1930'LAR DAN GERİYE ANKARA TARİHİNE BAKIŞ...

Tarihimizin, özellikle Ankara tarihinin cumhuriyetin ilk yıllarında nasıl algılandığını, nasıl tarif edildiğini, nasıl okunmaya çalışıldığını merak etmişimdir. Tarih okumaları, okunduğu yıllar açısından büyük önem taşımaktadır. Siz de aynı merakı taşıyor iseniz gelin birlikte bu makaleyi okuyalım.

Tarihte Ankara

Ankara'nın tarihini yazarken bir yığın müşküllerle karşıla- şıyoruz. Bu müşküller, mehaz ve memba azlığı, mevcut olan membaların tasnif edilmemiş olması ve bir kısmının itimada lâyık bulunmaması gibi şeylerdir.

Ben burada bir Ankara tarihi yazacak değilim. Çünkü bu, aynı ve uzun bir iştir. Ancak Ankaraya dair bir kitap yazar- ken şehrin tarihi hakkında da bazı malûmat vermiş olmak için bu bahsi kısaca tetkik ve vak'aları sırasile kaydetmekle iktifa edeceğim. Ankara tarihini ayrı bir kitapta yazmak ve onu bütün tafsilâtile ortaya koymak işini başka zamana bira- kıyorum. Şu halde burada yazdığım tetkikler bir kalem tecrü- besi olarak kabul edilmelidir.

« Ankara » ismi nerden gelmiştir?

Şehrin tarihi hakkında tetkikler yaparken evvelâ Ankara isminin nereden çıkmış olduğunu araştırmak muvafik olacaktır. Bu hususta kendi fikrimi söylemeden evvel bugüne kadar yazılmış olan ve her yerde herkesçe tekrar olunan malumatı hulâsa olarak kaydedeceğim.

Söze başlamak için evvelâ bir makaleden bazı parçalar naklediyorum: [1]

« Şehre Ankara namının ne suretle verilmiş olduğuna dair Apollonyas, tan naklen müellif «Etien de Bysance», Ankaraya Coğrafi vaziyeti icabı olarak « Ansira» yani çenkel nami ve- rilmiş olduğunu

ve diğer bir rivayete göre Golvaların buralara

sahip olduktan sonra Mısırlılarla yaptıkları muharebelerde bunların galebe çalarak denizlere kadar sürüp elde ettikleri büyük muzafferiyetin teyidi namı için şehirlerine ansıra

ismini vermiş olduklarını «Pavsanyas» ti tekiden söyler. Mamafi pek esasa müstenit bir kavil değildir.>>

«<Ankarayı Golvalar tesis etmemişlerdir. Çünkü Ankaranın dokuzuncu asri milâdîde [1] Frikya kıralı «Midas» tarafından tesis edilmiş olduğunu seyyah « Texier » ve ilmi âsarı atika mütahassısı «Perrot», «Herodot» ve «Pavsanyas» tan naklen söylerler ki, bu kavle nazaran Ankaranın Golvalardan daha evvelki devirlerde tesis edilmiş olduğu anlaşılır.»

«Ankaraya vaziyeti coğrafîsine göre, yahut Golvaların Mısır- bılara karşı elde ettikleri muzafferiyetin hatırası olmak üzere veyahut herhangi bir sebep tahtında «Çapa» ismi verilmiş ve bu ismi tekiden sikke ve madalyaları üzerinde çapa resmi nakşedilmiş olduğunu görmekteyiz. Bu ismin ne suretle verilmiş olduğu, Ankaranın çapa manasına gelip gelmediği tetkik edi- lecek bir meseledir. Kalaba köyündeki arslan heykeli, Taba- kane deresinde bulunan arslan kafası ve Ankaranın eski kabristanlarında kabir taşları meyanında müşahede edilen bazı taşlardan anlaşılmıştır ki, Ankarada pek eski zamanlarda başka bir kavim yaşamıştır.

<<Forrer, Garstang, Saice» ve diğer Hitit tarihi mütehassis- llarının eserlerinden ve Boğazköy hafriyatı neticesinde elde edilmiş olan mahkûk vesaikten Hitit devrinde Ankaranın mühim bir merkez ve bu merkezin «<Ankua>> ismini taşımış olduğu tezahür etmiştir. Bu takdirde Ankaranın en eski ismi <«<Ankua» dır. «Ankua» Hitit lisanında çapa manasını ifade ederek bilâhara «Ancyra» ya tahvil edilmiş olması henüz tetkike tâbi tutulmamış bir keyfiyettir. müsbet bir cihet varsa oda, yukarıda işaret edildiği vechile Ankaranın sikke ve madalyalarında çapa res- minin mahkük bulunmasıdır.»

Ankara hakkında şimdiye kadar yazılmış olan bir takım tarihi mütalâaları hulâsa eden bu satırlardan anlaşılıyorki şehrin tesis tarihi Gallerin buraları istilâsından daha evveldir Ansira yahut Ankira ismi de Gallere isnat olunan tarihî vakalar neticesinde meydana gelmemiştir.

Biz gerek kamuslarda, gerek bir çok tarih kitaplarında ve meselâ, Şarl Teksiye gibi küçükasya » hakkında yazmış bulunan bazı zatların eserlerinde hep ayni membadan çıkan bu malumatı şimdiye kadar kendi kitaplarımızda da tekrar etmekte idik. Burada bu mevzu münakaşa etmek fikrile değil, sırf ankara kelimesinin nereden gelebileceği hak- kında bazı tahliller yapmak ve yine tarihî esaslara dayanarak mevzuu hulasa halinde mütalaa maksadile, bazı izahat vermek mecburiyetini duyuyorum. Bunun için Orta Anadolunun milâttan evvelki devirlerine kuş bakışı bir göz gezdirmek muvafik olacaktır.

Kaynak: Ankara Vilayeti,Türkiye Seyahatnamesi No.1,Seyyah Kandemir,Ankara 1932

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Taner Topçu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.