Spor

Bir Dehanın Dokunuşu: Luis Enrique ve PSG

Fransa'nın son 15 yılında en çok şampiyonluk kazanan PSG, son iki seneye kadar Şampiyonlar Ligi'nde yokları oynadı. Peki bu lanet nasıl kırıldı? Luis Enrique ve öğrencilerinin çarpıcı yolculuğuna gelin birlikte bakalım.

Abone Ol

Avrupa'nın beş büyük liginde yer alan Fransa, burada yer alması ile birlikte en çok eleştirileri de göğüsleyen bir ülke konumunda. Özellikle 2000 sonrası Lyon ve PSG dominasyonu ile birlikte çoğu futbolsever tarafından 'Çiftçi Ligi' olarak adlandırıldı. Ligi domine eden ya da arada baş çıkartıp şampiyon olan takımlar ise Avrupa arenasında yokları oynadı.

2011 yılında Qatar Sports Investments (Katar Spor Yatırımları) tarafından satın alınan PSG, ülke futbolunda tek hakim güç oldu fakat Luis Enrique gelene kadar Avrupa'da hayal edilen başarı gelmedi. Peki bir İspanyol teknik direktör bu başarıyı nasıl getirdi?

ACI VEREN YILLAR

PSG, Katarlı yatırımcılar tarafından satın alındıktan sonra futbol piyasasına damga vuran hamleler gerçekleştirdi. Katarlı yatırımcıların en büyük isteği kulübü ligde ve özellikle Avrupa'da zirveye çıkarmaktı. Bu yönde transferler gerçekleştiren PSG, yüksek bonservisler ve maaşlar ile futbola damga vurdu. PSG'nin bu ilk yıllarında Zlatan Ibrahimovic, Edinson Cavani, Thiago Silva, David Luiz, Lavezzi ve Veratti gibi hamleler yapıldı.

Fransız ekibi bu hamleler ile ligi domine ederken Şampiyonlar Ligi'nde yokları oynadı. Çeyrek finale zor çıkılan yıllar ve ciddi maaşlara rağmen verim alınamayan oyuncu ve hocalar. PSG oyuncularda olduğu gibi teknik direktör konusunda da kesesin ağzını açtı. Carlo Ancelotti, Unai Emery, Tuchel gibi isimler Kupa 1'i kazanamadı.

2021 yılında kulüp tarihin en büyük transferini gerçekleştirdi ve Neymar ve Mbappe gibi yıldızların olduğu takıma Lionel Messi, Sergio Ramos, Donnaruma, Wijnaldum gibi yıldızları ekledi. PSG'nin bu yıldız kadrosu da istenileni veremedi ve 3 yıl içerisinde kadro tamamen dağıldı.

İSPANYOL DEHA

Futbolculuk kariyerinde Real Madrid ve Barcelona forması giyen Luis Enrique, teknik direktörlüğe 2011 yılında Roma ile başladı. Burada 41 maça çıkan İspanyol çalıştırıcı 1.39 puan ortalaması yakaladı fakat takımla 2012 yılında yollarını ayırdı.

2013 yılında Celta Vigo ile anlaşan Enrique'nin bu yolculuğu da fazla uzun sürmedi. Celta Vigo'da gösterdiği başarılı performansın ardından 2015 yılında Barcelona'nın başına geçti.

Barcelona'da 3 yıl görev yapan hoca burada 1 Şampiyonlar Ligi, 2 La Liga ve 1 UEFA Süper Kupası kazandı.

Luis Enrique, Barcelona'nın genetiğine işlenen topa sahip olma oyununu daha dikine olacak şekilde geliştirdi. Hemşerisi Pep Guardiola'nın aksine topu rakip kaleye daha hızlı ulaştırmayı ve rakibi eksik yakalamayı daha ön plana aldı.

Barcelona ile 2018 yılında yollarını ayıran Enrique buradan İspanya Milli Takımı'nın başına geçti. Burada 1 yıl görevde kalan deneyimli çalıştırıcı kızının hastalığının ilerlemesi ile görevi bırakmak zorunda kaldı.

KATALONYA'NIN PRENSESİ

Luis Enrique'nin kızı Xana, 9 Ağustos 2019 günü 5 aylık mücadelesinin ardından osteosarkom adı verilen nadir ve agresif bir kemik kanseri türü nedeniyle hayatını kaybetti. Bu kayıp Luis Enrique'nin yaşamında önemli bir yer sahip oldu. Kızının kaybının ardından Kasım ayında tekrardan milli takıma geri döndü. Burada 3 yıl görevde kalan Luis Enrique, 2022 Dünya Kupası sonrası görevinden ayrıldı.

FRANSA'DA ZORLU BAŞLANGIÇ

2023 yılının Temmuz ayında PSG ile anlaşan Luis Enrique, Messi, Neymar ve birçok yıldızın takımdan ayrıldığı bir dönemde dümene geçti.

Luis Enrique'nin PSG'si ilk sezonunda ligde şampiyonluk yaşadı. Asıl başarı ise Şampiyonlar Ligi'nde gerçekleşti. 2020 yılından itibaren yarı finale yükselemeyen PSG bu sezon yarı final oynadı. Yarı finalde Alman ekibi Dortmund'a toplamda 2-0 kaybederek elenen Luis Enrique'nin öğrencileri kendilerinden beklenmeyeni kadroları zayıflamışken gerçekleştirdi.

Luis Enrique'nin ilk yılında en çok zorlandığı konu ise takımın yıldızı Kylian Mbappe oldu. Fransız yıldız takımın gol yükünü tek başına çekiyordu fakat Enrique'nin oyununa hizmet etmeyen, savunmayı önde başlatmayan bir performans gösteriyordu. Taraftarlar ve yönetim futbolcunun skor katkısına bakarak takımda kalmasını istiyor fakat Mbappe takımdan ayrılarak Real Madrid'e gitmenin yollarını arıyordu.

O günleri anlatan en iyi an Luis Enrique'nin Mbappe ile bire bir gerçekleştirdiği toplantıda gözüküyordu. Luis Enrique, Mbappe'ye ''Michael Jordan'ı sevdiğini okudum. Jordan, tüm takım arkadaşlarını t...klarından yakalar, silkelerdi ve hücum edemiyorsa bir o... çocuğu gibi savunma yapardı. Bir lider olmalısın. Dembele, Barcola, Asensio, Kolo Mouani gibi takım arkadaşlarını ayağa kaldırmalısın. Sen bir fenomensin. Hiç şüphesiz dünyanın en iyi futbolcusu sensin. Beni anladın mı?'' dediği video sosyal medyada gündeme oturdu.

O sezonun sonunda Mbappe sözleşme uzatmama kararı alarak takımdan ayrılarak Real Madrid'e gitti. Mbappe'nin gidişi ile PSG'nin eskisi gibi olamayacağı bırak Şampiyonlar Ligi'ni Fransa Ligi'ni bile kazanamayacağı iddia edildi. Luis Enrique ve öğrencilerinin ise başka bir planı vardı.

AVRUPA'NIN ŞAMPİYONU

2024-2025 sezonuna PSG yine ligde harikalar yaratarak başladı. Takım ligde kaybetmiyordu ve yeni transferler iş yapıyor gibiydi. Luis Enrique daha genç, potansiyeli fazla, başarıya aç ve en önemlisi takım için kendi egosundan vazgeçecek futbolcular ile yola çıktı.

PSG ligde harikalar yaratırken Şampiyonlar Ligi'nde ise dökülmeye başladı. Şampiyonlar Ligi'nde çıktıkları ilk 5 maçta sadece 4 puan toplayabilen ve 3 kez mağlup olan Fransız ekibinin bu sene Avrupa'dan daha erken eleneceği konuşuldu.

Son üç maçında 3 galibiyet alan PSG lig etabını 15. sırada bitirerek play-off oynamaya hak kazandı. Play-off'ta Fransa'daki rakiplerinden Brest'i gol yemeden 10 gol atarak elediler. Devre arası takıma katılan Kvaratskhelia ile birlikte hücum hattında eksik parçayı tamamlayan PSG bir sonraki turda Liverpool'u penaltılar sonucu eledi.

Çeyrek finalde Aston Villa ve yarı finalde Arsenal'ı saf dışı bırakan PSG o sezon oynadığı tüm İngiliz takımlarını yenmeyi başardı.

2020 yılının ardından ilk kez finale çıkan PSG'nin karşısında bu kupayı daha önce 3 kez kazanan ve 2 sezon önce final oynayan İtalyan devi Inter vardı. Herkes maçın çekişmeli geçmesini ve az gol olmasını beklerken PSG herkese bir sürpriz hazırladı.

90 dakika tamamlandığında skor tabelasında yazan sonuç 5-0'dı. 1992-1993 sezonunda şampiyon olan Marsilya'nın ardından ilk kez bir Fransız takımı Şampiyonlar Ligi'ni kazanarak adını tarihe yazdırdı. PSG bu sonuçla birlikte Katarlı yatırımcıların uğruna 14 yıl boyunca milyarlarca para harcadığı kupayı müzesine koyarak armasına bir yıldız eklemeyi başardı. Başarının mimarı Luis Enrique 'Yılın Teknik Direktörü' ödülünü alırken, takımın sahte dokuzu Ousmane Dembele ise 'Ballon D'or' ödülünün sahibi oldu.

DUBLE ZAMANI

Bu sezon PSG lige yine ambargo koymaya devam etti. Şampiyonlar Ligi'nde ise ilk üç maçını kazanan Fransızlar daha sonra yapılan puan kayıpları nedeniyle tekrardan play-off potasında lig etabını bitirdi. Play-off aşamasında yine bir Fransa Ligi temsilcisi Monaco ile eşleşen Luis Enrique'nin öğrencileri rakibini zorlu iki maçın ardından geçmeyi başardı.

Son 16 turunda Chelsea'yi net skorlarla eleyen PSG'nin rakibi yine bir İngiliz devi Liverpool oldu. PSG iki maçı da gol yemeden kazanarak adını yarı finale yazdırdı.

Yarı finalde Alman devi Bayern Münih ile eşleşen PSG, belki de Şampiyonlar Ligi tarihinin en iyi eşleşmelerinden birine ev sahipliği yaptı.

Parc de Princes'te oynanan ilk karşılaşma git gelli bir skorla birlikte 5-4 sonuçlandı. Her iki takımında hücumu önceleyen ve dikine ataklar gerçekleştirdiği maç futbolseverler tarafından çok fazla beğenildi. Rövanşta ise karşılıklı gollerle birlikte berabere biten maçın ardından PSG adını finale yazdırdı.

Finalde erken dakikalarda yapılan bir uzaklaştırma hatasının ardından PSG geriye düştü. Arsenal savunmasını aşmakta zorlanan PSG, maçın 65. dakikasında Dembele'nin golü ise eşitliği sağladı. Maçın geri kalanında pozisyonları değerlendiremeyen PSG maçın uzamasına engel olamadı. Uzatmalarda da gol çıkmayınca penaltılar sonucu belirledi. PSG penaltıların ardından rakibini 4-3 yenerek kupayı üst üste ikinci defa müzesine götürme başarısını gösterdi.

NEDEN BAŞARABİLDİ?

Luis Enrique, kendisinden önce PSG'yi çalıştıran teknik direktörlerden çok daha iyi bir hoca değildi fakat çok daha akıllı bir hocaydı. PSG'nin eski teknik direktörleri büyük yıldızlara büyük paralar ödeyerek takıma kattı. Takımda o kadar yıldız oyuncu vardı ki kimse topun peşinden koşmadı. Mbappe gibi top kendi ayağına gelince koşan ve top kaybında oyundan tamamen düşen yıldızlar takımı ileriye değil geriye götürdü.

Luis Enrique ise Katarlı yatırımcılara başarı istiyorlarsa bu tip oyunculardan uzak durulması gerektiğini öğretti. Mbappe ile olan görüşmenin kaydedilmesi ve basına servis edilmesi oyuncunun kafa yapısının değişmeyeceğini göstermek için müthiş bir örnek sundu. Enrique'nin takımında kim olursa olsun koşmak ve savaşmak zorundaydı. Bir hücum oyuncusu o gün gol atamayabilirdi ama koşmamazlık yapamazdı.

Enrique öncelikle takımı Mbappe ve onun gibi oyunculardan temizledi. Orta sahayı Fabian Ruiz, Joao Neves ve Vitinha gibi çift yönlü, teknik kapasitesi üst düzey isimlerden kurdu. Savunma hattında tecrübeli Marquinhos'un yanına Pacho gibi genç ve atletik bir isim getirdi.

Mendes ve Hakimi gibi beklere alan açacak Kvaratskhelia ve Doue gibi kanat oyuncularını değerlendirdi. Dembele gibi Barcelona'dan kovulan ve herkesin kariyeri düşüşte dediği bir futbolcuyu sahte dokuz olarak kullandı ve 'Ballon D'or' kazanan bir canavara çevirdi.

Donnaruma'nın ayrılığını bile takıma fayda sağlayacak şekilde kullandı. Yedek kaleci Safanov, yeni transfer Chevalier'i performansta geçerek ilk 11'in sarsılmaz parçası oldu.

En önemlisi ise takımdaki tüm futbolcular takım için oynamaya başladı. Oyundan çıkan hiçbir oyuncu tepki göstermedi ve giren takım arkadaşına en büyük desteği verdi. Oyuna giren her oyuncu aldığı dakikaya bakmaksızın takım için elinden geleni sahaya sundu.

Luis Enrique, insanların antipati ile yaklaştığı kulüp olan Paris Saint-Germain'i bir takıma çevirdi ve bu takım onun önderliğinde bugün Avrupa'nın zirvesine inmemek üzere yeniden çıktı. Enrique, PSG'yi herkesin sevdiği bir kulüp yaptı.