Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Koronavirüsten can kaybı 812'ye yükseldi
Koronavirüsten can kaybı 812'ye yükseldi
'İyilik Hastalık Gibidir Bulaşıcıdır'
"İyilik Hastalık Gibidir Bulaşıcıdır"
 “Geleceğimiz milli tohumculukta”
 “Geleceğimiz milli tohumculukta”
353 bin personelin yer aldığı  Özel Öğretim sektörü zor durumda
353 bin personelin yer aldığı Özel Öğretim sektörü zor durumda
İstanbul’da 65 ve üzeri yaştaki vatandaşlara ücretsiz kolonya ve maske dağıtımına başlandı
İstanbul’da 65 ve üzeri yaştaki vatandaşlara ücretsiz kolonya ve maske dağıtımına başlandı

FATMA GÜL ÖZDOĞAN

Türk Sineması’nda Auteur Yaklaşım
14 Şubat 2020 Cuma

1960’lı yıllarda özellikle Fransız sinemasında ortaya çıkan bu modern sinema yaklaşımı o dönemde Türk sinemasında da benzer biçimde auteur yönetmenler ortaya çıkarmıştır. Bu dönemde Ulusal Sinema ve Toplumsal Gerçekçilik kuramlarına bağlı olan Metin Erksan, Ömer Lütfi Akad ve Halit Refiğ gibi sinemacılar kendilerine özgü stilleri, teknik yeterlilik ve biçim içerik bütünlükleri ile yaratıcı yönetmen (auteur) olarak kabul edilmektedir. Bu yıllarda Türk Sineması daha özgürlükçü bir ortamda ve tiyatrocular döneminin etkisinden kurtularak kendi dilini oluşturmaktadır. İtalyan Yeni Gerçekçiliği ve Fransız Yeni Dalga sinemaları tüm dünyayı etkilerken Türkiye’de de kendi anlatım tarzını geliştiren bir grup sinemacı ortaya çıkmaktadır. Kurama yakından bağlı olmasalar da kendi kişisel üsluplarını geliştiren ve yeni bir sinemasal dil kullanmaya çabalayan bu yönetmenler ticari filmlerin yanı sıra ‘Sevmek Zamanı’, ‘Gurbet Kuşları’, ‘Gelin-Düğün-Diyet’ üçlemesi gibi önemli yapımlara imza atarlar. Yeni Dalga ile aynı döneme gelen ve Türk Sineması’nın altın çağı olarak adlandırılan 60’lı yıllar yurt dışında da ödüllerin kazanıldığı dönemdir. Sayılan yönetmenlerin yanı sıra Yılmaz Güney gibi toplumcu gerçekçi filmler yapan ve İtalyan Yeni Gerçekçiliğinden etkilenmiş olan anlatım biçimleri sonradan auteur olarak kabul görecek isimlerin sayısını arttırmaktadır. Özellikle Metin Erksan kendine özgü yarattığı anlatı dili ile başı çekmektedir. Yılmaz Güney ve Halit Refiğ’de Türk sinemasının ilk auteur yönetmenleri arasında sayılmaktadır. Bulundukları dönemde Yeşilçam üretim koşulları altında halk için halka yönelik gişe başarısı için sinema yapma zorunluluğunun yanı sıra bu isimler sanatsal filmlere de imza atarak kendi kişisel üsluplarını ortaya koymuşlardır. Dönemin koşulları içerisinde sermayesi halk tarafından karşılanan Türk Sineması 234 Manas Journal of Social Studies çoğunlukla melodramatik hikayeler anlatmıştır ancak buna rağmen Necati Cumalı’dan uyarlanan Susuz Yaz ve Fakir Baykurt uyarlaması olan Yılanların Öcü bu yılların sinemacılar dönemi olarak anılmasına neden olmuştur. 1960-80-90 yılları arasında televizyon, video ve diğer olumsuzluklara rağmen başta ‘Umut’, ‘Duvar’ ve ‘Yol’ ile Yılmaz Güney sinemasının yükselmesi geleceğe dönük kendi tarzı olan ve kendi hikayelerini anlatacak olan auteur sinemacıların yolunu açmış gibidir. 80’li yıllara gelindiğinde Türk Sineması darbe nedeniyle sansür uygulamalarına maruz kalırken içsel yolculuğu konu edinen ve iletişimsizlik, yabancılaşma temalarını işleyen çalışmalar ile yönetmen odaklı filmler üretilir. Kadın ve göç konularının da işlendiği bu dönemde yönetmen odaklı kişisel olarak adlandırılabilecek sinemasal çalışmalar başat hale gelir. Sansür ve oto sansürün kısıtladığı anlatı biçimlerine rağmen bu dönemde Ömer Kavur, Erden Kıral, Atıf Yılmaz ve Şerif Gören gibi kendi tarzı olan yönetmenler sınırlı sayıda film üretebilmişlerdir. Özellikle 90’lı yılların ikinci yarısından itibaren televizyonun sinemaya bir gösterim alanı sunması, ortak yapımlar, Kültür Bakanlığı desteği, Euroimages, video ve festival gibi olanaklar ile sinemacıların ticari kaygı taşımadan, kendilerini daha rahat ifade edebildikleri yapımlara imza attıkları görülmektedir. Reha Erdem, Yeşim Ustaoğlu, Semih Kaplanoğlu, Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz gibi isimler auteur/yazar yönetmen olarak kabul görmektedir. 90 ve 2000’li yıllar ise Türk Sinemasında sinema okullarından mezun olmuş ve sinemasal birikimleri olan, aynı zamanda kendi sinema dillerini oluşturan yönetmenler topluluğuna sahne olmuştur. Bu dönemde Zeki Demirkubuz, Derviş Zaim, Yeşim Ustaoğlu, Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu gibi isimler öne çıkmaktadır. Her ne kadar bu yıllarda Yeşilçam üretim biçimi hala devam etse ve televizyonun öldürücü etkisi ağırlaşmış olsa da devlet desteği ve yabancı ortak yapımlar ile sinemacılar düşük bütçeli filmler ile kendi tarzlarını oluşturmuşlardır. Genel olarak auteur olarak kabul gören bu yönetmenlerin oluşturduğu anlatı yapıları ve bu dönem “Yeni Dönem Türk Sineması”, “Yeni Türk Sineması”, “Yönetmen Sineması” ya da “Modern Türk Sineması” gibi kavramlar ile adlandırılmıştır. Adı geçen yönetmenler ve filmleri üretildikleri dönemde yeterince gişe başarısını yakalayamamış ancak yeni bir anlatım dili oluşturabilmiş, Türk halkı ile buluşamamış ancak yurt dışında önemli ödüller alabilmiş ve geleneksel sinema anlayışından uzak ancak yeni bir bakış açısı geliştirerek kendi sinemasal dillerini yaratabilmişlerdir. Bu yönetmenler arasında gerçekliği olduğu gibi aktarmayı başaran, kendi kişisel üslubu ile bağımsız ve küçük ölçekli hikayeleri ile modern insanın sıkıntılarına eğilen Zeki Demirkubuz olmuştur.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
AKSAM - Alimoğlu Kültür Sanat Araştırma Derneği
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Sadece Bir Nesil Değil
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
"Çiğdem Çiçek Açmış Duydun mu?"
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Bir Görmezden Gelişin Kısa Hikayesi 
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Fatih Akın Sineması Üzerine
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
24. Uluslararası Ankara Caz Festivali ‘Online’ Yapılacak
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri