NEDEN KİTAP OKUMUYORUZ.?

Geçtiğimiz günlerde “Dünya Okuma Yazma/Uluslararası Okuryazarlık Günü” kutlandı.

Dünya Okuma Yazma Günü ya da Uluslararası Okuryazarlık Günü, Unesco’nun 1960’ların başından beri gündeminde yer alan düşük okuryazarlık oranına dikkat çekmek amacıyla 1966 Genel Konferansı’nda 8 Eylül olarak belirlendi. 1967’den beri her yıl 8 Eylül’de dünya çapında düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanan Okuryazarlık Günü, toplumların bu konudaki farkındalığını artırmak ve böylece okuma yazma eğitimini yaygınlaştırmak, sorunlara çözüm bulmak amacına hizmet ediyor.

Günün önemi anlamak için TÜRKİYE İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerini inceledim. Çok ilginç sonuçlara rastladım. 2008 yılında yüzde 91,8 olan okuma yazma oranı 2023 yılında yüzde 97,6’ya çıkmış. Ancak kitap okuyanların oranı yalnızca yüzde 4’te kalmış. Yani ülkemizde 100 kişiden 4 kişi kitap okuyormuş.

İlginç değil mi ?

Halbuki,  çocuklarımıza okuma alışkanlığını küçük yaşlarda kazandırmamız gerekir.

OKURYAZAR SAYISI ARTTI

TÜİK verilerine göre “2008 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken, 2023 yılında bu oran yüzde 97,6 olarak hesaplanmış. 2008-2023 yılları arasında kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9'dan yüzde 96,0'a, erkeklerde ise yüzde 96,7'den yüzde 99,2'ye yükselmiş.  Okuryazarlık oranının artması sevindiricidir. Ancak ülkemiz için daha nitelikli okuryazarlar yetiştirmek temel amacımız olmalı.

‘ÇOCUKLARIN MUHAKEME YETENEĞİ DÜŞÜK’

Türkiye’de çocukluklarında okula gidememiş yetişkinlere eğitim verme konusundaki çabalara değinen Yeditepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Melda Üner, “Ancak okuduğunu anlama ve muhakeme etme konusunda zayıflıklar mevcut. Yani ülkemizde nitelikli okuryazar sayısı düşük. Bunun en önemli nedeni okuma alışkanlığının olmaması. Teorik olarak okuma yazmayı bilmek yeterli değil. Demek ki yaklaşımımız ve yöntemlerimiz üzerinde daha fazla durmamız gerekiyor” diyor.

‘KALEM İLE KAĞIDA YAZMAK BEYNİ GELİŞTİRİYOR’

Çocuklar için anne babanın basit anlamda okuma yazma bilmesinin önemli olduğunu belirten Üner, “Ancak iyi eğitim almış, yüksek öğrenim görmüş olması çocuğun yetişmesi açısından önemli bir artıdır. Çünkü bu anne babalar evde okuma yazma saatleri gibi aktivitelerle, düşünme ve sorgulamayı esas alan oyunlarla çocuklarının eğitimine değerli katkıda bulunabilmekteler. Bir metni bilgisayar, tablet veya telefondan değil, kağıttan okumanın, akıllı değil, sıradan bir kalemle kağıda yazmanın beynin gelişimi, hafızanın kuvvetlendirilmesi için gerekli olduğu kanıtlanmışken özellikle küçük yaştaki çocukları görselliği esas alan teknolojik aletlerle kendi başlarına bırakmak çok yanlıştır. Biz eğitimciler kitapsız, kalemsiz, merak etmeden, soru sormadan, muhakeme yapmadan var olabileceğimiz bir dünya düşünemiyoruz. 8 Eylül Dünya Okuma Yazma/Uluslararası Okuryazarlık Günü’nü kutluyor, ülkemizdeki nitelikli okuryazar sayısının artması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.