Bugün 10 Ocak 2026. Türk edebiyatının "onbaşısı", Milli Mücadele’nin ateşli hatibi ve kadın haklarının cesur sesi Halide Edip Adıvar’ın vefatının üzerinden tam 62 yıl geçti.

O, sadece roman yazan bir edebiyatçı değil; cephede tüfek kuşanan bir asker, meydanlarda halkı ayağa kaldıran bir hatip ve Batı ile Doğu arasında köprü kurmaya çalışan bir entelektüeldi.

ÜSKÜDAR'DAN DÜNYAYA

1884 yılında İstanbul’da doğan Halide Edip, Osmanlı’nın son döneminde modern eğitimle geleneksel terbiyeyi harmanlayan nadir kadınlardan biriydi.

  • Eğitimde Devrim: Üsküdar Amerikan Kız Koleji’nden mezun olan ilk Müslüman kadın oldu. Burada aldığı eğitim, onun sadece İngilizceye hakim olmasını değil, aynı zamanda Batı düşünce sistemini tanımasını da sağladı.
  • İlk Yazılar: Yazın hayatına başladığında "Halide Salih" imzasını kullandı. İlk eserlerinde kadın psikolojisi ve aşk temalarını işlese de, Balkan Savaşları ile birlikte kalemini toplumsal meselelere ve milliyetçiliğe çevirdi.

HALİDE ONBAŞI

Halide Edip’in hayatındaki en büyük kırılma noktası, İzmir’in işgalidir. O günden sonra kalemini bir kenara bırakıp vatan savunmasının tam kalbine daldı.

  • Sultanahmet Mitingi (1919): İşgal altındaki İstanbul’da, kara çarşafı içinde kürsüye çıkıp yüz binlere seslendi: "Hükümetler düşmanımız, milletler dostumuzdur." Bu konuşma, Türk direnişinin sembol anlarından biri oldu.
  • Anadolu’ya Kaçış: Hakkında idam kararı çıkınca eşi Adnan Adıvar ile birlikte at sırtında Anadolu’ya geçti. Mustafa Kemal Paşa ile Ankara’da omuz omuza çalıştı.
  • Cephede Bir Yazar: Garp Cephesi’nde hastabakıcılık yaptı, çeviri işlerini yürüttü ve orduda görev aldı. Önce Onbaşı, sonra Çavuş rütbesine yükseldi. Bu dönemdeki gözlemleri, Türk edebiyatının ilk savaş romanı olan "Ateşten Gömlek"i doğurdu.

TÜRK EDEBİYATINDAKİ YERİ

Halide Edip, Türk edebiyatına "idealist kadın" tipolojisini sokan isimdir. Onun kadın kahramanları, sadece bir aşk objesi değil; savaşan, sorgulayan ve toplumu dönüştüren karakterlerdir.

Halide Edip Adıvar 2

Temel Eserleri:

  1. Sinekli Bakkal: İngiltere’de "The Clown and His Daughter" adıyla yayınlanan bu roman, Osmanlı toplumunun değişimini bir mahalle çerçevesinde anlatan bir başyapıttır.
  2. Ateşten Gömlek: Kurtuluş Savaşı’nın içinden yazılmış, dönemin ruhunu en çıplak haliyle yansıtan ilk eserdir.
  3. Vurun Kahpeye: Anadolu’daki aydın-halk çatışmasını bir öğretmen üzerinden ele alan sarsıcı bir roman.
  4. Handan: Mektup tarzında yazılmış, kadın psikolojisinin derinlerine inen ilk eserlerden biri.

İHANETE KARŞI BİR BAŞ KALDIRI

Halide Edip’in özel hayatı, onun karakterinin ne kadar ödünsüz olduğunun bir göstergesidir.

Black Mirror 8.sezon onayını aldı! Black Mirror ne zaman yayınlanacak?
Black Mirror 8.sezon onayını aldı! Black Mirror ne zaman yayınlanacak?
İçeriği Görüntüle
  • Feminist Bir Duruş: İlk eşi Salih Zeki Bey, ikinci bir kadınla evlenmek isteyince Halide Edip bunu bir onur meselesi yaptı ve o dönem için çok radikal bir karar vererek boşandı. Bu, onun "poligami"ye (çok eşlilik) karşı verdiği ilk büyük bireysel savaştı.
  • Adnan Adıvar ile Evlilik: Daha sonra hayatını, fikirsel olarak tam bir uyum içinde olduğu Doktor Adnan Adıvar ile birleştirdi. Çift, uzun yıllar Avrupa ve Hindistan’da sürgünde ve görevde birlikte yaşadı.

AZ BİLİNEN İLGİNÇ BİLGİLER

Hindistan’da Bir Efsane Halide Edip, Türkiye'de siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sürgünde olduğu dönemde Hindistan'a gitti. Orada Mahatma Gandhi ile tanıştı ve Jamia Millia Islamia Üniversitesi’nde dersler verdi. Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesine ilham veren isimlerden biri oldu.

  • İngilizce Yazılan Başyapıt: En ünlü romanı olan Sinekli Bakkal, aslında ilk olarak İngilizce yazılmış ve yayınlanmıştır. Türkçe baskısı daha sonra yapılmıştır.
  • Atatürk ile Çatışma: Halide Edip, Milli Mücadele'nin başında Mustafa Kemal ile çok yakındı ancak cumhuriyetin ilanından sonra demokrasi ve yöntem konusundaki fikir ayrılıkları nedeniyle bir dönem muhalif duruş sergiledi ve yurt dışına gitmek zorunda kaldı.
  • Manda Tartışması: Sivas Kongresi öncesinde Amerikan mandasını desteklediği iddiası çok tartışılmıştır. Ancak bu, o dönemdeki çaresizlikten kaynaklanan bir "geçici kurtuluş" arayışıydı ve tam bağımsızlık kararından sonra bu fikrinden vazgeçip Milli Mücadele'ye tam destek vermiştir.

ÖLÜMÜ

9 Ocak 1964’te İstanbul’da böbrek yetmezliği nedeniyle vefat eden Halide Edip, Merkezefendi Mezarlığı’na defnedildi. Ardında, Türk kadınına "kendin ol ve diren" diyen yüzlerce sayfa ve destansı bir hayat bıraktı.

Halide Edip Adıvar, sadece bir "vatan kızı" değil, düşünceleriyle dünyayı sarsan bir entelektüeldi. O, kara çarşafı içinde Sultanahmet’te konuşurken de, Londra’da ders verirken de hep aynı şeyi savundu: Özgürlük.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz