“Gezi tutukluları serbest bırakılsın”

TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Gezi Direnişi’nin yıldönümünde tutuklu sanıkların serbest bırakılması talebinde bulundu.

Gezi Direnişi’nin 2013 yılında yaşanan olaylarının ardından başlayan hukuk mücadelesi devam ediyor. Gezi Direnişi’nin yıldönümü vesilesiyle TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu tutuklu olan Gezi davası sanıklarının serbest bırakılması talebiyle bir araya geldi.

Mahkeme kararıyla serbest bırakılanlar arasında TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı ve Hakan Atalay gibi isimler bulunurken, hala tutuklu olanlar arasında ise Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odası’nın Hukuk Müşaviri ve Hatay Milletvekili Can Atalay gibi isimler bulunuyor. Bu kişiler, 2013 Gezi Direnişi sırasında yaşanan olaylarla ilgili olarak tutuklu bulunuyorlar.

Konuşma yapan Seyit Ali, “Ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi hakkında iktidar güdümündeki mahkeme tarafından verilen hukuksuz kararının üzerinden tam iki yıl geçti. Bu iki yıl boyunca büyük bir hukuk skandalına şahitlik ettik.” dedi.

Adaletin sağlanması için mücadeleye devam

Seyit Ali, ayrıca, serbest bırakılanlar arasında olmasına rağmen halen tutuklu bulunan isimlere dikkat çekerek, adaletin sağlanması için mücadelenin devam ettiğini vurgulayarak, “TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı ile beraber Hakan Atalay bu süreçte serbest bırakılsa da içlerinde Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şube eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri ve Hatay Milletvekili Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarımız 2 yıldır, Osman Kavala ise 6 buçuk yıldır cezaevinde tutuluyor. Artık hepimiz biliyoruz ki bu karar, sadece arkadaşlarımıza yönelik değil. Bu karar, 2013 Mayıs-Haziran aylarında iktidarı sarsıp korkutan milyonlara yönelik; milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını cezalandırmaya, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve kamu idarelerine yakışmayacak bir şekilde öç almaya, cezalandırmaya yönelik bir karar. Her tarafı lime lime dökülen tek adam rejimi, hukuku; adaleti sağlamanın, haksızlıkları gidermenin bir aracı olarak değil, toplumsal muhalefeti cezalandırmanın bir aracı olarak kullanmaktır. Halkın taleplerini özgürce ifade etmesini, bunun için meydanlara çıkmasını bir darbe girişimi olarak gören bu dava, bu ülkeyi yönetenlerin antidemokratik zihniyetinin göstergesidir.” şeklinde konuştu.

“Bu ülke sahipsiz değildir”

“Ancak şu unutulmamalıdır; bu ülke sahipsiz değildir.” diyen Ali, “Gezi bu ülkenin yarınlarına sahip çıkan, hakları ve geleceği için mücadele eden, AKP’nin her tarafımızı saran gerici politikalarına itiraz eden milyonların sesidir. Bu ses ne hapsedilebilir ne de susturulabilir! Biz buradayız. Hepimiz biliyoruz ki dostlarımız suç işledikleri için değil, halkın çıkarlarını savundukları için, Taksim Meydanı’na ve Gezi Parkı’na sahip çıktıkları için, iktidarın rant projelerine karşı çıktıkları için, mesleki sorumluluklarının gereğini yerine getirdikleri için cezaevindeler. Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Davası’nda tutuklanan arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır. İktidarın ve yandaş medyanın pervasız saldırılarına rağmen, hiçbir iftira, hiçbir senaryo, hiçbir karar arkadaşlarımızın masumiyetine ve haklılığına leke düşürmeyi başaramamıştır.” diye konuştu.

Gezi; açlığa, yoksulluğa, baskıya, zulme karşı yükselttiğimiz sesimizdir

Ali, ayrıca Gezi Direnişi’nin arkasında dimdik durdukları gibi, Gezi Davası’nda yargılanan ve ceza alan arkadaşlarının da yanında dimdik duracaklarını vurgulayarak, “Gezi Direnişinin arkasında dimdik durduğumuz gibi, Gezi Davasında yargılanan ve ceza alan arkadaşlarımızın da yanında dimdik durmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Gezi biziz. Çünkü Gezi; açlığa, yoksulluğa, baskıya, zulme karşı yükselttiğimiz en örgütlü sesimizdir. Bir avuç sermayedara, bir avuç zorbaya, doymak bilmez bir avuç azınlığa karşı milyonların haykırışıdır Gezi. Parklarımız, ağaçlarımız, ormanlarımız, derelerimiz… Gezi bu ülkenin kendisidir. Tarihidir. Mirasıdır. Geleceğidir. Bizler bu hukuksuz kararın verildiği günden beri arkadaşlarımızın yanında olduk ve başlattığımız adalet nöbetini aralıksız sürdürdük bundan sonra da arkadaşlarımızın yanında olmaya, doğru bildiklerimizi söylemeye, halkımızdan, ülkemizden yana kamu yararını savunma mücadelemize devam edeceğiz. Ve buradan bir kez daha inatla söylemeye devam ediyoruz; Halkın haklı mücadelesini durduramazsınız. Gezi’nin karşısında duramazsınız.” ifadelerini kullandı.

Ali, “Hukuksuzluğun 2. Yılında Gezi davasında tutuklu olan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını ve bu hukuksuzluğa son verilmesini istiyoruz. Arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın.” diyerek sözlerini noktaladı.

26 Nis 2024 - 17:03 - Güncel

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.