Habersiz Vedalar

Abone Ol

Dil “gitme” demek ister;
ama hayat, çoktan hükmünü vermiştir.
İtiraz edemezsin.
Çünkü bazı ayrılıklar, insanın iradesinden önce gelir.

İşte o anlarda kimse gerçekten veda ettiğini bilmez.
Bir anı yaşadığını sanırsın,
oysa bir vedanın tam ortasındasındır.

Birine sarılırsın…
Sıradan bir günün sıradan bir anı gibi.
Zaman akıyordur, dünya yerli yerindedir, kalbin sakindir.
Ne bir eksiklik dokunur içine,
ne de yaklaşan sonun soğuk nefesi değmiştir henüz yüzüne.

Başını omzuna koyarsın.
Kokusunu içine çekersin,
sanki hep orada kalacakmış gibi,
sanki hiçbir şey değişmeyecekmiş gibi.

Oysa bilmezsin…
Bu, sondur.

Bilseydin…
belki zamanın akmasına izin vermezdin.
Belki o sarılışı biraz daha uzatır,
biraz daha sıkı tutardın ellerini.
Belki de ilk kez, bir anı bırakmaya gönlün razı gelmezdi.

İnsan sonradan öğrenir vedayı.
Ve en çok da o zaman düşer içine o tek cümle:
“Bilseydim…”

Bilseydim son görüşümüz olduğunu,
gözlerine daha uzun bakardım.
Yüzünü ezberler gibi,
bir daha hiç unutmayacakmışım gibi…

Bilseydim son konuşmamız olduğunu,
kelimeleri aceleye getirmezdim.
Sessizlikten korkmaz,
hatta susmayı bile birlikte yaşardım.

Bilseydim son sarılışım olduğunu…
kalbimde ne varsa,
kırık dökük ne kaldıysa,
hepsini o kucaklaşmaya sığdırırdım.

Ama hayat…
en ağır vedaları hep habersiz yapar.
Çünkü bazı gidişler,
veda etmeye bile fırsat tanımaz.

Ölüm de böyledir işte.
Bir haber gibi gelmez;
bir eksilme gibi çöker insanın içine.

Bir anda bir ses susar.
Bir sandalye artık hep boş kalır.
Bir isim çağrıldığında
cevap vermez dünya.

Ve sen…
o sessizliğin ortasında,
eksilmiş bir hayatla baş başa kalırsın.

İşte o zaman sorarsın kendine:
Gidene mi zor, kalana mı?

Giden…
belki artık acının ötesindedir.
Belki zamanın yükünü bırakmış,
sessiz bir huzura çekilmiştir.

Ama kalan…
kalan, her gün biraz daha hatırlar.

Bir şarkıda yakalanır geçmişe,
bir sokakta, bir kokuda…
Hiç beklemediği bir anda
kalbi geri döner eskide kalan bir ana.

Bir kahkaha yarım kalır dudaklarında,
bir cümle boğazında düğümlenir.

Çünkü kalmak…
biraz da taşımaktır.

Yarım kalan vedaları,
söylenememiş sözleri,
yaşanamamış ihtimalleri…