TÜSİAV ailesi güçlenerek büyüyor

Sivil toplumun kutup yıldızı TÜSİAV’ın Tanışma ve Kaynaşma Gecesi’ne, siyaset ve basın dünyası yoğun ilgi gösterdi.

M. UMUT KARAKÜLAH

Sivil toplumun kutup yıldızı olarak nitelendirilen Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) tarafından “Tanışma ve Kaynaşma Gecesi” düzenlenerek yeni üyelere plaketleri takdim edildi.

TÜSİAV Yönetim Kurulu Başkanı Veli Sarıtoprak’ın yaptığı açılış konuşması ile başlayan gecede TÜSİAV ailesi tam kadro katılım sağlarken, iş, siyaset ve basın dünyasının önde gelen isimleri bir araya geldi.

Başkan Sarıtoprak, konuşmasına TÜSİAV’ın kuruluş hikayesini anlatarak başladı. Sarıtoprak şöyle konuştu: “Soğuk bir Ocak ayında sevgili dostum Sedat Bayer (rahmetli Ekrem Ceyhun’un Özel Kalem Müdürü) beni çağırdı. Dedi ki; “Sayın Ekrem Ceyhun sizinle görüşmek istiyor.” Ben de dedim ki: “Sedat hayırdır ne için beni çağırıyor?” Dedi ki; “Bir Vakıf meselesi varmış” Eski Başbakanlık Binası’ndaki makamına gittim. Rahmetli Ekrem Ceyhun dedi ki; “Veli bey sizin sanayici işadamları derneklerinde oldukça deneyiminiz var. Sanayici İşadamları Dernekleri’nin Türkiye’nin her tarafına yaydınız. Şimdi de beyefendi (Süleyman Demirel) sizin bir Vakıf kurmanızı istiyor. Adı da Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı olsun istiyor.” Ben de dedim ki; “Dernek kurmayı biliyorum uzmanlaştım ama hiç Vakıf kurmadım.” Dedi ki; “Kanunu şu, kanuna göre kuracaksın, eğer eliniz çabuk tutmazsan İstanbul’da İşadamları kuracak, bunu İstanbul’a yedirmeyelim, biz yapalım.” Ben de ‘tamam’ diyerek yanından ayrıldım. 1995 yılında Nisan ayında arkadaşlarımı toplayıp Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı’nı kurdum. Vakıf Yönetim Kurulu üyeleri ile rahmetli Süleyman Demirel’i ziyaret ettim. Dedim “Sizin tavsiyenize ve önerinize uyduk. Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı kuruldu, işte Resmi Gazete.” Rahmetli Demirel tarihe not düşecek güzel şeyler söyledi: “Bak oğlum bundan sonra bu Vakıf AR-GE ile uğraşsın, bu Vakıf Teknopark’lar, Teknokentler’le uğraşsın, bu Vakıf patent işiyle uğraşsın, bu Vakıf Üniversite- sanayi işbirliği için uğraşsın, vizyonunuz geniş olsun, hedefiniz büyük olsun, yüksek olsun. Bu arada acizane tavsiyem sakın politika ile uğraşma. Politikacı girsin Vakfa ama politika sakın girmesin oğlum.” Ben de 28 yıldır çok şükür o felsefeyi sürdürdüm, politikaya mesafeli kaldım ve o çizgide çalışmalarımı sürdürdüm. Bugünlere geldik.” şeklinde konuştu.

“VEFASI OLMAYANIN BEKASI OLMAZ”

Sivil toplumculuğun ve dernekçiliğin özveri isteyen bir iş olduğu dile getiren Sarıtoprak, konuşmasına şöyle devam etti: “Ülkesine, milletine, devletine üstün hizmetlerde bulunan, ülke için millet için hayırlı hizmetler yapan, ülkesi için koşturan değerlerimize vefa belgesi vermeye karar verdim. İlk olarak ‘Sanayinin Çınarları’, sonra ‘Eğitimin Çınarları’ daha sonra da ‘Sağlığın Çınarları’ diye tören düzenledik. İlk ‘Sağlığın Çınarları’ ödül törenini Prof. Dr. Mehmet Haberal'ın ev sahipliğinde, himayelerinde Başkent Üniversitesi’nde gerçekleştirdik. Türk Sivil Toplum tarihinde bir ilki gerçekleştirdik. Hacettepe Üniversitesi’ne, Türk Tıbbına hizmet eden Türk sağlığı için koşturan 75 yaş üstü 170 profesörümüze vefa göstermek amacıyla ‘Sağlığın Çınarı’ teşekkür belgelerini takdim ettik. Çnükü şunu her zaman söylüyorum; vefası olmayanın bekası olmaz. Vefa İstanbul’da bir semt adı değildir, vefa bir boza markası değildir, vefa gönül işidir, gönülden sevmek ve onure etmektir.” ifadelerini kullandı.

“TÜSİAV’A DESTEK OLAN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Üniversiteler ile, belediyeler ile, odalar ile birçok etkinlikte işbirliği yaptıklarını ifade eden Başkan Veli Sarıtoprak, bu işbirliklerinde kendilerine destek olan tüm kişi ve kuruluşlara da ayrı ayrı teşekkürlerini iletti. Sarıtoprak, “TÜSİAV ailesine birçok belediye başkanlarımız, rektörlerimiz, oda başkanlarımız destek olmuşlardır. Bizlere salonlarını vermiştir, yemekler, kokteyller vermiştir, imkanlarını hep bize kullandırmıştır. Kendisine teşekkür ediyorum. Zaten Vakıfçılık, Dernekçilik başkasının taşıyla başkasının kuşunu vurmaktır. Sponsorlar bularak faaliyet göstermektir. Bugüne kadar bu işi başardığımı zannediyorum. Türkiye’de ilk defa Üniversite- İş Dünyası İşbirliği Platfotmu’nu kurduk. Beraber Organize Sanayi Bölgeleri’ne gittik, beraber Fabrikalara gittik. Ben sanayicileri üniversiteye götürdüm, o üniversiteli öğrencileri sanayicilerle buluşturdu. Her seferinde imkanlarını bize seferber ettiler. Biz de bize bu imkanları sunan tüm Başkanlarımıza ‘sivil toplum dostu ödülü, ‘üstün hizmet ödülü’, ‘vefa ödülleri’ ile ‘başarı ödülleri’ ile onurlandırdık.  Kendilerine huzurunuzda şükranlarımı sunuyorum. 28. yaşında benim yanımda oldunuz, beni çok mutlu ettiniz. Hepinize çok çok teşekkür ediyorum.” diyerek vakfa yeni üye olan kişilere Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte plaketlerini takdim ettiler.

GECEDE PLAKET ALANLAR

Gecede Desdina Yılmaz, Funda Özsarı Taşdemir, İlkay Gül, Hilal Yılmaz, Nurullah Bulat, Alp Atalan, Melike Canpolat, Berkay Bilge, Ayşe Akkurt, Semra Yağmur, Bülent Pirler, Derya Baykal ve Başak Kitapçı’ya üyelik plaketi verilirken, Kazım Ergün, Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, Nevzat Ceylan, Prof. Dr. Yavuz Demir, Prof. Dr. İhsan Sabuncuoğlu, Niyazi Akdaş, Hüseyin Kutsi Tuncay ve Mustafa Atilla’ya da onursal üyelik plaketi takdim edildi.

23 Şub 2024 - 17:01 Ankara- Ekonomi

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.