“Türkiye’deki eğitimde devrim ve karşı devrim”

Tarihçi ve Yazar Sinan Meydan, “Türkiye’deki eğitimde devrim ve karşı devrim” konulu söyleşide Cumhuriyet döneminden günümüze eğitim sistemini anlattı.

GONCAGÜL KONAŞ

Çankaya'da bulunan Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi, 31. Adalet ve Demokrasi Haftası'nın altıncı gününde önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Tarihçi ve yazar Sinan Meydan, “ Türkiye'deki eğitimde devrim ve karşı devrim” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi.

“CUMHURİYET, BÜTÜN BİR TOPLUMUN EĞİTİM ÖĞRETİMİ ESAS ALAN BİR BÜYÜK SEFERBERLİKLE GERÇEKLEŞTİRDİ”

Meydan, söyleşisinde Cumhuriyet dönemindeki eğitim devrimini ele alırken, şu sözlere yer verdi: "Cumhuriyetin eğitim devriminden bahsederken Atatürk'ün açtığı ilkokullardan ortaokullara, liselerden üniversitelere kadar birçok kurumdan bahsetmek yetmez. Bunun dışında millet mektepleri ve halk evlerinin de önemli olduğunu vurgulamak gerekir." Meydan, "Cumhuriyet, bütün bir toplumun eğitim öğretimi esas alan bir büyük seferberlikle gerçekleştirdi. Ancak, Köy Eğitmenleri Projesi gibi önemli girişimlerin kapatılmasıyla, eğitimde gerileme yaşandı." şeklinde konuştu.

Sinan Meydan, Cumhuriyet döneminin eğitim ve aydınlanma projelerinin yarım kaldığını ve köy enstitülerinin kapatılması gibi adımların eğitimde gerilemeye yol açtığını, bunun sonucunda, Türkiye'nin siyasal ve toplumsal ikliminin olumsuz etkilendiğini düşündüğünü ifade etti.

TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN, LAİK BİR EĞİTİM SİSTEMİ

Söyleşide, Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerine sadık kalmanın önemine vurgu yapan, Meydan, laik eğitimin ve bilimsel düşüncenin korunmasının, Cumhuriyet'in temel taşlarından biri olduğunu belirtti. Ancak, günümüzde eğitim sisteminin dinselleştirilmeye çalışıldığını ve laikliğin erozyona uğradığını dile getiren Meydan, "Bugün geldiğimiz noktada, eğitimde laiklik ilkesine yapılan saldırıların, cumhuriyetin temel değerlerine yönelik bir tehdit oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Meydan'ın sözlerinde, günümüz eğitim sisteminin, Cumhuriyet'in kuruluş ideallerine sadık kalmadığı ve laiklik ilkesinin göz ardı edildiği eleştirileri yer aldı. Ayrıca, Türkiye'nin karşı karşıya olduğu sorunların çözümünde eğitimin önemine vurgu yapıldı.

TÜRKİYE’NİN EĞİTİMDE KÖKLÜ REFORMLARA İHTİYACI VAR

Özellikle, üniversitelerin niteliğinin düşmesi ve yaygın cehaletin yenilememesi konularında endişelerini dile getiren Meydan, Türkiye'nin eğitimde köklü reformlara ihtiyacı olduğunu vurguladı. Bu reformların, Cumhuriyet'in kuruluş ilkelerine ve Atatürk'ün vizyonuna uygun olması gerektiğini belirtti.

Söyleşinin devamında, günümüzde eğitimde yaşanan sorunlara da dikkat çekildi. Üniversitelerin niteliğinin düşmesi ve gençlerin yeterince iyi yetişmemesi nedeniyle beyin göçünün arttığına dikkat çeken Meydan, bu durumun önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, eğitim sisteminin, çağdaş dünyanın gereksinimlerine uygun hale getirilmesi gerektiğini ve bilimsel düşüncenin teşvik edilmesinin önemine vurgu yaptı.

Sinan Meydan'ın sözlerinde, laiklik ilkesinin eğitimdeki önemine ve Cumhuriyet'in temel değerlerine bağlı kalmanın gerekliliğine vurgu yapıldı. Meydan, Türkiye'nin geleceği için, laik bir eğitim sistemiyle, Cumhuriyet'in ilkelerine bağlı bir toplumun yetiştirilmesinin şart olduğunu belirtti.

Meydan'ın söyleşisi, Türkiye'nin eğitim sistemindeki tarihsel ve güncel sorunları ele alarak, Cumhuriyet'in kuruluş ideallerine olan bağlılığın önemini vurguladı.

EĞİTİMDE LAİKLİK İLKESİNE YAPILAN SALDIRI

Söyleşide, Meydan'ın Cumhuriyet'in eğitimdeki devrimlerine dair değerlendirmeleri devam etti. Meydan, "O dönemdeki liselerde okutulan ders kitaplarına bakıldığında, felsefe, sosyoloji, kozmografi, jeoloji gibi geniş bir konu yelpazesine yer verildiğini görürsünüz. Atatürk'ün ölümünden sonra ise eğitim sistemi üzerinde önemli değişiklikler yaşandı. Ders kitaplarındaki içerik değişiklikleri, eğitimde fiyatlandırma politikaları ve çok partili hayata geçişle birlikte ortaya çıkan dinsel söylemler, laik eğitim anlayışına ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı." ifadelerini kullandı.

Meydan, "Cumhuriyetin eğitim sisteminin temelini oluşturan laiklik ve bilime dayalı eğitim, zaman içinde zorlu bir mücadeleye dönüştü. Özellikle günümüzde, okullara dinsel içerikli derslerin zorunlu hale getirilmesi, eğitimdeki laik prensiplere karşı bir saldırı olarak değerlendirilebilir." şeklinde konuştu.

AYDINLANMANIN KARANLIK GÖLGESİ: KÖY ENSTİTÜLERİ'NİN KAPANIŞI

Cumhuriyetin eğitimdeki devrimlerinin yarım bırakıldığına dair bir eleştiri yapıldı. Meydan, “Özellikle Köy Enstitüleri'nin kapatılması, o dönemde yetişen aydınlanmış öğretmenlerin köyleri aydınlatma görevini sonlandırdı. Bu projelerin devam etmesiyle bugün Türkiye'nin siyasal iklimi farklı olabilirdi. Keşke enstitüler kapatılmasaydı, ya da bir süre daha açık kalsaydı. Bugünün sorunlarından biri de, o dönemde başarıyla uygulanan projelerin yarım bırakılmasıdır." şeklinde konuştu.

Meydan'ın sözlerinde, günümüzde eğitimdeki sorunların yanı sıra, geleceğe dair öneriler de yer aldı. Türkiye'nin eğitim sisteminin, Cumhuriyet'in temel değerleri doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulanarak, "Eğitim, Türkiye'nin asıl beka meselesidir ve bu mesele, laik ve bilimsel bir temelde çözülmelidir." ifadeleriyle noktalandı.

“CUMHURİYETİ YENİDEN AYAĞA KALDIRALIM”

Meydan, Cumhuriyetin yüzüncü yılında sadece ona sahip çıkmanın yeterli olmadığını dile getirdi. Cumhuriyetin yeniden ayağa kaldırılması ve çağın gereksinimlerine uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade belirten Meydan, bu sürecin Cumhuriyetin temel ilkelerini güçlendiren ve çağdaş bir yapıya kavuşturan reformlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Meydan, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının, Cumhuriyetin temel ilkelerine sahip çıkarak, laik bir Cumhuriyeti yeniden inşa etme iradesini göstermesi gerektiğini belirtti.

30 Oca 2024 - 16:29 Ankara/ Çankaya- Güncel

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Zafer Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Zafer Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Zafer Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Zafer Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.