Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
TTB: “Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve santrallere ‘kirletme izni’ veren girişim iptal edilmeli”
TTB: “Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve santrallere ‘kirletme izni’ veren girişim iptal edilmeli”
1. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi ile “beton sektörü” buluştu
1. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi ile “beton sektörü” buluştu
Başkentliler Ankara’nın şehirleşme sürecine şahit olacak
Başkentliler Ankara’nın şehirleşme sürecine şahit olacak
“Su yönetimlerinin risk analizi yapması ve alternatif  stratejiler belirlenmesi gereklidir”
“Su yönetimlerinin risk analizi yapması ve alternatif stratejiler belirlenmesi gereklidir”
MAN ve PİMEKS’e İÇASİFED ziyareti
MAN ve PİMEKS’e İÇASİFED ziyareti

YİĞİT CANDEMİR

Yapamadım
9 Ağustos 2019 Cuma

“Hayatımın her yerinde her zaman tutamayacağım sözler verdim insanlara. Tutmayı çok istedim her bir tanesini, boş sözler değildi çünkü. Her bir tanesini isteyerek ve tutacağıma inanarak verdim ben. Kimseyi üzmeyi, kimseyi kırmayı ve kimseyi incitmeyi de istemedim. Dalgınım biraz, biraz kırgın, biraz eksik, biraz başına buyruk, çokça sorumsuzumdur da. İnsanlara olan sevgimi onlara karşı açıkça dile getirdiğimde diğer insanlardan biraz daha farklı bir şekilde yaparım bunu. O yüzden çoğu zaman sevgimden şüphe edilir. Bu beni çok üzer şimdi yalan olmasın. Hayatını mantıksaldan ziyade duygusal bir insanım ikili ilişkilerimde. Çoğu zaman da bu yüzden kaybediyorum aslında. İnsanlar bana bir şeyler anlatır hep, pek iyi dinlerim, güzel dinleyiciyimdir ben. Ama iş pratiğe gelince dinlediklerimi, tamam dediklerimi, söz verdiklerimi yapamam. 
Çok kötü bir huyumdur, değiştirmeyi çok isteyip yine o huyuma yenik düşerim. Üşengecim. Ama bu hayatta her şeye üşendiğini iddia edenlerden değilim. İnsanlar ve sözler konusunda üşengecim. Kendi hayatım konusunda üşengecim. Nedendir bilmiyorum her daim yorgun ve bitkin hissediyorum. Kendimde bir şeyleri yapmak için gerekli olan enerjiyi bulamıyorum. Her daim erteleyişin ve bahanelerin ardına sığınıyorum. Bu huyumdan sevdiğim insanlar çok şikayetçi. Bu yüzden insanlar onlara yeteri kadar değer vermediğimi hakkıyla iddia edebiliyorlar. Fakat bu durum beni çok üzüyor yine, kendi hatama üzülüyorum, insanlara olan sevgimi onlara gösteremediğime üzülüyorum. Çabalayamayışıma üzülüyorum, onlara onları sevdiğimi söylediğimde çaba göstermediğimi söylüyorlar haklı olarak. Susuyorum.. Çok iyi bir insan olmayı başaramadım sanırım bu yüzden, sözleri tutmadım, söylenenleri kulağıma küpe ettim fakat uygulayamadım. Hiç dokunamadığım bir sürü küpem var kulağımda. Bundan ötürü her gece pişmanlık duyuyorum. İçimden ölüyorum. 
Parçalanıp, tekrar birleştirilip tekrardan parçalanıyorum. Hem de kendi tarafımdan. Acı vermesinin sebebi de bu ya zaten. Kendime bir doktor veyahut çare bulamadım henüz. Hala da şikayetçiyim bu durumdan. Ben bir çok şeyi yapamadım, çalışkan bir insan olamadım, çabalayan bir insan olamadım. Sadece istediği şeyleri; sonucu iyi de kötü de olsa başarabilen bir insanım onu biliyorum. Sadece istemem gerekli onun da farkındayım. Fakat ben sanırım artık içimdekilerden dolayı yorgunum onu anladım. Kendime anlattıklarım, kendime anlatamadıklarım, sustuklarım, sessiz kaldıklarım ve kimseye anlatamadıklarım yüzünden yoruldum. E tabii her insan yorgun her insanın kendisine göre bir derdi tasası var ve bunu inkar edecek bir bencillikte değilim. Fakat artık kendime kızmaktan şamar oğlanına döndüm. Bir çare ararken avare olmaktan yoruldum. Kendime bir çare aramanın bu kadar zor olacağını hiç tahmin etmemiştim. Yapamadım. Güzel bir arkadaş, eş, baba, olamadım sanırım. İnsanlar unutsa da ben unutamıyorum yaptığım hataları. Saçlarıma akları düşüren, beni uykusuz bırakan, yorgunluğumu kat kat arttıran budur sanırsam. Pişmanlıklarım sadece kendimden kaynaklı aslında. İnsan seçimimden, çevremdekilerden dolayı değil. En çok kendimden ötürü pişman oluşum beni örseliyor. En çok kendime kızışım benim gözlerimi dolduruyor ve en çok kendi hakaretlerim kalbimi kırıyor. İnsanlara sevgimi gösteremeyişim, insanların haliyle içimi göremeyişi ve ister istemez bir çaba beklentisinde oluşunun farkında olmam da bencil bir üzgünlük katıyor bana. Kendimi yermeyi uygun bulduğumdan değil de, yazarken sadece aklıma gelenleri salt biçimde aktardığımdan yazıyorum. İçimdeki kelebekleri ve sevgi öbeklerini sevdiğim insanlara kendi bakış açımla gösteremeyişim beni hala çok üzüyor. Çocuklar gibi hırpalanıyorum kendi kendime. Hatalarımla baş etmeyi öğrendiğimden beri tek hatalının kendim olduğunun farkına vardım. Ben insanları, hayvanları, canlıları, cansızları çok seviyorum. Bu dünyanın sanatla, bilimle, insanlıkla döndüğüne inanan birisiyim. Fakat kendime kızmayı hala bırakabilmiş de değilim...”
Son cümlelerinde aslında her şeyi daha net anlatabilmişti. En azından kendisi öyle düşünüyordu, dönüp dolaşıp aynı duvara toslamaktan yorulduktan sonra, yılların ardından eline geçen ilk kağıda yazdıkları bunlardı. Kim bilir kim bulacaktı bu kağıdı, kim bilir kim gelecek nesillere böyle birisini anlatacaktı. Sonuçta kendisi bu kağıdı eşinden ve çocuklarından saklayacaktı. Belki de yakacaktı...
 Ama sonuçta dünyaya bırakılan her iz dünya yok olana kadar var olacaktı....
“Bilginin, bilimin, sanatın, insanlığın, açık fikirliliğin, temiz yürekliliğin, ileriye dönük yaşamanın, ilerlemenin, güzel hatalardan dersler çıkartmanın ve bu dünyayı her yönüyle sevmeyi öğrenmenin ışığında ilerlemeniz dileğiyle...”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
“Ameliyatsız Güzelleşme”ye İlgi Artıyor
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Demir ve Demir Dışı Metal İhracatı Eski Günlerine Dönüyor
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Kanayan Yaram “13 Kasım”
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Ekonomi - Mekonomi
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Sanata Aşık Bir Ses “Eda Şimşek”
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Bağdadi Öldü
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri