<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Son Dakika Ankara Haberleri</title>
    <link>https://zafergazetesi.org</link>
    <description>Zafer Gazetesi, Ankara'dan son dakika haberleri ve güncel gelişmeleri anında okuyucularıyla paylaşır. Ankara'nın en önemli olayları, siyaset, ekonomi, spor ve kültürel gelişmeler için Zafer Gazetesi'ni takip edin. Başkentin güvendiği haber kaynağı.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://zafergazetesi.org/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 28 May 2026 03:33:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 402 Kültür Turu Hattı Bayramda da Hizmette]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ankara-buyuksehir-belediyesinin-402-kultur-turu-hatti-bayramda-da-hizmette</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ankara-buyuksehir-belediyesinin-402-kultur-turu-hatti-bayramda-da-hizmette" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Başkent’in tarihi ve kültürel noktalarına ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hizmete sunulan 402 numaralı “Başkent Kültür Turu” hattı, Kurban Bayramı boyunca da seferlerine devam edecek. Hat, Ulus’tan Anıtkabir’e, Hamamönü’nden Ankara Kalesi’ne kadar birçok noktaya ulaşım sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>Kültür Rotası Bayramda da Açık</strong></h2>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği 402 numaralı EGO otobüs hattı, Kurban Bayramı süresince de vatandaşlara hizmet vermeyi sürdürecek.</p>

<p>Hat, Başkent’in tarihi dokusunu tanımak isteyen yerli ve yabancı ziyaretçilere kolay ulaşım imkânı sunuyor.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>12 Duraklık Tarih ve Kültür Rotası</strong></h2>

<p>402 numaralı “Başkent Kültür Turu” hattı; Ulus, Ankara Kalesi, Hamamönü, Ulucanlar Cezaevi Müzesi ve Anıtkabir gibi önemli noktaları kapsayan 12 duraktan oluşuyor.</p>

<h2></h2>

<h2><strong>Haftanın 7 Günü Hizmet Veriyor</strong></h2>

<p>Hat, haftanın 7 günü 10.00 ile 18.00 saatleri arasında çalışıyor. Seferler yaklaşık 40 dakikalık aralıklarla düzenleniyor.</p>

<p>Yolcular, AnkaraKart veya temassız kredi kartı ile standart biniş tarifesi üzerinden hattı kullanabiliyor.</p>

<h2></h2>

<h2>Son Bir Yılda 46 Binden Fazla Yolcu</h2>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, hattın son bir yılda 46 binden fazla yolcu tarafından kullanıldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hat ile vatandaşların Ankara’nın tarihi ve kültürel mirasını daha yakından tanımasının hedeflendiği belirtildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür &amp; Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ankara-buyuksehir-belediyesinin-402-kultur-turu-hatti-bayramda-da-hizmette</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 02:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/gorsel-2026-05-27-020531006.png" type="image/jpeg" length="34805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinemada Bir Çağın Başlangıcı: Yıldız Savaşları]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/sinemada-bir-cagin-baslangici-yildiz-savaslari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/sinemada-bir-cagin-baslangici-yildiz-savaslari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte bugün, Star Wars (Yıldız Savaşları) film serisinin ilk filmi olan 'Star Wars IV: A New Hope' filmi gösterime girdi. Gelin birlikte bilim-kurgu tarihini değiştiren bu seriye yakından bakalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tam 49 yıl önce bugün, Amerika Birleşik Devletleri’nde sadece 32 sinema salonunda, sessiz sedasız bir film vizyona girdi. Ne stüdyo yöneticileri ne sinema eleştirmenleri ne de filmin genç yönetmeni, o sabah insanlığın popüler kültür tarihini sonsuza dek değiştirecek bir efsanenin doğduğundan haberdardı.</p>

<p>25 Mayıs 1977’de vizyona giren <strong>"Star Wars: Episode IV - A New Hope" (Yıldız Savaşları: Bölüm IV - Yeni Bir Umut)</strong>, sinemayı sadece bir sanatsal anlatı olmaktan çıkarıp küresel bir fenomene ve modern bir mitolojiye dönüştürdü.</p>

<p>George Lucas’ın Hollywood’u sarsan vizyonundan vizyon sabahı yaşanan gişe patlamasına, sinema endüstrisinde devrim yaratan ilklerden bugüne kadar giz kalmış ilginç detaylara kadar, "Çok çok uzak bir galaksi"nin miladını tüm yönleriyle inceliyoruz.</p>

<h2><strong>BİR GALAKSİ DOĞUYOR</strong></h2>

<p>1977 yılında vizyona girdiğinde adı sadece <i>Star Wars</i> olan film, daha sonra dokuz filmlik dev bir destanın dördüncü bölümü olarak tescillendi.</p>

<p><img alt="Star Wars 2" class="detail-photo img-fluid" height="345" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/star-wars-2.jpg" width="520" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Kısaca Konusu:</strong> Galaktik İmparatorluk’un acımasız tiranlığı altında ezilen bir galakside, barışın ve adaletin koruyucuları olan Jedi şövalyeleri neredeyse yok edilmiştir. Çöl gezegeni Tatooine'de amcasıyla yaşayan genç çiftçi <strong>Luke Skywalker</strong>, tesadüfen ele geçirdiği iki droid (R2-D2 ve C-3PO) sayesinde İmparatorluk'un gezegenleri yok edebilen devasa silahı <strong>Ölüm Yıldızı</strong>'nın (Death Star) gizli planlarına ulaşır. Yaşlı bir Jedi ustası olan Obi-Wan Kenobi, asi ruhlu kaçakçı pilot Han Solo ve sadık dostu Chewbacca ile birleşen Luke; İmparatorluk'un karanlık yüzü <strong>Darth Vader</strong>'a karşı koymak ve esir düşen Asi Prensesi Leia'yı kurtarmak için epik bir maceraya atılır.</li>
 <li><strong>Genç ve Bilinmeyen Kadro:</strong> George Lucas, izleyicinin karakterlerle doğrudan bağ kurabilmesi için başrollerde dönemin tanınmamış genç oyuncularını tercih etti:
 <ul style="list-style-type:circle" type="circle">
  <li><strong>Mark Hamill</strong> (Luke Skywalker)</li>
  <li><strong>Harrison Ford</strong> (Han Solo) - <i>Aslında marangozluk yaparken şans eseri keşfedilmişti.</i></li>
  <li><strong>Carrie Fisher</strong> (Prenses Leia)</li>
  <li><strong>Alec Guinness</strong> (Obi-Wan Kenobi) - <i>Kadroda saygınlığı olan tek usta aktördü.</i></li>
  <li><strong>David Prowse</strong> (Darth Vader'ın bedeni) ve <strong>James Earl Jones</strong> (Darth Vader'ın efsanevi sesi)</li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<h2><strong>SİNEMADA DEVRİM</strong></h2>

<p>Star Wars, sinema tekniklerini ve iş modelini kökten değiştirerek modern "blockbuster" (gişe rekortmeni film) çağını başlattı.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Industrial Light &amp; Magic (ILM):</strong> George Lucas, filmi çekmek istediğinde Hollywood’da hayalindeki özel efektleri yapabilecek hiçbir şirket olmadığını gördü. Bunun üzerine kendi efekt şirketi ILM’i kurdu. Bilgisayar kontrollü hareket eden kameralar (Dykstraflex) ilk kez bu filmde kullanıldı ve uzay gemisi savaşlarına inanılmaz bir gerçekçilik kazandırıldı.</li>
 <li><strong>Kullanılmış Evren Tasarımı:</strong> O döneme kadar bilimkurgu filmlerindeki gelecek tasvirleri hep pürüzsüz, bembeyaz, tertemiz ve sterildi. Lucas ise tam aksine paslı, kirli, metal yorgunluğu yaşayan, camları çatlak uzay gemileri tasarlayarak sinemaya <strong>"Kullanılmış Evren" (Used Universe)</strong> kavramını soktu. Bu, filmin fantastik yapısına rağmen izleyiciye son derece gerçekçi gelmesini sağladı.</li>
 <li><strong>Ses Devrimi ve John Williams:</strong> Ses tasarımcısı Ben Burtt, fütüristik sesleri (ışın kılıcı vınlaması, TIE Fighter çığlığı) gerçek dünyadaki mekanik ve doğal sesleri karıştırarak sıfırdan yarattı. Efsanevi besteci <strong>John Williams</strong>’ın klasik Londra Senfoni Orkestrası ile kaydettiği müzikler ise filmi bir uzay operasına dönüştürdü.</li>
</ul>

<h2><strong>GİŞE PATLAMASI</strong></h2>

<p>Dağıtımcı şirket 20th Century Fox dahil olmak üzere hiç kimse filmin başarılı olacağına inanmıyordu. Hatta film, batma ihtimaline karşı sadece 11 milyon dolarlık mütevazı bir bütçeyle tamamlanmıştı.</p>

<p><img alt="Star Wars 3" class="detail-photo img-fluid" height="476" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/star-wars-3.jpg" width="602" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Tarihi Gişe:</strong> Film vizyona girdiği andan itibaren sinema salonlarının önünde kilometrelerce uzayan kuyruklar oluştu. 1977 yılında, sadece ilk vizyon döneminde dünya çapında <strong>775 milyon dolar</strong> gibi o dönem için hayal dahi edilemeyecek bir hasılat elde etti. Enflasyon oranlarına göre hesaplandığında, film bugün hâlâ sinema tarihinin en çok kazanan ikinci yapımı konumundadır.</li>
 <li><strong>Merchandising (Ticari Ürün) Dehası:</strong> George Lucas, filmi çekmeden önce stüdyoyla yaptığı pazarlıkta yönetmenlik ücretinden kesinti yapılmasını kabul etti; karşılığında ise filmin tüm oyuncak, tişört, poster gibi yan ürünlerinin (merchandising) haklarını istedi. Stüdyo bu hakları "değersiz" görerek Lucas'a verdi. Bu hamle, Lucas’ı dünyanın en zengin bağımsız yapımcısı yaptı ve sinema sektöründe oyuncak ortaklıklarının önemini başlattı.</li>
</ul>

<h2><strong>ŞAŞKINLIK VE HAYRANLIK</strong></h2>

<p>1970’lerin Hollywood’u, Vietnam Savaşı ve Watergate skandalının etkisiyle depresif, gerçekçi ve karanlık filmlerle (Taxi Driver, The Godfather vb.) doluydu. Star Wars, bu karamsar atmosfere saf bir iyimserlik, macera ve umut aşıladı.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Olumlu Eleştiriler:</strong> Ünlü eleştirmen Roger Ebert, filmi <i>"Büyülü bir sinema deneyimi, sinemanın neden var olduğunu hatırlatan bir başyapıt"</i> olarak nitelendirdi. Film, sinematografik başarısını 10 dalda Oscar adayı olup <strong>6 Akademi Ödülü</strong> (artı bir Özel Başarı Ödülü) kazanarak taçlandırdı.</li>
 <li><strong>Münferit Eleştiriler:</strong> Bazı muhafazakar ve entelektüel eleştirmenler ise filmi "çocukça bir uzay masalı" olmakla, derin felsefi altyapıdan yoksun kalmakla ve sinemayı sanatsal gerçekçilikten uzaklaştırıp ticari bir panayıra dönüştürmekle suçladı.</li>
</ul>

<p><img alt="Star Wars 4" class="detail-photo img-fluid" height="290" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/star-wars-4.jpg" width="605" /></p>

<h2><strong>AZ BİLİNENLER</strong></h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Konu</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Detaylar</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Lucas'ın Kaçışı</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>George Lucas, filmin gişede batacağından o kadar emindi ki, vizyon günü sinemaları takip etmek yerine en yakın dostu Steven Spielberg ile birlikte Hawaii'ye tatile gitti. Başarıyı ancak tatildeyken haber bültenlerinden öğrendi.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Harrison Ford’un Tesadüfi Rolü</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Harrison Ford aslında film seçmelerine oyuncu olarak katılmamıştı. Lucas'ın eski ofisindeki marangozluk işlerini yaparken, diğer oyuncuların repliklerini okuması için ona yardım ediyordu. Lucas, Ford'un umursamaz ve karizmatik ses tonunu Han Solo karakterine o kadar yakıştırdı ki rolü ona verdi.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>"Işın Kılıcı" Sesinin Sırrı</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Işın kılıçlarının o efsanevi vınlama sesi; eski bir tüplü televizyonun arkasından çıkan statik gürültü ile eski sinema projeksiyon cihazlarının motor sesinin birleştirilmesiyle tamamen tesadüfen keşfedildi.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Kayıp Droid Çölde Kayboldu</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>İlk sahnelerin çekildiği Tunus çöllerinde, C-3PO'yu canlandıran Anthony Daniels'ın giydiği metal kostüm o kadar ağırdı ve içi o kadar sıcaktı ki, oyuncu çekim aralarında baygınlık geçirdi. Hatta Tunus ordusu, çölde yürüyen bu parlak robotu casus sanıp kısa süreli bir panik yaşadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>49 yıl önce vizyona giren o ilk film, bugün milyarlarca dolarlık bir ekosisteme, dizilere, oyunlara ve nesiller boyu aktarılan dev bir kültüre dönüştü. "Güç sizinle olsun" (May the Force be with you) repliği, sinema sınırlarını aşarak insanlığın ortak hafızasına kazındı. Gelecek yıl kutlanacak olan 50. büyük yıl dönümü öncesinde, Star Wars hâlâ sinema dünyasının en parlak yıldızı olarak parlamaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Barış Berkant Oğuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Tarih</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/sinemada-bir-cagin-baslangici-yildiz-savaslari</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 01:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/star-wars-1.jpg" type="image/jpeg" length="49629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihi Hatay Devleti Meclis Binası, Tiyatro Oldu]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/tarihi-hatay-devleti-meclis-binasi-tiyatro-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/tarihi-hatay-devleti-meclis-binasi-tiyatro-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Şubat depremlerinde yıkılan Hatay’ın simge yapılarından tarihi Hatay Devleti Meclis Binası, aslına uygun olarak yürütülen yoğun restorasyon çalışmalarının ardından küllerinden doğdu. Kentin kültürel mirasını geleceğe taşımayı hedefleyen tarihi yapı, Devlet Tiyatroları Sahnesi olarak kapılarını sanatseverlere açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da, 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve yeniden ayağa kaldırılan tarihi Hatay Devleti Meclis Binası, restorasyon çalışmalarının ardındın Devlet Tiyatroları Sahnesi olarak hizmet vermeye başladı.</p>

<p>Restore edilerek yeniden ayağa kaldırılan tarihi Hatay Devleti Meclis Binası için Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı'nın katılımıyla protokol imza töreni düzenlendi. Törende konuşan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, 19 Mayıs gibi özel bir günde Hatay'da olmaktan büyük gurur duyduğunu söyledi. Hatay Devlet Tiyatrosu'nu bu tarihi binada açmanın kendileri için çok önemli olduğunu aktaran Karadağlı, 'Sayın Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Hatay Devlet Tiyatrosu'nun kurulması için bizlere talimat verdi. Biz de Sayın Valimiz ve Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın destekleriyle burayı muhteşem bir sahne haline getirdik. Bugün, 19 Mayıs'ta sahnemizi açıyor ve imzalarımızı atıyoruz. Hataylılara hayırlı olsun. Burada olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bir tek isteğim var; Hataylılar Devlet Tiyatroları'nı yalnız bırakmasın. Biz sizler için buradayız. Lütfen bizi yalnız bırakmayın, oyunlarımıza gelin' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'BUGÜN İLK SAHNEMİZİ AÇIYORUZ'</strong></h2>

<p>Bu tarihi yapıyı yeniden ayağa kaldırarak kültürle, sanatla insanların buluşacağı bir merkez haline getirmekten dolayı gurur duyduklarını dile getiren Vali Masatlı, ise şunları söyledi:</p>

<p>'Burası, 1927 yılında Raşim Adalı tarafından yaptırılmış, daha sonra da Hatay Devleti Meclisi'ne ev sahipliği yapmış çok önemli bir yapı. Türkiye'ye katılımın ardından da farklı dönemlerde çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Daha sonra Valiliğimizin mülkiyetine geçen bina, maalesef 6 Şubat depremlerinde büyük hasar görmüş, Meclis binamız ve arkasındaki Adalı Konağı tamamen çökmüştü. O dönemde vatandaşlarımız büyük bir hüzün yaşarken, Hatay'ın sembol yapılarından birinin yıkılması da bu acıyı daha da artırdı. Bizler de ilk olarak bu sembol yapıların yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalara başladık. Yaptığımız protokol kapsamında bu yapıyı daha sağlam zeminlerde, aslına uygun şekilde yeniden inşa ettik. Ancak bu binaya bir işlev kazandırmak gerekiyordu. Konutlar, iş yerleri, okullar ve sağlık tesisleri inşa ederken; kültürel ve sanatsal faaliyetlerin de insanların iyi olma haline katkı sağlayacağını düşündük. Bu kapsamda, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile yapılan iş birliği sonucu buranın tiyatro sahnesi olarak hizmet vermesine karar verdik. Bugün ilk sahnemizi açıyoruz. Açılışın 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı akşamına denk gelmesi de bizim için ayrı bir anlam taşıyor.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programın ardından Ankara Devlet Tiyatrosu yapımı 'Bu Da Geçer Ya Hu' adlı oyun sahnelendi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/tarihi-hatay-devleti-meclis-binasi-tiyatro-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 05:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/dha/tarihi-hatay-devleti-meclis-binasi-tiyatro-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="77515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkentte 'Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' sergisi açıldı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/baskentte-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/baskentte-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Etnografya Müzesi'nde Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' adlı takı sergisi açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 18 Mayıs Uluslararası Müzeler Günü nedeniyle Ankara Etnografya Müzesi'nde 'Elde Vefa Gözde Zarafet: Takı Sanatının 12 Bin Yıllık Öyküsü' adlı takı sergisi açtı. Serginin açılışını Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı yaptı. Bakan Yardımcısı Yazgı, sergide, Epipaleolitik (Ara taş çağı) dönemden Osmanlı'nın son dönemine kadar üretilmiş 550 takının yer aldığını belirterek, 'Üstelik bu eserlerin 276'sı ilk kez ziyaretçiyle buluşuyor. Türkiye'nin dört bir yanındaki 60 müzemizden titizlikle bir araya getirilen bu nadide parçalar, sadece estetik bir zenginlik sunmuyor; medeniyetlerin birbirleriyle nasıl beslendiğini de gözler önüne seriyor. Takılar, insanlık tarihinin en eski ifade biçimleridir. Bir yüzük, bir kolye ya da bir mühür; kimi zaman bir inancı, kimi zaman bir statüyü, kimi zaman da aidiyeti temsil eder. Bu yüzden onlar sadece birer süs eşyası değil, toplumların kültürel kodlarını taşıyan canlı tarihi belgelerdir. Bu sergi bizlere Anadolu'nun binlerce yıldır farklı kültürlerin nasıl potası olduğunu ve insanlığın aslında tek ve ortak bir hikayeye sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır' dedi.</p>

<p><strong>'ÖZEL MÜZE SAYIMIZIN 453'E ULAŞMIŞ OLMASI GURUR VERİCİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Yardımcısı Yazgı, 2002 yılından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı müzelerde gerçekleştirilen sergi sayısının 667'ye ulaştığını kaydederek, 'Özellikle son 5 yılda gerçekleştirilen sergiler, müzecilik alanında ulaştığımız dinamizmi ve dönüşümü açıkça ortaya koymaktadır. 2024 yılında Japonya'da, 2024-2025 yıllarında Kore'de açtığımız 'Hititler' temalı sergiler, İtalya'da Roma'nın kalbi Kolezyumda 'Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi' Sergisi, 2025 yılında yine Roma'da Forum alanında 'Kybele' temalı sergiler düzenledik. Bunlardan Göbeklitepe sergimiz 6 milyon ziyaretçi ile tarihimizin en yüksek ziyaretçi sayısına ulaşan sergimiz olmuştur. 2026 yılı Şubat ayında ise Almanya Berlin'de 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisinin açılışını yaptık. Taş Tepeler temalı sergilerimizi Çin, Japonya, Avusturya gibi dünyanın önemli birçok kültür noktasında yapmayı sürdüreceğiz. Bu süreçte özel müzelerimizin katkısını da çok önemsiyoruz. Bakanlık olarak desteklediğimiz özel müze sayımızın bugün 453'e ulaşmış olması, kültür hayatımız adına gurur vericidir' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Yazgı daha sonra sergi alanını gezerek, eserler hakkında bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/baskentte-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/dha/baskentte-taki-sanatinin-12-bin-yillik-oykusu-sergisi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="19131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas Uluslararası Film Festivali Sona Erdi]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/sivas-uluslararasi-film-festivali-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/sivas-uluslararasi-film-festivali-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve TÜRKSOY iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Sivas Uluslararası Film Festivali, düzenlenen görkemli ödül töreniyle perdesini kapattı. Gecede, Türk ve dünya sinemasının en başarılı yapımları ödüllendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sineme Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali, ödül töreni ile sona erdi.</p>

<p>12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Sivas Uluslararası Film Festivali, sinema dünyasının önemli isimlerini, akademisyenleri, yönetmenleri ve sektör profesyonellerini Sivas'ta buluşturdu. Festival boyunca düzenlenen film gösterimleri, söyleşiler, atölyeler ve özel etkinlikler ile şehirde adeta sinema rüzgârı esti.</p>

<p>Sivas'ın kültür ve sanat hayatına önemli katkılar sunan festivalin kapanış programı, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen ödül töreni ve Yeşilçam Nostalji Konseri ile tamamlandı.</p>

<p>Programa; Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit, il protokolü, sinema dünyasının önemli isimleri, sanatseverler ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<h2><strong>'SİVAS'IN ZENGİNLİĞİ GÖRÜNÜR HALE GETİRMEYİ HEDEFLİYORUZ'</strong></h2>

<p>Kapanış programında konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, geride kalan 5 gün boyunca şehirde adeta bir sinema rüzgârı estiğini belirterek, 'Sanatın, kültürün ve sinemanın birleştirici atmosferini ve heyecanını hep birlikte yaşadık. Festival süresince düzenlenen etkinliklerle Sivas'ın dört bir yanında sinemanın coşkusu hissedildi, şehrimiz sanatla, söyleşilerle ve birbirinden kıymetli buluşmalarla çok özel günlere ev sahipliği yaptı. Festivalimiz bu yıl da önceki yıllardan aldığı birikim ve tecrübeyi daha ileriye taşıyarak; daha kapsamlı, daha güçlü ve daha zengin bir içerikle hemşehrilerimizle buluştu. 3 yıl önce büyük bir heyecan ve güçlü bir vizyonla başlattığımız festivalimizin bugün ulaştığı noktayı görmek bizler için son derece kıymetlidir. Her geçen yıl daha fazla ilgi gören, daha geniş kitlelere ulaşan festivalimiz; memnuniyetle ifade etmek isterim ki artık yalnızca bir etkinlik olmanın ötesine geçmiş, Sivas'ın kültür ve sanat alanındaki iddiasını ortaya koyan önemli bir organizasyon hâline gelmiştir. Önümüzdeki yıllarda; daha da büyüyen, uluslararası ölçekte daha fazla ses getiren, uzun metraj yapımlarla güçlenen ve sinema dünyasında daha güçlü bir yer edinen bir festival hedefiyle çalışmalarımızı aynı kararlılık ve heyecanla sürdüreceğiz. Bizler bu festival aracılığıyla Sivas'ın sahip olduğu bu zenginliği daha görünür hâle getirmeyi, şehrimizi kültür ve sanat alanında daha güçlü bir noktaya taşımayı hedefliyoruz' diye konuştu.</p>

<h2><strong>'SİVAS'TA OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUM'</strong></h2>

<p>Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ise, 'Sivas'ta olmaktan gerçekten çok mutluyum. Bu güzel şehre daha önce de defalarca geldim. Ancak ilk kez Devlet Tiyatroları Genel Müdürü olarak Sivas'tayım. Bildiğiniz üzere Sivas Devlet Tiyatrosu yaklaşık 30 yıldır burada önemli bir hizmet veriyor. Bundan sonra da daha sık Sivas'a geleceğim' dedi.</p>

<h2><strong>'SİVAS HER TÜRLÜ ÖVGÜYÜ HAK EDEN BİR ŞEHİR'</strong></h2>

<p>Sinema oyuncusu Hülya Koçyiğit de, Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas'ta bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, 'Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali'nin hayata geçirilmesinde emeği olan tüm emekçilere ve yöneticilerimize huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Böylesine anlamlı bir organizasyonu Sivas'ta gerçekleştirdikleri için kendilerine minnettarız. Çünkü Sivas, her türlü övgüyü hak eden çok özel bir şehirdir. Sivas denildiğinde aklımıza, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimizin kuruluş ruhu gelir. Bu mübarek şehir, tarihimizin en önemli dönüm noktalarına tanıklık etmiş; bağımsızlık mücadelemizin meşalesinin yakıldığı yer olmuştur. Cumhuriyetimizin temelleri burada atılmış, birlik ve beraberliğimiz burada güç kazanmıştır. İşte bu yüzden sanatın, kültürün ve böylesine anlamlı buluşmaların çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Sanat; insanları bir araya getiren, sevgiyi, kardeşliği ve ortak duyguları büyüten en güçlü değerlerden biridir. Ne mutlu bize ki böylesine köklü bir şehrin insanlarıyız. Ne mutlu bana ki bugün sizlerle aynı heyecanı paylaşabiliyorum' dedi.</p>

<h2><strong>ÖDÜLLER SAHİBİNİ BULDU</strong></h2>

<p>Festival kapsamında düzenlenen törende, Türk sinemasına katkı sunan isimler ödüllendirildi.</p>

<p>Yeşilçam'ın usta oyuncularından Hülya Koçyiğit'e Onur Ödülü takdim edilirken, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı ile Murat Ercanlı'ya ise Türk Sineması Hizmet Ödülü verildi.</p>

<p>Programda ayrıca TÜRKSOY Özel Ödülü Dastan Zhappar Ryskeldi'ye takdim edildi. En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü Ali Nuri Türkoğlu, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü Deniz Uğur, En İyi Yardımcı Oyuncu Ödülü'nü ise Burak Haktanır aldı. 'Gönül Dağı' dizisinin yapım ekibi de En İyi Dizi Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<p>Festival kapsamında kurmaca ve belgesel film kategorilerinde jüri özel ödülleri ile en iyi film ödülleri sahiplerini bulurken, yarışmaya katılan finalist filmler de izleyicilerin beğenisine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gecenin sonunda sanatçı Nilgün Kızılcı'nın sahne aldığı, Şef Kürşat Taydaş yönetimindeki Yeşilçam Nostalji Konseri düzenlendi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Sivas, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/sivas-uluslararasi-film-festivali-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 02:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/dha/sivas-uluslararasi-film-festivali-sona-erdi.jpg" type="image/jpeg" length="26613"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Türkçe, Tarihle Yaşıt Medeniyet Yürüyüşünün Sesidir']]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu'ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir' diye konuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda '749'uncu Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma Etkinlikleri: Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri' törenine katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ve Türk dünyasından davetliler yer aldı.</p>

<h2><strong>'DİLİMİZ, BENZERSİZ BİR HAZİNE'</strong></h2>

<p>Bakan Ersoy, Karamanoğlu Mehmet Bey'in, 'Bugünden sonra hiç kimse divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşmayacak' fermanının 749'uncu yıl dönümü vesilesiyle bir arada olduklarını vurguladı. Ersoy, 'Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu'ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir. Dilimiz; milletimizin hafızasını diri tutan, kültürünü taşıyan ve medeniyet düşüncesini, anlayış ve algısını nesilden nesle aktaran benzersiz bir hazine; milli kimlik ve karakterimizin özgün vesikasıdır' dedi.</p>

<h2><strong>'DİL BİLİNCİ HERKESİN SORUMLULUĞUDUR'</strong></h2>

<p>Atatürk'ün, 'Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin' sözünü hatırlatan Ersoy, 'Dil bilinci, sadece onun üzerinde çalışma yapan bilim insanlarının, eser veren ediplerin sorumluluğu değildir. Dil, onu kullanan herkesin özen göstermesi, sahip çıkması, hassas davranması gereken bir emanettir. Özellikle popüler kültürün yönlendirdiği, yaygınlaştırıp normalleştirdiği bozuk dil kullanımı, çocuk ve gençlerimizin yabancı dillere ait ve hatta onlarda dahi yadırganan ifadeleri dillerine pelesenk etmeleri, hiçbir anlam taşımayan ancak taşıyormuş gibi kabullenilen yani temelsiz bir şekilde anlam atfedilen ünlemlerin, kelimelerin ve kısaltmaların konuşma dili olarak kullanılması, tehlikenin boyutunu göstermesi açısından önemli örneklerdir. Diyebiliriz ki bir milletin milli ve manevi bilincini, kimliğini bütünüyle temsil ve muhafaza eden dil bugün bu bilinci, aidiyetlerimizi, özgünlüklerimizi örseleyen, aşındıran bir araç haline dönüşmektedir. Bununla mücadele etmek için çocuklarımızın okuma alışkanlığını artırmalı, kültür bilincini güçlendirmeli, aidiyet kavramının temsil ettiği bize ait değerleri içselleştirmelerini sağlamalıyız' dedi.</p>

<h2><strong>'TÜRKÇE DİJİTAL ÇAĞDA DA GÜÇLENİYOR'</strong></h2>

<p>Türk Dil Kurumu'nun yürüttüğü çalışmalara değinen Ersoy, 'Diline sahip çıkan milletler hem geçmişine hem de geleceğine sahip çıkmış olur. Türk Dil Kurumu bu bilinçle çalışmakta; bir asra yaklaşan kurumsal bilgi ve birikimiyle, yürüttüğü bilimsel faaliyetlerle, dil ve kültür hayatımıza sunduğu kıymetli eser ve kaynaklarla yalnızca ülkemize değil, Türkçenin yankı bulduğu çok geniş bir coğrafyaya hizmet etmektedir. Bu hizmet; Türk dünyasını birbirine bağlayıp kenetleyen dil köprüsünü ayakta tutmakta, Türkçenin zenginliğini bilimsel bir hassasiyet ve titizlikle kayıt altına almaktadır. Ayrıca bütün temel unsurları korunarak Türkçemizin dijital çağın ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde güçlendirilmesi, üreten ve yön veren bir konuma taşınması için ciddi bir mücadele vermekte, bu alanda belirleyici bir rol oynamaktadır' açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>'TÜRKÇENİN KORUNMASI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</strong></h2>

<p>Bakan Ersoy ayrıca, 'Bakanlık olarak Türk diline hizmet yolunda kararlılıkla ilerlemeye, başta Türk Dil Kurumumuz olmak üzere Yunus Emre Enstitümüz, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız gibi farklı kurumsal çatılarımız altında; Türkçenin korunmasını, güçlendirilmesini, dünyanın dört bir köşesinde öğretilerek yaygınlaştırılmasını ve Türk diasporalarında, özellikle çocuk ve gençlerimizin dillerine sahip çıkmasını sağlamak gibi hayati çalışmaları yürütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/dha/turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir.jpg" type="image/jpeg" length="28458"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuvaldeki Anadolu İhtilali: 10’lar Grubu]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/tuvaldeki-anadolu-ihtilali-10lar-grubu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/tuvaldeki-anadolu-ihtilali-10lar-grubu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte bugün, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde okuyan 10 öğrenci 10'lar Grubu'nu kurdu. Gelin birlikte Türk sanatında önemli bir yere sahip bu gruba yakından bakalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk resim sanatının modernleşme sürecinde, Batı’nın tekniğiyle Anadolu’nun ruhunu aynı potada eriten en önemli kırılma noktalarından biri olan 10’lar Grubu’nun kuruluşunun üzerinden yaklaşık 80 yıl geçti.</p>

<p>1947 yılında Akademi koridorlarında bir öğrenci hareketi olarak başlayan bu serüven, bugün hâlâ Türk sanatının yerel motiflerle evrensele ulaşma çabasının mihenk taşı kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun "yol haritasını" çizdiği, genç sanatçıların ise fırçalarıyla hayata geçirdiği bu oluşumu; kuruluş nedenlerinden Türk sanatındaki devrim niteliğindeki etkilerine kadar tüm detaylarıyla inceliyoruz.</p>

<h2><strong>AKADEMİ KORİDORLARINDA İSYAN</strong></h2>

<p>1940’lı yılların sonuna gelindiğinde, Türk resim sanatı bir "taklit" çıkmazındaydı. Batı’yı yakından takip eden sanatçılar, teknik olarak başarılı olsalar da içerik olarak yerellikten kopuk kalmışlardı.</p>

<ul>
 <li>Bedri Rahmi’nin Atölyesi: Grubun tohumları, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinde atıldı. Eyüboğlu, öğrencilerine sürekli şu telkinde bulunuyordu: "Avrupa resmini öğrenin ama kendi toprağınızın kokusunu unutmayın."</li>
 <li>İlk Adım: 1947 yılında, hocalarının desteğini alan 10 yetenekli öğrenci, Türk resmine "milli bir kimlik" kazandırmak amacıyla bir araya geldi. İlk sergilerini Akademi’nin yemekhanesinde açarak, sanatın sadece seçkin salonlarda değil, hayatın her alanında olması gerektiğini savundular.</li>
</ul>

<h2><strong>NEDEN 10'LAR</strong></h2>

<p>Grubun ismi, başlangıçtaki üye sayısından gelse de, bu rakam hiçbir zaman bir sınır olmadı.</p>

<ul>
 <li>"Başlangıçta 10 Kişiydik": Kuruluş anında grupta tam 10 sanatçı bulunuyordu. Ancak Bedri Rahmi’nin vizyonuyla grup kısa sürede genişledi.</li>
 <li>Sayısal Değil, İlkeli Birlik: Grup üyeleri, kendilerini sayıyla sınırlamak yerine bir "açık kapı" politikası izlediler. Zamanla üye sayısı 40’a yaklaşsa da "10’lar" ismi, o ilk heyecanın ve çekirdek kadronun bir sembolü olarak kaldı.</li>
</ul>

<h2><strong>TÜRK SANATINA KATKILARI</strong></h2>

<p>10’lar Grubu, Türk resim sanatında "yerellik" ve "modernizm" arasındaki o meşhur köprüyü kuran yapıdır.</p>

<ul>
 <li>Anadolu Motiflerinin Keşfi: Grup üyeleri; kilim desenlerini, yazma motiflerini, halk sanatını ve minyatürleri tuvallerine taşıdılar. Anadolu’nun "nakış" geleneğini, Batı’nın "leke" ve "form" anlayışıyla harmanladılar.</li>
 <li>Halkçılık ve Sanat: Sanatı halka indirme çabasıyla, Anadolu’yu karış karış gezerek yerel temaları işlediler. Fikret Otyam’ın Güneydoğu portreleri veya Turan Erol’un Anadolu peyzajları bu anlayışın meyveleridir.</li>
 <li>D Grubu’na Tepki: O dönem hakim olan ve daha çok Batı odaklı bir modernizmi savunan "D Grubu"na karşı, daha "toprak kokan" bir alternatif sundular.</li>
</ul>

<h2><strong>10'LAR GRUBU'NUN SAHİPLERİ</strong></h2>

<p>Grubun ilk kadrosunda yer alan ve Türk resmine yön veren o isimler şunlardır:<br />
1. Nedim Günsür<br />
2. Leyla Gamsız<br />
3. Hulusi Sarptürk<br />
4. Mustafa Esirkuş<br />
5. Turan Erol<br />
6. Fikret Otyam<br />
7. Saynur Gürçay<br />
8. Maryam Özacaryan<br />
9. Ivon Karsan<br />
10. Nevin Edhem</p>

<p>(Daha sonra Adnan Varınca, Orhan Peker ve Mehmet Pesen gibi dev isimler de gruba dahil olmuştur.)</p>

<h2><strong>AZ BİLİNENLER</strong></h2>

<ul>
 <li>"El Greco mu, Kilim mi?": Bedri Rahmi, öğrencilerine El Greco’nun figür yapısıyla Anadolu kilimlerinin renk skalasını birleştirmelerini öğütlerdi. Grubun bazı eserlerinde bu iki zıt dünyanın nasıl büyük bir uyumla birleştiği bugün hâlâ sanat tarihçilerini şaşırtmaktadır.</li>
</ul>

<p></p>

<ul>
 <li>Maddi İmkansızlıklar: İlk sergilerini açacak para bulamadıkları için Akademi yemekhanesinde masa örtülerinin üzerinde sergileme yapmışlardır.</li>
 <li>Yazmacılık ve Resim: Grup üyelerinin birçoğu, sadece tuvalle yetinmemiş; Bedri Rahmi ile birlikte "yazmacılık" (kumaş baskı) geleneğini modernize ederek sanatın endüstriyel tasarıma geçişine de öncülük etmişlerdir.</li>
 <li>Ankara Sergileri: Grubun Ankara’da açtığı sergiler, başkentteki sanat çevresinde büyük yankı uyandırmış; devletin sanat politikasının "yerli modernizm" yönüne evrilmesinde etkili olmuştur.</li>
 <li>Kısa Ama Etkili: 10’lar Grubu yaklaşık 10 yıl (1947-1955) aktif kaldıktan sonra dağılmıştır. Ancak bu 10 yıl, Türk resminde sonraki 50 yılın yönünü belirlemiştir.</li>
</ul>

<p>10’lar Grubu, Türk sanatının kendi köklerinden beslenerek nasıl dünya sahnesine çıkabileceğinin en somut örneğidir. 2026 yılından geriye bakıldığında, bu genç sanatçıların cesareti; bugün hâlâ "milli bir çağdaşlık" arayışındaki sanatçılarımıza ışık tutmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Barış Berkant Oğuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Tarih</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/tuvaldeki-anadolu-ihtilali-10lar-grubu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/10lar-grubu-1.png" type="image/jpeg" length="73629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Art Contact İstanbul 6. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’nda Galeri Soyut Rüzgarı]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/art-contact-istanbul-6-uluslararasi-cagdas-sanat-fuarinda-galeri-soyut-ruzgari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/art-contact-istanbul-6-uluslararasi-cagdas-sanat-fuarinda-galeri-soyut-ruzgari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Galeri Soyut, 13–17 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenecek Art Contact İstanbul 6. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı’na 40 sanatçıyla katılarak çağdaş sanatın farklı disiplinlerini sanatseverlerle buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Art Contact İstanbul 6. Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı, bu yıl çağdaş sanat dünyasını yeniden İstanbul’da buluşturmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin önemli galerilerinden Galeri Soyut, 13 – 17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek fuara 40 sanatçıyla katılarak dikkat çekici bir seçki sunacak.</p>

<p>İstanbul’un kültür ve sanat takviminde önemli bir yere sahip olan fuar, Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Resim, heykel, seramik, baskıresim ve disiplinlerarası üretimlerin yer alacağı etkinlikte, çağdaş sanatın farklı ifade biçimleri geniş bir perspektifle izleyiciye sunulacak.</p>

<p></p>

<h2><strong>Kuşakları buluşturan özel seçki</strong></h2>

<p>Galeri Soyut’un fuarda yer vereceği 40 sanatçılık özel seçki; farklı kuşaklardan sanatçıları bir araya getirerek güncel sanatın dinamik yapısını görünür kılmayı amaçlıyor. Galerinin özgün sanat anlayışını yansıtan eserler, koleksiyonerler, sanat profesyonelleri ve sanat izleyicileri için dikkat çekici bir buluşma noktası oluşturacak.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tarih ve saatler belli oldu</strong></h2>

<p>Fuarın ön izleme günü 13 Mayıs Çarşamba günü gerçekleştirilecek. Sadece davetlilere açık olacak açılış programı 11.00 – 21.00 saatleri arasında düzenlenecek. Genel ziyaret günleri ise 14 – 16 Mayıs tarihlerinde 11.00 – 20.00, 17 Mayıs’ta ise 11.00 – 19.00 saatleri arasında sanatseverleri ağırlayacak.</p>

<p>Uluslararası katılımı, geniş galeri ağı ve çok yönlü sanat programıyla Art Contact İstanbul, bu yıl da İstanbul’u çağdaş sanatın önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/art-contact-istanbul-6-uluslararasi-cagdas-sanat-fuarinda-galeri-soyut-ruzgari</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-12-at-001734.jpeg" type="image/jpeg" length="90000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Kulübü’nden Yeşilçam nostaljisi: "Beklenen Şarkı" konseri sanatseverlerle buluşacak]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ankara-kulubunden-yesilcam-nostaljisi-beklenen-sarki-konseri-sanatseverlerle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ankara-kulubunden-yesilcam-nostaljisi-beklenen-sarki-konseri-sanatseverlerle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kulübü Derneği, İkinci Yüzyıl Etkinlikleri kapsamında “Yeşilçam Eserleri” temalı “Beklenen Şarkı” konserini sanatseverlerle buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk sanat müziğinin unutulmaz eserleri ile Yeşilçam filmlerine damga vuran şarkılar, Ankara’da düzenlenecek özel bir konser programında yeniden hayat bulacak. Ankara Kulübü Derneği tarafından organize edilen etkinlikte, Şubeler Türk Müziği Korosu sahne alacak.</p>

<p>Şef Tahir Aydoğdu yönetimindeki koro, “Beklenen Şarkı” adıyla gerçekleştirilecek konserde Yeşilçam’ın hafızalara kazınan eserlerini seslendirecek. Konser, 12 Mayıs 2026 Salı günü saat 20.00’de Ankara Konağı Antik Kır Bahçesi’nde düzenlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2><strong>Nostalji dolu müzik gecesi</strong></h2>

<p>Etkinlikte, Türk sinemasının klasikleşmiş filmlerinde yer alan ve yıllardır hafızalardaki yerini koruyan eserlerin seslendirilmesiyle izleyicilere nostalji dolu bir gece yaşatılması hedefleniyor. Müzik ve sinemanın buluşacağı gecede, Yeşilçam döneminin duygu yüklü atmosferi sahneye taşınacak.</p>

<p>Ankara Kulübü Derneği yetkilileri, yaptıkları açıklamada başkentte kültür ve sanat etkinliklerini sürdürmeye devam ettiklerini belirterek tüm sanat ve müzik tutkunlarını konsere davet etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ankara-kulubunden-yesilcam-nostaljisi-beklenen-sarki-konseri-sanatseverlerle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-11-at-203841.jpeg" type="image/jpeg" length="43383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polatlı Cumhuriyet Meydanı’nda Gordion Yarı Maratonu heyecanı yaşanıyor]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/polatli-cumhuriyet-meydaninda-gordion-yari-maratonu-heyecani-yasaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/polatli-cumhuriyet-meydaninda-gordion-yari-maratonu-heyecani-yasaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5’inci Gordion Yarı Maratonu ve 10K Koşusu etkinlikleri kapsamında düzenlenen ikinci gün programı, Polatlı Cumhuriyet Meydanı’nda vatandaşların yoğun katılımıyla sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AYCAN AYYILDIZ</strong></p>

<p>Ankara’nın Polatlı ilçesinde bu yıl 5’incisi düzenlenen Gordion Yarı Maratonu ve 10K Koşusu etkinlikleri kapsamında ikinci gün programı başladı. Polatlı Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinliklerde yarış kitlerinin dağıtımı devam ederken makarna ve çay partisi, Ankara filmleri afiş sergisi ile Gordion resim sergisi ziyaretçilerden ilgi görüyor.</p>

<p>Organizasyon komitesinde yer alan Şule Çınar, Gordion Vakfı iş birliğiyle düzenlenen etkinliğin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirileceğini ifade etti. Çınar, yarışların 10 Mayıs 2026 Pazar günü UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion Antik Kenti’nde yapılacağını belirtti.</p>

<h2><strong>“ÇOCUKLARI ÇOK ÖNEMSİYORUZ”</strong></h2>

<p>Şule Çınar, yarış organizasyonuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Bugün burada Polatlı Belediyesi’nin Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlediği etkinlik kapsamında sporcularımızın kit dağıtımını gerçekleştiriyoruz. Yarışımıza yaklaşık bin sporcu katılıyor. Bunun 200’ünü çocuk sporcular oluşturuyor. Çocukları çok önemsiyoruz, özellikle bu tarihi alanı görmelerini istiyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 09 At 12.38.04" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-09-at-123804.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Yarışlarda milli sporcular, yabancı sporcular ve amatör koşucuların yer alacağını vurgulayan Çınar, organizasyonun 10 kilometre ve 21 kilometre kategorilerinde düzenleneceğini söyledi. Çocuk koşularının ise yaklaşık 150 metrelik parkurda gerçekleştirileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>“ÇOK KEYİFLİ BİR KOŞU OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”</strong></h2>

<p>Etkinliğe yoğun talep olduğunu vurgulayan Çınar, “Beşincisini düzenlediğimiz yarışa inanılmaz bir ilgi var. Kayıtları üç gün önceden kapatmak zorunda kaldık. Şu anda etkinlik alanında ilkokul öğrencilerinin hazırladığı resim sergisi bulunuyor. Dün TOBB Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin sergisi vardı. Yarın da etkinliklerimiz Gordion’da devam edecek. Çok keyifli bir koşu olacağını düşünüyoruz, herkesi bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 09 At 12.38.05" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-09-at-123805.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Polatlı Son Dakika Haberleri, Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/polatli-cumhuriyet-meydaninda-gordion-yari-maratonu-heyecani-yasaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-09-at-123743.jpeg" type="image/jpeg" length="22967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acıklı Bir Gurbet Hikayesi: Dört Kapının Arkası]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/acikli-bir-gurbet-hikayesi-dort-kapinin-arkasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/acikli-bir-gurbet-hikayesi-dort-kapinin-arkasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya'ya işçi olarak giden bir ailenin acıklı hikayesinin anlatıldığı ''Dört Kapının Arkası'' geçtiğimiz aylarda yayımlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'ya işçi olarak giden bir ailenin acıklı hikayesinin anlatıldığı ''Dört Kapının Arkası'' geçtiğimiz aylarda yayımlanarak okuyucuların takdirine sunuldu. Kitabın yazarı Hatun Arslan gazetemize konuştu.</p>

<h2><strong>'YAŞANMIŞLIKLARA GÖZ YUMAMADIM''</strong></h2>

<p>Hatun Arslan aslen Giresun-Tirebolulu ve iki çocuk annesi bir yazar. Yazarlığa ilkokul yıllarında öğretmenin teşviki ile başladı.</p>

<p><img alt="Dört Kapının Arkası 1" class="detail-photo img-fluid" height="667" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/dort-kapinin-arkasi-1.jpg" width="450" /></p>

<p>Arslan Almanya'ya gidiş hikayesini, ''İlkokul ikinci sınıf bittiğinde yaz tatilinde iki erkek kardeşim ile ailemizin yanına Almanya'ya gittik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>12. sınıfa kadar okula orada devam ettim, sonra çalışma hayatına atıldım. Her ülkeden insanlarla tanışıp çoğu ile arkadaş olduk. Onlarla biz Türklerin yaşantıları hemen hemen aynıydı.</p>

<p>Yalnızca ortak pazara üye olan ülkelerin vatandaşları kısmen daha rahattı. Evlendikten bir kaç yıl sonra eşim Türkiye'ye dönelim dedi. 14 yıl sonra ben de seve seve döndük. Her zaman da (İyi ki de dönmüşüz) diyorum'' diye anlattı.</p>

<p>Arslan kitabın yazılma hazırlığında ise, ''Daha okul bitmeden bir roman yazma deneyimim oldu. Aradan yıllar geçti 1984 yılında eşimle Türkiye'ye dönüş yaptık. Ardından çocukken gittiğim Almanya'da duyduğum, fark ettiğim şahit olduklarım, bir dolu yaşanmışlıklara göz yumamadım ve onları bir kaç aileye paylaştırarak bu hikâyeyi yazmaya karar verdim. Dört kapının arkası da (rahmetli ailem altmış sekizlerde demiryoluyla gitmişlerdi, babam giderken dört gümrük kapısından geçtiklerini anlatırdı) bende o kapıların arkasında ki Almanya'da yaşanan hikâyeye uygun buldum'' dedi.</p>

<h2><strong>KARAKTERLİN KÖKENİ</strong></h2>

<p>Hatun Arslan 5 kişiden oluşan bu ailenin kökenini, ''O dönemler Almanya'nın çalıştırmak için yabancı işçi davetini duyanlar akın akın gitmeye başlamışlardı. Onlardan bir aile oluşturdum. Bu beş çocuklu aile de baba hariç Almanya'ya gider sonra aralarında çatışmalar çatlaklar oluşur sonra da oraya ne amaçla gittiklerini unutup ne hale geldikleriyle yüzleşirler kısaca milyonlarca vatandaşlarımızın sadece birinin hikayesi denebilir'' diyerek anlattı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 08 At 15.58.34" class="detail-photo img-fluid" height="4032" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-08-at-155834.jpeg" width="3024" /></p>

<p>Arslan ayrıca, ''Karakterler hayal ürünü tek gerçek kahramanım da benim gibi on bir yaşında Almanya'ya gitmesi ve ilk uçakla giderken yaşamış olduğu duygular da benim hissettiklerim. Diğer yaşanmışlıkların çoğu gerçek kesitlerin birer birleşimi'' dedi.</p>

<h2><strong>OKUYUCULARDAN ÖVGÜ</strong></h2>

<p>Arslan okuyuculardan pozitif yorumlar aldığını belirterek, ''Okuyuculardan çok güzel yorumlar almaktayım. İlk kitabım olmasına rağmen çok güç alıyorum olumlu yorumları için hepsine sonsuz teşekkürler'' dedi.</p>

<h2><strong>'HEPSİ İDOLÜM'</strong></h2>

<p>Hatun Arslan hangi yazarları idol aldığı sorusuna, ''Aslında yerli, yabancı yazarların hepsi bence birer idollerdir hangisinin kitabını okusam mutlaka çok şey alıyorum hepsine sonsuz saygı duyuyorum'' diyerek cevapladı.</p>

<h2><strong>YENİ PROJELER YOLDA</strong></h2>

<p>Hatun Arslan şu an elinde iki bitmiş roman daha olduğunu belirterek, ''Şu an zaten iki bitmiş kitap var birde üstte de yazdığım ilk deneme romanım (dikensiz gül) var onu Türkiye'ye geldiğimizde güvendiğimiz bir prodüktöre kaptırmıştık ama el yazımla olan defterler hâlâ bende onu da tekrar güncelleyip çıkartmayı düşünüyorum'' dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 08 At 15.55.46" class="detail-photo img-fluid" height="4032" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-08-at-155546.jpeg" width="3024" /></p>

<h3><strong>KİTABIN KONUSU</strong></h3>

<p>Kitap babaları öldükten sonra Almanya'ya çalışmak için göç eden bir aileyi anlatıyor. Kitabın ana kahramanı olayları gözünden gördüğümüz Nurcan karakteri. Aile Almanya'da para kazanıp tekrardan Türkiye'ye dönme hayali ile gurbete giderken hiç tahmin etmedikleri olaylar başlarına geliyor ve birbirleri ile sınanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Barış Berkant Oğuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/acikli-bir-gurbet-hikayesi-dort-kapinin-arkasi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-08-at-155835.jpeg" type="image/jpeg" length="24167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Spor Tarihle İç İçe: 5’inci Yarı Maraton İçin Büyük Heyecan]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/spor-tarihle-ic-ice-5inci-yari-maraton-icin-buyuk-heyecan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/spor-tarihle-ic-ice-5inci-yari-maraton-icin-buyuk-heyecan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Gordion Antik Kenti, bu sene 5’inci kez düzenlenecek Yarı Maraton ve 10K Koşusu ile spor, kültür ve tarihi bir araya getirecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın binlerce yıllık hafızasını taşıyan Gordion Antik Kenti, bir kez daha sporun ve kültürün buluşma noktası olmaya hazırlanıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi bölgede düzenlenecek “5. Gordion Yarı Maratonu &amp; 10K Koşusu” için geri sayım başladı.</p>

<p>8-10 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek kapsamlı organizasyon, yalnızca bir spor etkinliği olmanın ötesine geçerek Polatlı’yı üç gün boyunca adeta açık hava festival alanına dönüştürecek. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelecek sporcular ve ziyaretçiler, Frig medeniyetinin izleri arasında koşarken tarihle iç içe unutulmaz bir deneyim yaşayacak.</p>

<p><img alt="Haber3-1" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/haber3-1.jpeg" width="1536" /></p>

<p>Yarı maraton ve 10K yarışları, Gordion Antik Kenti ile Yassıhöyük çevresinde gerçekleştirilecek. Katılımcılar, binlerce yıllık geçmişe sahip tarihi atmosferde koşmanın ayrıcalığını yaşayacak.</p>

<p>Etkinlik kapsamında çocuk koşuları, halk oyunları gösterileri, mehteran ekibi performansları, antika araç sergileri ve kültürel etkinlikler de ziyaretçilerle buluşacak. Organizasyonun ilk gününde Ankara Kent Konseyi’nde yarış kitleri dağıtılırken, sergiler ve mini konserlerle etkinlik coşkusu başlayacak. İkinci gün ise Polatlı Cumhuriyet Meydanı sosyal ve kültürel aktivitelerle hareketlenecek.</p>

<p><img alt="Haber4-1" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/haber4-1.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>“Gordion artık sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır”</strong></h2>

<p>Gordion Vakfı Başkanı Kadim Koç, Gordion’un yalnızca bir antik kent değil, Anadolu’nun en önemli kültürel hafıza alanlarından biri olduğunu söyledi. Bölgenin yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu belirten Koç, Gordion’un Sakarya Havzası ile birlikte büyük bir medeniyet mirasını temsil ettiğini ifade etti.</p>

<p>2018 yılından itibaren yürütülen çalışmalar sonucunda Gordion’un Ankara’nın ilk UNESCO Dünya Mirası olduğunu hatırlatan Koç, “Gordion artık sadece bizim değil, tüm insanlığın ortak mirasıdır” değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgenin dünyanın en büyük tümülüslerinden birine, en eski ahşap yapı örneklerine ve Frig uygarlığının eşsiz izlerine ev sahipliği yaptığını vurgulayan Koç, Gordion’un uluslararası ölçekte daha güçlü projelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Organizasyonun temel amacının ise tarihi mirası daha geniş kitlelerle buluşturmak olduğunu kaydetti.</p>

<p><img alt="Haber5" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/haber5.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>UNESCO Sürecinin Arkasındaki Emek</strong></h2>

<p>Ankara Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Şevket Bülent Yahnici de konuşmasında Gordion’un Ankara ve Türkiye turizmi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>UNESCO sürecinde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi ve Polatlı’daki kurumların yoğun çaba ortaya koyduğunu belirten Yahnici, uluslararası düzeyde yürütülen çalışmalar sayesinde Gordion’un dünya çapında daha görünür hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>Yahnici, Polatlı Belediyesi, POTA ve Polatlı Tanıtım Merkezi’nin süreçte önemli katkılar sunduğunu belirterek, özellikle Kadim Koç ile Şule Çınar’ın organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük emek verdiğini ifade etti</p>

<p>UNESCO’nun yalnızca tarihi alanların listeye alınmasını değil, aynı zamanda o mirasın korunmasını ve doğru şekilde tanıtılmasını önemsediğini dile getiren Yahnici, son yıllarda Gordion’un tanıtımı adına önemli adımlar atıldığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Haber2-1" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/haber2-1.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>Polatlı’da Festival Havası Yaşatılacak</strong></h2>

<p>Açılış programında ayrıca Yakup Odabaşı da yer aldı. Program boyunca yapılan konuşmalarda sporun birleştirici gücüne dikkat çekilirken, organizasyonun Polatlı’nın tanıtımına önemli katkı sunduğu ifade edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/spor-tarihle-ic-ice-5inci-yari-maraton-icin-buyuk-heyecan</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 19:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/kapak1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="50178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Tiyatro Treni' Çankırı durağında seyircisiyle buluştu]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/tiyatro-treni-cankiri-duraginda-seyircisiyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/tiyatro-treni-cankiri-duraginda-seyircisiyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'dan 4 Mayıs'ta yola çıkan Tiyatro Treni'nin Ankara ile birlikte toplam 13 gar ve istasyonda 25 temsil gerçekleştireceği turnesinin üçüncü durağı Çankırı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirilen 'Tiyatro Treni' Çankırı'da yerini aldı.</p>

<p>Tiyatro sahnesi bulunmayan şehirlerde çocuklara ve yetişkinlere yönelik ücretsiz tiyatro oyunlarının sergilendiği 'Vagon Sahne Projesi' kapsamında 'Masal Treni' oyunu, Çankırı Garı'nda çocuklar için ücretsiz sahnelendi.</p>

<p>Yetişkin oyunu 'Komşu Köyün Delisi' ise saat 20.00'de izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Çankırı'nın ardından Yerköy, Hekimhan, Muş, Tatvan, Van, Palu, Gölbaşı, Pazarcık ve İskenderun güzergahını kapsayacak proje, yaklaşık 4 bin 160 kilometrelik rotayla tiyatroyu coğrafi sınırların ötesine taşıyan güçlü kültür hattı oluşturmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Proje kapsamında demir yolu hattının geçtiği illerde kültürel etkinliklerin artırılması ve tiyatro sanatının yaygınlaştırılması da amaçlanıyor.</p>

<p>İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı, demir yollarının geçtiği, tiyatro sahnesinin olmadığı illerde Vagon Sahne Projesi ile tiyatro oyunlarının sergilendiğini belirterek, 'Gelen ekibimiz Devlet Tiyatroları'nın sanatçıları. Burada gerçek tiyatro oyuncularıyla öğrencilerimizi ve halkımızı buluşturmuş olacağız. Tiyatroseverlerin uzun zamandır beklediği bir şeydi bu. Bundan sonra da farklı etkinliklerle bu tür organizasyonları artıracağız.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/tiyatro-treni-cankiri-duraginda-seyircisiyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/aa/tiyatro-treni-cankiri-duraginda-seyircisiyle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="88728"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[OSTİM Teknik Üniversitesi 'Uluslararası Kültür Günü']]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ostim-teknik-universitesi-uluslararasi-kultur-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ostim-teknik-universitesi-uluslararasi-kultur-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OSTİM Teknik Üniversitesi tarafından bu yıl yedincisi düzenlenen Uluslararası Kültür Günü, onlarca ülkeden gelen öğrencilerin katılımıyla büyük bir şölene dönüştü. Kampüs alanında kurulan stantlarda öğrenciler, kendi ülkelerine özgü kıyafetleri, dansları ve yemekleri tanıtarak kültürel etkileşimin en güzel örneğini sergiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>OSTİM Teknik Üniversitesi'nce bu yıl 7. Uluslararası Kültür Günü etkinliği düzenlendi.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, çeşitli ülkelerden öğrenciler kendi kültürlerini müzik, dans, geleneksel kıyafetler ve lezzetler ile tanıtma fırsatı buldu.</p>

<p>Etkinliğin açılışında konuşan, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Polat, üniversitenin 83 farklı ülkeden 2 bin 304 öğrencisiyle küçük bir dünya olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çeşitliliğin yalnızca sayısal bir veri olmadığına işaret eden Polat, bunun, kültürel, düşünsel ve insani değerler açısından büyük bir zenginlik sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Etkinliğin asıl mimarlarının öğrenciler olduğunu dile getiren Polat, barış, dostluk ve karşılıklı anlayışın hakim olduğu bir dünya temennisinde bulundu.</p>

<p>Afganistan, Azerbaycan, Endonezya, Filistin, Gine, Güney Kore, Irak, İran, Kamboçya, Kazakistan, Malezya, Mali, Mısır, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Paraguay, Rusya, Ruanda, Somali, Sri Lanka, Sudan, Suriye, Tacikistan, Tayland, Tunus, Ürdün ve Yemen'den katılımcıların yer aldığı etkinliğe, SESRIC, TİKA ve TÜRKSOY gibi uluslararası kuruluşlar da katkı sundu.</p>

<p>Etkinliğe, OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, TÜİK Başkan Yardımcısı Furkan Metin, Keçiören Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Aygün, TÜRKSOY Daire Başkanı Melik Özsöz ile çok sayıda ülkenin temsilcisi ve davetliler katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Eğitim, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ostim-teknik-universitesi-uluslararasi-kultur-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 18:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/agency/aa/ostim-teknik-universitesi-uluslararasi-kultur-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="99210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutluluk Sanatla Buluştu: Alp Bartu'dan "Dolce Vita" Sergisi]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/mutluluk-sanatla-bulustu-alp-bartudan-dolce-vita-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/mutluluk-sanatla-bulustu-alp-bartudan-dolce-vita-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da Timora Sanat Galerisi ev sahipliğinde açılan “Dolce Vita” sergisi sanatseverlerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da sanatı sanatseverlerle buluşturmayı amaçlayan Alp Bartu'nun “Dolce Vita” adlı Solo Sergisi ziyaretçileri sadece görmeye değil aynı zamanda hissetmeye de davet ediyor. Sergi Bartu'nun ifadesiyle bir mutluluk arayışından çok, mutluluğun kendisini deneyimleme biçimi olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Alp Bartu’nun eserleri, yaşamı olduğu gibi kabul eden bir tavrın izlerini taşıyor. Gündelik hayatın akışı, sanatçının tuvalinde yavaşlıyor; sıradan anlar farkındalıkla şekillenerek bir bütünlüğe kavuşuyor. Bu yönüyle “Dolce Vita” sergisi anların geçiciliği içinde bile onların taşıdığı güzelliği görünür kılan bir anlatıyı sunuyor.</p>

<h2><strong>Müzikle Resmin Uyumu</strong></h2>

<p>Sergide yer alan resimler, gündelik hayatın içinden seçilmiş anların beklenmedik bir yoğunlukla yeniden kurulduğu sahnelerden oluşuyor. Bisikletler, dans eden figürler, kıyılar, iç mekânlar ve kalabalıklar, Bartu’nun dünyasında tekrar eden imgeler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu imgeler, geçmişin sabit temsilleri olmaktan uzak; aksine şimdinin içinde dolaşan, dönüşen ve süreklilik kazanan görüntüler olarak varlık buluyor.</p>

<p>Sanatçının eserlerinde zaman doğrusal bir çizgide ilerlemez. Geçmiş, şimdi ve olası gelecek aynı yüzeyde buluşur. Bu durum, izleyiciyi yalnızca bir resme bakmaya değil; kendi hafızasıyla ilişki kurmaya yönlendirir. Her bir eser, hatırlamanın kendisini bir deneyime dönüştürür.</p>

<p>“Dolce Vita”, aynı zamanda resmin bir görme pratiği olarak nasıl dönüştüğünü de sorgular. Sanatçı ile eser arasında tek yönlü bir ilişki yoktur; Bartu resmi kurarken, resim de sanatçıyı yeniden kurar. Bu karşılıklı etkileşim, devinen ve çoğul bir anlatıyı beraberinde getirir. Çoğulluk, özellikle müzikle kurulan ilişkide kendini hissettirmektedir. Eserlerde yer alan figürler adeta ritimlerin taşıyıcısına dönüşürken, resimler görsel olduğu kadar işitsel bir deneyimi de sanatseverlere sunmaktadır. Ancak bu ritmin altında ince bir karşıtlık gizlidir: kalabalık ile yalnızlık. Figürler çoğu zaman bir aradadır, fakat birbirlerine temas etmez. Canlı ve parlak renklerin altındaki melankoli, dikkatli olan izleyicilere kendini açar.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 15.57.35" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155735.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<h2><strong>Bartu'nun Eserlerindeki Kadın Figürleri</strong></h2>

<p>Alp Bartu’nun resimlerindeki kadın figürlerinin önemli bir yeri vardır. Figürlerin renklerle kurdukları ilişki, onları hem somut hem de soyut bir düzleme taşır. Mekân ise bu duygusal yoğunluğun taşıyıcısı konumundadır. İç mekânlarda sıkışan ve yoğunlaşan figürler, dış mekânlarda açılır ve uzaklaşır. Perspektif, izleyiciyi resmin içine çeken bir derinlik kurarak bu deneyimi daha da güçlü kılar.</p>

<h2><strong>"İnsanların yaşadıkları üzüntüleri bir nebze olsun gidermesini arzuladım"</strong></h2>

<p>Zafer Gazetesi’ne konuşan sanatçı Alp Bartu, serginin isminin çıkış noktasını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>“Bunu İtalyanca mutlulukla ilişkilendirerek ‘Dolce Vita’ gibi bir duyguyla ele aldım; mutluluğu ben tuvalde yaşadım. Resmi kurarken, kompozisyonu düzenlerken yaşadım, izleyen de yaşasın istedim” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserlerinin yer aldığı serginin insana kendisiyle yüzleşme alanı açtığını söyleyen Bartu, “İnsanların birbirleriyle kucaklaşmasını, yaşadıkları üzüntüleri bir nebze olsun gidermesini arzuladım. Gün içinde kırdığımız, üzdüğümüz insanlarla yüzleşiriz. Bu sergiyle, o iç hesaplaşmanın ardından daha mutlu ve sevgi dolu bir yaşamın mümkün olduğunu ifade ediyorum” açıklamasında bulundu.</p>

<p>Sözlerinin sonunda ekonomik zorluklara da dikkat çeken sanatçı, “Avrupa’nın yaşadığı ekonomik sıkıntılar bize de yansıyor. Ama buna rağmen insanların birbirine sevgiyle yaklaşması gerektiğine inanıyorum” dedi.</p>

<p><img alt="1-9" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/1-9.jpeg" width="1591" /></p>

<p></p>

<h2><strong>Sergi 23 Mayıs’a Kadar Ziyaret Edilebilecek</strong></h2>

<p>Küratörlüğünü Berna Demirhan’ın üstlendiği Alp Bartu’nun “Dolce Vita” adlı Solo Sergisi, <strong>02 Mayıs – 23 Mayıs 2026 </strong>tarihleri arasında Timora Sanat Galerisi’nde ziyaretçilerini bekliyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 15.58.01" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155801.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p><img alt="2-8" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/2-8.jpeg" width="1087" /></p>

<p></p>

<p><img alt="3-6" class="detail-photo img-fluid" height="1328" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/3-6.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 15.57.12" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155712.jpeg" width="1332" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 15.57.04" class="detail-photo img-fluid" height="1199" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155704.jpeg" width="1600" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 06 At 15.57.19" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155719.jpeg" width="1399" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/mutluluk-sanatla-bulustu-alp-bartudan-dolce-vita-sergisi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-06-at-155755.jpeg" type="image/jpeg" length="46721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da Türk Müziği şöleni: Tanzer Kartal yönetiminde sezon konseri]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ankarada-turk-muzigi-soleni-tanzer-kartal-yonetiminde-sezon-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ankarada-turk-muzigi-soleni-tanzer-kartal-yonetiminde-sezon-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mİİ Hacettepe Sanat Okulu Türk Müziği Korosu, 4 Mayıs’ta Gençlik Parkı Necip Fazıl Salonu’nda sanatseverlerle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkentte sanatseverleri bir araya getirecek önemli bir etkinliğe imza atılıyor. Tanzer Kartal yönetimindeki Mİİ Hacettepe Sanat Okulu Türk Müziği Korosu, sezon konseri kapsamında Ankaralılarla buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p>4 Mayıs Pazartesi günü saat 19.00’da Gençlik Parkı içerisinde yer alan Necip Fazıl Salonu’nda gerçekleştirilecek konser, ücretsiz olarak izlenebilecek. Etkinlikte Türk müziğinin seçkin eserleri seslendirilerek dinleyicilere zengin bir repertuvar sunulacak.</p>

<p>Konserde ayrıca Hacettepe Sanat Okulu Roman Halk Dansları ekibi de sahne alarak geceye renk katacak.</p>

<p>Şef Tanzer Kartal yönetiminde sahneye çıkacak koro, hem geleneksel Türk müziği eserlerini hem de sevilen klasik parçaları yorumlayarak izleyicilere unutulmaz bir akşam yaşatmayı hedefliyor. Başkentte kültür ve sanat etkinliklerine ilgi duyanlar için konser, kaçırılmayacak programlar arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 1430" class="detail-photo img-fluid" height="1532" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/i-m-g-1430.jpeg" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Taner Topçu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür, Kültür &amp; Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ankarada-turk-muzigi-soleni-tanzer-kartal-yonetiminde-sezon-konseri</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/05/i-m-g-1433.jpeg" type="image/jpeg" length="73582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramankazan'da 'Ölümsüz Kahramanlara Vefa Projesi']]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/kahramankazanda-olumsuz-kahramanlara-vefa-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/kahramankazanda-olumsuz-kahramanlara-vefa-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği tarafından şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenen projenin kapanış töreni 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Müzesi’nde gerçekleştirildi. Geçen yıl ağustos ayında başlayan ve birçok alanda eğitimleri kapsayan proje, kursiyerlerin el emeği ürünlerinden oluşan sergiyle final yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramankazan 15 Temmuz Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği tarafından şehit yakınları ve gazilere yönelik yürütülen 'Ölümsüz Kahramanlara Vefa Projesi' düzenlenen kapanış programı ile sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Müzesi'nde gerçekleştirilen programa; Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatma Ayşe Güngör, Ankara Sivil Toplumla İlişkiler İl Müdürü Hayrettin İpekoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Cüneyt Özdemir, Kaymakam Mustafa Yılmaz, Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Onurkan Gülderen, Türkiye Gaziler Vakfı 2. Başkanı Mehmet Eğin, şehit yakınları ve gaziler katıldı.</p>

<p>Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü himayesinde, kaymakamlık ve belediyenin katkılarıyla hayata geçirilen projenin kapanış töreni, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve İlçe Müftüsü Abdullah Yalman'ın duası ile başladı.</p>

<p>Programda konuşan Dernek Başkanı Cafer Akın, geçen yıl ağustos ayında başlayan projenin sadece bir sosyal sorumluluk çalışması olmadığını, aynı zamanda bir dayanışma ve vefa hareketi olduğunu vurguladı. Akın, projenin amaçlarına değinerek şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Bu proje ile şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için sosyal, psikolojik ve ekonomik anlamda katkı sunmayı hedefledik. Kursiyerlerimiz; deri çanta yapımından kağıt rölyefe, sabun ve mum üretiminden akıl ve zeka oyunlarına kadar birçok alanda eğitim aldı. Ayrıca söyleşiler ve gezilerle sosyalleşme imkanı buldular.'</p>

<p>Konuşmaların ardından projeye katılan gazi ve şehit yakınlarına plaket ve sertifikaları takdim edildi. Protokol üyeleri ve davetliler, daha sonra proje kapsamında düzenlenen kurslarda üretilen ürünlerden oluşan sergiyi gezerek, kursiyerlerden bilgi aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kahramankazan Son Dakika Haberleri, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/kahramankazanda-olumsuz-kahramanlara-vefa-projesi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 22:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/agency/aa/kahramankazanda-olumsuz-kahramanlara-vefa-projesi.jpg" type="image/jpeg" length="24580"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ritmin Evrensel Dili: 29 Nisan Dünya Dans Günü]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/ritmin-evrensel-dili-29-nisan-dunya-dans-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/ritmin-evrensel-dili-29-nisan-dunya-dans-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarihte bugün, 29 Nisan Dünya Dans Günü. Gelin birlikte ritmin hayat bulduğu bu güne yakından bakalım.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gökyüzünden süzülen bir balerin hareketinden, sokak aralarındaki enerjik breakdans figürlerine kadar insanlığın en kadim ifade biçimi olan dans, bugün tüm dünyada coşkuyla kutlanıyor.</p>

<p>Sınırları, dilleri ve ideolojileri aşan tek ortak dil olan dansın onurlandırıldığı <strong>Dünya Dans Günü</strong>, bu yıl da milyonlarca insanı aynı ritimde buluşturuyor.</p>

<p>Modern balenin babası sayılan Jean-Georges Noverre’in doğum gününden UNESCO’nun resmi kararlarına, dansın iyileştirici gücünden tarih boyunca geçirdiği evrime kadar tüm detayları mercek altına alıyoruz.</p>

<h2><strong>NEDEN 29 NİSAN?</strong></h2>

<p>Dünya Dans Günü, tesadüfen seçilmiş bir tarih değildir. Bu özel gün, dans dünyasında devrim yaratan bir ismin mirasını yaşatır.</p>

<p><img alt="Dans Günü 4" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/dans-gunu-4.jpg" width="864" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Jean-Georges Noverre (1727-1810):</strong> Modern balenin yaratıcısı olarak kabul edilen Fransız dansçı ve koreograf Noverre, dansın sadece teknik bir gösteri değil, duyguları ifade eden bir sanat formu olması gerektiğini savunmuştur. Onun doğum günü olan 29 Nisan, bu nedenle dansın evrensel bayramı olarak seçilmiştir.</li>
 <li><strong>Kuruluş:</strong> 1982 yılında, UNESCO çatısı altında faaliyet gösteren <strong>Uluslararası Dans Konseyi (CID)</strong> tarafından resmiyet kazanmıştır.</li>
 <li><strong>Temel Amaç:</strong> Dansın sanatsal değerine dikkat çekmek, hükümetleri dans eğitimine teşvik etmek ve dansçıların toplumsal statüsünü güçlendirmektir.</li>
</ul>

<h2><strong>DANSIN EVRENSEL ELÇİLERİ</strong></h2>

<p>Dünya Dans Günü’nün en önemli geleneklerinden biri, her yıl dünyaca ünlü bir dansçı veya koreografın kaleme aldığı "Dünya Dans Günü Mesajı"dır. Bu mesaj, dansın o yılki temasını ve ruhunu yansıtır.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>Yıl</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Mesajı Kaleme Alan İsim</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><strong>Temel Vurgu</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>1982</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td>
   <p>Henrik Neubauer</p>
   </td>
   <td>
   <p>İlk resmi çağrı ve birleşme vurgusu.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>2024</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Marianela Núñez</p>
   </td>
   <td>
   <p>Dansın dayanıklılığı ve bireysel özgürlük.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>2025</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p>Yang Liping</p>
   </td>
   <td>
   <p>Kültürel miras ve doğa ile dansın bağı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong>2026</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p><i>Seçilen Küresel Sanatçı</i></p>
   </td>
   <td>
   <p>Yapay zekâ çağında insan bedeninin eşsizliği.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2><strong>MAĞARALARDAN SAHNELER</strong></h2>

<p>Dans, insanlık tarihinin başlangıcından beri bizimle olan bir "iletişim" biçimidir.</p>

<p><img alt="Dans Günü 3" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/dans-gunu-3.jpg" width="983" /></p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li><strong>Antik Çağ:</strong> Av sahnelerini taklit etmek, tanrılara şükretmek veya yağmur yağdırmak için yapılan ritüeller dansın ilk formlarıydı.</li>
 <li><strong>Rönesans ve Saray Dansları:</strong> Dans, Avrupa saraylarında bir sosyal statü göstergesi haline geldi. Bale bu dönemde disipline edildi.</li>
 <li><strong>Modern ve Çağdaş Dönem:</strong> Isadora Duncan gibi isimlerle dans, katı kurallardan sıyrılarak bireysel özgürlüğün ve içsel duyguların dışavurumu oldu.</li>
 <li><strong>Dijital Çağ (2020'ler):</strong> Sosyal medya platformları (TikTok, Instagram) dansın demokratikleşmesini sağladı; artık herkes kendi sahnesini dijital dünyada kurabiliyor.</li>
</ol>

<h2><strong>TOPLUMSAL ETKİSİ</strong></h2>

<p>Dünya Dans Günü’nün kutlanması, sadece bir günlük bir festival değildir. Bu hareketin dünya genelinde somut sonuçları olmuştur:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Eğitim Reformları:</strong> Pek çok ülkede dansın müfredatlara girmesi ve bir terapi yöntemi olarak kabul edilmesi sağlanmıştır.</li>
 <li><strong>Kültürel Diplomasi:</strong> Farklı ülkelerden dansçılar, siyasi gerginliklerin olduğu dönemlerde bile "sanatın diliyle" barış köprüleri kurmuştur.</li>
 <li><strong>Fiziksel ve Ruhsal Sağlık:</strong> Dansın Parkinson hastalığından depresyona kadar pek çok sağlık sorununa iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış, bu farkındalık Dünya Dans Günü aracılığıyla yaygınlaşmıştır.</li>
</ul>

<h2><strong>AZ BİLİNENLER</strong></h2>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>"Dans Çılgınlığı" Salgını:</strong> 1518 yılında Strazburg'da yüzlerce insanın haftalarca durmadan dans ettiği ve bazılarının yorgunluktan öldüğü "Dans Vebası" (Dancing Plague) tarihin en gizemli olaylarından biridir.</li>
</ul>

<p><img alt="Dans Günü 2" class="detail-photo img-fluid" height="636" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/dans-gunu-2.jpg" width="1006" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Ayakkabı Ömrü:</strong> Profesyonel bir balerinin ayakkabıları (point), bazen tek bir gösteri içinde bile eskiyip kullanılmaz hale gelebilir.</li>
 <li><strong>Spor mu Sanat mı?:</strong> Dansçıların kalp atış hızı ve fiziksel eforu, profesyonel futbolcular ve maraton koşucularıyla eşdeğer kabul edilir.</li>
 <li><strong>Türkiye’nin Dans Kimliği:</strong> Anadolu toprakları, dünyanın en zengin halk dansları envanterinden birine sahiptir. Horondan zeybeğe, halaydan kafkas danslarına kadar her figür bir göç, savaş veya aşk hikâyesini anlatır.</li>
 <li><strong>UNESCO Somut Olmayan Miras:</strong> Mevlevi Semahı gibi pek çok dans formu, UNESCO tarafından "İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası" listesine alınarak koruma altına alınmıştır.</li>
</ul>

<p>29 Nisan 2026 itibarıyla Ankara’dan New York’a, Tokyo’dan Rio’ya kadar her yerde tek bir çağrı yankılanıyor: <strong>"Dans etmeye devam edin!"</strong> Çünkü dans, kelimelerin bittiği yerde bedenin başlattığı en dürüst cümledir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Barış Berkant Oğuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Tarih, Yaşam</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/ritmin-evrensel-dili-29-nisan-dunya-dans-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/dans-gunu-1.jpg" type="image/jpeg" length="52239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Dünyası Gastronomi Festivali Ankara'da]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/turk-dunyasi-gastronomi-festivali-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/turk-dunyasi-gastronomi-festivali-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Dünyası Kültür, Turizm ve Gastronomi Festivali, 28 Nisan 2026 tarihinde Ankara'da düzenlenecek basın lansmanı ile başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Ankara'yı gastronominin de başkenti yapmak için düzenlenecek Türk Dünyası Kültür, Turizm ve Gastronomi Festivali 28 Nisan 2026 Salı gününde basın lansmanı ile başlayacak.</p>

<h2><strong>LANSMAN ANKARA KONAĞI'NDA</strong></h2>

<p itemprop="description">Türk Dünyası Kültür, Turizm ve Gastronomi Festivali'nin 28 Nisan 2026 Salı gerçekleşecek basın lansmanı Ankara Kulübü Derneği Genel Merkezi'nde bulunan Ankara Konağı'nda gerçekleştirilecek.</p>

<p itemprop="description"><img alt="Whatsapp Image 2026 04 22 At 19.13.26" class="detail-photo img-fluid" height="1102" src="https://zafergazetesiorg.teimg.com/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-22-at-191326.jpeg" width="1563" /></p>

<h2 itemprop="description"><strong>YETKİLİLER KATILACAK</strong></h2>

<p itemprop="description">Türk Dünyası Kültür, Turizm ve Gastronomi Festivali'ni organize eden Anadolu Kırsal Kalkınma ve İklim Değişikliği Derneği Genel Başkanı Rasim Uzun, Türkiye Gastronomi Federasyonu Genel Başkanı Yılmaz Seçim ve derneğin Genel Başkan Yardımcısı Aykut Kaya'nın basın lansmanında yer alacağı açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p itemprop="description">Ankara'nın kültür ve turizmine katkı sağlayacak festivalin programı basın lansmanında basın çalışanlarına açıklanacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Barış Berkant Oğuz</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat, Yenimahalle Son Dakika Haberleri</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/turk-dunyasi-gastronomi-festivali-ankarada</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2025/12/yemek-ankara.jpg" type="image/jpeg" length="96663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 21 yaşında: Kestik baştan çekiyoruz!]]></title>
      <link>https://zafergazetesi.org/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://zafergazetesi.org/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bu yıl 21’inci kez 1-10 Mayıs tarihleri arasında 54 yerli ve 17 yabancı filmi İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşturacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali (İFF), 1-10 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de seyircilerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl 21’incisi düzenlenecek olan festival, 14 ülkeden toplam 73 filmi, her zamanki gibi sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz olarak seyirciyle buluşturacak. Festival, dünyanın dört bir yanından başvurulan 490 film arasından seçilen 54 yerli ve 17 yabancı filmi seyircilerle buluşturacak.</p>

<h2><strong>3 FARKLI ŞEHİR 34 SALON</strong></h2>

<p>Film gösterimleri İstanbul’da Avrupa yakasında Beyoğlu Sineması, Fransız Kültür Merkezi, Aynalı Geçit Etkinlik Salonu, Yücel Kültür Merkezi ile Anadolu yakasında Bülent Ecevit Kültür Merkezi, Maltepe Yaşar Kemal Kültür Merkezi, Barış Manço Kültür Merkezi ve TAK-Tasarım Atölyesi Kadıköy’de düzenlenecek.</p>

<p>Ankara’daki gösterim mekanları Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, Mülkiyeliler Birliği, Makina Mühendisleri Odası Eğitim ve Kültür Merkezi, Kült Kavaklıdere Sineması, Batıkent Halkevi, Dikmen Halkevi, Mor Patika Kadın Derneği, ODTÜ Fizik Bölümü U2 Amfisi, ODTÜ Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri olarak belirlendi.</p>

<p>İzmir’de ise Fransız Kültür Merkezi, Türkan Saylan Kültür Merkezi, Tarık Akan Gençlik Merkezi, İzmir Halkevi, Karşıyaka Halkevi, Sanathane, Menderes Kültür ve Yaşam Derneği, İzmir Mimarlık Merkezi, Altındağ Kültür Merkezi, APİKAM, Art Venue İzmir (AVI), Bornova Gençlik Merkezi, Çağdaş Özürlüler Derneği, İnönü Kültür Merkezi, Karantina Meydanı, Pir Sultan Kültür Merkezi, Uğur Mumcu Gençlik Tiyatrosu gösterimlere ev sahipliği yapacak.</p>

<h2><strong>AÇILIŞ GECESİ 2 MAYIS'TA</strong></h2>

<p>Festivalin İstanbul açılış filmi, Hüseyin Karabey’in “Kuzeyden Gelen Adam” filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cuma saat 19.30’da Atlas Sineması’nda yapılacak. Gecenin sunuculuğunu Tilbe Saran üstlenecek. Açılış gecesinin özel konukları olacak.</p>

<p>Kadir İnanır’a teşekkür ve onur plaketinin verileceği gecede her yıl olduğu gibi bir set emekçisi de sahneye davet edilecek. Bu yılın set emekçisi Gökhan Özgül.</p>

<h2><strong>ANKARA VE İZMİR'DE FESTİVAL İÇİN YÜRÜYÜŞ</strong></h2>

<p>Ankara’da 2 Mayıs günü festival yürüyüşü saat 17.30’da Kuğulu Park’ta, İzmir’de 2 Mayıs günü saat 18.30’da Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde başlayacak.</p>

<p>Festivalin Ankara’daki açılış filmi Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü. Belgesel filminin yönetmeni Nur Tuğçe Biga da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın üye ve yöneticileri ile birlikte 2 Mayıs’ta saat 18.00’de Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek açılış gecesine katılacak. Gecenin sunuculuğunu Yezda Kaçar üstlenecek. Nomadika ezgileriyle sahnede olacak.</p>

<p>Festivalin İzmir açılış filmi de Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina filmi olacak. Açılış gecesi, 2 Mayıs Cuma saat 19.30’da İzmir Mimarlık Merkezi’nde yapılacak. Seyirciler 19.00'da sanatçı İlker Kılıçer'in Pantomim Gösterisi, fuayede düzenlenen 21. yıl Afiş Sergisi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Trio ile karşılanacak. Gecede direnişleri devam eden Digel Tekstil, Temel Conta ve Katı Atık Enerji İşçilerinin sesine kulak verilecek.</p>

<h2><strong>İSTANBUL'DA DOLU PROGRAM</strong></h2>

<p>Bu yıl festivalde usta yönetmen Pelin Esmer’in retrospektifi yer alacak. 11’e 10 Kala, Gözetleme Kulesi, Oyun ve yönetmenin Shakespeare’i Çanakkaleli kadınlarla buluşturan Kraliçe Lear belgeseli. 8 Mayıs Cuma günü TAK’ta yapılacak Kraliçe Lear ve Gözetleme Kulesi gösterimleri olacak.</p>

<h3><strong>· Erişilebilirlik</strong></h3>

<p>10 Mayıs’ta saat 14.00’te Engellenen Bireyler için Erişilebilir Sinema başlıklı panel ve forum, Erişilebilirlik İçin Her Şey’den Serim Berke Yarar ve Seben Ayşe Dayı Yarar katılımıyla düzenlenecek.</p>

<h3>· <strong>Hakan Tosun</strong></h3>

<p>10 Mayıs’ta saat 16.45’te Hakan Tosun’un Kamerası Hâlâ Kayıtta: Kent Hakkı ve Ekoloji Mücadeleleri başlıklı forum Aynalı Geçit Etkinlik Salonu’nda İmre Azem, Ceyhan Çılğın, Cihan Uzunçarşılı Baysal, Fuat Yücel Filizler, T. Gül Köksal ve Hakan Tosun’un ailesinin katılımıyla düzenlenecek.</p>

<h3>· <strong>Film rotası</strong></h3>

<p>3 Mayıs’ta saat 15.00’te “Beyoğlu Film Rotası: İşçi Hikâyelerinin İzinde Mekânlar” başlıklı etkinlikte rota boyunca; Dönersen Islık Çal, Duvara Karşı, Yusuf ile Kenan, Beyoğlu’nun Arka Yakası, Arkadaş, Muhsin Bey gibi unutulmaz filmlerin izi sürülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>YABANCI YÖNETMENLER GELİYOR</strong></h2>

<p>Festivalin bu yılki seçkisinde, emeğin ve hak mücadelesinin izini süren uluslararası isimler de izleyiciyle buluşuyor. 'Rüzgâra Karşı' filminin yönetmeni Felix Chou, 'Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin!' belgeselinin yönetmeni Doris Metz ve 'Tek Çekimde Emek' projesinin yürütücüsü Antje Ehmann, festival süresince gerçekleştirilecek gösterimlerde bizzat yer alarak izleyicilerle bir araya gelecek. İstanbul’da Felix Chou, Doris Metz ve Antje Ehmann, açılış gecesinde de konuklar arasında yerlerini alacaklar.</p>

<h2><strong>ANKARA'DA HER GÜN PANEL VE SÖYLEŞİ</strong></h2>

<p>3 Mayıs’ta Ulus Atatürk Heykeli önünde saat 12.30’da bir araya gelenler O’Film Route ekibi ile birlikte Ankara Filmleri Gezisine katılacak.</p>

<p>3 Mayıs günü saat 15.00’te ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Dünya Basın Özgürlüğü Günü Söyleşisi düzenlenecek. Etkinliğin konukları Aslı Alpar, Gökçer Tahincioğlu, Ali Ergin Demirhan.</p>

<p>3 Mayıs günü saat 19.30’da Kült Kavaklıdere’de Efendi Sinemanın Toksik Yalnızlığı başlıklı etkinlik Konu Bi Şey ekibiyle düzenlenecek.</p>

<p>5 Mayıs’ta saat 19.00’da ÇSM Gülten Akın Konferans Salonu’nda Yaratıcı Drama Yöntemi ile Film Atölyesi etkinliği Studio Fam ekibi ile düzenlenecek.</p>

<p>5 Mayıs günü saat 19.00’da ÇSM Sabahattin Ali Konferans Salonu’nda Hakan Tosun anısına belgesel gösterimi ve Sibel Tekin ile söyleşi olacak.</p>

<p>4 ve 7 Mayıs günlerinde saat 19.00’da Anatolia Kültür Merkezi’nde senaryo yazımı ve kurgu atölyeleri düzenlenecek.</p>

<h2><strong>İZMİR'DE DE PANEL VE SÖYLEŞİ VAR</strong></h2>

<p>3 Mayıs'ta Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde "Emek Mücadelesinde Sınırları Aşmak", Art Venue İzmir'de (AVI) Mert Güncüer katılımıyla "Genç Yönetmenlerle Sinemada Dayanışma",</p>

<p>4 Mayıs'ta Fransız Kültür Merkezi'nde 16.00'da "Sinemada Yapay Zeka" ve 19.20'de BELLEKVARİ: KuirFest'in Sözlü Tarihi film gösteriminin ardından "Kesilmemiş Sahneler: Festivaller, Sansür ve Bağımsız Sinema", Bornova Gençlik Merkezi'nde Yönetmenlerle "Türkiye'de Kısa Film Çekmek - 1",</p>

<p>5 Mayıs'ta Fransız Kültür Merkezi'nde "Barış Akademisyenleri ve 'Gitmek'", Tarık Akan Gençlik Merkezi'nde Yönetmenlerle "Türkiye'de Kısa Film Çekmek - 2",</p>

<p>6 Mayıs'ta Art Venue İzmir'de (AVI) "Mekan - Sınıf -Hafıza - 1",</p>

<p>7 Mayıs'ta Karşıyaka Halkevi'nde Yitik Ev filminin gösteriminin ardından yönetmen Yağmur Canpolat ile söyleşi,</p>

<p>8 Mayıs'ta Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'nde (APİKAM) "Mekan - Sınıf -Hafıza - 2", Bornova Çağdaş Özürlüler Derneği'nde "Erişilebilir Sinema",</p>

<p>9 Mayıs'ta Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde "İklim Adaleti ve Ekoloji Mücadelesi" konulu söyleşi düzenlenecek.</p>

<h2><strong>NELER VAR?</strong></h2>

<p>Seçkide bu yıl Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak tam 24 film var. Türkiye’den Bir İstiklal Hikayesi (Mustafa Çiftci), İzmir’de Bir Afro-Türk: Yalçın Yanık (Faruk Uysal), Köpek Maması (Fadime Eser), Merhaba Ankara: Büyük Öğretmen Yürüyüşü (Nur Tuğçe Biga) ve Yaş 29-30 (Berkant Bilgi) bu bölümde öne çıkan yapımlar arasında. Uluslararası seçkide ise 17 yabancı film, farklı coğrafyalardan gelerek Türkiye prömiyerlerini festivalimizde yapıyor.</p>

<p>Uzun metraj kurmaca filmlere baktığımızda; Hasan Tolga Pulat’ın Parçalı Yıllar filmi 1975’teki Amerikan ambargosu sonrası sanat ile geçim mücadelesi arasına sıkışan bir hayatı anlatırken, Belkıs Bayrak’ın Gülizar filmi uğradığı tacizin ardından giderek daralan çevresinde var olmaya çalışan bir kadının hikâyesine odaklanıyor. Fransa’dan Mohikan (Frédéric Farrucci), toprağını korumaya çalışan bir çiftçinin mücadelesini ekrana taşırken; Clara (Sabin Dorohoi) ise Almanya’da çalışmak için geride bıraktığı hayatla yüzleşen Romanyalı genç bir kadının annelikle kurduğu zor ilişkiyi anlatıyor.</p>

<p>Kurmaca kısa filmler bu yıl programın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Seçkide yer alan Garan, Kudret, Gece Mesaisi, Mutlu Ayaklar, Uyku Kapında, Prosedür, Yokuş, Balerin, Bizim Olan Her Şey ve Yaş 29-30 gibi filmler; gündelik hayatın sıkışmışlıklarını, çalışma koşullarını, toplumsal baskıyı ve bireysel çıkış arayışlarını farklı tonlarda ele alıyor.</p>

<p>Belgesel seçkisi ise emek, hafıza, kimlik, göç ve direniş ekseninde güçlü bir hat kuruyor. Mert Güncüer’in Bir Sürgünün Not Defteri: Misina’sı Fuat Saka’nın yaşamı üzerinden bir sürgün ve müzik yolculuğu sunarken; Rıza Oylum’un Yerli Yurtsuz belgeseli aidiyet meselelerine odaklanıyor. Bingöl Elmas, Yeni Han ile Aksaray’daki göçmen hayatlarını görünür kılıyor; Barış Altı ise Berona filminde Karadenizli emekçi kadınların deneyimlerini perdeye taşıyor.</p>

<p>Medya ve toplumsal hafıza üzerine odaklanan yapımlar da unutulmadı. Biz Radyoyu Çok Sevdik, kadın radyocuların gözünden radyoyu bir mücadele alanı olarak ele alırken; Roman Gibi, Sertel’lerin hikayesi üzerinden basın ve demokrasi tarihine bakıyor. Büşra Bozdemir ise Bir Kolektifin İzinden belgeseliyle kentsel dönüşümle kaybolan bir sanat mekânının izini sürüyor.</p>

<p>Güncel tanıklıklar da belgesellerde karşımıza çıkıyor: Kader Çetintaş’ın Karakuş’lar belgeseli deprem sonrası Adıyaman’da kadın dayanışmasını, İlkay Nişancı’nın Yavaş Ölüm ekolojik yıkımı, Asya Leman ve Sumru Kesik’in BELLEKVARİ: KuirFest’in Sözlü Tarihi ise queer bir festivalin hafızasını anlatıyor. Kısa belgeseller arasında yer alan YİBO (Şükran Demir, Özgür Ünal), Mavi, Devrim ve VHS Kasetler (Serdar Kökçeoğlu) ve Tanıştığıma Memnun Oldum (Güneş Kazdal, Jehan Barbur) ise hafıza, arşiv ve kişisel anlatılar üzerinden farklı kapılar açıyor.</p>

<p>Sinemanın politik gücünü hatırlatan filmler arasında ise ekofeminist bir figürü anlatan Petra Kelly: Derhal Harekete Geçin! ve usta yönetmen Ken Loach’un dünyasına bakan belgesel Ken Loach: Eylemcilik Sanatı dikkat çekiyor. Deneysel seçkide ise Tuğba Yaşar’ın Taşın Rengi bizi mekan, geçmiş ve hatıra üzerine düşünmeye davet ediyor.</p>

<p>Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, bu yıl da Institut Français de Turquie ile işbirliğini sürdürüyor. Bu işbirliği kapsamında Fransa’dan iki film programa dahil edildi: Mohikan (Frédéric Farrucci) ve Robot T-0 (Giulio Callegari).</p>

<p></p>

<h2><strong>FESTİVALİN KATALOĞU PAYLAŞILACAK</strong></h2>

<p>Festival İstanbul, Ankara ve İzmir etaplarının ardından, 2026 yılı sonuna kadar Türkiye’nin birçok ilinde ve noktasında düzenlenecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Istanbul, İzmir, Kültür, Kültür &amp; Sanat, Sanat</category>
      <guid>https://zafergazetesi.org/uluslararasi-isci-filmleri-festivali-21-yasinda-kestik-bastan-cekiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://zafergazetesiorg.teimg.com/crop/1280x720/zafergazetesi-org/uploads/2026/04/iff21afisyatay.jpeg" type="image/jpeg" length="83465"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
