Istanbul

Bilinçsiz gıda tercihleri sofralardaki riski artırıyor

Gıda okuryazarlığının yetersiz olması, bireylerin ne yediğini bilmeden karar vermesine yol açarken, bu durum hem halk sağlığını hem de gıda güvenliğini tehdit ediyor. Uzmanlar, doğru bilgiye dayalı beslenme alışkanlıklarının artık temel bir yaşam becerisi olduğuna dikkat çekiyor.

Abone Ol

Günümüzde beslenme tercihleri yalnızca kişisel zevklerle değil; ekonomik şartlar, kültürel alışkanlıklar, reklam dili ve dijital ortamda hızla yayılan bilgi kirliliğiyle şekilleniyor. Uzmanlara göre, bu karmaşa içinde bilinçli gıda seçimi yapabilmenin yolu gıda okuryazarlığından geçiyor.

Gıda okuryazarlığı sağlıklı beslenmenin temelini oluşturuyor

Gıda okuryazarlığı, bireyin tükettiği gıdanın kaynağını, içeriğini ve besin değerini anlayabilmesini kapsayan çok boyutlu bir beceri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu kavramın yalnızca kalori hesabı yapmakla sınırlı olmadığını, üretimden tüketime kadar tüm süreci kavrayabilmeyi içerdiğini vurguluyor.

Bu bilinç sayesinde tüketiciler; ambalajlı ürünlerde yer alan içerik listelerini, besin değerleri tablolarını ve alerjen uyarılarını doğru şekilde yorumlayabiliyor. “Doğal”, “light” veya “şekersiz” gibi pazarlama ifadelerinin her zaman sağlıklı anlamına gelmediğine dikkat çeken uzmanlar, kararların reklama değil, içeriğe göre verilmesi gerektiğini belirtiyor.

Etiket okuma alışkanlığı hayati önem taşıyor

Gıda etiketleri, tüketici ile üretici arasındaki en önemli bilgi kaynağı olarak kabul ediliyor. Ancak araştırmalar, birçok tüketicinin yalnızca ambalajın ön yüzündeki ifadelere odaklandığını gösteriyor. Oysa son tüketim tarihi, saklama koşulları ve katkı maddeleri gibi bilgiler sağlıklı seçimler için kritik rol oynuyor.

Uzmanlar, gıda okuryazarlığının aynı zamanda eleştirel düşünme becerisiyle ilişkili olduğuna işaret ederek, bireylerin karşılaştıkları bilgileri sorgulamalarının önemini vurguluyor. Bilinçli tüketici, ürünün gerçekten ihtiyacına uygun olup olmadığını anlayabiliyor.

Gıda güvenliği evde başlıyor

Gıda kaynaklı hastalıkların önemli bir bölümünün ev ortamında yapılan hatalardan kaynaklandığına dikkat çekiliyor. Yanlış saklama koşulları, yetersiz pişirme, hijyen eksikliği ve çapraz bulaşma gibi uygulamalar ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Uzmanlar, çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı muhafaza edilmesi, buzdolabı sıcaklığının uygun ayarlanması ve artan yemeklerin güvenli süre içinde tüketilmesi gibi basit önlemlerin hayati öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Dijital çağda bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak doğru bilgiye ulaşmanın zorlaştığını ifade eden uzmanlar, özellikle sosyal medyada dolaşan bilimsel dayanağı olmayan beslenme önerilerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Gıda okuryazarlığının yaygınlaşmasının, daha sağlıklı bireyler ve sürdürülebilir bir toplum için temel bir adım olduğu ifade ediliyor.