Yerel yönetim seçimi mi, erkek güzellik yarışması mı?

Ankara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi ve Memleket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ile Parti Sözcüsü Prof. Dr. İpek Özkal Sayan ile yerel seçimler arifesinde Türkiye’deki siyasi atmosferi ve beklentileri ele aldık.

GONCAGÜL KONAŞ

Türkiye, 2024 belediye seçimlerine sayılı günler kala siyasi sahne giderek hareketleniyor. Partiler, seçim hazırlıklarını son hızla sürdürürken, seçmenler de gelecek belediye yönetimleri hakkında tercihlerini belirlemeye başladı.

Her seçim döneminde olduğu gibi, bu sefer de siyasi partiler, adaylar ve destekçileri, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına odaklanarak çeşitli vaatlerde bulunuyorlar. Ekonomik kalkınma, altyapı iyileştirmeleri, çevre koruma ve sosyal hizmetler gibi konular, seçimlerin odak noktalarından biri haline geliyor.

Ankara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi ve Memleket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ile Parti Sözcüsü Prof. Dr. İpek Özkal Sayan ile yerel seçimler arifesinde Türkiye’deki siyasi atmosferi ve beklentileri ele aldık.

“YANLIŞ SEÇİM STRATEJİSİ TÜRKİYE’NİN 5 YILINA DAHA MAL OLDU”

Sayan, 2023 seçimlerinde muhalefetin yaşadığı hezimeti ve devam eden parçalanmışlığı vurgulayarak, 2024 seçimlerinin de benzer bir zeminde gerçekleşeceğine işaret etti.  “2023 seçimlerinde Muhalefet hem TBMM’deki çoğunluğu hem de Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetti. Toplumda karşılığı olmayan partilerden 39 tane vekil TBMM’ye girdi. Hâlbuki karşısında 23 yıldır yorulmuş, ülkeyi ekonomik açıdan çökertmiş, orta sınıfı ezmiş, üretimi bitirmiş bir iktidar vardı. Boş tencere her zaman iktidarı devirirdi. Tencere boştu, ama muhalefet iktidarı deviremedi. 6’lı Masa ve izlediği yanlış seçim stratejisi Türkiye’nin 5 yılına daha mal oldu. Seçimi %60’larla kazandığını iddia eden ve muhalif seçmende de beklentiyi çok yükselten muhalefet, vatandaşların siyasetçilere olan güvenini kırdı ve seçmeni sandıklara küstürdü.”

TÜRKİYE SEÇİMLERE PARÇALANMIŞ BİR MUHALEFETLE GİDİYOR

 Türkiye'nin 2024 yerel seçimlerine parçalanmış bir muhalefetle gittiğini ifade eden Sayan, Muhalefet partilerinin birlikteliğinin eksikliğine vurgu yaparak, “İşte 2024 yerel seçimlerine böyle bir ortamda gidiliyor… 2019 yerel yönetim seçimindeki heyecan, muhalif partilerin birlikteliği yok. Aksine dağılmış ve hiçbir şekilde birlikte yol yürüyemeyen bir muhalefet var. DEM Parti ve CHP’nin belli yerlerde yaptığı “kent uzlaşı” dışında herhangi bir ittifak yok. Bununla birlikte Yeniden Refah Partisi’nin Cumhur İttifakı’ndan ayrılması dışında Cumhur ittifaktan herhangi bir ayrılma yok. Onlar seçime yine birlikte giriyorlar. Muhalefetin parçalanmışlığından ise memnuniyet duyup, bunu avantaja çevirmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

“SANDIKLARDA HALA GÖZLEMCİ EKSİKLİĞİ VAR”

Muhalefetin birlik ve beraberlik içinde olmamasının Cumhur İttifakı'nı güçlendirdiğini belirten Sayan, seçimlerde sandık güvenliği konusundaki endişeleri de dile getirerek, “2024 yerel seçimlere ilişkin kafada pek çok soru işareti var. Acaba seçmen listeleri doğru mu, muhalif partiler 2018 ve 2023 seçim döneminde sandıkları koruyamamış, tüm sandıklara gözlemci gönderememişti. 2024 seçimlerinde bu sorunlar halledildi mi… Sanmam… Sandıklarda hala gözlemci eksikliği var. Muhalefet partileri ne yazık ki bu sorunu çözebilmiş değil” ifadelerini kullandı.

“SEÇİME BÜYÜK PARALAR HARCANMASI EL İNSAF DEDİRTİYOR”

Öte yandan, seçim kampanyalarında büyük paraların harcandığına ve sokakların afişlerle, bayraklarla dolu olduğuna işaret eden Sayan, “Tüm bunların yanında özellikle iki büyük parti AKP ve CHP seçim afişlerine, pankartlara, bayraklara büyük paralar harcıyor. Özellikle yaşadığım ve gidip geldiğim iki büyük şehirde Ankara’da ve İstanbul’da sokaklar bayraktan, afişten, pankarttan geçilmiyor.  Türkiye’de emekli sınıf, orta sınıf ve depremzede vatandaşlar bu kadar zor durumdayken, enflasyon altında ezilirken seçime bu kadar büyük paralar harcanması el insaf dedirtiyor. Bir taraftan da bu enflasyonist şartlarda 10 milyon emeklinin 10.000 ve 10.000 TL’nin altında maaş alması, her şeye bulunan paranın emekliye neden bulunamadığını sorgulatıyor” diyerek sözlerine devam etti:

“İstanbul depremi ise çok dillendirilse de tamamen unutulmuş durumda. Tüm siyasiler miting alanlarında depreme dayanıklı evler yapacağının vaadini havalara savuruyor. Oysa ekolojik sistem, toplumu depreme karşı bilinçlendirme, İstanbul ili ve çevre illerdeki sanayileşme, İstanbul’un aldığı göç konuları hiç tartışılmıyor. Bilim adamları depremin yaklaştığı ve gereken tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini yüksek sesle söylerken, bu işle görevli siyasetçiler ve bürokratlar miting miting geziyor. Bu ekonomik koşullarda gerçekleştiremeyecekleri vaatlerle halkı uyutup, oylarını istiyor.”

“SANKİ SEÇİME DEĞİL SAVAŞA GİDİYORUZ!”

Sayan, siyasetçilerin kullandığı kutuplaştırıcı ve ayrımcı dilin gençleri ve kadınları siyasetten soğuttuğunu ve siyasette nezaketin ve mizahın kaybolduğunu belirterek, “Siyasetçilerin birbirlerine kullandıkları kutuplaştırıcı ve ayrımcı dil ise insanları özellikle de gençleri ve kadınları siyasetten soğutup, apolitik bir hale geliyor. Siyasetçiler ellerine mikrofonu aldıklarında siyasi naralar atıp karşı tarafa hakaret yağdırmayı siyaset ve iyi hatiplik zannediyor… Siyasette nezaket yok oldu, siyasette mizah yok oldu. Baktığınızda sanki seçime değil savaşa gidiyoruz!” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DE SANKİ ‘ERKEK GÜZELLİK YARIŞMASI’ DÜZENLENİYOR”

2024 yerel seçimlerinin, ülkenin gerçek sorunlarının tartışılmadığı ve siyasi projelerin ön plana çıkarılmadığı bir ortamda gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. İpek Özkal Sayan, “Türkiye’de 2024 yerel yönetim seçimlerinin tablosu ne yazık ki böyle… Ülke sorunları, gerçek projelerin tartışılmaktan çok uzak olduğu bu ortamda bayraklar, posterler, afişler yarışıyor. Caddeler, sokaklar, yollar erkek ağırlıklı belediye başkan adaylarının güler yüzlü posterleriyle doluyken, Türkiye’de sanki “erkek güzellik yarışması” düzenlendiği kanısı uyanıyor. Telefonlara siyasi partilerden gelen mesajlar ve gürültü kirliliği de cabası.” dedi.

“YEREL SEÇİMLER BÖYLE BİR ORTAMDA VATANA, MİLLETE HAYIRLI UĞURLU OLSUN”

Gerçek demokratik kazançların, projelerin ve liyakatli adayların ön plana çıkmasıyla mümkün olabileceğini vurgulayan Sayan, “Kısaca fotoğrafını çekmeye çalıştığım 2024 yerel yönetim seçimleri, böyle bir ortamda vatana, millete hayırlı uğurlu olsun. Ancak Türkiye gerçekten projelerin tartışıldığı ve “zengin” değil, “liyakatli” belediye başkan adayların yarıştığı dönemde aydınlık günlere çıkacak ve işte o zaman gerçekten demokrasi kazanacak!” diyerek sözlerini tamamladı.

28 Mar 2024 - 16:30 Ankara- Siyaset

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.