Tam 81 yıl önce bugün, 26 Haziran 1945’te, San Francisco’da II. Dünya Savaşı’nın küllerinden doğan yeni dünyanın anayasası imzalandı: Birleşmiş Milletler (BM) Şartı. İnsanlığı bir kez daha topyekûn bir savaş felaketinden korumak, küresel adaleti sağlamak ve insan haklarını güvence altına almak iddiasıyla kurulan BM, bugün New York Nehri kıyısındaki gökdeleninden dünyayı yönetmeye (ya da yönetmeye çalışmaya) devam ediyor.
"Dünya beşten büyüktür" eleştirilerinin odağındaki Güvenlik Konseyi veto sisteminden, açlıkla mücadele eden alt kurumlarına; Türkiye'nin ilk günden beri üstlendiği kritik rollerden, Ankara ile New York hattında yaşanan tarihi krizlere kadar Birleşmiş Milletler’in dününe, bugününe ve perde arkasındaki çarpıcı sırlara uzanan detaylı bir haber dosyasını açıyoruz.
MİLLETLER CEMİYETİ ENKAZINDAN SAN FRANCISCO'YA
I. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam), Hitler ve Mussolini faşizminin dünyayı yeni bir savaşa sürüklemesini engelleyemeyerek tarihin en büyük diplomatik başarısızlıklarından biri oldu. II. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru, müttefik devletler daha güçlü, yaptırım kabiliyeti olan bir küresel mekanizma kurmak için kolları sıvadı.
- "Birleşmiş Milletler" İsminin Mucidi: Bu ifadeyi ilk kez 1 Ocak 1942’de yayınlanan BM Beyannamesi’nde ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt kullandı.
- Kurucu Babalar ve Yalta Konferansı: Teşkilatın ana omurgası Roosevelt (ABD), Winston Churchill (İngiltere) ve Josef Stalin (SSCB) tarafından Yalta Konferansı’nda çizildi. En çok tartışılan konu olan "Veto Yetkisi", bu üç büyük devletin kendi çıkarlarını korumak için dayattığı bir şarttı.
- San Francisco Konferansı (1945): 25 Nisan - 26 Haziran 1945 tarihleri arasında 50 ülkenin temsilcileri bir araya gelerek 111 maddelik BM Şartı’na son şeklini verdi. Teşkilat, 24 Ekim 1945'te şartın onaylanmasıyla resmen faaliyete geçti.
ETKİN OLDUĞU ALANLAR VE ÖNEMLİ ALT KURUMLAR
BM, siyasi krizlerin yanı sıra insani yardım, sağlık ve kültür alanlarında kurduğu devasa alt mekanizmalarla dünya nüfusunun neredeyse tamamına dokunuyor.
Dünyayı Sırtlayan Alt Kurumlar
- UNICEF (Çocuk Fonu): Savaş ve yoksulluk bölgelerindeki çocukların beslenme, sağlık ve eğitim haklarını korur.
- WHO (Dünya Sağlık Örgütü): Küresel salgınlarla (Çiçek hastalığının yok edilmesinden en son pandemilere kadar) mücadelenin merkez üssüdür.
- UNESCO (Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü): Dünya mirasını koruma altına alır, kültürel diplomasinin kalbidir.
- UNHCR (Mülteciler Yüksek Komiserliği): Dünyadaki mülteci krizlerini yönetir.
Başarılar ve Başarısızlıklar Sentezi
BM, Soğuk Savaş döneminde nükleer bir kıyametin kopmasını engellemekte, sömürge devletlerinin bağımsızlıklarını kazanmasında ve küresel aşı kampanyalarında devasa başarılar elde etti. Ancak 1995 Srebrenitsa Katliamı ve 1994 Ruanda Soykırımı sırasında BM Barış Gücü askerlerinin gözü önünde yaşanan katliamlar, teşkilatın tarihine kara birer leke olarak kazındı.
ANKARA-NEW YORK HATTI
Türkiye, Birleşmiş Milletler’in geçici bir üyesi değil, 51 kurucu üyesinden biridir. Ancak bu kurucu üyelik hakkını elde etmek hiç de kolay olmamıştır.
San Francisco Vizesi İçin Savaş İlanı: Yalta Konferansı’nda büyük devletler, San Francisco’daki kurucu kongreye katılabilmek için 1 Mart 1945 tarihine kadar Almanya ve Japonya’ya resmen savaş ilan etmiş olma şartını getirdi. Türkiye, II. Dünya Savaşı boyunca başarıyla sürdürdüğü "aktif tarafsızlık" politikasını bozarak, 23 Şubat 1945’te Almanya ve Japonya’ya resmen savaş ilan etti. Bu hamle sembolik olsa da Türkiye’nin BM’nin kurucu masasına oturmasını sağladı. Türk heyetine Dışişleri Bakanı Hasan Saka başkanlık etti.
TÜRKİYE-BM İLİŞKİLERİ: OMUZ OMUZA VE KARŞI KARŞIYA
Türkiye, BM kararlarına ve uluslararası güvenliğe en çok asker katılan ülkelerden biridir.
- Kore Savaşı (1950): Türkiye, BM Güvenlik Konseyi’nin Güney Kore’ye yardım çağrısına yanıt vererek bölgeye bir tugay asker gönderdi. Kunuri Muharebeleri’nde gösterilen kahramanlık, hem BM’nin Kore’deki başarısında kilit rol oynadı hem de Türkiye’nin NATO’ya giriş kapısını açtı.
- Barış Gücü Operasyonları: Somali, Bosna-Hersek, Kosova, Afganistan ve Lübnan (UNIFIL) gibi birçok kritik bölgede Türk askeri BM şapkası altında barışı koruma görevleri üstlendi.
Karşı Karşıya Gelinen Olaylar ve Krizler
Türkiye ile BM, ulusal çıkarların çakıştığı bazı kritik virajlarda karşı karşıya gelmiştir:
- Kıbrıs Meselesi ve 1974: Türkiye, 1974 yılında Kıbrıs Türklerini katliamdan kurtarmak amacıyla garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdi. BM Güvenlik Konseyi, bu harekâtın ardından aldığı 360 sayılı karar başta olmak üzere, Türkiye'yi "işgalci" olarak niteleyen ve KKTC'nin tanınmasını engelleyen sert kararlara imza attı. Ankara, Kıbrıs konusunda BM’nin taraflı davrandığını savunarak bu kararları on yıllardır tanımamaktadır.
- "Dünya Beşten Büyüktür" Doktrini: Türkiye, özellikle son yıllarda BM Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesinin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) dünyayı kendi çıkarlarına göre kilitleyen veto sistemine karşı küresel bayraktarlık yapıyor. Ankara'nın reform talebi, BM Genel Kurulu kürsüsünden en yüksek sesle dile getirilen yapısal eleştirilerin başında geliyor.
AZ BİLİNENLER
BM Toprakları ABD'ye Ait Değildir
New York'taki BM Genel Merkez binası her ne kadar Manhattan'da bulunsa da bastığı topraklar ABD'ye ait değildir. Burası uluslararası dokunulmazlığa sahip tarafsız bir bölgedir. BM’nin kendi itfaiyesi, kendi güvenlik gücü ve hatta kendi posta pulları vardır. ABD polisi veya askerleri, Genel Sekreter'in resmi daveti veya izni olmadan bu topraklara adım atamaz.
Rockefeller’ın Cömert "Arsa" Jesti
New York’taki bu devasa arazinin satın alınabilmesi için gereken 8.5 milyon doları (bugünün parasıyla yüz milyonlarca dolar) ünlü milyarder John D. Rockefeller Jr. cebinden hibe etmiştir. Amacı, BM’nin Philadelphia veya Cenevre yerine kesin olarak New York’ta kalmasını sağlamaktı.
Protokolü Bozan Ayakkabı: Nikita Kruşçev Vakası
12 Ekim 1960'taki BM Genel Kurulu toplantısında, SSCB lideri Nikita Kruşçev, Filipinler delegesinin Sovyet emperyalizmini eleştiren konuşmasına o kadar öfkelendi ki önce masayı yumrukladı, hızını alamayınca sağ ayakkabısını çıkararak kürsüye doğru salladı ve masaya vurdu. Bu olay, BM tarihinin en büyük diplomatik skandalı olarak kayıtlara geçti.
Resmi Diller Arasındaki Türkçe Mücadelesi
BM’nin 6 resmi dili vardır: İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça, Çince ve Arapça. Dünyada en çok konuşulan dillerden biri olmasına rağmen Türkçe resmi diller arasında değildir. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı ile birlikte Türkçenin de BM’de hak ettiği diplomatik statüyü kazanması için kulis faaliyetlerini sürdürmektedir.
GÜVENLİK KONSEYİ VE GÜÇ DENGESİ
BM'nin kalbi olan Güvenlik Konseyi'nde karar alma mekanizması tamamen "Büyük Beşli"nin elindedir:
|
Daimi Üye (P5) |
Tarihsel Veto Eğilimi |
En Çok Veto Ettiği Konular |
|
ABD |
Orta Doğu Odaklı |
İsrail-Filistin meselesine yönelik kınama ve yaptırım tasarıları. |
|
Rusya (SSCB dahil) |
Rekortmen Veto Gücü |
Suriye krizi, Kırım/Ukrayna meseleleri ve Soğuk Savaş dönemi bloklaşmaları. |
|
Çin |
Çekimser / Stratejik |
Genellikle Rusya ile paralel hareket eder, egemenlik haklarına müdahale tasarıları. |
|
İngiltere & Fransa |
Nadir ve Entegre |
Modern dönemde nadiren tek başlarına veto kullanırlar, genellikle ABD aksiyonlarına katılırlar. |
Birleşmiş Milletler, tüm eksikliklerine, yaptırım gücünün zayıflığına ve adaletsiz yönetim modeline rağmen; insanlığın elindeki en büyük ortak diyalog masası olma özelliğini koruyor. Gelecekte iklim krizi, yapay zeka regülasyonları ve olası yeni küresel çatışmalarla yüzleşecek olan teşkilatın, kendi içinde bir reform gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceği insanlığın ortak geleceğini belirleyecek.