Ankara'nın Beypazarı ilçesinde bulunan tarihi Suluhan'da Türk-Japon Kültür Günleri Açılış Töreni gerçekleştirildi. Programda, Beypazarı Kaymakamı Ünal Çoşkun, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Ticaret Odası Başkanı İrfan Çelik, Belediye Başkan Yardımcısı Sezai Tolunay ile Japonya'dan gelen konuklar yer aldı.
30 kadın sanatçı tarafından 100 eserin yer aldığı Uluslararası Sanat Sergisi ve Uluslararası Çocuk/Gençlik Sanat Sergisi'nin de açılışının yapıldığı etkinlikte, Japon ve Türk sanatçılar müzik ve dans gösterilerini sahneledi. Kültür buluşması kapsamında etkinlikler 9 Haziran'a kadar devam edecek.
'KADİM BAĞ, BU TARİHİ MEKANDA YENİDEN HAYAT BULUYOR'
Beypazarı Belediye Başkanı Kasap, asırlar önce kurulan bir gönül köprüsünü yeniden canlandırmak için bir araya geldiklerini belirterek, 'Bir zamanlar İpek Yolu kervanları buradan geçerken sadece ticaret malları taşımıyordu; Asya'nın en doğusundan hikayeler ve dostluklar da getiriyordu. Bugün o kadim bağ, Türk-Japon Kültür Günleri ile bu tarihi mekanda yeniden hayat buluyor. Beypazarı, sadece geçmişiyle övünen bir tarih sığınağı değil, yüzünü dünyaya dönmüş evrensel bir vizyon şehridir. Nitekim son iki yılda, 20'den fazla ülkeden misafirleri uluslararası dans festivallerimizde Beypazarı'nda ağırladık. Bugün Japon dostlarımızla kurduğumuz bu yeni bağ da gösteriyor ki; bir şehrin büyüklüğü coğrafi sınırlarıyla ya da nüfusuyla değil, dünyaya anlatabildiği hikayenin derinliğiyle ölçülür. Japonya ile aramızda binlerce kilometre olabilir. Ancak geleneklerimize olan bağlılığımız, zanaata ve emeğe duyduğumuz saygı, tüm mesafeleri ortadan kaldırıyor. Konaklarımızın ahşap kokusuyla, Japon kültürünün o dingin ruhu bugün burada ortak bir dilde buluşuyor' ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE, JAPON HALKININ YANINDA OLDU'
Japon Kadın Sanatçılar Derneği Başkanı Shiho Seto, 'Birçok kişi şu soruyu sorabilir: Bu uluslararası serginin ilk durağı neden Türkiye? Ben Türkiye'nin Japonya için dünyadaki en özel ülkelerden biri olduğuna inanıyorum. Bunun nedeni yalnızca tarihsel olaylar değildir. Yaklaşık 7 yıl önce, birkaç ay boyunca bir Türk ailesinin yanında yaşama fırsatı buldum. Beni ailelerinin bir ferdi olarak kabul ettiler. Birlikte yemek yedik, birlikte güldük, günlük hayatı paylaştık. Bu süreçte, Türk insanının sıcaklığını, samimiyetini ve insan ilişkilerine verdiği değeri yakından gördüm. Bu nedenle, Türkiye benim için sadece bir yabancı ülke değildir. Burası dostlarımın ve ailem gibi gördüğüm insanların yaşadığı yerdir. İşte bu nedenle, Japonya ile Türkiye'yi sanat aracılığıyla birbirine bağlama hayali kurdum. Türkiye'yi özel kılan bir başka neden daha var. 1985 yılında, İran-Irak Savaşı sırasında Tahran'da mahsur kalan Japon vatandaşların tahliyesine Türkiye yardım etti. 2011 yılında yaşanan Büyük Doğu Japonya depreminde de Türkiye, Japon halkının yanında oldu. Bu iyilikleri hiçbir zaman unutmadım. Ancak minnettarlığım yalnızca bir ülkeye değildir. O günlerde harekete geçen Türk halkınadır.7 yıl önce Japonya'nın geleneksel tohumlarını koruma çalışmalarına katıldım. Bu deneyim bana kültürü ve sanatı korumanın önemini öğretti. Bugün Japonya'nın geleneksel sanatları önemli bir dönüm noktasındadır. Tek başımıza başaramayacağımız şeyleri birlikte başarabiliriz. JWAA'nın kuruluş nedenlerinden biri budur. Ben sanatın büyük bir güce sahip olduğuna inanıyorum. Sanat dili aşar, sanat sınırları aşar ve insanların kalplerini birbirine bağlar' dedi.
'BEYPAZARI'NDA BÖYLE BİR ETKİNLİK OLMASI ÇOK GÜZEL'
Davetli olarak programda yer alan Türk-Japon Kadınlar Derneği'ni üyesi Ayşe Güzin Gürsel ise etkinliğe ilişkin, 'Çok güzel, Zaten Japon halkını ve Japon kültürünü seviyoruz. Onlar da bizi seviyor. Atatürk zamanından beri böyle bir yakınlaşma olduğunu biliyorum. Japonya'yı ziyaretimde Tokyo'da Atatürk'ün yaptırdığı camiye girip dua etmiştim ve çok duygulanmıştım. Bütün Japonlar ona çok saygı gösteriyorlar. Bugün burada olmaktan da çok mutluyum. Beypazarı'nda böyle bir etkinlik olması çok güzel' açıklamasında bulundu.