CHP’DE ACİL CEVAP BEKLEYEN SORULAR!

İktidar umudu ile yola çıkan CHP’ de bir türlü sular durulmuyor. Bir umut doğmuştu CHP’liler adına ve seçimlerden hemen sonra. Bu sefer maya tutuyor ve CHP galiba iktidara geliyor diye.

Ancak öylemi oldu? gelin hep birlikte inceleyelim. 14 Mayıs seçimlerde yüzde 48’lere kadar çıkan oylar, hemen sonra yapılan yerel seçimlerde de CHP’yi Anadolu’da birinci parti yaptı.

Muhalefet biraz şüpheli, birazda sevinçle bu durumu bir süre kutlamaya çalıştı. Gel görelim ki CHP’ ye oy verenlerde her şeye rağmen yine de bir burukluk oluştu.

Çünkü, acaba, CHP arka arkaya yapılan seçimlerde başarı göstermiş ancak, iktidarı bir türlü yakalayamamıştı. Bunun iki sebebi olabilir, birinci sebep, her iki seçimde de CHP’ye verilen emanet oyların hakkının verilememesi, ikincisi ise CHP’nin içinde kim ne derse desin, bir türlü bitmeyen iç kavgalar gösterilmekte.

İşte bu nedenle bugünkü köşemin başlığını CHP’ de cevap bekleyen sorular koydum. Sorarım size CHP’ nin büyük başarı gösterdiği ve 27 yıl sonra gelen yerel iktidar aşkından şu anda bir eser kaldı mı?

Belki bu biraz ağır olabilir, hadi değiştirelim sorumuzu, sizce CHP şu an seçimlerden sonra yarattığı iktidar umudunu taşıyor mu? Ama samimi olalım. Yoksa halkta bir güven sarsıntısı olup, emanet oyları kaybetmeye başladı mı?

İşte esas sorulması gereken soru burasıdır. Ancak CHP Genel başkanı ve yönetiminin iyi niyetinden şüphe yok. 40 yılı aşkın bir süredir siyasetin göbeğinde Ankara ve TBMM koridorlarında gazetecilik yapıyorum.

Demirel’li, Özal’lı, Ecevit’li ve Erbakan’lı yıllarda bile bir Ana Muhalefet partisinin bu kadar dağınıklığını hiç görmedim. Ben meslek hayatım boyunca hep tarafsız olarak kalmaya çalıştığım, ilk okulum olarak bildiğim Günaydın Gazetesi patronu ve yönetiminden bu basın ahlakını aldım.

Bu nedenle şunu itiraf etmeliyim ki, iktidar ateşi ile yanıp tutuşan ve özellikle 22 yıldır iktidarda olan AK Parti ve onun Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı sandıkta yenip tuş etme heyecanı şu anda bitmiş gibi gözüküyor.

Evet CHP’nin şu anki genel Başkanı Özgür Özel, hala o iktidar heyecanını ve Cumhurbaşkanı’nı sandıkta yeneceğini söyleyip ısrarlı bir şekilde savunuyor. Hatta yanına iki santrafor dediği önemli isimleri  alarak şov yapabiliyor.

Ama siyasette erken öten horozun başı kesilir diye bir tabir var. Tarafsız bir gözle söylemeliyim ki, bir an iktidar umuduna kapılmış milyonlar yavaş yavaş kendi kabuğuna çekilmeye başlamış ve umutsuzluğa düşmüştür.

Şimdi bu yazıyı okuduktan sonra CHP Genel Başkanı ‘’ hadi oradan ‘’ diyebilecektir, ama sayın Özel şuna inanın ki sokakta ki vatandaşlar büyük umutsuzluğa düşmüştür. Uyguladığınız bu metotla Cumhurbaşkanı’nı yenmeniz çok zor gibi gözüküyor.

Hatta vatandaşların ifadesine göre ülkenin içinde bulunduğu bu kadar büyük sorunlar ve halkın içine düştüğü büyük Ekonomik sıkıntıların ortasında bile maalesef Ana Muhalefet umut olamıyor diyorlar.

Sayın Özel mutlaka taktik değiştirmeniz, şöyle bir silkelenir kendinize çekidüzen vermeniz gerekmektir. Bunu söylerken de Partinizi kastettiğimi de bilmenizi isterim. Siz şayet ülkenin içinde bulunduğu bu kadar sıkıntı içinde olduğu ve vatandaşların feryatlarını yakalayıp ona göre politikalar belirleyemiyorsanız inanın bu millet yine oylarını sizden esirgeyecektir.

Siz ülkenin içinde bulunduğu bu yangın yerini göremeyip, daha parti içi sorunları çözemeden yeni bir hayali boş verin. İnanının Parlamentoda hangi CHP’lin odasına ziyarete gitsek çoğunluk la konuşmaktan kaçınıyor. Ama biz ne demek istediklerini anlıyoruz.

Sayın Özgür Özel, önce şu Cumhurbaşkanlığı aday meselesini bir kenara bırakın, hiç olmazsa bir süre için dondurun. İki adayı, yarıştırma ve çatışma ortamından uzak tutun. Önce parti içi birlik ve baraberliği sağlayın, ama bunu mutlaka yapın, inanın bu nedenle kan kaybediyorsunuz.

Bunun işaretleri uzun süredir Parlamento çatısı altında görülmektedir. Artı, 1 milyon 699 bin oyla aday belirlemeye çalışıyorsunuz, bu oylar CHP’li üyelerin, peki dışarda CHP’li olmayan ama bu hükümetten kurtulmak isteyen başka partililer ve vatandaşların oyları yok mu?

Var tabi, esas onların oylarını dikkate almalısınız. Şunu bilin ki onlar çantada keklik asla değiller. Bence yapılması gereken kürsülerden siyaset yapmak değil, acı içinde kıvranan halkın sorunlarına el atmaktır. Ekonomiden, Sağlığa, Eğitimden, fakir fukaranın sorunlarını nasıl gidereceksiniz onları halka anlatın emin olun halk sizden bunu bekliyor. 

Şunu bilin ki, halk sizden, ordan oraya koşmanız, kürsülerden Erdoğan’a cevap yetiştirmenizi beklemiyor. Halkın sorunlarının çözüm yollarını çıkıp gece gündüz anlatmanızı bekliyor. İnanın bu partinizin ve sizin de geleceğini tayin edecektir.

Ha birde, sizin tayin ettiğiniz gölge Bakanlarınız ne yapmaktadır? Neden Bakanların peşine takılıp onların varsa eğer başarısızlıklarını deşifre etmiyorlar. Sevgili okuyucular bu konuda daha çok şeyler yazmak mümkün, ancak ilk kez bu kadar uzun tuttum yazımı beni bağışlayın.