Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
1655 yeni vaka, 73 vefat
1655 yeni vaka, 73 vefat
Koca: Karşımızda artık iki virüs var
Koca: Karşımızda artık iki virüs var
Meteorolojiden sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarısı
Meteorolojiden sağanak ve kuvvetli rüzgar uyarısı
Meslek liseliler 28 Eylül'den itibaren staj yapabilecek
Meslek liseliler 28 Eylül'den itibaren staj yapabilecek
Türkçemize sahip çıkmayı sürdüreceğiz
Türkçemize sahip çıkmayı sürdüreceğiz

Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ

Zaman tünelinden 24. Tüketici Konseyine...
12 Eylül 2020 Cumartesi

Ülkede kurulan ilk tüketici dernekleri “tüketici sorunları”nın üstüne gidiyor, bunun sonucu 1995 yılında Tüketicinin Korunması Hakkındaki ilk yasa yürürlüğe giriyordu.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun getirdiği önemli bir uygulama da “Tüketici Konseyi” idi.

Konseyin amacı; tüketici sorunlarını tartışmak ve bu sorunların TÜKETİCİLER LEHİNE çözümlenmesine ilişkin görüş ve önerileri başta Bakanlık olmak üzere, ilgili mercilere iletmekti.

Böylece konsey ilk toplantısını 23–24 Eylül 1996 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirdi.

İki gün boyunca süren bu ilk Konseyin açılışında Konsey Başkanı sıfatıyla konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Yalım Erez'in; Bakanlığın asli görevi, Konseyin dengeli, objektif, her türlü etkiden uzak bir biçimde yapılanmasını sağlamak ve bu niteliğini korumaktır. Bundan ötesi sizin işinizdir. Her üye düşüncelerini tam bir özgürlük içerisinde dile getirebilmeli ve kararların alınmasına katkıda bulunabilmelidir.” sözlerinin de katkısıyla oluşan demokratik bir ortamda tartışmıştı.

Konseye kamu özel ve STK’lardan ilgili tüm taraflar katılıyor, ağırlıklı olarak tüketici örgütleri önderliğinde tüketicilerin sorunları ve çözüm önerileri karar altına alınıyordu.

Artık konseylerde tüketicinin derdine merhem olabilecek kararlar alınıyor, ancak bu kararların yaşama geçirilerek uygulamada sonuç alınması hayli zor oluyordu...

Yıl 2003. Artan tüketici sorunları, adeta toplumsal bir felakete dönüşerek faizleri yüzde dörtyüzlere varan kredi kartı vurgunları ortalığı kasıp kavuruyor...

İşte tam bu ortamda zamanın yeni iktidarını saran Avrupa Birliği sevdası ile Tüketici Yasası’nın AB Direktifleri ile uyumu öne çıkıyor. Bu bağlamda yeni hükümet demokrasi, insan hakları sözüyle geldiği iktidarın ilk hızıyla 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu yeniden TBMM’ ye getiriyordu.

O zamanlar tüketicinin korunması ile ilgili görevler Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görev alanındaydı. Bakanlığın genç Tüketicinin Korunması Genel Müdürü Özcan Pektaş ve çalışma arkadaşları bu rüzgarı arkalarına aldılar. “Yiğidin hakkı yiğide” diye bir söz vardır ya; işte bu grup var güçleriyle çalıştı. Konu uzmanı hukukçular ve bilim adamlarının da katkılarıyla yeni bir taslak hazırlandı. Taslak başta tüketici dernekleri olmak üzere tüm konu ilgilileriyle paylaşıp tartışıldı. Bununla da yetinilmedi, taslağın yasalaşması sürecinde ilgili tüm taraflar zaman zaman TBMM’ deki komisyonlara çağırıldı.

Bununla birlikte baştan sona tüm komisyonlara çağrılan taraf ise tüketici dernekleri idi.

Velhasıl günümüzde bir gecede yangından kaçırırcasına bir torba yasanın içine atılan yasa veya kararnamelerlere karşın tam bir demokrasi dersi olabilecek bir süreç yaşandı adeta...

Tanrı uzun ömür versin Tüketici Hakları Derneği (THD)’nin değişmez Genel Başkanı Turhan Çakar ve zamanın Tüketici Hakları Derneği Çankaya Şubesi Üyelerinden rahmetli İhsan Güzel ağabeyimiz ve naçizane bu satırları sizlere ileten bendeniz de zamanın THD Genel Başkan Yardımcısı olarak bu süreci yaşayanlardanım.

TBMM’de tüketiciyi temsilen tüm komisyonlara katılmış, bu komisyonlarda milyonlarca tüketicinin yürek atışlarını kendi yüreğimizle birleştirmiştik adeta.

Tüketici dernekleri tamamen gönüllülük ilkesi doğrultusunda bir özveri dergahıdır. Her hangi bir kar amacı gütmeyen; idari, siyasi ve ticari tüm yapılanmalardan bağımsızsızdır. Reklam, promosyon almayan ve sadece gönüllülerin oluşturduğu STK’lardır. Bu nedenle aylarca işi gücü bırakmış, kah rapor, kah izin; tanyerinin ağarması ile, gecenin geç saatlerine kadar sürebilen tüm komisyon görüşmelerine dakika katılıyorduk. Tüm komisyonlarda ve parti kulislerinde adeta ardında Türk Milletini gören Kurt Dereli gibi (!) biz de milyonlarca tüketiciyi görüyorduk. Sözümüzü esirgemeden tüm fikirlerimizi dile getiriyorduk. Tabi bu durumda bazen, bazı güçlü çevrelerin çıkar ve öncelikleriyle çelişebiliyorduk. Bu tavrımız da bu güçlü çevrelerden gelmiş olan bazı siyasilerin hiç hoşuna gitmiyordu.

Kimdi bunlar, bu cüreti nereden buluyorlardı? Alt tarafı pabuç, tava, tencere sorunları için kurulan dernekler değil miydi onlar !?” diye düşünüyorlardı ...

Nitekim konu artık Plan Bütçe Komisyonuna kadar gelmişti. Bu komisyonda son şekli verilen tasarı TBMM Genel Kurulunda oylandıktan sonra yasalaşacaktı.

Bu komisyonda çok önemli ve hararetli tartışmalar oldu. Giderek iktidarıyla, muhalefetiyle biz üç tüketici derneği temsilcisine bakış çok değişti. Milletvekilleri,  tüketici derneklerinin “Alt tarafı pabuç, tava, tencere sorunları için kurulan dernekler olmadığını” anlamaya başlamışlardı...

İktidarıyla, muhalefetiyle “Size ne yapabiliriz?” diye soruyorlardı artık.

Bu komisyonda finans çevrelerinin tüm engelleme ve çabalarına karşın vatandaşın kredi kartı borçları ilk kez makul faizlerle yeniden yapılandı. İcra takibi aşamasına gelen veya icra takibine uğrayan tüketicilerin kredi kartı borçlarına, makul gecikme faizi uygulanarak on iki eşit taksitte ödenmesi kararlaştırıldı...

Değeri beş yüz milyon (beş yüz lira) liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunluluğu ve bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağladığı hüküm altına alındı. Artık Tüketici Hakem Heyetlerinde 500 milyon (beş yüz lira) liraya kadar olan uyuşmazlığın masrafsız olarak ve tek bir dilekçeyle mahkeme kararı gibi uygulanması; tüketici örgütlerinin ücretsiz dava açması; bu örgütlerin ayıplı malların toplatılması davaları açabilmesi; tüketici derneklerine proje karşılığı yardım yapılması (bu madde hiç işletilmedi. Sonradan İMF borçları neden gösterilerek bir gece yarısı iptal edildi) vb. bunlardan sadece bazılarıydı...

Sevgili Okuyucular;

Bunların hepsine ayrı birer yazı konusu olarak zamanı geldiğinde yer verilebilir. Ancak şimdilik burada Tüketici Konseyi ile ilgili olan maddeye değineceğiz:

Plan Bütçe Komisyonunda hem söz alarak görüş belirtiyor, hem de maddeler üzerinde iyileştirmeler, eklemeler yapılması için elimizden gelen her türlü çabayı gösteriyorduk. Hiç unutmuyorum komisyonda başta Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bulunduğu çok kıymetli üyeler vardı. Benim hemen önümde Devlet Planlama Teşkilatından gelme iktidar milletvekili Mehmet Emin Murat Bilgiç bulunuyordu. Ben her fırsatta Bilgiç’in kulağına fısıldayarak, o konu hakkında bilgi veriyor, önerilerde bulunuyordum. Hatta biraz ileri mi gittim bilmiyorum, ancak bir ara bana dönen sayın Bilgiç’in; “Benim sana inanmam gerek. Eğer inanırsam senden fikrini isterim” dediğini anımsıyorum...

Nihayet Tüketici Konseyi ile ilgili maddeye gelinmişti. Anımsadığım kadarıyla Bilgiç bana dönüp; “Tüketici Konseylerinde de, Milli Eğitim Şuralarında alındığı gibi kararlar alınarak geçiliyor mu? Bu kararları hayata geçirmek için ne yapılmalı?..” dedi.

Ne yazık ki haklıydı...

Bir kağıda şunları yazıp kendisine şu öneriyi ilettim:

... bu Kanunun uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri, ilgili mercilere ‘öncelikle ele alınmak üzere’ iletmek amacıyla, Bakanlığın koordinatörlüğünde bir ‘Tüketici Konseyi’ kurulur.”

Sayın Bilgiç söz aldı ve aynen önerdi. Teklif komisyonda ve TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Zaman içerisinde 4077 sayılı bu yasa çeşitli aşamalardan geçse de en son 2013 yılında yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunla değişse de bu maddedeki öneri yerleşti.

6502 sayılı yasanın 64. maddesinde Tüketici Konseyi; “Tüketici sorunlarının ve ihtiyaçlarının belirlenmesi ile çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak ve bu Kanunun uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ‘öncelikle ele alınmak üzere’ ilgili mercilere iletmek amacıyla yılda en az bir kez Bakanlığın koordinatörlüğünde Tüketici Konseyi toplanır” şekliyle önemini korumayı sürdürüyor.

Anlayacağınız, Tüketici Konseyi kararları; “Karar alınmış da, yaparsam yaparım yapmazsam yapmam" gibi kararlar değil...

O zaman adama sorarlar:

"Yasa ortada. Sen kendini ilgilendiren bu Konsey kararı hakkında ne yaptın?"

"Kararı yerine getirmediysen, yasal ya da mali yönden ne engel varsa Bakanlığa (Ticaret Bakanlığı) bildir."

"Bildirmekle kalma, bunun için gerekenleri yap ve sonucu yine Bakanlığa bildir."

Hiçbir engel yok da kararı yerine getirmediysen, o zaman sen Kanuna karşı geldin arkadaş!!

Demem odur ki; Tüketici Konseyi kararları sadece istişari” nitelikte değil aynı zamanda “ilgili mercilerilerin öncelikle ele alması” gereken “zorlayıcı” kararlardır.

Kısaca yasanın geçerli olduğu tarihlerdeki tüm geçmiş ve gelecek Tüketici Konseyi kararları böyle değerlendirilmelidir...

Geçtiğimiz günlerde Ankara’ da 24. Tüketici Konseyi toplandı.

Konseye sayın Ruhsar Hanım yine katılamamış (?).

Oysa, özellikle de bu pandemi sürecinde tüketici sorunları dağ gibi büyümüşken, bu konseylerin 83 milyon tüketicinin kalbinin attığı, onun yaralarına merhem olunacak kararların alındığı Millet Arenaları olduğu ortada değil midir?

Belki de bu pandemi döneminde alınan konsey kararların ivedilikle uygulanması hiç bu kadar yaşamsal olmamıştı.

Zaman, bu kararlarının “ilgili mercilerce öncelikle ele alınıp” sorunları bir an önce çözme zamanıdır...

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Hiçliğin İçinde Bir Saat
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Zeki Demirkubuz’un Üçüncü Sayfa Filmi’nin Analizi
GÖKHAN ŞENTÜRK
GÖKHAN ŞENTÜRK
Dilini Kesmek
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yeni Nesil Güvenli Harçlık Yöntemi
ALİ CENGİZ
ALİ CENGİZ
Sevgiyi Öğrenmek
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i Anarken… (14)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
en iyi bahis sitesi deneme bonusu bahis deneme bonusu papara bahis siteleri papara casino siteleri kolay para yatırılan bahis siteleri kolay para çekilen bahis sitesi peppara bahis siteleri peppara bahis sitelesi
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri