BİR KUŞAĞIN MERAKINA VEDA: ERICH VON DÄNİKEN

Abone Ol

Bazı isimler vardır; haklı mıydılar, haksız mıydılar tartışması, onları okuduğumuz dönemin heyecanının gerisinde kalır. Erich von Däniken benim için tam da bu isimlerden biriydi.

Gençliğimizde, dünyaya henüz bu kadar “net” bakmıyorken, elimizde onun kitapları vardı.

Tanrıların Arabaları yalnızca bir kitap değildi; bir kapıydı.

O kapıdan girince, piramitlere başka gözle bakıyor, eski kabartmalarda “acaba” diye duruyor, mitlerin satır aralarında teknoloji arıyorduk. Belki de en önemlisi şuydu: Bize, sormayı öğretiyordu.

O kuşak için söylüyorum; bizim kuşak için…

Henüz Google yokken, her bilginin ansiklopedilerden, kitaplıklardan, bazen de kulaktan kulağa dolaştığı bir çağda, Däniken’in iddiaları dünyayı sarsan bir fısıltı gibiydi.

“Ya bildiklerimiz eksikse?”

“Ya tarih sandığımızdan başka bir şeyse?”

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu açıkça söyleyebilirim:

Onun kurduğu teorilerin büyük kısmı bilimsel olarak çöktü.

Arkeoloji, filoloji, tarih; bu iddiaların altını tek tek boşalttı.

Ama mesele hiçbir zaman sadece doğru-yanlış değildi.

Mesele şuydu:

Bir kuşağın zihnine merak tohumu ekti.

Sonra ne oldu?

Biz büyüdük.

Soru sormayı sürdürdük ama yöntemi değiştirdik.

Belge aramayı öğrendik.

Kaynak sorduk.

İddia ile kanıt arasındaki farkı ayırt etmeyi öğrendik.

Belki de Däniken’in asıl mirası tam burada yatıyor:

Onu okuyanların bir kısmı “inanmaya” devam etti,

bir kısmı ise daha titiz araştırmacılara dönüştü.

Ben ikinci gruptaydım.

Onun metinleri zamanla bana şunu öğretti:

Heyecanla yazılmış her cümle doğru olmak zorunda değildir.

Ama her heyecan, bir yolculuğun başlangıcı olabilir.

Bugün, 10 Ocak’ta bu dünyadan ayrıldığını öğrendiğimde içimde tuhaf bir his belirdi.

Bir düşünür müydü?

Bir spekülatör müydü?

Bir kışkırtıcı mıydı?

Hepsinden birazdı.

Ama en çok şuydu:

Bir dönemin zihinsel tartışmalarının öznesiydi.

Şimdi arkasında çökmüş teoriler, ama hâlâ ayakta duran bir etki bırakıyor.

Onu okuyanlar hâlâ birbirini buluyor.

Kimi itiraz ederek, kimi gülümseyerek, kimi de “iyi ki okumuşuz” diyerek…

Ben de bugün, bu satırlarla şunu not düşmek istedim tarihe:

Erich von Däniken, doğru cevaplar vermedi belki…

Ama doğru soruların peşine düşmemize vesile oldu.

Bazen bu da yeter.