BİR ÖLÜ, ÜÇ CAN KURTARDI

Bir tarih, bir başarı, bir ülke sevdalısı. O dünyanın tanıdığı, alkışladığı, adeta Tıp’ta devrim yaratmış bir insan. Gücünü insan sevgisi, ülke, bayrak ve Atatürk’ten alan onurumuz olmuş bir tıp insanı.

Abone Ol

Anlatmayla bitmez bir öykü, insanları insan yapan meziyetle yetiştirilmiş, çobanlıktan, tırpanla ot biçmeye, ekmek fırınında tezgah başında geçen çocukluk yıllarında kader ona ağını örmüş bir insan.

Eminim ki şimdi kimden bahsedeceğimi merak etmişsinizdir. Esasen merak ettirmiyorum ve biliyorum ki sizlerde onu mutlaka çok yakından tanıyorsunuzdur. Adı sınırlarımızı aşmış bir Tıp insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal.

Evet bu hikaye hiç bitmez, çocukluk yıllarında bir küçük köyde başlayan yaşam, aradan geçen yıllar boyu ülkemizi onurlandıran başarılarla dolu bir tıp insanı.

Sevgili okuyucular gerçekten bu tıp insanını anlatmakla bitmez, küçük bir köyde başlayan hikaye tek sınıflı, tek sobalı bir odada başarı ile biten ilkokul yılları. Üstün başarı ile kazandığı Hukuk Fakültesi ve Tıp Fakültesi dönemi.

O mühendis olmak için çıktığı yolda, kazandığı Hukuk Fakültesini de bir kenara bırakarak, daldığı Tıp Fakültesini üstün başarıları ile tamamlayarak kendisini ülke insanına adamış bir tıp insanı.

Evet bugünkü yazımı, ne siyasete ve ne de Ekonomiye ayırdım. Bugünkü yazım hayatı başarılarla dolu, ülkemizde olduğu kadar dünyada da taktir gören bir genel cerrah ve tıp insanına ayırdım.

Her geçen gün gördüğümüz başarılarına bu kez de bir yenisini ilave etti. Cerrah olduğu yıllardan bu yana binlerce kişiye organ nakli yapmış tıp İnsanı Prof. Dr. Mehmet Haberal bu kez gene dünyayı kıskandıracak bir başarıya imza attı.

Kastamonu civarında meydana gelen bir trafik kazasında hayatını kaybeden bir kadından alınan kadavralar ile üç kişiye aynı andan nakil yaparak devrim yarattı onurumuz Prof. Dr. Mehmet Haberal. Bu alkışlanılacak bir başarı. Dünyada örneklerinin olduğunu zannetmiyorum.

Sevgili okuyucular bu gerçekten çok büyük bir başarı ve ülkemiz adına övünülecek bir operasyon. Evet toplumumuz bu başarıyı mutlaka bilmeli o nedenle ben hocamız Mehmet Haberal’ın bu başarısını biraz övünerek anlatmak istiyorum.

Düşünün 50 yılı aşmış tıp dünyamızda bir başarı abidesi Prof. Dr. Mehmet Haberal, tıpta ki başarıları yanında, kurduğu üniversite ile de başa güreşen bir eğitim kurumu sahibi.

Yetmedi yanında 10 bin kişiye iş imkanı yaratmış bir bilim insanı. Orta yaşın üzerinde olmasına rağmen hala dinç, ancak 12 saat bir fiil ayakta ameliyat masası başında organ nakli yapan bir insan.

Dünyanın dört bir yanında ün salmış bir cerrah, organ naklinde bir numara, kimsenin yapmaya cesaret gösteremediği nakilleri neredeyse gözü kapalı yapan bir Tıp insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal.

Dedim ya, başarılarını anlatmayla bitmeyen bir hikaye o. İnsan gibi bir insan ülke, bayrak, millet ve Atatürk sevdalısı bir tıp insan. Bunlardan asla taviz vermeyen bir kişilik.

Prof. Dr. Mehmet Haberal’ı çok daha fazla meziyetleri ile ilgili anlatmak isterim ama bu sütunlar almaz. Kendisini 75’li yıllardan tanırım, geleceği belliydi onun ünlü bir cerrah olacağı ve oldu da ünü ülkeyi aştı dünyaya yayıldı.

Her ülkenin Tıp insanları onun peşinde, ülkelerine gelip organ nakli yapsın diye, ama o hep ülkesini ön planda tuttu. Önce ülkem ve ülke insanlarım dedi, on binlerce insana can verdi. Organ nakli konusunda bence gerçekten bir numara .

Başta ABD olmak üzere birçok ülkeden ödül almış bir cerrah, aldığı ödüller artık odalara sığmaz duruma gelmiş. Üzüldüğüm bir taraf bu kadar büyük başarılarla dolu, dünyanın taktir ettiği bir bilim insanını acımasızca dört yılı hayatından çalınmış olması.

Yılda binlerce nakil ameliyatları yapan, böyle bir bilim insanına Fetö operasyonları ile ceza evine sokmak beni gerçekten çok üzmüştü.

Haberal hoca ömründen 4 yıl alınan tutukluluk yılları için bakın nasıl mütevazi bir cevap veriyor ‘’üzüntüm içeride tutulduğum 4 yıl değil, bu süre içinde beni bekleyen binlerce nakil ameliyatı olmuştur ‘’ diyor.

İşte böyle yüce gönüllü bir insan Prof. Dr. Mehmet Haberal. Noktayı koymak istiyorum, yoksa sütunlarım almayacak. Son yaptığı ve bir ölüden alınan kadavralar ile 3 kişiye verdiği can için kendisini canı gönülden kutluyorum.

Bir dileğim var, bu kadar kıymetli bir dünya devi genel cerrahımızı devletimiz mutlaka özel korumaya almalı ve sahip çıkmalıdır. Bir daha bu kadar başarılı ve kıymetli bir insan gelir mi bilemiyorum.