“TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Ankara Şubesi “TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi. Söyleşilerinin konukları TÜGİAD Başekonomisti Doç. Dr. Mehmet Levent Yılmaz ile TÜGİAD Politika Danışmanı ve Gazeteci Metehan Demir oldu. İş dünyası ve üniversite öğrencileri söyleşiye yoğun katılım gösterdi.  TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Aykut Çakmaklı yaptığı açıklamada, “Yüz Yüze söyleşilerinin bizlere çok önemli katkılar sunacağına inanıyorum” dedi.

TÜGİAD Ankara Şubesi Başkanı Aykut Çakmaklı, açılış konuşmasında, eğitim ve iş dünyası arasındaki iş birliğini geliştirmeyi amaçladıkları “TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ilk konuğunun eğitim dünyasının tanınmış ismi Türk Eğitim Derneği (TED) Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu’nu hatırlattı. Pehlivanoğlu’nun, Türkiye’deki ve dünyadaki eğitim sistemiyle ilgili bilgi verdiği ilk söyleşinin çok yoğun ilgi gördüğünü ifade eden Çakmaklı, “TÜGİAD Ankara ailesi olarak gördüğümüz bu ilgi bizi heyecanlandırdı ve ne kadar doğru bir adım attığımızı gösterdi. Yıl boyunca devam etmesini planladığımız söyleşilerimizde ekonomiden siyasete, iş dünyasından eğitime ve kültürden sağlığa kadar çeşitli alanlarda engin tecrübelere sahip kimseleri konuk ederek, tecrübelerinden yararlanmanın imkânlarını araştıracağız. Yüz Yüze söyleşilerinin bizlere çok önemli katkılar sunacağına inanıyorum” dedi.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Yılmaz da konuşmasında, ekonominin bir sosyal bilim, ekonomistlerin de öngörüde bulunmaya çalışan insanlar olduğunu söyledi. Yılmaz, “Ekonomide tek doğru yoktur. Bizim söylediğimiz doğrular farklı konjonktürde farklı sonuçlar üretiyor olabilir. Verileri analiz eder, sunarsınız ama başkasının adına karar almazsınız. Ekonomide insan davranışları da önemlidir. Örneğin 2008 yılında finansal kriz gündeme geldiğinde ABD Merkez Bankası Fed para bastı ve Amerikan halkına dağıttı. Halk da bu parayı harcadı. Fed, Covid-19 salgını sırasında da para basarak dağıttı. Ancak bu sefer insanlar uzun süre parayı harcamadı. Çünkü 2008 yılındaki kriz başka dinamiklerden kaynaklanıyordu. Salgında insanların ilk algısı varlığıyla ilgili bir riske dönüştüğü için parayı harcamak istemediler, tasarruf ettiler. İnsan davranışları konjonktürden etkilenir” dedi.

“TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi

 “Enflasyonun haziran ayında düşmeye başlayacağını düşünüyorum” 

Yılmaz, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimden sonra ekonomide sıkılaştırma politikalarının artacağını düşündüğünü belirterek, “Ekonomi yönetiminin şu anda temel hedefi enflasyonu düşürmek. Enflasyonla mücadele kapsamında talebi düşürmek için çeşitli önlemler alınacak. Talebi düşürmek için atılacak adımlar doğal olarak üretimde ve istihdamda azalmaya yol açacak. Ayrıca enflasyonun düşeceğine toplumu inandırmak gerekiyor. Enflasyonun baz etkisiyle haziran ayında düşmeye başlayacağını düşünüyorum. Ancak, enflasyonun düşmesi fiyatların düşeceği anlamına gelmiyor. Enflasyonun düşmesi demek fiyatların artış hızının düşmesi demektir. Dolayısıyla fiyatlar artmaya devam edecek” diye konuştu. 

Ekonomi yönetiminin seçimden sonra vergi tarafında da adımlar atmasını, vergi denetiminin artmasını beklediğini vurgulayan Yılmaz, ekonomi programının yabancı sermaye girişine de bağlı olduğunu, yabancı yatırımcıların Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in programına inandığını, ancak yine de seçim sonrası gelişmeleri beklediğini ifade etti. Yılmaz, Türkiye’nin ihracatında temel belirleyicinin dış talep olduğunu, bu dönemde ana ihracat pazarı Avrupa Birliği (AB) daraldığı için ihracatın bundan etkilenebileceğine de dikkati çekti.

“TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi

“Türk seçmeninin oy verme alışkanlığı yabancı seçmenden farklı gelişiyor” 

Şu anda Türkiye’nin önemli gündem maddelerinden birinin de yaklaşmakta olan yerel seçimler olduğuna işaret eden Yılmaz, “Dünyaya baktığımızda ekonomideki gelişmelerin seçmenin oy verme alışkanlığında belirleyici olduğunu görüyoruz. Örneğin enflasyon yüksekken iktidar partisinin oy oranı düşüyor. Türkiye’de ise o kadar düşmüyor. Çünkü Türkiye’de güvenlik algısı öne çıkmaya başlıyor. Dolayısıyla Türk seçmeninin oy verme alışkanlığı yabancı seçmenin oy verme alışkanlığından farklı gelişiyor. Bu yüzden ülkemizde öngörüde bulunmakta zorlanıyoruz.  Bir de yüzde 15 oranında kararsızlar dediğimiz, seçim günü karar vererek seçim sonucunu etkileyen bir seçmen kitlesi var” ifadelerini kullandı. 

TÜGİAD Politika Danışmanı ve Gazeteci Metehan Demir de konuşmasında, yaklaşan yerel seçimler ile iç ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şu anda herkesin 31 Mart Pazar günü yapılacak yerel seçime odaklandığını söyleyen Demir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretinin çok olumlu olduğunu, bu ziyaretin bir siyasi sonuç ve ekonomik açıdan pragmatik yansıma yaratacağını belirtti.

TÜGİAD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri ile üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide, Yılmaz ve Demir, dinleyicilerin, Türkiye ekonomisinin durumu, 2024 yılında ekonomiye ilişkin beklentiler ile yerel seçimler, iç ve dış politikadaki gelişmeler hakkındaki sorularını yanıtladılar.

“TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi

TÜGİAD Ankara Şube Başkanı Çakmaklı, TÜGİAD Başekonomisti Yılmaz ve TÜGİAD Politika Danışmanı Demir’e katkılarından dolayı plaket takdim etti. Çakmaklı, TÜGİAD Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Dilan Peker ile üyeler Emre Peker, Asmin Ayşe Pala, Helin Su Barut, Ahmet Dursun, Filiz Çetinkaya ve Besna Şensözlü’ye de plaketlerini takdim etti. 

“TÜGİAD Yüz Yüze” söyleşilerinin ikincisi düzenlendi

21 Şub 2024 - 13:44 Ankara- Ekonomi

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.