Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Türkiye en az 3 gün üretmeden tüketecek
Türkiye en az 3 gün üretmeden tüketecek
Duygusal Açlık Nedir? Nasıl Yönetilebilir? 
Duygusal Açlık Nedir? Nasıl Yönetilebilir? 
İmalat sanayinde gazı kısıp frene bastık
İmalat sanayinde gazı kısıp frene bastık
Sağlık emekçileri, gelirleri ve özlük hakları için sahada olacak
Sağlık emekçileri, gelirleri ve özlük hakları için sahada olacak
Kimya sektöründe AR-GE'yi güçlendirecek iş birliği protokolü imzalandı
Kimya sektöründe AR-GE'yi güçlendirecek iş birliği protokolü imzalandı

AHSEN ARAL UYAR

Yıllara Yayılmış Tecavüz
30 Kasım 2021 Salı

Müslime davasına yayın yasağı getirildi. Evdeki diğer üç çocuk sosyal kurumlara yerleştirildi. Müslime’nin annesi de evden alındı ve kadın evine götürüldü. Baba şimdi çadırında kendi annesiyle yaşıyor.


Dünya tatlısı bir çocuğun kaybolmasıyla başlayıp ölümüyle herkesi üzen hikâye öyle yerlere geldi ki yürekleri sızlatmanın ötesine geçip kan dondurdu. Çocukların üç tanesinin biyolojik babaları dede diye bildikleri kişi çıktı. Bu kişiler; yani dede, babaanne, anne baba ve çocuklar çok uzun yıllardır beraber yaşıyorlar. Çocukların yaş farklarına bakıldığında evdeki tecavüzün çok uzun bir geçmişi olduğu görülüyor.


Müslime’nin annesi neden başına gelenleri hiç söylemedi diye soramayız. Daha üç yıl evveline kadar kayınpederinin tecavüzüne uğradığı besbelli olan kadın söyleyemez, zira sistematik olarak güçsüzleştirilmiştir. Kayınpeder ona tecavüz ettiğinde gidecek kimsesi, başına geleni onun suçu olarak görmeyip yarasını saracak, karnındaki zavallı yavruya sahip çıkacak bir makam olmadığından emin bir halde yaşadığı cehenneme razı olarak devam eder. Kendi ailesine gitse, babasının onu oynaklıkla suçlamayacağından, annesinin onu yüz karası olarak görmeyeceğinden emin olamaz.

Ailesi onu kabul etse bile etrafınca yaftalanacağı için artık hayatına bildiği yolda devam etmesine imkân olmadığından susar. Zaten sistemin yapmak istediği şey de tam olarak budur. Yani başına ne gelirse gelsin susup oturmaktan başka çaresi olmadığına inanan kadınlar yaratmaktır bu aşağılık erkeklerin yapmak istedikleri. Bir kere daha başarılı olmuşlar. 


Müslime’yi arayanların yanlış yere yönlendirilmesi, başına ne geldiğinin tam bilinmemesi, Müge Anlı’nın “Basın yasağı nedeniyle konuşamıyorum ama orada çok başka türden hikâye var” demesi yaşananlarda bugüne kadar bildiklerimizin ötesinde de korkunçluklar olduğunu düşündürüyor o çadırın altında. Yörük çadırları çok sıkı dokunur. Soğuğu, nemi, rüzgârı hane halkına hissettirmesin diye zırh gibi işlenir. Fakat aynı çadır bu defa ahlaksızlığı, vicdansızlığı, namussuzluğu da dışarı sızdırmayacak bir kalkan gibi kullanılmış…


Müslime’nin babası bunca yıldır yaşananları bilmiyor muydu? Her beraber yaşadıkları o evde karısının yıllar boyunca babasının tecavüzüne uğradığını hiç mi hissetmedi? Bunu bilemeyiz zira erkekler bu konu da süper aptallardır, babalarına konduramazlar ve on numara miyop gibi yaşarlar, haliyle adam hakikaten fark etmemiş olabilir ama emin olduğum bir şey var ki; zavallı Müslime’nin adını aldığı babaannesi her şeyin farkında idi, kadınlar bir evin içinde böyle şeyleri rahatlıkla anlarlar. Koca dediği adamın oğlunun karısına sürekli tecavüz ettiğini bilmesine, gelininin kendi kocasından art arda çocuklar doğurduğunu görmesine rağmen o da yapılacak hiçbir şey olmadığına emin idi, o da çadırdaki insanlık utancını seyretmeye devam etti.


Kızıma hamile iken ucuz atlattığım bir trafik kazası geçirmiştim ve bir gece hastanenin “yüksek riskli gebelikler” bölümünde kalmıştım. Genel görünüm korkunçtu. Şekeri tansiyonu anormal değerlere fırladığı için evinde değil de hastanede hamileliğini devam ettirmeye çalışan kadınlar ve benim gibiler bölümün en şanslı hamileleriydi. Bizim dışımızda kolu veya bacağı kırık hamileler, kocalarından yedikleri dayağın şiddeti karınlarındaki bebeklerin bile sağlığını riske sokmuş haldeki zavallı kadınlar doluydu yüksek riskli gebelikler bölümü. 14-15 yaşlarında çok güzel bir kız çocuğu vardı. Öz ağabeyinin tecavüzüne uğramış, ama ailesi tarafından anlattıkları kabul edilmeyip yüzkarası diye kapıya atılmış ve sığınma evinde yaşayan küçücük bir kız çocuğu…Gözlerimin önünde doğum sancısı başladı, iki metre ötemdeki bu yavrucuk birkaç saat sonra ağabeyinin bebeğini doğuracaktı. O gece hayatın olağan akışı içinde bende biraz zayıflamaya başlamış olan feminist düşüncemin bütün zerrelerini yeniden kazanmıştım. Erkeklerin kadınlara bunları yapmaya hakları yoktu. Babamız, kocamız, kayınpederimiz, erkek kardeşimiz… Kim olurlarsa olsunlar, kadınlarına böyle davranamazlardı. 


Ensest toplumların kendi kendine yaptığı ezaların içinde en korkuncudur. Oğlu veya kızı amcasının tecavüzüne ya da tacizine uğradığında zavallı anne ne yapacağını bilemez ve acıdan katılır kalır. Kocasının böyle bir durumda bile kendisine inanacağına emin olamaz. Erkek kardeş kız kardeşine tecavüz eder; ama en sonunda sapık erkek değil, “Kulüp” dizisinde Fıstık İsmet’in bize bir kere daha hatırlattığı Nazım Hikmet’in “soframızda yeri öküzümüzden sonra gelen” diye tarif ettiği kadın kaybeder, kızına değil oğluna inanan aile kızlarını dışardaki cehenneme iter. Çoğu kere ensesti ailede hatta sülaledeki herkes bilir ama susarlar. İnsanlıklarını tümüyle kaybedene, vicdan denen şeyi tüketene kadar susarlar.  

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
VELİ KÜÇÜK
VELİ KÜÇÜK
Asgari Ücretle Gelen Zamlar
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Çölde Ağaç Dikecek Robot Tasarladı 
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Tanıdık
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
KAVANOZ ve KAHVE
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
BERGÜZAR ÇOPUROĞLU
Ne Mutlu Türküm Diyene
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Çay Deyip Geçmeyin
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri