Tarımın geleceği masaya yatırıldı

TZD’nin 43. Olağan Genel Kurulu’ndatarımın önemi ve sorunları masaya yatırıldı.

GONCAGÜL KONAŞ

Türkiye Ziraatçılar Derneği’nin (TZD) 43. Olağan Genel Kurulu, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde gerçekleştirildi. Genel Kurul’da TZD Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, Türkiye’nin tarımsal alanında köklü ve etkili bir örgüt olarak faaliyet gösteren TZD’nin önemine vurgu yaptı.

Demirtaş, “TZD, ülkemizin tarım sektörünü destekleyen ve çiftçilerin çıkarlarını savunan köklü bir kuruluştur. Kuruluşumuzdan bu yana, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini savunmayı ve tarımın gelişimine katkı sağlamayı amaç edindik” dedi.

“2024 YILINDA DA AYNI POLİTİKALAR SÜRDÜRÜLMEKTE”

Genel Kurul’da tarım sektöründeki sorunlara da değinen Demirtaş, son yıllarda tarımda yaşanan olumsuzluklara dikkat çekerek: “2023 yılı tarım sektöründeki sorunların çözülmek bir yana daha da ağırlaştığı bir yıl olmuştu. 2024 yılında da aynı politikalar sürdürülmekte tarım sektöründeki tahribat her geçen gün biraz daha artmaktadır.Bu durumun ana nedeni tarımda kamucu anlayışların terk edilerek neo-liberal ekonomi ilkelerinin uygulanmasıdır. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde tarım sektörleri yakın zamana kadar korunmuş ve desteklenmiştir. Günümüzde genel bütçesinin yaklaşık yüzde 40’ını tarım desteklerine ayıran Batı Avrupa ülkelerinde, bu desteklerin bir kısmının kaldırılma girişimlerine karşı, üreticilerin gösterdiği tepki de bu durumu kanıtlamaktadır.Buna karşılık bizde 1980’li yıllardan başlayarak tarım sektörü adeta Türkiye’nin geri kalmışlığının tek nedeni gibi gösterilmiş, devlet desteğiyle kurulmuş ve tarımı ayakta tutmuş olan kamu kuruluşları, tarım satış kooperatifleri ve devlet tarafından kurulmuş üretim işletmeleri bir bir tasfiye edilmiştir. Kamu iktisadi kuruluşlarının tasfiye edilmesinin yarattığı tahribata ek olarak desteklemeler 2000’li yılların başında olduğu gibi kimi zaman tamamen kaldırılmış, daha sonra tekrar yürürlüğe konulduğu zaman ise Tarım Yasası’nın öngördüğü GSMH’nın asgari yüzde biri oranına, hiçbir yıl ulaşamamıştır.” diye konuştu.

“ÇİFTÇİLERİMİZ YOKSULLUK VE BORÇ BATAĞI İÇİNDE”

Ayrıca, koronavirüs salgını ve iklim sorunlarının da tarım sektörünü olumsuz etkilediğinibelirten Demirtaş, “Bu yanlış politikaların yol açtığı zarara geçtiğimiz yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan ve ekonomilere büyük zarar veren koronavirüs salgını da eklenmiş. Ülkemizde salgın hafiflerken bu kez kuraklık ve diğer iklim sorunları etkili olmuştur.Bu olumsuz süreç sonunda tarım nüfusunun azalmasına, ekilmeyen toprakları genişlemesine, tarım ürünlerinde kendine yeterlilik yerine, yetersizliğin egemen olmasına yol açmıştır. Bu yetersizlik ithalatı artırmış, ithal edilen ürünlerin yarattığı enflasyon ve pahalılığı hafifletmek için bu kez de gümrüksüz ithalat yoluna başvurulmuş, böylece üreticilerimiz yabancı ülkelerdeki üreticiler karşısında haksız rekabete maruz bırakılmıştır.Serbest denilen ama, aslında küresel tarım ve kimya şirketlerinin denetiminde olan piyasa karşısında desteksiz ve çaresiz bırakılan çiftçilerimiz, sürekli artan girdi fiyatlarına karşı düşen ya da enflasyon oranının çok altında artan ürün fiyatları arasındaki makasın açılması sonucu, yoksulluk ve borç batağı içine sürüklenmiş bulunmaktadır.”dedi.

“ÇİFTÇİ ÇIKMAZDA”

TZD Başkanı Demirtaş, “Ben bu konuda rakamlar vererek sizleri burada meşgul etmek yerine tek bir örnek üzerinden giderek çiftçinin nasıl bir çıkmaz karşısında bulunduğunu göstermek istiyorum” diyerek, “Bilindiği gibi tarımsal girdilerde en önemli sorun mazot sorunudur. Türkiye’de 1,9 milyon adet traktör bulunuyor. Bunların yüzde 99’u dizel motorludur. Mazot fiyatlarındaki yükseliş çiftçinin tüm girdilerine yansır. Yani mazot tarımsal girdilerin en önemlilerinden biridir. Dünyada petrol ürünleri fiyatlarındaki artış nedeniyle mazot fiyatları da sürekli artmaktadır. Bu artış üreticiyi traktörünü ve diğer birçok üretim aracını kullanmaktan caydırmakta, kullandığı zaman da zarara uğratmaktadır. Bunu önlemenin en başta gelen yolu, devletin sübvansiyonlarıyla mazotu ucuzlatmaktır.” şeklinde açıkladı.

“DEVLET, BÜTÇE AÇIĞINI KAPATMAK İÇİN MAZOT FİYATLARINA EK VERGİLER GETİRİYOR”

Özellikle devletin, bütçe açığını kapatmak amacıyla mazot fiyatlarına ek vergiler getirerek sorunu daha da derinleştirdiğini ifade eden Demirtaş, “Peki bizde ne yapılmaktadır. Tam aksine bütçedeki açığı kapatmak için artan mazot fiyatlarına ek olarak mazottan alınan vergiler durmadan artırılmaktadır. Bir örnek verecek olursak; 16 Temmuz 2023’te yapılan ÖTV düzenlemesinin ardından motorinin litre fiyatı üzerinden alınan vergi tutarı 2,05 liradan 7,05 liraya yükseltilmiştir. 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana dolar kuru yüzde 35 artarken, benzin ve motorin fiyatları yaklaşık yüzde 126 zamlanmıştır.Türkiye’de tüketilen yaklaşık 30 milyar litre mazotun 3 milyar litreden fazlası tarımda kullanılmaktadır. Üreticinin bugünkü satış fiyatıyla sadece mazota ödediği toplam miktar yüz milyar lirayı geçmektedir. Bunun önemli bir bölümünü vergiler oluşturmaktadır. Halen mazot fiyatının yüzde 22’si ÖTV’dir. Mazotta uygulanan KDV de ilave edildiğinde çiftçinin mazota ödediği paranın yüzde 38,5’i vergiye gitmektedir.” dedi.

“ÇİFTÇİYE KAŞIKLA VERİLEN DESTEK KEPÇE İLE GERİ ALINMAKTADIR”

Devletin çiftçilere sağladığı desteklerin yetersiz olduğu ve bu desteklerin tarım sektörünün ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten Demirtaş, “Devletin 2023 yılında çiftçiye bütçeden verdiği destek 63,4 milyar liraydı; 2024 yılı için bu rakam 91,55 milyar liraya çıkarıldı. Bu yıl verilen desteğin GSMH’ya oranı yüzde 0,22 düzeyinde; oysa Tarım Kanununa göre bu oran en az yüzde 1 olmalıydı. Yani çiftçiye kaşıkla verilen destek kepçe ile geri alınmaktadır. Çiftçiye yetiştirdiği ürün karşılığında verilen destek oranı enflasyon oranının altında kalmaktadır. Çiftçi geçen yıl aldığı desteğin yaklaşık iki katını mazota harcamıştır. Bu örneğimiz diğer girdilere uygulandığında da durumun bundan farksız olduğu görülecektir. Yalnız tarım değil hayvancılık da aynı dertten mustariptir. Hayvan yemi fiyatlarındaki artış nedeniyle birçok besici hayvanlarını kesime vererek sektörden çekilmektedir. 2024 yılı destek ödemelerinde çeltik ve yem bitkilerinde mazot desteği artırılmadı. Diğer ürünlerde ise mazot fiyatlarındaki artışın gerisinde kaldı. Bu durumda aradığı desteği devletten bulamayan çiftçi çareyi bankalara borçlanmakta arıyor. 2023 yılı sonu itibariyle 2,2 milyon çiftçinin bankalara borcu 391 milyar lirayı aşarak 400 milyara doğru gidiyor. Tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için seçeneklerden biri mazottaki ÖTV ve KDV’nin toptan kaldırılması, borç sorununa radikal bir çare bulunmasıdır. Ama maalesef bu konular toplumun gündemine bile giremiyor.” ifadelerini kullandı.

20 Nis 2024 - 13:04 Ankara- Güncel

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.