Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Başkent derbisinin kazananı: Ankara Keçiörengücü
Başkent derbisinin kazananı: Ankara Keçiörengücü
Cüneyt Çakır'a UEFA'dan görev
Cüneyt Çakır'a UEFA'dan görev
Kaftancıoğlu'ndan yeni açıklama!
Kaftancıoğlu'ndan yeni açıklama!
Esnafların kendi içinde dayanışması lazım
Esnafların kendi içinde dayanışması lazım
Akşener, yeniden  İYİ Parti Genel Başkanlığı'na seçildi
Akşener, yeniden İYİ Parti Genel Başkanlığı'na seçildi

AHSEN ARAL UYAR

Zengin Her Zaman Haklıdır
4 Ağustos 2020 Salı

Kazandığımız para ile doğru orantılı olarak insani değerimizin de arttığı düşünülen tuhaf bir kapitalist düzenin içindeyiz. Monaco’ da fakir olmanın, üst baş dökülür bir halde dolaşmanın kanunen suç olduğunu ve şikayet olursa sırf hırpani bir kıyafette gezdiğiniz için tutuklanabileceğinizi biliyor muydunuz? Yakında bizde öyle olacağız. 
Bir kadın arkadaşım anlattı. Tanınmış bir cerrah olan erkek kardeşi çok iyi para kazanıyor ve adam hem annesine ve kardeşlerine iyi bakarken hem de karısını el üstünde tutuyormuş. Doktor beyin ameliyat yoğunluğundan ötürü kendisinin gelemeyip sponsorluğunu yaptığı bir tatile arkadaşım, çocukları, annesi ve erkek kardeşinin eşi olacak şekilde gidecekler. Uçak biletleri alınmış, arkadaşım çocukları ile havalimanına gelmiş, annesi ise gelini ile birlikte gelecekmiş ama bir türlü görünmüyorlar. Geciktiklerini düşünerek endişelenen arkadaşım annesini aradığında telefonu açan ve annesine ait olan havalı ses “Biz CIP ten girdik, bir şeyler içiyoruz” diyerek kapatmış. Bir anne nasıl geliniyle saf tutup öz kızına hava atar sorusuna cevap “memlekette altta kalanın canı çıksın” şeklinde özetlenebilir. Sayın gelinler siz burada “El kızı insan değil mi? Hep kayınvalide-görümce ikilisi mi zavallı gelinlere hava atacak?” derseniz sizde haklısınız ama doğru olan hiçbir daim bir insanın diğerine hava atmamasıdır.
Fakirlik cahillik doğuruyor gerçekten. Uzun yıllar önce bir akşam bir alışveriş merkezinde kapalı otoparka arabamı park ettim. Benimle beraber yan alana parkeden sürücü arabasının farlarını kapatmadan kapıları kilitledi ve alışveriş merkezine doğru yürümeye başladı. O günlerde benim iş güç yoğundu, eve çok geç gidip haftada bir veya iki kere farları açık unutarak ertesi sabah bitmiş akü gerçeği ile çarpılıyordum. Dolayısıyla sosyal sorumluluk duygusu hissederek adamın peşinden gittim ve arabasının farlarını açık unuttuğunu söyledim. Cevap oldukça havalı bir ağızdan şöyle döküldü: “Bu modellerin farları otomatik olarak kapanıyor hanımefendi. Fakat ilginize teşekkürler”. Ne diyelim, adam haklı, ben o güne kadar farları kendi kendine kapanan bir araba görmemiştim.
Bir başka arkadaşım zengince bir uzak akraba aileyi kahvaltıya çağırmış, ailenin sucuk sevdiklerini bildiği için iyi marka kangal sucuk almış. Masada babası da var. Kahvaltıda ilk servis sırasında ev sahibesi olmanın verdiği telaşı atlatıp sandalyesine oturduğunda babasının tepeleme dolu sucuk tabağını çoktan misafirlerin tabaklarına boca ettiğini ne arkadaşıma ne de onun çocuklarına bir tek dilim bile sucuk bırakmadığını hayretle görmüş. İnanamaz gözlerle babasına bakarken vaziyetten rahatsız olan bir misafir sucukla arasının pek olmadığını söyleyerek kendi tabağındaki sucukları çocukların tabaklarına pay etmiş. Fakat ne olursa olsun ebeveyn kalbi hiçbir şeye benzemez, ertesi gün evine geldiğinde buzdolabında babası tarafından alınmış ve üstü kapalı bir gönül alma olarak bırakılmış aynı marka kocaman sucuğu gören arkadaşım “Benimki çocukça bir tepki idi biliyorum ama o sucuktan bir dilim bile yemedim” demişti. Ben ona olayda sevgi eksikliği türünden şeyler aramasına gerek olmadığını, yüzyıllar boyu fakir kalmış ve hep zenginliğe özenmiş toplumumuzun büyük bir kısmını çok zenginin her daim daha fazla sucuk yemeye hakkı olduğuna inanan ezik şahsiyetlerin oluşturduğunu söyledim. Kahvaltı sofrasında sevgisiz veya kızına değer verneyen baba falan değil sadece kapitalizmin gücü vardı.
Eskiden zengin kız - fakir oğlan aşkı filmlerinin sonunda züğürt oğlan ya bir şekilde çok zengin olurdu bu olmazsa da kıza kavuşamazdı. Yönetmen bile bu türden gelir farkının beyaz perdede dahi seyirciye izah edilebileceğine inanmazdı. Zengin erkek - fakir kız senaryolarında ise sorun yoktur, kadın olarak amacımız zaten zengin birini bulup kapılanmak değil mi? Kendi ailemiz bile zengin evliliği yapmış tanıdıklarımızı bize örnek göstererek hayat yolunda onların türünden başarı gösteremediğimiz için bizi gizli gizli sünepe veya daha değersiz bulmuyor mu?  Ama bu yargılarda hiç kimsenin bireysel olarak bir suçu yoktur. Ali Koç’ un dediği gibi; “Suçlu kapitalizmdir”. 
Özetle diyeceğim odur ki, zenginliğin ışıltısına kapılarak sizi üzüyorlar diye yakınlarınızı suçlamayınız sevgili okurlar. Maalesef hayat böyledir. Üstelik zenginlikle beraber etikette geliyor ise artık elinizden hiçbir şey gelmez. Toyota’ yı üzerinde iyi düşünülmüş bir marka adı zannederdim. Bir gün televizyonda imalat hatası nedeniyle geri çağırılan arabalardan ötürü Akio Toyota’ nın özür dilediğini görünce feleğimi şaşırdım. Meğer Toyota bir soyadıymış. Soyadınızın Toyota olduğunu bir düşünsenize, hayatta bundan büyük etiket mi olur? Kennedy adını bile sollar. Aynı dönemde o kadar sevdiğimiz kaliteli kalem markası Faber Castell’ inde bir ailenin soyadı olduğunu öğrendiğimde yine çok şaşırmıştım. Üstelik Faber Castell’ e gelin bile vermişiz. Charles von Faber Castell ile Türk kızı Melisa Eliyeşil 2012 yılında evlenmiş. Dünya üzerinde artık adı Melisa, soyadı Faber Castell olan bir kızımız var. İnsanoğlu zayıf yaratık, benim de kızımı bir Faber Castell istese elbette ki önce adam düzgün bir tip midir diye bakarım ve kararı kızıma bırakırım. Ama gizli bir gurur duymayacağımı da söyleyemem. Damat Faber Castell yahu! Böyle bir olay var mı?

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Hak, Hukuk, Demokrasi ve Maske...
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayat Yaşamak İçindir!
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Evcil Hayvan Sahibi Olmanın Faydaları
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
En Hızlı Koşu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Nobel Ödüllü İlk Kadın ‘Marie Curie’ Sinemalarda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Türkiye’nin Elektrik Gücü Kapasitesi 20 Yılda 3 Kattan Daha Fazla Arttı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri