Eve Dönmek

Abone Ol

Bazen insanın gerçekten ihtiyacı olan şey büyük şehirlerden, kalabalıktan ya da sürekli yetişmeye çalıştığı hayattan birkaç günlüğüne uzaklaşmak oluyor. Özellikle huzur dolu bir yerde geçirilen kısa bir tatil, insanın zihnini adeta sıfırlıyor. Sabah kuş sesleriyle uyanmak telefona bakmadan geçirilen saatler, temiz hava, sakinlik… Bunların hepsi insanın içinde biriken yorgunluğu yavaş yavaş söküp alıyor.

Uzaklaşmanın en güzel tarafı, insanı acele etmek zorunda bırakmaması. Kimse bir yere yetişmeye çalışmıyor, saatlerin bile anlamı kalmıyor. Gün içinde sadece yürüyüş yapmak bir ağacın altında oturup etrafı izlemek ya da sessizliği dinlemek bile insana yetiyor. Şehirde alıştığımız o bitmeyen gürültünün ve koşuşturmanın aslında ne kadar yorucu olduğunu en çok böyle sakin yerlerde fark ediyoruz.

Fakat işin en zor kısmı dönüş oluyor. Tatilin bitmesiyle birlikte daha yola çıkmadan stres başlıyor. Bekleyen işler, mesajlar, trafik, kalabalık ve yeniden aynı tempoya dönme düşüncesi insanın huzurunu kaçırabiliyor. Sanki insan birkaç günlüğüne gerçek hayatı unutmuş da geri dönmek zorundaymış gibi hissediyor.

Belki de bu yüzden insanlar artık sadece tatil yapmak istemiyor; biraz nefes almak, sakinleşmek ve kendini yeniden toparlamak istiyor. Çünkü bazen birkaç günlük huzur bile insanın aylarca taşıdığı yorgunluğu hafifletmeye yetiyor.