerin iki yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırması önerilir. Kolonoskopi ise bağırsakların detaylı incelenmesini sağlar ve riskli poliplerin kansere dönüşmeden tespit edilmesine imkân tanır. Bu yöntemin 10 yılda bir uygulanması tavsiye edilir' diye konuştu.</p>

<p>Op. Dr. Hüseyin, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğine dikkati çekti 'Lif açısından zengin beslenme, düzenli fiziksel aktivite, işlenmiş gıdalardan uzak durma ve ideal kilonun korunması önemli. 50 yaşından itibaren herhangi bir şikayet olmasa dahi düzenli tarama yaptırılması gerekir. Unutmayalım ki erken teşhis hayat kurtarır' açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-teshis-cok-onemli</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/agency/dha/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-teshis-cok-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="92869"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç dökülmesinde rastgele vitaminler alınmamalı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/sac-dokulmesinde-rastgele-vitaminler-alinmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/sac-dokulmesinde-rastgele-vitaminler-alinmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saç dökülmesini tek başına şampuanlarla ya da rastgele vitaminlerle çözmeye çalışmanın en sık yapılan hatalar olduğunu kaydeden Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, 'Saç dökülmesi altta yatan bir durumun belirtisi olabilir ve bu tespit edilmeden yapılan müdahaleler zaman kaybına yol açabilir. Saç dökülmesi çoğu zaman geri dönüşümlü bir süreçtir. Ancak doğru zamanda doğru tanı konulmazsa kalıcı hale gelebilir' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gündelik yaşamda 'Saçım neden dökülüyor?', 'Saç dökülmesi hangi vitamin eksikliğinden olur?', 'Saç dökülmesi ne zaman ciddiye alınmalı?' gibi soruların, her yaş grubundan insanın ortak kaygısını yansıttığını oysa saç dökülmesi her zaman bir hastalık anlamına gelmediğini aktaran İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı'dan Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Gökçedağ Ünsal, dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>

<h2>Normal kabul edilen saç dökülmesi hangi sıklıkta olur?</h2>

<p>Saç dökülmesinde kritik kuralın dökülmenin tipi, süresi ve eşlik eden bulgular olduğuna dikkat çeken Dr. Ünsal, 'Saçlar yaşam döngüsü olan yapılardır. Her saç teli; büyüme (anagen), geçiş (katagen),dinlenme (telogen) evrelerinden geçer. Bu nedenle günde ortalama 50-100 tel saç dökülmesi fizyolojik kabul edilir. Özellikle yıkama sırasında ya da tararken fark edilen dökülmeler çoğu zaman normaldir' dedi.</p>

<p>'DÖKÜLME ANİ BAŞLADIYSA VE BELİRGİN BİR ARTIŞ VARSA DİKKAT'</p>

<p>Uzm. Dr. Ünsal, 'Dökülme ani başladıysa, kısa sürede belirgin artış gösterdiyse, belirli bir bölgede yoğunlaştıysa ve saç yoğunluğunda gözle görülür azalma varsa 'normal' sınırların dışına çıkılmış olabilir. Bu durumlarda vakit kaybedilmeden bir dermatoloji hekimine başvurulmalıdır' dedi.</p>

<h2>En sık görülen nedenler</h2>

<p>Uzm. Dr. Ünsal, günümüzde en sık görülen saç dökülmesi sebeplerini ise şöyle sıraladı:</p>

<p>'Mevsimsel, strese veya vücuttaki değişikliklere bağlı tepkisel dökülme: Yoğun stres, geçirilen enfeksiyonlar, cerrahi operasyonlar ve ani kilo kaybı saç dökülmesini tetikleyebilir. Mevsimsel olarak özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında dökülmeler artabilir. Bu tip dökülmelere telogen effluvium adı verilir. Genellikli ani başlangıçlı dökülmelerdir. Kısa sürede yoğun saç dökülmesi görülebilir ancak çoğunlukla geçici bir durumdur; tam açılma ve kellik oluşumu beklenmemektedir. Stres ortadan kalktığında dökülen saçların yeniden çıkması beklenir.</p>

<p>'Androgenetik alopesi (genetik saç dökülmesi): Hem kadın hem erkek genetik yatkınlığı olan kişilerde bazı hormonların etkisine bağlı ortaya çıkar. Sıklıkla ailede benzer dökülme veya kellik öyküsü vardır. Erkeklerde dökülme genellikle şakaklardan ve tepe bölgesinden başlar. Kadınlarda ise ön saç çizgisi korunur, tepe bölgesinde seyrelme ve orta saç çizgisinde belirginleşme şeklinde görülür. Bu dökülme tipi ilerleyicidir ve erken dönemde müdahale edilmezse kalıcı hale gelebilir. Genetik olduğu için tamamen engellenemez ancak yavaşlatılabilir.</p>

<p>'Vitamin ve mineral eksiklikleri: Toplumda sık görülen demir, B12, D vitamini ve çinko eksiklikleri saç dökülmesini artırabilir. Ancak her saç dökülmesinin nedeni vitamin eksikliği değildir. Gelişigüzel takviye kullanımı hem gereksizdir hem de bazen dökülmeyi artırabilir.</p>

<p>'Hormonal problemler: Tiroit hastalıkları, doğum sonrası dönem, polikistik over sendromu gibi hormonal durumlar saç dökülmesine yol açabilir.</p>

<p>'Yanlış ürün ve işlemler: Sık ısı uygulamaları, aşırı kimyasal işlemler ve saçlı deriyi tahriş eden ürünler saçların koparak dökülmesini hızlandırabilir.'</p>

<h2>Dermatoloji uzmanına ne zaman başvurulmalı?</h2>

<p>Uzm. Dr. Ünsal, aşağıdaki durumlarda mutlaka dermatoloji uzmanına başvurularak bir değerlendirme yapılması gerektiğini kaydetti:</p>

<p>· 'Dökülme 2-3 aydan uzun sürüyorsa ve giderek artıyorsa,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Saç çizgisinde açılma veya seyrelme fark ediliyorsa,</p>

<p>· Kaş, kirpik ya da vücut kıllarında da dökülme varsa,</p>

<p>· Dökülmeye kaşıntı, kızarıklık veya pullanma eşlik ediyorsa,</p>

<p>· Saçlı deride veya vücudun başka bölgelerinde yuvarlak ya da oval, tamamen saçsız alanlar oluştuysa.'</p>

<h2>Saç dökülmesinde yapılan en büyük yanlış ne?</h2>

<p>Saç dökülmesini tek başına şampuanlarla ya da rastgele vitaminlerle çözmeye çalışmanın en sık yapılan hatalar olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Ünsal, 'Saç dökülmesi altta yatan bir durumun belirtisi olabilir ve bu tespit edilmeden yapılan müdahaleler zaman kaybına yol açabilir. Saç dökülmesi çoğu zaman geri dönüşümlü bir süreçtir. Ancak doğru zamanda doğru tanı konulmazsa kalıcı hale gelebilir' diyerek açıklamalarını bitirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/sac-dokulmesinde-rastgele-vitaminler-alinmamali</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/agency/dha/sac-dokulmesinde-rastgele-vitaminler-alinmamali.jpg" type="image/jpeg" length="64019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ALS Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir? Tedavisi var mı?]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/als-hastaligi-nedir-belirtileri-ve-nedenleri-nelerdir-tedavisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/als-hastaligi-nedir-belirtileri-ve-nedenleri-nelerdir-tedavisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nadir görülen ancak ilerleyici etkileriyle dikkat çeken ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz), sinir sistemini etkileyen ciddi bir nörolojik hastalık olarak biliniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında “kas erimesi hastalığı” olarak da anılan ALS, özellikle istemli kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla işlevini kaybetmesiyle ortaya çıkıyor.</p>

<h3><strong>Sinir Hücreleri Zamanla Hasar Görüyor</strong></h3>

<p>ALS hastalığında, beyin ve omurilikte bulunan motor nöronlar giderek hasar görüyor ve ölüyor. Bu durum, kaslara iletilen sinyallerin azalmasına neden olarak kaslarda güçsüzlük, erime ve hareket kaybına yol açıyor. Hastalık ilerledikçe hastalar konuşma, yutma ve nefes alma gibi temel fonksiyonlarda da zorluk yaşamaya başlıyor.</p>

<h3><strong>İlk Belirtiler Hafif Başlıyor</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre ALS’nin erken belirtileri çoğu zaman hafif seyrediyor. En sık görülen başlangıç bulguları arasında:</p>

<ul>
 <li>Kaslarda güçsüzlük</li>
 <li>El ve ayaklarda beceri kaybı</li>
 <li>Konuşmada peltekleşme</li>
 <li>Kas seğirmeleri (fasikülasyon)</li>
</ul>

<p>yer alıyor. Bu belirtiler zamanla artarak günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kesin Nedeni Tam Olarak Bilinmiyor</strong></h3>

<p><img alt="Als" class="detail-photo img-fluid" height="487" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/als.jpg" width="864" /></p>

<p>ALS’nin ortaya çıkış nedeni henüz tam olarak açıklanabilmiş değil. Vakaların büyük bir kısmı rastlantısal (sporadik) olarak görülürken, küçük bir bölümü genetik faktörlerle ilişkilendiriliyor. Çevresel etkenlerin de hastalığın gelişiminde rol oynayabileceği düşünülüyor.</p>

<h3><strong>Tedavi Hastalığı Durdurmuyor, Süreci Yavaşlatıyor</strong></h3>

<p>Günümüzde ALS’yi tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmuyor. Ancak bazı ilaçlar ve destekleyici tedavi yöntemleri hastalığın ilerlemesini yavaşlatabiliyor ve yaşam kalitesini artırabiliyor. Fizik tedavi, solunum desteği ve beslenme takibi bu süreçte büyük önem taşıyor.</p>

<h3><strong>Farkındalık Çağrısı</strong></h3>

<p>ALS, dünyada tanınmış isimlerin de mücadele ettiği bir hastalık olarak biliniyor. Özellikle beyzbol oyuncusu Lou Gehrig’in hastalığa yakalanmasının ardından, ALS uzun yıllar “Lou Gehrig hastalığı” olarak da anıldı.</p>

<p>Uzmanlar, erken teşhisin hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını vurgulayarak, kas güçsüzlüğü gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. ALS konusunda farkındalığın artırılması ise hem hastalar hem de yakınları için büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Güncel, Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/als-hastaligi-nedir-belirtileri-ve-nedenleri-nelerdir-tedavisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/stephen-hawking.jpg" type="image/jpeg" length="35466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece kafanız susmuyorsa dikkat: “Overthinking” beyni tüketiyor]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/gece-kafaniz-susmuyorsa-dikkat-overthinking-beyni-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/gece-kafaniz-susmuyorsa-dikkat-overthinking-beyni-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre sürekli düşünmek yani “overthinking”, fark edilmeden zihinsel yorgunluğa ve uyku problemlerine yol açıyor. Özellikle gece saatlerinde artan düşünce yoğunluğu ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gün içinde yaşanan olayları tekrar tekrar düşünmek, “ya şöyle olsaydı” diye senaryolar kurmak ve zihni susturamamak… Son yıllarda sıkça dile getirilen “overthinking” yani aşırı düşünme hali, birçok kişinin farkında olmadan yaşadığı bir sorun haline geldi. Uzmanlar, bu durumun özellikle gece saatlerinde daha da belirginleştiğine dikkat çekiyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>GECE ARTAN DÜŞÜNCE YOĞUNLUĞU RİSK OLUŞTURUYOR</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre gün içinde bastırılan stres ve kaygı, gece saatlerinde ortaya çıkıyor. Yatağa girildiğinde zihnin hızlanması, kişinin uykuya geçişini zorlaştırıyor.</p>

<p>Bu durum uzun vadede:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Uyku kalitesinin düşmesine</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabah yorgun uyanmaya</p>
 </li>
 <li>
 <p>Konsantrasyon problemlerine neden olabiliyor</p>
 </li>
</ul>

<h3></h3>

<h2><strong>“OVERTHINKING” NEDEN OLUR?</strong></h2>

<p>Uzmanlar, aşırı düşünmenin başlıca nedenlerini şöyle sıralıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gelecek kaygısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçmişte yaşanan olaylara takılı kalmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kontrol ihtiyacı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Stresli yaşam tarzı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sürekli telefon ve sosyal medya kullanımı</p>
 </li>
</ul>

<p>Bu faktörler bir araya geldiğinde zihin, dinlenmek yerine sürekli aktif kalıyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>BEYİN DİNLENEMİYOR</strong></h2>

<p>Aşırı düşünme durumunda beynin sürekli “tehlike algısı” modunda kaldığını belirten uzmanlar, bunun vücudu da etkilediğini söylüyor.</p>

<p>Kalp atışında artış, kas gerginliği ve huzursuzluk hissi, overthinking’in en yaygın belirtileri arasında yer alıyor.</p>

<h3></h3>

<h2><strong>ZİHNİ SUSTURMANIN 5 YOLU</strong></h2>

<p><strong><i>Uzmanlara göre overthinking’i azaltmak için şu yöntemler etkili olabilir:</i></strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>Yatmadan önce ekran kullanımını azaltmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gün içinde kısa yürüyüşler yapmak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düşünceleri yazıya dökmek</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Nefes egzersizleri uygulamak</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uyku rutini oluşturmak</p>
 </li>
</ul>

<h3></h3>

<h2><strong>UZMANLAR UYARIYOR: HAFİFE ALMAYIN</strong></h2>

<p>Uzmanlar, sürekli hale gelen aşırı düşünmenin zamanla kaygı bozukluğu ve uyku problemlerine yol açabileceğini belirtiyor. Bu durumun uzun süre devam etmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/gece-kafaniz-susmuyorsa-dikkat-overthinking-beyni-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/10/yalnizlikk.jpg" type="image/jpeg" length="53541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan Bayramı’nda Beslenme Uyarısı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-beslenme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-beslenme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, bayramda kontrolsüz şeker ve yağ tüketiminin sindirim sorunlarından ciddi sağlık problemlerine kadar birçok riski beraberinde getirdiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Nazlı Nur Aslan Çin, Ramazan Bayramı süresince sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu. Çin, özellikle şekerli ve yağlı gıdaların sınırlı tüketilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Uzun süren açlık döneminin ardından bayramda ani ve aşırı yemek tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Çin, vücudun Ramazan boyunca enerji tasarrufu moduna geçtiğini ifade etti. Bu nedenle bayramda beslenmenin kademeli olarak artırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Tatlı tüketimi konusunda da dikkat çeken açıklamalarda bulunan Çin, “Yetişkin bir erkek için günde 2 dilim baklava, kadınlar için ise 1 dilim yeterlidir” diyerek aşırı şeker tüketiminin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirtti. Misafirliklerde ise daha hafif ve şekersiz tatlıların tercih edilmesini önerdi.</p>

<p><strong>“Yemekler yavaş ve uzun süre çiğnenmeli”</strong></p>

<p>Bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Çin, kahvaltıda yumurta, peynir, sebzeler ve kuruyemişlerin yer alması gerektiğini ifade etti. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesini öneren Çin, yemeklerin yavaş yenmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yemeklerin uzun süre çiğnenmeden hızlı tüketilmesi; şişkinlik, gaz ve hazımsızlık gibi sorunlara yol açabilir. İleri durumlarda diyare (ishal) görülebilir” diyen Çin, sindirim sisteminin korunması için dikkatli olunması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Diyabet hastalarına özel uyarı</strong></p>

<p>Diyabet hastalarının bayramda çok daha dikkatli olması gerektiğini belirten Çin, şekerli gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini ifade etti. Sağlıklı bireylerin de günde 2 porsiyondan fazla tatlı tüketmemesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Ayrıca uzun süre hareketsiz kalınmaması gerektiğini vurgulayan Çin, bayram süresince yürüyüş gibi fiziksel aktivitelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti. Aşırı şeker tüketiminin bağırsak sağlığını olumsuz etkileyerek yorgunluk ve ruh hali değişimlerine neden olabileceğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Uzmanlar, Ramazan Bayramı’nda sağlıklı bir süreç geçirmek için dengeli beslenme, kontrollü tatlı tüketimi ve düzenli hareketin büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-beslenme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/beslenme-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="70583"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilay'dan bayram özel kamu spotu]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/yesilaydan-bayram-ozel-kamu-spotu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/yesilaydan-bayram-ozel-kamu-spotu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 106 yıldır sürdürdüğü bağımlılıkla mücadele çalışmalarını toplumsal farkındalık odaklı projelerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Bu bağlamda Yeşilay'ın Ramazan Bayramı 'Eksik Olma' temalı kamu spotu hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu spotu, bayram döneminde aile, arkadaş ve sevdiklerle geçirilen değerli zamanların bağımlılıklar dolayısıyla eksik kalmaması mesajını ön plana çıkarıyor. 'Bağımlılıklar insanı bazen sevdiklerinden, bazen de hayattan uzaklaştırır. Sen olmazsan yerin dolmaz. Bu bayramda sofrada eksik olma' ifadelerinin yer aldığı kampanya, toplumda bağımlılıklardan uzak, sağlıklı bir yaşam bilinci oluşturmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda ayrıca bağımlılık sorunu yaşayanların 115'i arayarak Türkiye genelindeki 105 Yeşilay Danışmanlık Merkezinden (YEDAM) ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı destek alabileceği bilgisi yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/yesilaydan-bayram-ozel-kamu-spotu</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/agency/dha/yesilaydan-bayram-ozel-kamu-spotu.jpg" type="image/jpeg" length="72959"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne adaylarına bayram için beslenme ve seyahat önerileri]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/anne-adaylarina-bayram-icin-beslenme-ve-seyahat-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/anne-adaylarina-bayram-icin-beslenme-ve-seyahat-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, anne adaylarının bayramı hem sağlıklı hem de konforlu geçirmeleri için uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan Bayramı nedeniyle seyahat planları hız kazanırken bebeklerini kucağına almak için gün sayan çiftlerin bu süreçte ekstra hassas davranmaları gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Işık Kaban, anne adaylarının bayramı hem sağlıklı hem de konforlu geçirmeleri için uyarılarda bulundu.</p>

<p>Seyahat süresi ne olursa olsun gebelikte kan pıhtılaşma eğiliminin arttığını hatırlatan Bahçeci Tüp Bebek Merkezi doktorlarından Doç. Dr. Işık Kaban, 'Uzun süre hareketsiz kalmak damar sağlığı için risk oluşturabilir. Bu nedenle araba yolculuklarında her 2 saatte bir 10 dakikalık yürüyüş molaları verilmelidir. Otobüs veya tren yolculuklarında ise koridorda kısa turlar atılmalıdır. Özellikle uzun yolculuklar için önerilerimize varis çorabı kullanımını da ekliyoruz; uzun yolculuklarda alt ekstremite dolaşımını desteklemek adına varis çorabı giyilmesi pıhtı riskini minimize edecektir. Uçak yolculukları için 28 hafta öncesi gebeliklerde doktor raporu olmaksızın uçulabilir. 28-36 hafta arasında doktor raporu zorunludur. 36 hafta ve sonrası olan gebeliklerde ise uçakla seyahate izin verilmemektedir (Çoğul gebeliklerde bu sınır 32 haftadır). Doktorundan uçuş izni alan anne adayları kabin basıncı nedeniyle oluşabilecek şişkinliği önlemek için uçuş öncesi gaz yapıcı gıdalardan kaçınmalı ve uçuş boyunca bol su tüketmelidir' diye konuştu.</p>

<p><strong>ŞERBETLİ TATLILAR YERİNE SAĞLIKLI ATIŞTIRMALIKLAR</strong></p>

<p>Bayram ikramlarının anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Kaban, gebelik şekerine dikkat çekerek şu sözleri kaydetti;</p>

<p>'Gebelikte insülin direnci doğası gereği yüksektir. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızla yükseltip ardından 'reaktif hipoglisemi' dediğimiz halsizlik ve titreme ataklarına yol açabilir. Bu durum bebeğin de kan şekerini dalgalandırarak normalden iri doğmasına ve doğum sonrası komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Bu sebeple tatlı yerine kuru meyve, çiğ kuruyemiş veya sütlü tatlılar tercih edilmeli. Hamur işi ve börek gibi yüksek karbonhidratlı ikramlardan kaçınılmalı; tabaklar protein ve sebze ağırlıklı dengelenmelidir.'</p>

<p><strong>OTEL TATİLİNDE ENFEKSİYON RİSKİ VE GIDA GÜVENLİĞİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tatili otelde geçirecek gebeler için 'hijyen' ve 'tazelik' en önemli kriterler olduğunu belirten Doç. Dr. Kaban, havuz ve sauna gibi enfeksiyon riski taşıyan ortak alanlar yerine denizin tercih edilmesini önerdi. Doç. Dr. Kaban, otelde konaklayacak olan anne adayları için dikkat edilmesi gereken kuralları şu şekilde sıraladı:</p>

<p>'Mayonezli salatalar, açıkta bekleyen soslu mezeler ve çabuk bozulabilecek kremalı tatlılardan uzak durulmalı.</p>

<p>'Salataların temizliğinden emin olunmadığı durumlarda haşlanmış veya fırınlanmış sebzeler güvenli limandır.</p>

<p>'Gebelik lekelerini önlemek için yüksek faktörlü koruyucular ihmal edilmemelidir.</p>

<p>'Seyahate çıkmadan önce gidilecek bölgedeki en yakın tam teşekküllü sağlık kuruluşu not edilmeli ve tüm tıbbi kayıtların bir yedeği (dijital veya fiziksel) mutlaka çantada bulundurulmalıdır.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/anne-adaylarina-bayram-icin-beslenme-ve-seyahat-onerileri</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/agency/dha/anne-adaylarina-bayram-icin-beslenme-ve-seyahat-onerileri.jpg" type="image/jpeg" length="31483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan Bayramı'nda su tüketimini ihmal etmeyin]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-su-tuketimini-ihmal-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-su-tuketimini-ihmal-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin ardından bayramda bir anda ağır ve kalorili yiyeceklere yönelmenin sindirim sorunlarına ve kilo artışına yol açabileceğini aktaran Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, 'Bayram süresince porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli, yeterli su tüketimi ve hareket ihmal edilmemelidir' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında uzun süreli açlığa alışan vücudun bayramla beraber farklı bir beslenme düzenine geçtiğini hatırlatan Medical Park TEM Hastanesi'nden Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, bu dönemde özellikle besin seçimlerinin ve porsiyonların önem kazandığını söyledi. Bayram sofralarının geleneksel lezzetlerle oldukça zengin olduğunu belirten Dyt. Ayışık, doğru beslenme stratejileri ile bu dönemin kilo almadan ve sindirim sorunları yaşamadan geçirilebileceğini ifade etti.</p>

<h2>Kahvaltı atlanmamalı</h2>

<p>Ramazan boyunca özlenen kahvaltının bayram sabahı dengeli şekilde yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Ayışık, 'Protein ve lif açısından zengin bir kahvaltı gün içinde tokluk hissinin daha uzun sürmesine yardımcı olur. Kahvaltı öğünü atlanmamalı; yumurta, peynir, avokado veya zeytin gibi sağlıklı yağ kaynakları ile siyez, çavdar, tam tahıllı veya ekşi mayalı ekmekler tercih edilmelidir' dedi.</p>

<p>Bayram kahvaltılarında börek, sarma gibi geleneksel lezzetlerin de sıkça yer aldığını bildiren Dyt. Ayışık, bu tür besinlerin tamamen yasaklanması yerine porsiyon kontrolü ile tüketilmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağını belirtti. Dyt. Ayışık, 'Ekmek yerine sarma veya börek tercih edilecekse bunlardan sadece biri seçilmeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Gün içinde sarma ile birlikte bir kâse yoğurt tüketmek daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olabilir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Bayramda günlük su ihtiyacına özellikle dikkat edilmelidir"</h2>

<p>Bayram ziyaretlerinde çay ve kahve tüketiminin artabildiğine vurgu yapan Dyt. Ayışık, sıvı tüketiminde suyun ön planda tutulması gerektiğini söyledi. Dyt. Ayışık, 'Bayram ziyaretlerinde bolca çay ve kahve tüketilebiliyor. Bu nedenle günlük su ihtiyacına özellikle dikkat edilmelidir. Gün içinde en fazla 2 fincan kahve ve 4 bardak siyah çay tüketilmesini öneriyorum. Bitki çayları ise kişisel toleransa göre 3-4 bardak kadar tercih edilebilir' diye konuştu.</p>

<p>Gün içinde fazla yemek tüketildiği düşüncesiyle akşam öğününün atlanmaması gerektiğine değinen Dyt. Ayışık, bu yaklaşımın metabolizma açısından doğru olmadığını söyledi. Dyt. Ayışık, 'Gün içinde 'fazla kaçırdım' düşüncesiyle akşam yemeğini atlamak doğru değildir. Bunun yerine akşam saatlerinde daha hafif bir öğün tercih edilerek gün dengelenebilir. Sebze ve protein ağırlıklı bir öğün tercih etmek sindirim açısından daha uygun olacaktır' dedi.</p>

<p>Bayram denildiğinde akla ilk gelen ikramlardan birinin de tatlılar olduğunu söyleyen Dyt. Ayışık, şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Bu dönemde özellikle porsiyon kontrolü önemlidir. Bayramda kilo kaybı hedeflemek her zaman gerçekçi olmayabilir. Ancak porsiyonların kontrollü tüketilmesi kilo yönetimi ve kan şekeri dengesi açısından oldukça önemlidir. Örneğin, kahvenin yanında 1-2 kare çikolata ara öğün olarak tercih edilebilir.'</p>

<p>Bayram ziyaretlerinde yapılan bazı beslenme hatalarının gün sonunda yüksek kalori alımına neden olabildiğini belirten Dyt. Ayışık, 'Ziyaretlere aç karnına gitmek ikram edilen her şeyi fazla tüketmenize neden olabilir. Ayrıca 'nasıl olsa diyetim bozuldu' düşüncesiyle kontrolsüz yemek tüketmek de en sık karşılaşılan hatalardan biridir' diye konuştu.</p>

<p>Sıvı kalorilere de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Dyt. Ayışık, 'Şekerli çaylar, meyve suları ve gazlı içecekler gibi sıvı kaloriler daha hızlı kilo alımına neden olabilir. Gün boyu mutfağa gidip gelerek kurabiye, şeker ve tatlı tüketmek de gün sonunda fark edilmeden yüksek kalori alımına yol açabilir' dedi.</p>

<p>Reflü veya gastrit gibi mide rahatsızlığı bulunan kişilerin bayram döneminde beslenmelerine daha fazla dikkat etmeleri gerektiğini aktaran Dyt. Ayışık, uzun süre aç kalıp bir anda fazla yemek tüketmenin mide şikayetlerini artırabileceğini belirtti. Dyt. Ayışık, 'Bu nedenle bayram boyunca az ve sık beslenme düzeni korunmalıdır. Aşırı çay ve kahve tüketimi, gazlı içecekler ve çok yağlı yiyecekler reflü ve gastrit şikayetlerini tetikleyebilir. Yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmak sindirimi destekleyebilir' dedi.</p>

<p>Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı bulunan bireylerin bayram sofralarında porsiyon kontrolüne daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Ayışık, şunları dedi:</p>

<p>'Diyabet hastaları tatlı tercih edecekse mümkünse sütlü ve hafif tatlıları küçük porsiyonlarda tüketmelidir. Hipertansiyon ve kalp hastalarının ise tuz içeriği yüksek gıdalardan ve kızartmalardan kaçınması gerekir. Salamura ürünler ve işlenmiş etler kan basıncını artırabilir.'</p>

<p>Bayram süresince yeterli su tüketiminin hem metabolizmanın düzenli çalışmasına hem de sindirimin desteklenmesine yardımcı olacağını belirten Dyt. Ayışık, 'Yemeklerden sonra yapılacak kısa yürüyüşler sindirimi destekler ve kan şekeri kontrolüne yardımcı olabilir' diye konuştu.</p>

<p>Bayram sonrasında ani ve kısıtlayıcı diyetler yerine dengeli bir beslenme düzenine dönmenin daha sağlıklı olduğunu dikkat çeken Dyt. Ayışık, 'Sebze, lif ve protein açısından zengin besinlere ağırlık vermek, yeterli su tüketmek ve fiziksel aktiviteyi artırmak vücudun yeniden dengeye gelmesine yardımcı olacaktır' diye konuştu.</p>

<p>Dyt. Ayışık, bayramların sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz özel günler olduğunu hatırlatarak, 'Dengeli beslenme, porsiyon kontrolü ve aktif bir yaşam tarzı ile bayram dönemini hem keyifle hem de sağlığımızı koruyarak geçirmek mümkündür' diyerek açıklamalarını bitirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ramazan-bayraminda-su-tuketimini-ihmal-etmeyin</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/03/agency/dha/ramazan-bayraminda-su-tuketimini-ihmal-etmeyin.jpg" type="image/jpeg" length="60229"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
