20 Temmuz 1974’te saatler henüz 06.00’yı gösterirken Türk savaş uçakları Kıbrıs semalarında görünmeye başladı. Kısa süre sonra paraşütçüler adaya inerken, denizden çıkarma birlikleri Girne kıyılarına ulaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “Atilla Harekâtı” kod adıyla başlattığı operasyon, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli askeri harekâtlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde “Kıbrıs Barış Harekâtı” olarak bilinen operasyonun temel amacı, adadaki Türk toplumunun güvenliğini sağlamak ve 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan müdahale hakkını kullanmaktı.
Harekât neden yapıldı?
1974 yılına gelindiğinde Kıbrıs’ta Türkler ile Rumlar arasındaki gerilim uzun yıllardır devam ediyordu.
15 Temmuz 1974’te Yunanistan’daki askeri cunta tarafından desteklenen darbe sonucunda Cumhurbaşkanı Makarios devrildi. Yerine, adanın Yunanistan’a bağlanmasını (Enosis) savunan Nikos Sampson getirildi.
Türkiye, bu gelişmenin adadaki Türk nüfusu için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğunu savundu. İngiltere ile ortak müdahale girişimlerinden sonuç alınamayınca Ankara, tek taraflı askeri müdahale kararı aldı.
Başbakan Bülent Ecevit ve Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın oluşturduğu koalisyon hükümeti, harekât emrini verdi.

Operasyon yalnızca birkaç saatlik bir çıkarma değildi.
İlk harekât 20 Temmuz’da başladı. Türk birlikleri Girne kıyılarında köprübaşı oluştururken Lefkoşa’ya doğru ilerledi.
22 Temmuz’da ateşkes ilan edilmesine rağmen sahadaki anlaşmazlıklar sona ermedi.
14 Ağustos’ta başlayan ikinci aşamada Türk birlikleri adanın kuzeyindeki stratejik bölgelerin kontrolünü sağladı. Böylece bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sınırlarını oluşturan bölge büyük ölçüde şekillendi.
“Ayşe tatile çıksın” parolası
Kıbrıs Harekâtı’nın en dikkat çeken ayrıntılarından biri de kamuoyunda efsane haline gelen şifreli mesaj oldu. Diplomatik görüşmelerden sonuç alınamayınca dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’e telefonla ulaşıldı. Ankara’dan iletilen, “Ayşe tatile çıksın.” cümlesi ikinci harekâtın başlatılması için kullanılan parola olarak tarihe geçti.
Mesajdaki “Ayşe”, Turan Güneş’in kızı Ayşe Güneş Ayata’nın ismiydi. Yıllar sonra bu söz, Kıbrıs Harekâtı’nın en bilinen simgelerinden biri haline geldi.
Çıkarma beklenmeyen noktadan yapıldı
Harekâtın en kritik başarılarından biri, çıkarma bölgesinin tercihiydi.
Türk birlikleri Girne’nin batısındaki Pladini (Yavuz) Plajına çıkarma yaptı. Bu bölgenin tercih edilmesi, Rum ve Yunan kuvvetlerinin beklediği ana savunma hattının dışında kalınmasını sağladı. Bu sayede ilk saatlerde önemli bir avantaj elde edildi.
Harekât sırasında binlerce komando ve paraşütçü aynı anda adaya indirildi. Yoğun ateş altında gerçekleştirilen hava indirme operasyonu, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinin en kapsamlı paraşüt harekâtlarından biri olarak gösteriliyor.

Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Deniz Kuvvetleri açısından da bir dönüm noktası oldu. Çıkarma gemileri, çıkarma araçları ve savaş gemileri koordineli biçimde görev yaptı. Denizden yapılan lojistik destek, operasyonun sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynadı.
Dost ateşi faciası
Harekâtın en acı olaylarından biri ise 21 Temmuz 1974’te meydana geldi. İletişim ve koordinasyon hataları sebebiyle Türk savaş uçakları, Türk Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Kocatepe muhribini yanlışlıkla hedef aldı. Geminin batması sonucu çok sayıda asker şehit oldu. Bu olay, Türk askeri tarihinin en üzücü dost ateşi vakalarından biri olarak hafızalarda yer edindi.

Kıbrıs’ın kaderini değiştiren müdahale
Harekâtın ardından ada fiilen kuzey ve güney olmak üzere iki ayrı yönetim bölgesine ayrıldı. 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. 1983 yılında ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi.
Kimileri için adadaki Türk toplumunun güvenliğini sağlayan tarihi bir müdahale, kimileri için ise uluslararası hukuk açısından farklı değerlendirmelere konu olan bir askeri operasyon olarak görülen harekât, üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen tarihçilerin, siyaset bilimcilerin ve uluslararası ilişkiler uzmanlarının üzerinde en çok durduğu olaylardan biri olmayı sürdürüyor.




