Mansur Yavaş'tan "Su" Açıklaması!
Mansur Yavaş'tan "Su" Açıklaması!
İçeriği Görüntüle

Türküye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, toplantıya tabut maketi, çekiç, tencere ile simit getirdi. Tabut maketinin üzerinde emekli olmasına rağmen çalışıp iş kazalarında yaşamını yitirenlerin fotoğrafları yer aldı. Ağbaba, 'Türkiye'de emeklilerin yaklaşık 5 milyonu çalışıyor. 2 milyon 200 bini kayıtlı geri kalanı ise kayıtsız çalışıyor. Emekli niye çalışır? Emekli, AK Parti'nin kara düzeninden dolayı çalışıyor. Eskiden bir kişi emekli olduğunda evini, arabasını alıp geçimini sağlardı ancak 23 yıl sonra geldiğimiz noktada; emeklinin tabutuna son çiviyi AK Parti'liler çakacak. Tabuta çakılacak son çivi olacak, bu çekici de onlara bırakacağız' dedi.

"Biz de bu iradeye uygun olarak gerekli adımları atıyoruz"

Sonrasında teklif üzerinde ilk imza sahibi olan AK Parti Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy, teklifin detaylarını anlattı. Teklifin 3 temel eksen etrafında meydana geldiğini belirten Gülsoy, 'Teklifimizin ilk ve en önemli ayağı hukuk devletinin temel taşı olan belirlilik ilkesidir. Anayasa Mahkemesi son dönemde verdiği kararlarla bazı yasal düzenlemelerin çerçevesinin daha net çizilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Biz de bu iradeye uygun olarak gerekli adımları atıyoruz. Madde 1 ve Madde 2'yle aday memurların güvencesi üzerine düzenleme öngörüyoruz. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki, 'Memuriyetle bağdaşmayacak durumlar' ifadesi ucu açık olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Bu belirsizlik aday memurlarımız için bir huzursuzluk kaynağı olmakta idi. Yeni düzenlemeyle bu süreci tamamen disiplin cezası şartına bağlıyoruz. Aday memur temel eğitimde başarısız olursa, birden fazla uyarma, kınama alırsa veya aylıktan kesme gibi ağır bir ceza alırsa ilişiği kesilecektir. Böylece idarenin yorumlanabilir uygulamasının önüne geçiliyor, liyakat ve disipline açık kriterlere bağdaşmış oluyoruz' dedi.

"Düzenlemenin 2026 yılı toplam maliyeti 110,2 milyar TL olarak hesaplanmıştır"

Gülsoy, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesi ile ilgili maddeye ilişkin, '2019 yılında bin TL ile başlayan alt sınır aylık uygulaması bugün sosyal güvenliğin en önemli koruma kalkanından biri haline gelmiştir. 2025 Temmuz ayında 16 bin 881 TL olan bu rakam 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19'un üzerinde bir artışla yaklaşık yüzde 18,48 oranında artırılarak 20 bin TL'ye yükseltilmektedir. Bu düzenlemeden önce mevcut durumdan 4 milyon 11 bin emeklimiz faydalanırken yapılan düzenlemeyle bu sayının 4 milyon 917 bin kişiye çıkması öngörülmektedir. Düzenlemenin 2026 yılı toplam maliyeti 110,2 milyar TL olarak hesaplanmıştır. Bu rakamlar orta vadeli program hedeflerimizden ve bütçe disiplininden taviz vermeden büyüme sonucu elde edilen refahın toplumun en kıymetli kesimi olan emeklilerimize aktarılmasıdır' ifadelerini kullandı.

"Özellikle çeşitli nedenlerle iş gücü piyasasında yaşanabilecek daralmaları engellemiştir"

2016 yılından bu yana işverenlere sunulan asgari ücret desteğinin 2026 yılında da sürdürüldüğünü ifade eden Gülsoy, 'Sigortalı başına aylık 1270 TL olmak üzere, günlük 42,33 TL olarak belirlenen bu desteğin yıllık maliyeti 76,37 milyar TL'dir. İstihdamın desteklenmesi amacıyla yürütülen bu programlar kapsamında işverenlerimize 2025 yılının ilk 10 ayında yaklaşık 358,8 milyar TL, 2004-2025 Ekim arasında ise toplam yaklaşık 1 trilyon 345 milyar TL teşvik desteği sağlanmıştır. Bu teşviklerin her biri uygulandığı dönemde amacına başarıyla hizmet etmiş, özellikle çeşitli nedenlerle iş gücü piyasasında yaşanabilecek daralmaları engellemiştir' dedi.

"Bu düzenlemeyle denetim rejimi daha açık, daha sistematik ve daha güçlü hale getirilmektedir"

Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve İstanbul Finans Merkezi ile ilgili düzenlemelerden de bahseden Gülsoy, 'Bu kapsamda, bağımsız denetim, Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Denetleme Kurulu denetim elemanlarınca yürütülecek denetim ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Plan ve Bütçe Komisyonunun denetimi Türkiye Varlık Fonu tarafından bedeli ödenerek iştirak edilen şirketler, fonlar ve bunların bağlı ortakları bakımından da açık ve net biçimde uygulanacaktır. Dolayısıyla, burada, kamuoyunda zaman zaman dile getirilen, 'Türkiye Varlık Fonu denetimsizdir' yönündeki iddiaların hukuki bir karşılığı bulunmamaktadır; aksine bu düzenlemeyle denetim rejimi daha açık, daha sistematik ve daha güçlü hale getirilmektedir. Bu noktada, çok önemli bir denge kurulmaktadır; bir taraftan Türkiye Varlık Fonu ve iştiraklerinin kamu idaresine özgü usul ve esaslarının sınırlamalara tabi olmaması, diğer taraftan ise 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 12'nci maddesi hükümlerine tabi olmaya devam edeceği açıkça düzenlenmektedir. Bu durum da hem özel hukuk rejiminin sağladığı esnekliği korumakta hem de piyasa düzenini ve rekabet hukukunu güvence altına almaktadır.' açıklamasında bulundu.

Toplantı sürüyor

Komisyon toplantısı, milletvekillerinin teklifin tümü üzerine yaptığı değerlendirmelerle sürüyor.

Aliekber METE/ANKARA, (DHA)-

Kaynak: DHA