Ankara

DEM Parti'den 'Terörsüz Türkiye' süreci için çerçeve yasa çağrısı

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin yalnızca iyi niyet açıklamalarıyla ilerleyemeyeceğini belirterek, sürecin hukuki zemine kavuşması için çerçeve yasanın acilen çıkarılması gerektiğini söyledi.

Abone Ol

DEM Parti'nin TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Tülay Hatimoğulları, Türkiye'nin küresel ve bölgesel krizlerin merkezinde bulunduğunu ifade etti. Bölgedeki savaş ve gerilimlerin hem fırsatlar hem de ciddi riskler barındırdığını belirten Hatimoğulları, toplumsal barışın, ekonomik adaletin, demokrasinin ve hukukun güçlendirilmesinin Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehditlere karşı en etkili yanıt olduğunu söyledi.

Türkiye'nin bölgesel çatışmaların bir parçası olmak yerine demokratik barışın kurucu gücü olması gerektiğini dile getiren Hatimoğulları, DEM Parti'nin bu anlayış doğrultusunda mücadele ettiğini kaydetti.

Meclis'e yasal düzenleme çağrısı

Tülay Hatimoğulları, Kürt toplumunun farklı kesimleriyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde vatandaşlardan gelen talepleri aktardı. Bir vatandaşın, "PKK silahları bıraktıktan sonra siyaset yapmak istiyor ancak iktidar somut adım atmıyor" yönündeki değerlendirmesini paylaşan Hatimoğulları, bu soruların yalnızca DEM Parti'nin değil, toplumun geniş kesimlerinin gündeminde olduğunu söyledi.

Meclis'in sürece ilişkin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Artık iyi niyet beyanlarıyla bu süreç yürütülemez. Bu nedenle çerçeve yasanın acilen çıkarılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Temmuz ayı vurgusu

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in süreçte yasal çerçeve aşamasına geçildiğine yönelik açıklamalarını hatırlatan Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da çerçeve yasanın kısa sürede Meclis gündemine taşınacağını söylediğini belirtti.

Bu açıklamaları önemsediklerini ifade eden Hatimoğulları, beklentilerinin söz konusu düzenlemenin temmuz ayını geçmeden yasama gündemine gelmesi olduğunu kaydetti. Sürecin ertelenmesine yönelik yaklaşımların toplumdaki barış beklentisine zarar vereceğini savundu.

"Barış hukuki güvenceye kavuşmalı"

Çerçeve yasanın yalnızca teknik bir düzenleme olmadığını ifade eden Tülay Hatimoğulları, bunun eşit yurttaşlık, kolektif haklar, yerel demokrasi ve farklılıklar içinde birlikte yaşam anlayışının önünü açacağını söyledi.

Barışın kişisel inisiyatiflere değil hukuk düzenine emanet edilmesi gerektiğini belirten Hatimoğulları, "Kalıcı çözümün teminatı temenniler değil, demokratik ve hukuki güvencelerdir. Barışın güvencesi silahların susması kadar hukukun konuşmasıdır" dedi.