Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Akaryakıt satın alınacaktır
Akaryakıt satın alınacaktır
İcradan satılık Peugeot 5008
İcradan satılık Peugeot 5008
BİYONİK KULAKLI ÇOCUKLAR DERNEĞİ: “Hükümetten çocuklarımız için ses istiyoruz”
BİYONİK KULAKLI ÇOCUKLAR DERNEĞİ: “Hükümetten çocuklarımız için ses istiyoruz”
Dünya El Yıkama Günü kapsamında  “11 Adımda El Yıkama Yöntemi” anlatıldı
Dünya El Yıkama Günü kapsamında “11 Adımda El Yıkama Yöntemi” anlatıldı
İcradan satılık Caba marka demir kesme delme makinesi
İcradan satılık Caba marka demir kesme delme makinesi

YİĞİT CANDEMİR

Zamana Bırakmak
12 Ekim 2018 Cuma

İşler içinden çıkılamayacak hal aldığında, her şey karmakarışık olduğunda, durumlar sanki asla çözülemeyecekmiş gibi geldiğinde bizim hayatımızda her daim olan bir faktör düzeltici ve onarıcı olarak vardır. “Zaman.” Gerçekten her şeyin ilacı mıdır zaman? Genellikle evet. Yakınlarımızı, sevdiklerimizi kaybediyoruz, sanki acıları hiç geçmeyecekmiş gibi hissediyoruz, asla bir daha onsuz yapamayacağımızı düşünüyoruz. Ama zamanla bu durumun doğal bir süreç olduğuna kanaat getirip onsuz yaşamaya alışıyoruz. Maddi zorluklarla mücadele ediyoruz, kişisel zevklerimizden ve heveslerimizden feragat etmek zorunda kalıyoruz. Tutumlu olmamız ve kemerleri sıkmamız gereken zamanlar oluyor. O zamanlarda çok kısıtlı heveslerimiz ile yetiniyoruz. 
Ama zamanla onlar da düzeliyor, zamanla onlar da yerine geliyor. İçsel sıkıntılar çekiyoruz, haksızlığa uğruyoruz, aldatılıyoruz, belki tükeniyoruz, avazımız çıktığı kadar susuyoruz, kendi kendimizi yiyip bitiriyoruz, depresyona giriyoruz, yazacak anlatacak kağıda dökecek şeyler bulamıyoruz bazen. O kadar karışıyoruz ki kimi zaman, tek çarenin beklemek olduğunun farkına varmadan aceleci ve telaş dolu davranıyoruz, yaklaşıyoruz olaylara. Asla elimize tekrardan geçmeyecek olan zamanları sanki her gün elde edebilecekmişiz gibi boşu boşuna harcıyoruz. Farkına varmıyoruz ki bilinçli bir şekilde sabır sahibi ve sükunet sahibi olmak bize aslında uzun vadede çok fazla yarar sağlayacak. Ama insanız biz de her daim aceleci, telaşlı ve sabırsızız. Bir tohumu toprağa ektikten sonra onun hemen büyümesini bekleyebilir miyiz? Veyahut bir çocuğun doğar doğmaz ergenliğe girmesini? bir ateşin yandığı gibi sönmesini?, bunlar asla anında olamayacak olaylardan sadece birkaç tanesi. Bazen her şeyi zaman dediğimiz ilacın ellerine bırakıp arkamıza yaslanmalı ve hayatı olması gerektiği gibi yaşamaya çalışmalıyız. 
Hatalarımızdan ders çıkartıp, olayların düzelmesini beklediğimiz zamanda tecrübelerimizi pekiştirmeliyiz. Çünkü her daim hata yapıp zamana bırakırsak bir yerden sonra zaman da bize zaman vermemeye başlayacak. O düzelmesi için ellerine bıraktığımız zaman çok uzayacak, belki ölene kadar düzelmeyecek, asla geri dönmeyecek o zamanlar. Bilinç seviyesinde kendimizin ve insanların duygularına saygılı olmayı öğrenemediğimiz takdirde asla bu karmaşıklıkların içinden çıkamayacağız. Çünkü hayatımızda yaşadığımız problemlerin asıl kaynaklarından birisi anlatmayı ve dinlemeyi bilmemek. Tabii ki bu iki temek sebep sabırsızlığı da kapsıyor ama orası ayrı bir yazının konusu. Zaman bize çok fazla şey yaşatıyor, yeni yeni tecrübeler, yeni insanlar, yeni aşklar, yeni kaybedişler ve kazanışlar vs. Şeyleri bize sunuyor zaman bu bekleme sırasında. Bunları çok iyi değerlendirip şanslarımızı düzgün bir şekilde kullanırsak zaman bize daha çabuk meyvesini verir. Nasıl bir ağacı düzgün bir toprağa ekince, düzgün sulayıp güneş ışığına maruz bırakıp böceklerden temizlediğimizde daha verimli büyürse, sıkıntılarımızı ve karmaşıklıklarımızı da verimli bir şekilde düşünerek ve eyleme geçirerek çok uzun gelmeyecek bir zaman dilimi içerisinde halledebiliriz. 
Telafisi olmayan tek şey yaşamdır. Yaşantımızı boş şeylere harcamak yerine bize verilen zamanı düzgün ve yararlı kullanmamız gerekli. Yoksa hayatımız boş bekleyişlerle ve düzelmesinin belki de asırlar alacağı hatalarla zedelenecek. E tabii bu durumda biz de ruhsal ve fiziksel olarak asla eskisi gibi olamayacağız. Zamanı iyi kullanırsak, zaman bize daha çabuk hediyesini verecektir. Ne demişler? “Sabır eden derviş muradına erermiş.” 
İyiliğin, kibarlığın, insanlığın, bilimin, ilimin, sanatın ve güzelliğin ışığında kalmanız dileğiyle…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
CENGİZ ÖZER
CENGİZ ÖZER
Bu Dava Hukuk Tarihine Geçer
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Hz. Mevla’nın Şiiri
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
La Kasa De Hilal
MÜJDE HAYAT
MÜJDE HAYAT
“Frekans”
KUTLU TAMAY
KUTLU TAMAY
Kuşsütü Meze Evi
LEYLA ŞAHİN
LEYLA ŞAHİN
Masa Başı Çalışanlar Dikkat Edin!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri