“Sayın Erdoğan, Bahçeli’nin kurtarıcısı”

Ali Babacan, “İlker Karagöz ile Çalar Saat”programının konuğuydu. Babacan programda;yaklaşan yerel seçimler, futboldaki şiddet olayları ve ekonomi politikalarına değindi.

Ali Babacan katıldığı programda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

“2014 yerel seçimlerinde, bundan tam 10 yıl önce bir karar alındı. Bu bayraklar, süslemeler sadece seçim büroları önünde yapılabilir, onun dışında süsleme yapmak, ilan asmak yasaktır diye önemli bir karar alındı. Türkiye ilk defa 2014 seçimlerinde büyük bir tasarrufla seçime gitti. Şu anda da ülkenin ekonomisi bu kadar berbatken; emekliler,çiftçiler ülkenin her yerinde feryat ederken, geçinemiyoruz açız derken, en büyük israfın yaşandığı seçimi yaşıyoruz şu anda.”

“Hiçbir seçimde bu kadar yoğun bir seçim harcaması olmamıştı”

“Bütün şehirler bayraklarla, flamalarla donatılı. Brandalar her yerde, her yerde. Daha önceki hiçbir seçimde bu kadar yoğun bir seçim harcaması olmamıştı; bu kadar yoğun bir israf olmamıştı. Ben başbakan yardımcısıyken tasarruf lazım, ülkede çok israf var diye biliyorsunuz çok uğraşıyordum. Sayın Erdoğan da ne diyordu, ‘İtibardan tasarruf olmaz’diye bana cevap veriyordu o günlerde.”

“Cumhurbaşkanının damadı tek bir takımla özel bir ilişki geliştirirse o takıma da zarar verir”
“Koskoca ülkenin cumhurbaşkanının damadı tutup da tek bir takımla böyle özel bir ilişki geliştirirse o takıma da nihayetinde zarar verir. O takımın da itibarını etkiler. Ama genel anlamda da bu tarafgirlik, özellikle tarafsız çalışması gereken bir cumhurbaşkanı için doğru değildir. Şu anda karşılıklı diyorum bakın, bazı futbol takımları da hükûmete yakın olmayı seviyor.”

“Sayın Erdoğan, Bahçeli’nin kurtarıcısı”

“‘Siz bu milletin kurtarıcısısınız’ diyor Sayın Erdoğan’a, değil mi? Aslında Sayın Erdoğan,Bahçeli’nin kurtarıcısı. Unutmayalım. Meral Akşener, MHP içerisinde genel başkanlık yarışına girdiğinde mahkemeler yoluyla Meral Akşener’in önünü kesen ve Devlet Bahçeli’nin genel başkan olarak devam etmesini sağlayan herkesin bildiği gibi iktidarın kendisiydi. Eğer engellenmeseydi Meral Hanım şu anda MHP’nin genel başkanıydı. Bu faktörü unutuyor insanlar.”

“Belediyecilik denince çoğunun gözünde Dolar işareti oluşuyor”

“Türkiye’de belediye denince, belediyecilik denince ilk akla gelen kelime maalesef rant. Belediyecilik denince çoğunun gözünde Dolar işareti oluşuyor, Euro işareti oluşuyor; Türk lirası işareti oluşmuyor çünkü Türk lirası yerlerde sürünüyor değer olarak.”

“Güven oluşmayınca ekonomi düzelmez”

“Yeni ekonomi yönetimi geçmişin hatalarını, kusurlarını örtme derdinde. Ya siz açık bir şekilde, dürüst bir şekilde bu ülkenin gerçek verilerini açıklamazsanız güveni oluşturamazsınız. Güven oluşmayınca da ekonomi düzelmez. Bunu bir türlü kafaları basmıyor, anlamıyorum yani.”

“Biz bu paranın değerini korumak için çok çalıştık”

“1 liraya 8 tane yumurta alabiliyordunuz. Şu anda bunlardan yan yana üç-dört tane koyduğunuzda ancak 1 tek yumurta alabiliyorsunuz. 25-30 kat bir değer kaybı var burada. Zamanında biz bu paranın değerini korumak için çok çalıştık. Merkez Bankası’nı bağımsız çalıştırdık. Merkez Bankası asla karşılıksız para basmadı. Onun için bu ülkede enflasyon düştü, onun için bu ülkede enflasyon yıllarca tek hanede gitti.”

“Mehmet Şimşek’in yapabileceği fazla bir şey yok”

“Mehmet Şimşek’in yapabileceği fazla bir şey yok. Çünkü Mehmet Şimşek, evet, benim yakın çalışma ekibimdeydi, uzun yıllar beraber çalıştık. Niyetinin de ben iyi olduğuna inanıyorum. Ama gücü, kuvveti, etki alanı, ekonomiyi düzeltmek için yeterli değil. Çünkü bütün bu tablodaki en önemli sorunlardan bir tanesi de Türkiye’de hukuk ve adaletin olmaması.”

“Futbol demek milletin bütünleşmesi demek”

“Futbol demek, spor demek; bütünleştirici,birleştirici ortak bir heyecan etrafında bir milletin bütünleşmesi demek. Bu demek. Fakat şu anda ülkeyi yöneten iktidar tamamen kutuplaşma üzerinden yönettiği için, ülkeyi gererek ve ‘benden misin değil misin, o taraf mısın bu taraf mısın’ diye yönettiği için, siyasetin bu kutuplaştırıcı, nefret ve öfke dili maalesef topluma bu şekilde sirayet ediyor.”

“Sayın Erdoğan çözüm sürecine destek verdiği günkü kişi değil”

“DEM Parti’den gelen bu açıklamalarda biraz Stockholm sendromu ben biraz görüyorum. Halbuki Sayın Erdoğan zamanında o çözüm sürecinin içinde olduğu, çözüm sürecine destek verdiği günkü kişi değil. Çok değişti, bunlar hâlâ farkında değil galiba? Çözüm sürecini asıl yürüten bir ekip vardı, bir kadro vardı. Benim de içinde olduğum, başka arkadaşların da içinde olduğu çok kuvvetli bir kadro vardı çözüm süreci o kadro tarafından yönetildi yürütüldü.”

“Sinan Ateş cinayetini hiç unutmamamız gerekiyor”

“Bu Milliyetçi Hareket’in biliyorsunuz bir ceremesini çekenler var, bir de şu anda keyfini sürenler var. Bunu da unutmamamız gerekiyor. Sinan Ateş cinayetini hiç unutmamamız gerekiyor, bakın. 14 ay geçti, daha bir tane iddianame yazılamadı. Böyle bir şey olur mu?”

“İsrail’e karşı hangi yaptırımı uyguladınız ya?”

“Ben buradan Sayın Erdoğan’a soruyorum. Tamam,bağırıp çağırıyorsunuz ama, fiilen somut olarak ne yaptınız? İsrail’e karşı hangi yaptırımı uyguladınız ya? Cevap veremez bakın. Yok çünkü. Sıfır. Ne yapıyor? İslam âlemine çağrıda bulunuyor. Ya sen İslam âleminin içindeki bir ülke değil misin? Türkiye, İslam İş Birliği Teşkilatı’nın üyesi değil mi? Tribünde değilsin ki İslam âlemine çağrıda bulunuyorsun. Sen İslam aleminin içindesin. Ne yapıyorsun onu konuş.”

“Türkiye ne yaptı?”


“Türkiye’nin yaptırım olarak yaptığı tek bir şey var mı Allah aşkına? Ticaret tam gaz devam ediyor, Sayın Erdoğan durmadan hamaset yapıyor ama fiiliyatta hiçbir şey yapmıyor. Bakın, Malezya dünyanın öbür ucundaki ülke İsrail’e gidip gelen gemileri yasakladı. İsrail’e sevkiyat yapan gemilerin Malezya limanlarına uğramasını yasakladı ya. Bırakın ihracatı. Türkiye ne yaptı?”

20 Mar 2024 - 05:21 - Siyaset

Mahreç  C. Dilan Koluaçık


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.