ATIK SULAR NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?

Su sıkıntısı yaşayan Türkiye’de, suyun her damlasına verilen önem giderek artıyor. Bu nedenle atık suların da yeniden değerlendirilmesi konusunda ciddi adımlar atılıyor.Atık su, kullanılmış suyun veya kirli suyun bir türüdür. Evlerimizde, endüstriyel tesislerde, tarım alanlarında ve diğer insan etkinliklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Atık su, içme suyu, banyo, tuvalet, mutfak ve endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan suların bir karışımını içerebilir.

Atık su, çeşitli kirleticiler içerebilir, örneğin organik maddeler, toksik kimyasallar, bakteri ve virüsler, ağır metaller ve diğer atık maddeler. Bu nedenle, atık suyun doğru şekilde yönetilmesi ve arıtılması önemlidir. Atık su, genellikle bir arıtma tesisi veya arıtma sistemine yönlendirilir. Bu tesislerde, atık suyu temizlemek için çeşitli fiziksel, kimyasal ve biyolojik işlemler kullanılır. Arıtma işlemi sonucunda, atık su genellikle doğal su kaynaklarına veya sulama alanlarına deşarj edilmeden önce belirli kalite standartlarına uygun hale getirilir.

Türkiye atık suların değerlendirilmesi konusunda oldukça mesafe katetmiş ülkeler arasında. Atık suların yeniden değerlendirilmesi işi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın kontrolünde ve denetiminde.

Atık su tesislerinin önemi

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1213 atık su arıtma tesisi ile ülke nüfusunun yüzde 90,6'sına hizmet verildiğini belirtiyor. Bakan Özhaseki, Bakanlığın, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı konusunda çalışmalar yaptığını belirten Bakan Özhaseki, şu bilgileri veriyor ; "Bu çerçevede halihazırda yüzde 5,30 olan arıtılmış atık suların yeniden kullanım oranını, 2028 yılında yüzde 11'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bakanlık olarak yerleşim yerlerinden kaynaklanan atık suların toplanarak arıtılması, çevre ve insan sağlığının korunmasını amaçlıyoruz."

Bakan Mehmet Özhaseki, devam eden illerdeki atık su arıtma tesisi çalışmalarına ilişkin, "74 ilimizdeki atık su arıtma tesislerinin yanı sıra 3 il merkezinde inşaat, 3 il merkezinde de proje aşamasında çalışmalarımız sürüyor. Mevcut durumda atık su arıtma tesisi olan illerden 3'ünde ileri biyolojik atık su arıtma tesislerimizin inşaat süreci, 3'ünde ise proje süreci devam ediyor." bilgisini paylaştı.

Belediye atıklarının insan ve çevre sağlığına etkilerinin en aza indirilip, etkin yönetiminin gerçekleştirilmesi amacıyla, belediyelerin finanse etmekte zorlandıkları atık altyapı projelerinin desteklenmesi için başlatılan Katı Atık Programı (KAP) projesi kapsamında, düzenli depolama tesislerinin yapımına da destek sağlandığını aktaran Bakan Özhaseki, bu kapsamda düzenli depolama tesisi bulunmayan yerlere öncelik verildiğini bildirdi.

Bakan Mehmet Özhaseki, şunları kaydetti: "Katı atıkların çevreye zarar vermeden bertarafını sağlamak üzere düzenli olarak depolanması amacıyla inşa edilen katı atık düzenli depolama tesisi sayısı 2024'ün ilk çeyreğinde 94'e ulaştı. Bu tesisler ile 1248 belediyede 75,9 milyon kişiye yani nüfusun yüzde 94,5'ine hizmet veriliyor.”

Gerçekten suyun her damlasının değerlendirilerek ekonomik, sosyal ve çevresel yaşama kazandırılması çok önemli.  Çevremiz hassasiyetle korunmalı ve katı atıkları düzenli depolamalıyız. Evlatlarımıza daha sağlıklı ve daha temiz bir dünya emanet etmek  temel görevimiz olmalıdır.