Türkiye’de dürüst, ilkeli ve barışçı gazeteciliğin simge isimlerinden biri olan Abdi İpekçi, 1 Şubat 1979’da evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirmişti. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) tarafından düzenlenen anma töreninde, cinayetin üzerindeki “karanlık perdenin” hala kaldırılmadığı vurgulandı.
“DOSYA TÜM YÖNLERİYLE AYDINLATILMADI”
Cumhuriyet tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak hafızalara kazınan İpekçi cinayetinde tetikçi Mehmet Ali Ağca yakalanmış olsa da, azmettiriciler ve arkasındaki örgütlü yapı hiçbir zaman tüm yönleriyle açığa çıkarılmadı. Ağca’nın 1979 yılında Maltepe Askeri Cezaevi’nden firar etmesi, dönemin güvenlik bürokrasisine ilişkin soru işaretlerini bugün hâlâ canlı tutuyor.
Vatikan’da Papa’ya yönelik suikast girişiminin ardından İtalya’da hapis yatan Ağca, 2000 yılında Türkiye’ye iade edilmiş, 2010 yılında ise tahliye edilmişti.
“ABDİ İPEKÇİ YOLUNDA BİNLERCE GAZETECİ YETİŞTİ”
İpekçi’nin vurulduğu noktadaki anıt önünde bir araya gelen gazeteciler, anısına karanfiller bıraktı. Törende konuşan TGS İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya, İpekçi’nin hem halkın haber alma hakkı hem de gazetecilerin sendikal mücadelesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Kaya konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Abdi İpekçi, ‘Durum’ köşesinde Türkiye’nin durumunu yazarken gazetecilik onurunu hiçe sayanlarla mücadele etti. Onu susturduklarını sananlar yanıldı. İletişim fakültelerinde binlerce öğrenci onun ilkeleriyle yetişti. Tıpkı Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Metin Göktepe gibi, biz de gazeteciliğin gereğini yapmaktan ve mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.”