Seçim Ekonomisi

Ekonominin altındaki en büyük dinamitlerin başında “ seçim ekonomisi” gelir.
Seçim dönemlerinde siyasi iktidarların seçim kaybetmemek amacıyla uyguladığı iktisat politikalarına biz “seçim ekonomisi” diyoruz.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de seçim ekonomisi iddialarına verdiği cevapta “seçim ekonomisi iddiaları gerçeği yansıtmıyor, 2024 yılında bütçe hedeflerimizi tutturmakta kararlıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü destekleriyle Program hedeflerimize ulaşmak için gerekli politikaları kararlılıkla uyguluyoruz.” demişti.
İktidar partileri seçim dönemlerinde, yeniden seçilebilme ihtimallerini artırmak amacıyla, ekonomik ve politik avantaj sağlayabilmek için uygulamaya soktukları ekonomik para ve maliye politikaları ile ekonomi üzerinde etki yaratırlar.
Yeniden seçilme amacıyla hareket eden mevcut hükümet, iktidarını elinde tutabilmek için program ve hedeflerine uygun politikalar yapmak yerine, seçimleri kazanmak için politikalar üretir.
Bu durumda iktidar, oy derdine düşerek ülke gerçeklerinden uzaklaşır.
İktidarların iktidarlarını sürdürmekten başka amaçları yoktur.
Oylarını artırma güdüsü ile hareket eden iktidar, seçimlerden önce genişletici, seçimlerden sonra daraltıcı ekonomik politikalar uygular.
Seçmen seçimlerde ekonomik sonuçlara bakarak iktidarı ya ödüllendirir ya da cezalandırır. Seçim döneminde, iktidar oy kaybını minimize edecek şekilde davranır. Seçmen geçmişi unutunca yakın geçmişteki ekonomik verilere göre değerlendiren, ekonominin nasıl işlediğini tam olarak anlamayan karar birimleri şeklinde tanımlamaktadır. Bu yaklaşımda, iktidar, seçimler öncesinde, iktidarını koruyacak ekonomik koşulları yaratma eğilimindedir. Genişletici ekonomi politikaları, salt iktidarda kalmak için uygulanır. Seçim öncesinde aşırı uyarılmış ekonomi seçim sonrasında durgunluk, enflâsyon gibi maliyetleri beraberinde getirir. Seçmen, sadece yakın geçmişteki ekonomik verilere bakarak iktidarı değerlendirir.
Seçmenler, işsizliğin düşürülmesi için izlenen genişletici politikaların seçim sonrasında enflâsyonuna sebebiyet vereceğini akıllarından bile geçiremeyecekleri için iktidarın enflâsyonu indirebilmek için daraltıcı ekonomi politikaları uygulamak zorunda kalacağını ve kendisinin de buna katlanmak zorunda olduğunu bilmeden iktidara oy vererek ödüllendirir.
Ancak seçim ekonomisi uygulamalarıyla piyasaları rahatlatan iktidar, seçim sonucunda seçim ekonomisi uygulamaları sebebiyle oluşan enflasyonu önlemek için durgunluğa sebep olur.
Seçmen, ekonomideki gidişatın bozulmanın iktidarın seçimleri kazanmaya yönelik seçim ekonomisi uygulamalarından kaynaklı olduğunu anlayamaz.
Seçmen, yakın geçmişi hatırladığından iktidar tarafından yönlendirilmiş olur.
Seçmen, geçmişte de benzer durumda yaşamasına rağmen yaşadıklarından ders almaz, önceki seçimden sonra yaşadığı enflâsyon ve durgunluğu unutur.
Seçmen, işsizlik sorununa çözümü enflasyondan daha önemli görmektedir. Onun için seçim yaklaşırken 5 bin, 10 bin personel alınacaktır gibi üfürük çok sayıda ilana rastlayabilirsiniz. Her yerden doğalgaz, her yerden petrol fışkırır, buralarda binlerce kişi istihdam edilecektir haberleri servis edilir. Seçmen göz göre göre kandırılır.
Seçim ekonomilerinin uygulanmadığı bir ekonomik model hayalimizdir. Seçimi kaybetmek pahasına doğrusunu yapanlar ülkesini gerçekten sevenlerdir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Aydemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.