Konya

66. Nasreddin Hoca Şenliği

Bu yıl 66'ncısı düzenlenen Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği, edebiyat ve gazetecilik dünyasının önemli isimlerini ağırladı. Cumhuriyet Gazetesi yazarları, şenlik kapsamında düzenledikleri söyleşi ve imza günüyle Akşehirli okurlarıyla bir araya geldi, keyifli ve bilgilendirici anlar yaşattı.

Abone Ol

Bu yıl 66’ncısı düzenlenen Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği’nde Cumhuriyet Gazetesi yazarları söyleşi ve imza günüyle okurlar ile buluştu.

Etkinlikte edebiyat, gazetecilik ve mizah dünyasının önde gelen isimleri, ‘Cumhuriyet ve Mizah’ teması ile Akşehirli okurlarıyla bir araya geldi.

66’ncı Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği kapsamında düzenlenen ‘Cumhuriyet ve Mizah’ başlıklı söyleşi ve imza günü, dün Hıdırlık’ta düzenlendi. Etkinlikte edebiyat, gazetecilik ve mizah dünyasının önde gelen isimleri Akşehirli okurları ile bir araya geldi.

Söyleşide gazeteciler Işık Kansu, Bülent Gürsoy, A. Celal Binzet, Güven Baykan ve Tolga Aydoğan, mizahın tarihsel rolü, Cumhuriyet değerleri ile olan ilişkisi ve Nasreddin Hoca’nın evrensel mesajları üzerine görüşlerini paylaştı.

Ayrıca söyleşide, mizahın toplumsal işlevi, Cumhuriyet değerleriyle olan ilişkisi ve Nasreddin Hoca figürünün çağdaş yansımaları üzerine kapsamlı değerlendirmeler gerçekleştirildi. Etkinlik, vatandaşlar tarafından ilgi ile takip edildi.

Etkinlikte konuşan Akşehir Belediye Başkanı Dr. Ahmet Nuri Köksal, Nasreddin Hoca Şenliği'nin sadece bir eğlence etkinliği olmadığını vurgulayarak, “Bu yıl şenliğimizin ana temasını akıl, mizah ve evrensel değerler olarak belirledik. Mizah, düşünmenin en özgür halidir. Nasreddin Hoca’nın mirasını çağdaş bir bakışla geleceğe taşıyoruz” diye konuştu.

'MİZAH, AKLIN KALKANIDIR'

Gazeteci Işık Kansu, Nasreddin Hoca’nın yalnızca bir fıkra anlatıcısı değil, Anadolu’nun vicdanı olduğunu dile getirerek:

“Nasreddin Hoca sadece bir mizah ustası değil, aynı zamanda halkın gözüyle dünyayı yorumlayan bir simgedir. O, özgürlük ve eleştirel akıl üzerinden toplumla bağ kurmuştur. Mizah, baskı rejimlerine karşı aklın kalkanıdır. Cumhuriyet’in temelinde de bu bilinç yatar. UNESCO tarafından anılması, onun evrensel değer taşıyan bir düşünür olduğunun kanıtıdır."

'MİZAH, GERÇEKLERİ AKTARMANIN YOLU'

Bülent Gürsoy, mizahın hem halkla temas kurmada hem de gerçekleri ifade etmede etkili bir araç olduğuna değinerek, şunları söyledi:

“Mizah, halkla temas kurmanın en güçlü yoludur. Günümüz gazeteciliğinde de giderek daha önemli bir araç haline geliyor. Bazen hakikati doğrudan söylemek yerine, mizahla anlatmak çok daha etkili oluyor. Nasreddin Hoca bu yönüyle Cumhuriyet’in gülümseyen yüzünü temsil eder. Çünkü o, halkın diliyle gerçeği söylemenin ustasıydı.”

Güven Baykan ise “Yazarlar yıllar boyunca sansürle, baskıyla yüzleşti. Bugün de hala yazarken düşünmek zorundayız. Ama halk, bu mizahı yaşatmaya devam ediyor. Nasreddin Hoca’nın yüz yıllardır anlatılan fıkraları, halkın bu direncinin bir yansımasıdır. Mizahçılar sansürle büyüdü ama hep halkla ayakta kaldı. Nasreddin Hoca, Cumhuriyet düşüncesinin çok öncesinden halkın eleştirel bilincini temsil eden bir figürdür.”

Etkinlik sonunda konuşmacılar okurları ile bir araya gelerek kitaplarını imzaladı.