Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Antalya'da Türkiye Yem Sanayicileri Birliği'nin (TÜRKİYEM-BİR) 'Merkez Türkiye' temalı 16'ncı Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi programının açılışında konuştu. TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş ve sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda Bakan Yumaklı, yem sektörü ve kongrenin önemine dikkati çekti, 'Bölgesel çatışmalar, bunların getirdiği riskler, enerji, arz güvenliği çok boyutlu şekilde karşımıza sadece günler bazında değil, hatta saatler bazında geliyor. Sizler de buna uyum sağlamak zorunda kalıyorsunuz. Bugün sadece Hürmüz Boğazı konusunun dünya ticaretini, hatta dünya hayatını nasıl etkilediğini yakından izliyoruz. Bazı ülkelerin çalışma saatlerini, eğitim-öğretim pozisyonlarını değiştirdiği, kullanmış oldukları temel ürünlere ilişkin çok farklı davranış biçimleri geliştirdiğini görüyoruz. Elbette bu tablo Türkiye'nin bulunduğu coğrafya itibarıyla adeta bir barış adası olarak pozisyonlu rolünü her zamankinden çok daha kritik hale getirmiş durumda. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen çok yönlü ülkemizin gücünü de etkinliğini de artırmış oluyor' diye konuştu.
"2024 ve 2028 dönemini kapsayacağının özellikle altını çizdik"
Gıda arz güvenliği yönündeki çalışmaları anlatan Bakan Yumaklı, 'Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78. Küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81. Kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170. Süt üretiminde yüzde 167. Tavuk eti üretiminde yüzde 302. 65 milyonluk nüfustan 86 milyona geldiğimizde 20 milyonluk yaklaşık turizm ziyaretçilerinden şu anda 60-70 milyonlara gelen bir sayıya ulaştığımızı da göz önüne alırsak bu rakamların ne kadar önemli olduğunu da hissetmiş oluruz. 2024 yılında hayvancılık yol haritamızı açıkladık. 2024 ve 2028 dönemini kapsayacağının özellikle altını çizdik. Bu planlamada biraz önce söylemiş olduğum rakamların oransal olarak artışının yanı sıra verimliliği, kaliteyi ve sürdürülebilirliği öncelediğimizi özellikle ifade ettik. Bu planlamayla sadece ülkemizdeki ihtiyacı karşılamak değil, aynı zamanda çok stratejik bir coğrafyada olan ülkemizin aynı zamanda üretim kabiliyeti olmayan ülkelerin de tedariğini sağlayabilecek kabiliyeti ve kapasitesi olmasına önemli vurgu yaptık' dedi.
"Son 23 yılda dane mısır üretimimizde 4 katlık artış var"
Planlama dönemi verilerine göre bu programın başarılı bir ivmede olduğunu kaydeden Bakan Yumaklı, 'Büyükbaş hayvan sayımız yüzde 6,8 arttı. Küçükbaş hayvan sayımız yüzde 10,5 arttı. Kanatlı eti üretimimiz yüzde 20 arttı. Elbette hayvansal üretimdeki bu artışın yem üretimi açısından da önemi büyük. Dolayısıyla ikisini birbiriyle entegre bir şekilde düşünmek durumundayız. Hayvansal üretimin temel taşı şüphesiz ki yem. Diğer bütün alanlarda olduğu gibi son 23 yılda dane mısır üretimimizde 4 katlık artış var, 8,5 milyon tona ulaştı. Su planlaması, üretim planlamamızın her aşamasında suyu da yüzde 77'nin üzerinde oranla kullanan tarım sektörü için büyük bir zorunluluk ve önemli durumda. Bir diğer stratejik ürünümüz soya. Yine soyayı da özel olarak destekledik ve üretim planlaması kapsamına aldık. Sektörün özellikle soya üretiminin artırılmasında daha fazla rol almasını istiyoruz' ifadeelrine yer verdi.
"Yem sanayimiz elbette son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdi"
Süt, et, kanatlı hayvan üretim havzaları belirlediklerini kaydeden Bakan Yumaklı, 'Bu bir dönüşüm başlangıcıdır. Örneğin süt havzası olarak belirlemiş olduğumuz illerde ilave yüzde 50 planlı üretim desteği veriyoruz. 2006 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar, tritikale gibi önemli yem ham maddelerini de planlı üretim desteği kapsamına aldık. Bu adımların temel amacı elbette yem maliyetlerini düşürmek ve hayvancılığın ülkemizde sürdürülebilir bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak. Yem sanayimiz elbette son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdi. Türkiye'nin Avrupa'da birinciliği ve dünyada yedinciliği elbette ülkemiz tarımının gelişimine paralel olarak hareket etmekte. 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısı 1718, yıllık üretim kapasitesi 40 milyon ton ama yaklaşık 3,7 milyon ton gibi bir üretimimiz var. Dolayısıyla ihtiyaç duyduğumuzda bunları üretme kabiliyetimiz ve kapasitemiz var. Orada 10 milyon tonluk bir alanımız var' dedi.
"Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini özellikle ifade etmek istiyorum"
Hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğuna dikkati çeken Yumaklı, 'Bu şu demek; yem fiyatlarındaki her sarsıntı, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ediyor. Buradan açıkça ifade etmek istiyorum; işini iyi yapan, gerçekten bütün rasyonel uygulamalarla basiretli bir tüccar olarak, yapılması gerekeni sonuna kadar yapan ve hem sektör için hem de müşterisi olan kesim için iki taraflı düşünen bütün üreticilerimizi bundan beri tutarak söylemek istiyorum. Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi bir toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olan anda, bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip edeceğiz ve etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla birlikte bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini özellikle ifade etmek istiyorum' açıkölamasında bulundu.
"İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir"
Yine çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikayet aldıkları bölgeler olduğunu açıklayan Bakan Yumaklı, 'Onları da bütün sektör temsilcilerinin olduğu bu ortamda ifade etmek istiyorum. 'Eğer yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam' ya da 'aldırmam' gibi dayatmalar, bunların da kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Değerli arkadaşlar, sizler bizim yol arkadaşlarımızsınız. Yol arkadaşlığı zahmeti de bereketi de adil bir şekilde eşit olarak paylaşmayı öngörür. Üreticiler kazanamazsa, ahırlar boş kalırsa, yarın sanayicinin de satacağı bir üründen bahsetmek çok mümkün olmaz. Dolayısıyla yem üretimini artırmak için bütün imkanlarımızın seferber edildiği ve edileceğini ifade etmek istiyorum' dedi.
"Sulama periyodunda yağışların alınması herkesin yüzünü güldürüyor"
Meteorolojik verilerle ilgili de açıklamada bulunan Bakan Yumaklı, 'Güzel haberi baştan söyleyelim. İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Çok şükür bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde de ciddi artış olacağını düşünüyoruz. Ancak her şeyde olduğu gibi fazlası zarar olan yağışları da arzu etmiyoruz. Dolayısıyla bu çok ince çizgiyi, geçen sene hem zirai donu hem kuraklığı konuşurken bu sene çok şükür barajlarımız doldu, doluyor. Hatta bazılarının dolu savaklarından suyu bırakmak zorunda kalıyoruz. Sulama periyodunda yağışların alınması herkesin yüzünü güldürüyor. Ancak ihtiyacın üzerinde bir yağışın da sebep olacağı hastalıklar, zararlılar ya da birtakım kök problemleri gibi hususların rekoltemize zarar vereceğini de unutmamak gerekir. Sadece tarımsal üretimi yağış üzerinden tanımlamak doğru değil. Yine bu dönemde hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesi ülkemiz adına bir şans olacak. Meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın bir rekolteye sahip olacağını bize gösteriyor. Bunu öngörüyoruz. Eskiden kıraç alanlarla sulak alanlar arasında çok ciddi bir fark olurdu. Ama bu yıl o aradaki farkın kapanacağını öngörüyoruz' şeklinde konuştu.
"Balık yemi 800-900 bin tonlarda ve sessiz sedasız ihracattaki şampiyonumuzdur balıkçılık sektörü"
Türkiye'de 700'ü fabrika olmak üzere yem üreten işletme sayısının 1700'ü aşarak sektörün ciddi düzeyde geliştiğini anlatan TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş ise '30,7 milyon tonluk yem üretimiyle Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada. 150 milyon ton Avrupa Birliği'ndeki yem üretimi. 1,5 milyar tona çıktı dünyadaki yem üretimi. Çok modern, dünya ölçeğinde çok kaliteli yem üreten fabrikalarımızın olduğu da paylaşmak isterim. 30,7 milyon ton yem üretimiyle Avrupa'da birinci olan ülkemizin 18 milyon tonluk kısmı büyük küçükbaş yemleri, 11 milyon tonluk kısmı kanatlı yemleri. Balık yemi 800-900 bin tonlarda ve sessiz sedasız ihracattaki şampiyonumuzdur balıkçılık sektörü. 2 milyar doları aşan bu sektör hem balık yemlerinde hem pet yemlerinde kendisini geliştiriyor' dedi.
"Bu sene 40 milyon tonu aşan hububat bekliyoruz"
Türkiye'de tarımsal faaliyette kullanılan işletmelerin atıklarını almak suretiyle yem sektörünün çevre dostu bir sektör olduğunu belirten Karakuş, 'Dünyada yaklaşık 2,5 milyar tona yakın hububat üretimi var. Yıllardır bu sektördeyim, hem kuraklığın hem donun olduğu ilk yılı yaşadık geçen yıl. Anormal bir yıldı. Ya don ya kuraklık olurdu. Aynı yıl içerisinde ikisi oldu. Bu sene 40 milyon tonu aşan hububat bekliyoruz. Geçen yıla göre iki katı aşan yağış oranı var. Ancak mayıs ayı gelmeden, tahıl ambara girmeden ifadesinin ne kadar doğru olduğunu da biliriz. Dolayısıyla bizim öngörümüz 40 milyon ton civarında bir hububat, buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf, tritikale toplamından bahsediyoruz. İyi bir yıl kanaatindeyiz diye konuştu.
Yeni rota Afrika
Karakuş, 'Türkiye Yem Sanayinin Yeni Rotası: Afrika' olarak bu yıl 23-26 Kasım tarihleri arasında Güney Afrika Cape Town'da ilk yurt dışı etkinliğinin yapılacağını, her iki yılda bir yurt dışı etkinliklerini düzenlemeyi sürdürerek Türkiye yem sanayisinin yurt dışındaki varlığını güçlendireceklerini anlattı. Programda, Afrika'da gerçekleştirilecek etkinliğin tanıtımına yönelik özel bir sunum da yapıldı.
Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)-