Reaktif Hipoglisemide Beslenme Önerileri

Sağlıklı bir bireyde açlık kan şekeri 70-100 mg/dl iken, bu değerin 50-70 mg/dl arasında olmasına hipoglisemi denir. Gün içinde kan şekerimizde düşüşler veya yükselişler yaşanması çok normalken yemek sonrası şekerin düşmesi olarak bilinen Reaktif hipogliseminin üç türü vardır. Erken Reaktif Hipoglisemi yemekten sonraki 1-2 saat içerisinde ortaya çıkar. Artmış insülin hormonuna bağlı olarak yaşanır. İdiyopatik Postprandiyal reaktif glisemi ise yemekten 3 saat sonra ortaya çıkar, daha çok gençlerde ve obez olmayan bireylerde görülür. Nedeni bilinmemektedir. Geç Reaktif hipoglisemi ise yemekten sonraki 3-5 saat sonra etkisini gösterir. Sebebi gecikmiş insülin salınımı, insülin direnci olabilir.


Genel olarak nedenlerini inceleyecek olursak; İnsülin veya oral antidiyabetik kullananlarda, ilaç dozunun ayarlanmamış olması, diyabet hastalarının öğün saatleri ve öğün içeriklerinin ayarlanması ile ilgili sorunlar, alkol tüketimi, obezite, gastrik baypas veya bariatrik cerrahi hastalarında veya metabolik hastalıkların varlığında bu sorun görülebilir. Reaktif Hipoglisemi belirtileri yemekten 2-5 sonra titreme, baş ağrısı, baş dönmesi, terleme, acıkma, hızlı veya düzensiz kalp atışı, halsizlik, yorgunluk, sinirlilik, beyin sisi ve ileri durumda bilinç bulanıklığı şeklindedir. Reaktif Hipoglisemide beslenme önerileri; 3 ana, öğün 3 ara öğün şeklinde olabildiği gibi bu sayılar şikayetler doğrultusunda arttırılabilir. Önemli olan, öğün içerisinde tüketilen besinlerdir. Çok fazla insülin salınımına sebep olacak besinler tercih edilmemelidir. Öğün sonrası insülin salınımını en çok arttıran besinler beyaz ekmek, makarna, pilav, unlu çorbalar, poğaça, pasta, börek, kek, meyve gibi şeker içeriği yüksek besinlerden uzak durmak gerekir. Kan şekerinde dengeyi sağlayan besinler; protein içeren et ve et ürünleri, süt ürünleri ve kurubaklagillerdir.

Bu besinler midenin geç boşalmasını sağlar. Karbonhidratların mideyi boşaltma hız 1,5 saat iken proteinler 2,5-3 saat mideden boşalmazlar. Ayrıca posa içeren sebzelerin kan şekeri düşüş ve yükselişlerini engelleme özelliği vardır. Bu sebeple öğüne başlarken salata, zeytinyağlılar, haşlanmış sebzeler tüketilebilir. Meyve tüketiminde dikkat edilecek husus ise; meyveler posa, aynı zamanda da şeker içerirler bu yüzden posasından faydalanmak için kabuklu olarak tüketilmelidir. Ancak içerdikleri şeker nedeni ile özellikle meyve suyu formunda tüketilmemelidir. Ara öğünlerde yağlı tohumlar dediğimiz badem, ceviz, fındık gibi besinler, süt, yoğurt, kefir, peynirli veya kurubaklagilli salatalar da tercih edilebilir.