Haber-Sen: “Çalışanların mağduriyetine son verin”

Haber-Sen Şube Başkanı ve Haber-Sen Şube Örgütlenme Sekreteri, TRT yönetimine ilişkin bir basın açıklamasında bulundu.

GONCAGÜL KONAŞ

Haber-Sen Şube Başkanı Burak Ustaoğlu ve Haber-Sen Şube Örgütlenme Sekreteri Halim Atalay, TRT yönetimine yönelik eleştirilerini içeren bir basın açıklaması yaptı. Atalay, açıklamasında TRT’nin halkın sesi olması gerektiğini, ancak günümüzde iktidarın propaganda aracı haline getirildiğini belirtti.

“TRT’de yıllardır kadro kaosu yaşanıyor”

Açıklamayı yapan Haber-Sen şube örgütlenme sekreteri Halim Atalay; “Biz Kamu Hizmeti Yayıncılığını benimsemiş, TRT’nin halkın olduğu inancını asla kaybetmemiş, hâlâ TRT içinde bu mücadeleyi veren TRT emekçileriyiz.” diyerek sözlerine başladı. Atalay, TRT’nin halkın bandrol paralarıyla finanse edilen bir kurum olduğunu hatırlatarak “TRT yönetiminin iddia ettiği gibi bunun müsebbibi çalışanlar değil, bizzat iktidara yaranmak için çalışanlar ve onların haklarını göz ardı eden yönetimdir. TRT’de yıllardır bir kadro kaosu yaşanıyor. Aynı işi yapmalarına rağmen farklı kadrolarda olan çok sayıda çalışan bulunuyor. Söz konusu mesai arkadaşlarımız yıllardır fiilen yaptıkları işin kadrosunda olmadığından ciddi bir mağduriyet yaşıyor. Yaptıkları işin kadrosu verilmediği için ücret, mesleki ilerleme, ek gösterge gibi özlük hakları ile mesleki hakları bakımından o kadroda çalışanların çok gerisindeler.” ifadelerine yer verdi.

“Sınavlar endişe ve mağduriyet yaratıyor”

TRT yönetimi hakkında konuşan Atalay, “1. İbrahim döneminde başlayan ve ardından 2. İbrahim döneminde de taçlandırılarak devam eden bu emek sömürüsünü ne yazık ki şimdiki Genel Müdür Prof. Dr. Zahid Sobacı eliyle devam ettiriyor. Bu yanlıştan dönülmesi için Genel Müdür Prof. Dr. Zahid Sobacı’ya ilettiğimiz görüşme talebimize 1,5 yıldır cevap verilmiyor. Konuyla ilgili paylaştığımız bilgi ve talepler kulak arkası ediliyor. Asıl amacı çalışma barışını sağlamak olması gereken kurum içi sınavlar ise tam tersine endişe ve mağduriyet yaratıyor. Bugün de yine böyle bir süreçle karşı karşıyayız.” dedi.

“TRT emekçisinin sınava başvuru hakkı elinden alınıyor”

Geçen yıl yapılan sınavın hukuki süreçlerinin tamamlanmadan yeni bir sınav yapılmasının emekçileri mağdur ettiğini belirten Atalay, “TRT yönetimi geçen yıl da bir sınav yapmış ve deyim yerindeyse eline yüzüne bulaştırmış ve sınav davalık olmuştu. Bir önceki sınavın hukuki süreci tamamlanmadan, açtıkları davaları kazanıp mülakatının yenilenmesi için bekleyen emekçiler varken yeni bir sınav yapma girişimini anlamak mümkün değildir. Ayrıca üniversiteler en erken Haziran ayında mezun vermektedir. Bu gerçek ortadayken sınava başvuru son tarihi 15 Mayıs olarak ilan edilmiştir. Bu kararla Haziran ayında mezun olacak birçok TRT emekçisinin sınava başvuru hakkı elinden alınmış; emekçiler açık bir biçimde mağdur edilmiştir. En başından beri karşı çıktığımız mülakat aşamasında ise skandallar birbirini izlemektedir. Yıllardır fiili olarak yaptığı işin kadrosunu almak için başvuran emekçiler, yazılı sınavın ardından uygulama sınavı ve mülakata alınmaktadır. Yıllardır o işi yapan ve yazılı sınavda başarılı olan arkadaşlarımız mülakat ve uygulama sınavı aşamasında elenmektedir. Öyle ki yazılı sınav birincisi arkadaşlarımız mülakat aşamasında yetersiz bulunarak elenmiştir. Daha da vahimi bu arkadaşlarımız sınavın ertesi günü “yetersiz” bulundukları işi yapmaya devam etmektedir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

“1 yıldır sınava alınmayan arkadaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir”

“Bu uygulamaya derhal son verilmelidir. Fiili olarak yaptığı iş için sınava başvuran emekçiler uygulama sınavı ile mülakattan muaf tutulmalıdır.” diyen Atalay “Sonuç olarak kurum içindeki çalışma barışını bozacak bir sınav süreci ile karşı karşıyayız. TRT Yönetimini bir an önce bu yanlıştan dönmeye davet ediyoruz. Sürece ilişkin görüş ve önerilerimizi TRT yönetimine bir yazı ile ilettik. Öncelikle 1 yıldır sınava alınmayan arkadaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir. Yeni açılan sınavın başvuru süreci ise uzatılmalı ve kapsamı genişletilerek arkadaşlarımızın yıllardır görev yaptıkları kadronun sınavına girebilmelerinin önü açılmalıdır. ifadelerini kullandı.

Son olarak Atalay, “HABER-SEN olarak TRT mücadelemizin temelinde kamu hizmeti anlayışı ile yayın yapan özerk, demokratik ve katılımcı bir TRT vardır. Bir kez daha yüksek sesle söylüyoruz: TRT HALKINDIR! HALKIN TRT’si savaşımından asla vazgeçmeyeceğiz.” diyerek sözlerini noktaladı.

Sınava Başvuran Sayısı ve Katılım Durumu

Atalay’ın ardından açıklama yapan Haber-Sen şube başkanı Burak Ustaoğlu ise; “Geçmiş yıllarda TRT’nin görevde yükselme sınavlarına katılım oldukça yüksekti. Bunun nedeni, çalışanların sınavın amacı konusunda yönetim tarafından ikna edilmesiydi. İlk başta bu sınavlar, yıllardır farklı kadrolarda çalışıp asli kadrolarını alamayan çalışanların mağduriyetlerini gidermek ve çalışma barışını sağlamak amacıyla yapılmaktaydı. Ancak, son yıllarda sınava katılım düşmüştür. Çalışanlar, sınav sisteminin adaletsiz olduğuna ve liyakatsiz kişilerin yönetimde yer aldığına inanmaktadır. Özellikle, sınavlarda başarılı olup da mülakat aşamasında elenen birçok çalışan, bu süreçten umudunu kesmiş ve sınavlara katılmaktan vazgeçmiştir. Şu anda sınava girme hakkı olan birçok çalışan, sınavların adil olmadığını düşündüğü için sınava katılmaktan vazgeçmektedir. Örneğin, geçen yıl yazılı sınavda birinci olan bir çalışan, mülakatta yetersiz bulunmuş ve elenmiştir. Bu tür örnekler, sınava katılımı olumsuz etkilemektedir.” ifadelerine yer verdi.

Sınavın Amacı ve Uygulama Sorunları

 Bu sınavların amacını dile getiren Ustaoğlu, “TRT’de uzun yıllardır çalışan ve asli kadrolarını alamayan çalışanların haklarını korumak ve çalışma barışını sağlamaktı. Ancak, bu sınavlar daha sonra görevde yükselme sınavı haline getirildi ve sendikalar devre dışı bırakılarak gerçekleştirildi. TRT yönetimi, sınavların adil ve şeffaf olmadığı yönünde eleştiriler almaktadır. Mülakat aşamasında yaşanan skandallar ve yazılı sınavda başarılı olanların mülakatta elenmesi, çalışanların güvenini sarsmıştır. Örneğin, yazılı sınavda birinci olan bir çalışan, uygulama sınavında yüksek puan almasına rağmen mülakatta yetersiz bulunarak elenmiştir. Bu tür olaylar, çalışanların sınav sistemine olan güvenini zedelemektedir.” şeklinde konuştu.

Hukuki Süreç ve Yeni Sınavın Açılması

 “Geçen yıl yapılan sınavla ilgili açılan davalar henüz sonuçlanmamışken, yeni bir sınav yapılması çalışanlar arasında endişe yaratmıştır.” ifadelerini kullanan Ustaoğlu, “Önceki sınavda davaları kazanıp mülakatın yenilenmesini bekleyen çalışanlar varken, yeni bir sınavın açılması adaletsiz olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca, üniversitelerin mezun verme tarihlerine uygun olmayan bir sınav takvimi belirlenmesi, yeni mezun olacak birçok çalışanın sınava başvuru hakkını kaybetmesine neden olmuştur. Bu durum, sınav sürecinin adil ve kapsayıcı olmadığı yönünde eleştirilere yol açmaktadır.” dedi.

“Sendikaların devre dışı bırakılması, çalışanların haklarının savunulmasına engel” 

Çalışanların talepleri olduğunu fakat bu taleplerin göz ardı edildiğini vurgulayan Ustaoğlu, “Çalışanlar, sınav sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini, mülakat aşamasının kaldırılmasını ve mevcut mağduriyetlerin giderilmesini talep etmektedir. Ayrıca, sınav başvuru sürecinin uzatılması ve kapsayıcılığın artırılması istenmektedir. HABER-SEN, TRT’nin kamu hizmeti anlayışıyla yayın yapması gerektiğini savunmakta ve çalışanların haklarını korumak için mücadele etmektedir. Bu süreçte sendikaların devre dışı bırakılması, çalışanların haklarının savunulmasında önemli bir engel olarak görülmektedir. Çalışanların talepleri dikkate alınmalı ve sınav süreci daha adil, şeffaf ve kapsayıcı hale getirilmelidir. Bu, TRT’nin kamu hizmeti yayıncılığı ilkesine uygun olarak hareket etmesi ve çalışanlarının haklarını koruması açısından önemlidir.” ifadelerine yer vererek sözlerini noktaladı.

16 May 2024 - 15:51 - Güncel

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.