Yeşillenme virüsü nedeniyle tarımın geleceği risk altında

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kıbrıs’ta turunçgil üretimini tehdit eden yeşillenme hastalığıyla ilgili ciddi önlemler almaya başlıyor. Ziraat Mühendisi Gazi Kutlu ile yeşillenme (Psyllidi) hastalığının etkilerini ele aldık.

GONCAGÜL KONAŞ

Son zamanlarda Kıbrıs adasında meydana gelen yeşillenme (Psyllidi) hastalığı, tarım sektöründe ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu hastalık, ülkedeki tarım ürünlerinde yaygın olarak görülmekte ve tarım sektörünü olumsuz etkilemektedir. Yetkililer, hastalığın kontrol altına alınması için çeşitli önlemler almaya çalışıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Kıbrıs’ta turunçgil üretimini tehdit eden yeşillenme hastalığıyla ilgili ciddi önlemler almaya hazırlanıyor. Bakanlık yetkilileri, KKTC’de ortaya çıkan hastalığın ciddiyetini vurgulayarak, acil tedbirlerin alınması gerektiğini belirtiyor.

Hastalık, Amerika’da Florida ve California gibi önemli turunçgil üretim bölgelerinde büyük hasara yol açmış Yeşillenme (Psyllidi) hastalığına benzer etkiler gösteriyor. Bu nedenle, Türkiye’ye ürün girişinin yasaklanması da önlemler arasında yer alıyor.

YEŞİLLENME HASTALIĞI BİR KEZ ÜLKEYE GİRDİĞİNDE HIZLA YAYILMA EĞİLİMİ GÖSTERİYOR

Ziraat Mühendisi Gazi Kutlu ile yeşillenme (Psyllidi) hastalığının etkilerini ele aldık. Ziraat Mühendisi Kutlu, Yeşillenme (Psyllidi) hastalığının virüs gibi bulaştığını ve bu hastalığın ilacının henüz bulunmadığını belirterek, “Şu anda ülkemizde bu hastalık görülmemekte, ancak Kıbrıs’ta ortaya çıktı. Tabii ki, bu konuda karantina tedbirleri uygulanmaya çalışılıyor. Ancak, Kıbrıs’ın ürettiği ürünler ülkemizdeki karantina noktalarının iyi denetlenmesi gerektiği konusunda bir sorun teşkil ediyor. Bu hastalık bir kez geldi mi, virüs gibi yayılmaya başlıyor. Ülkemiz, dünya genelinde sayılı narenciye üreticisi ülkelerden biri. Çevremizdeki ülkelerin çoğunda bu hastalık bulunmakta. Amerika’da, özellikle Florida’da, büyük zararlara yol açmıştır. Amerika, hem iyi bir narenciye üreticisi hem de ihracatçısıdır. Bu yıl, beklenmeyen bir artışla birlikte 7,8 milyon ton civarında bir üretim gerçekleşti. Ancak bu yüksek üretim, narenciye üreticileri için büyük bir zarara neden oldu. Nedeni ise, iç piyasada tüketim imkânı olmadığı için ürünlerin satılması gerektiğinde zorluk yaşanmasıdır. Satamadıkları ürünler elde kaldığı için birçok üretici meyve ağaçlarını sökmek zorunda kaldı. Bu durumda, ülkemizde planlı ve sözleşmeli üretimdeki sorunlar öne çıkıyor. Çiftçiler, hangi üründe daha çok para kazanacaklarına odaklanarak, planlı bir üretim sistemi kurulmasını engelliyorlar. Narenciye üretimi, uzun yıllardır kazandıran bir ürün olmuştur ve bu yılki verim artışı, üreticilere avantaj sağlamıştır. Ancak, ihracatçı destek almasına rağmen ve satışlar artmasına rağmen, TÜİK’in verilerine göre, bu yıl narenciye üreticileri zarar etmiştir. Özellikle, limon fiyatları geçen senenin altında seyretmiştir. Ancak, tüketici bu fiyat düşüşünden fazla faydalanamamıştır. Örneğin, tarlada 3 liraya satılan bir ürünü tüketici 20-25 lira arasında almak zorunda kalmıştır. Bu durumun sebepleri arasında aracı zinciri, soğuk hava depolarının maliyeti, taşıma ve nakliye maliyetlerinin yüksekliği gibi faktörler bulunmaktadır.” şeklinde konuştu.

HASTALIĞIN ÖNLENMESİ İÇİN ETKİLİ KONTROLLERİN YAPILMASI GEREK

Bu yıl ülkemizde yeşillenme hastalığının olmamasının gelecekte yaşanmayacağı anlamına gelmediğine dikkat çeken Kutlu, hastalığın önlenmesi için etkili kontrollerin yapılması gerektiğini vurguladı. Kutlu “Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda gerekli kararları almıştır ancak uygulamayı bu yıl için ertelemiştir. Önemli olan, aşırı üretim yapmamaktır. Ülkemizin kendi ihtiyacını karşılayabilecek ve ihracat yapabilecek kadar üretim yapması önemlidir. Aksi halde, fazla üretim çiftçilere zarar verir ve bir sonraki yıl üretimi azaltma eğilimi gösterirler. Bu da emek harcanmış olan bahçelerin boşa gitmesine neden olur.” dedi.

“BU HASTALIĞIN İLACI YOK”

Hastalığın nasıl yayıldığı ve bu hastalığın nasıl önüne geçilebileceği ile ilgili bilgi veren Kutlu, “Kıbrıs’taki ürünlerin ülkemize girişi, yeşillenme hastalığından dolayı yasaklanmıştır. Bu hastalığın bulaşma şekli ise meyve veya bitkinin üzerinde görünerek başlar. Daha sonra, canlılar aracılığıyla yayılır ve ağaçtan ağaca bulaşır. Benzer bir durum, tarlalardaki fare popülasyonu için de geçerlidir. Farelerin artışı, kuş popülasyonunun azalmasıyla ilişkilendirilir. Eğer avcı kuşların sayısı artarsa, farelerin sayısı azalır ve doğal bir denge sağlanır. Ancak bu denge sağlanmadığı zaman, farelerin kontrol altına alınması için zehirli buğday kullanılmaktadır. Bu zararlıların kontrol altına alınması için etkili bir ilaç bulunmamaktadır, bu nedenle çoğu zaman bahçelerin tamamen yok edilmesi gerekmektedir.” diyerek sözlerine devam etti;

“Ulusal ve uluslararası firmalar, bu tür zararlılarla mücadele etmek için çalışmalar yapmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı da çiftçileri bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yürütmektedir. Ancak, çiftçilerin de bilinçlenmesi ve sorunları zamanında bildirmesi gerekmektedir. Bu sayede, zararların azaltılması ve çözümlerin bulunması daha kolay olur.”

“TARIMIN SAYGIN BİR MESLEK OLDUĞUNUN KABUL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR”

Tarım, ürünlerin üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar olan sürecin temeli olduğunu ve bu sektörün daha çok kontrol altına alınması gerektiğini belirten Kutlu, “Ancak, bu tür hastalıkların önlenmesi ve kontrol altına alınması, ülke tarımının genel durumunu etkiler. Planlı ve sözleşmeli üretim sisteminin benimsenmesi, çiftçilere garantili bir gelir sağlar ve ülkenin gıda ihtiyacını karşılamak için önemli bir adım olur. Gençlerin tarıma ilgisini arttırmak ve köylerdeki geleneksel meslekleri sürdürmek de önemlidir. Tarımın bir saygın meslek olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. COVID-19 salgını sırasında, tarımın sağlıkla birlikte en önemli konulardan biri olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Salgın sırasında, çiftçilere öncelik tanınmış ve tarım faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiştir. Çünkü tarım, ürünlerin üretiminden tüketiciye ulaşmasına kadar olan sürecin temelidir. Bu yüzden, tarıma ve çiftçilere destek verilmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Kutlu, “Özetlemek gerekirse, tarım sektörünün karşılaştığı zorluklarla başa çıkabilmek için planlı ve etkili önlemler alınmalıdır. Çiftçilerin eğitimi ve bilinçlendirilmesi, sözleşmeli üretim sisteminin benimsenmesi, gençlerin tarıma ilgisinin arttırılması ve tarımın saygın bir meslek olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ancak bu şekilde, ülkenin tarımsal üretiminde istikrar sağlanabilir ve gelecek nesillere güvenli bir tarım mirası bırakılabilir.” diyerek sözlerini noktaladı.

19 Nis 2024 - 15:54 - Yaşam

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yavuzsan - Sayın Gazi Kutlu’nun açıklamalarına katılıyorum ayrıca katkı olarak bazı görüşlerimi açıklamak istiyorum. Tarımsal öğretim programlarının güncellenmesi ve daha iyi eğitimli, dünya insanı nitelikli liderlik özelliklerini taşıyan ziraat yüksekliği mühendisliği formasyonunu taşıyan teknik elemanlar yetiştirmek zorundayız. Biyoteknoloji konusunda daha geniş daha kapsamlı ve geliştirici eğitimler verilmelidir. Fark, farklılıktadır. İllaki eğitim öğretim geliştirilmelidir. Prof.Dr.Yavuz Emeklier

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 21:15
01

Yavuzsan - Turunçgil bahçelerinde görülen diğer bir zararlı ise yaprak galeri güvesidir. Yaprağın alt ve üst epidermisi arasını emmek suretiyle, genç süren yapraklar bükülmeye ve fotosentez alanı kaybına neden olmaktadır. Etkili bir tarım ilacının olup olmadığını tam bilmiyorum. Çoğu üretici ve benim gibi amatör turunçgil üreticisi zor günler yaşamaktadır.

Prof.Dr.Yavuz EMEKLİER

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Nisan 19:38